Benim adım Silvestre Seizari MST (Topraksızlar Hareketi)’nin Santa Cruz’da ki başkanıyım. İki yıldır hareketin içindeyim ve büyük bir aileden geliyorum. Aslen Bolivya’nın altiplano bölgesindenim. Uzaklarda bir madenciler kasabasında doğdum. Ailemde ki 4.üncü çocuğum ve iyi bir eğitim aldım, 6’ıncı sınıfı bitirdim. Sıradan bir işim var, hayvan yetiştiren bir çiftciyim, aynı zamanda bir çok sosyal örgütle ittifaklar geliştiren bu örgütün bir lideriyim.
MST, Bolivya’da gayet yeni bir örgüttür, derin bir krizin içerisinde doğdu.
MST Bolivya’da 1999’da doğdu. Bu aslında 1985’de kanun 21060 geçtiği zaman başlayan bir süreç idi.. Yasa 21060 serbest ticaretin kapılarını açtı, bunun sonucunda, işçiler yerlerinden edildi, altiplano’da ekmek parası için çalışan madenciler işlerini kayıp etti ve işlerinden kovulan madenciler Oriente, Chapare, Tarija, Gran Chaco ve de sınırlara gittiler, pasabanderos olarak gece gündüz karıncalar gibi çalıştılar. 1996’da yasa 1715 ile Ulusal tarım reformu ilan edildi ve bu kanunun bazı maddelerinde Bolivya’da., hükümet kurulduktan sonra kurulan yeni finansal, tarımsal yerleşimleri yasakladı. Kır yoksullarının ellerini bağladılar, onları tekrar tekrar yaşadıkları yerlerden attılar….başka bir yerde yerleşme şansları bile yoktu.. 1999’da Gran Chaco’da MST’nin kurulmasının kökeninde bu olaylar vardır. 1999’da bölge sınırları kapatılınca, doğudan göç eden bir çok tarım işçisi işşiz kaldı, hiçbirşeyleri yoktu…..bu koşullarda MST’de organize olmaya başladılar. 1996 tarım reformundan beri geçen üç yıl içinde kır yoksulları için hiç bir şey yapılmamıştı, büyük tarım işletmelerini belirledik. Latifundio, büyük tarım işletmeleri askeri diktatörlükler döneminde yasadışı yollardan elde ettikleri toprakları sinsice ve ustaca yasallaştırıyordu ve onlar Doğu’da usualsuz yollardan geniş topraklar elde ettiler. Verilen toprağın 12 kat fazlasını alan gruplar vardı…..Latifundio’ları belirledik, birçokları tapularını usulsüz olarak almıştı ve hiç bir üretim yapmadıkları halde yapmış gibi gösteriyorlardı, Bazıları topraklarının nerede olduğunu bile bilmiyordu ama ellerinde tapuları vardı. Bu o zaman bizim ilk kaygımızdı ve Bolivya’da yaşadığımız kriz içinde örgütlenmeye başladık. İlk toprak işgalleri Chaco’da oldu. Toprağı bir yıl işgal ettikten sonra 9 üyemiz öldürüldü.. 7 üyemiz vuruldu. 7 kişi içinde birinin toprağı vardı ve ağır silahlarla öldürüldüler. Ve hareket güçlü bir şekilde direnmeye başladı ve hareket o aşamada ulusal düzeyde örgütlenmeye başladı. Pananti’de katliam oldu.
Sonra Santa Cruz’un Chore bölgesinde işgaller düzenlendi. Bir spekulasyoncu 50.000 hektar toprak elde edip, yerleşime açtı ve adını da ‘’Zafer’’ koydu. Bende Chore’dan geliyorum. Bundan once Santa Cruz’un , Sara bölgesinde de toprak işgalleri düzenledik. Burada biz önemli bir güçe sahibiz. Son toprak işgalini Yuquices’de gerçekleştirdik.Ancak bu işgal büyük bir probleme yol açtı çünkü Santa Kruz basını bize saldırılarda bulunuyordu ve toprak sahiplerini kurbanlar olarak tanıtıyordu…gazetelerin sahipleri de toprak sahipleri, sonra da bizim hareketimizi karalıyorlar ve bunun başardıkları bütün yasadışı işlere, onlarca aileyi topraklarından atmalarına rağmen yapıyorlar…Hükümetin sorunu çözmesini ümit ettik. ve Chaco ve Santa Cruz’da faaliyetlerimizi yoğunlaştırdık. Tarija, ve Santa Cruz en iyi örgütlendiğimiz bölgelerdir. Tarım reformu günlerinden beri ayakta duran evler inşa ettik ancak başarısızlıklarımız da oldu.. Liderlerimizin bir çoğu tutuklanıp yargılandı. Karmaşık bir durum, son 4 yıllık mücadele sürecinde hareketimiz kendiliğinden, gereklilik anlarında büyüdü. Bu bizim farkında olduğumuz bir problemdir..Daha iyi bir örgüt biçimine ihtiyaçımız vardır. Kaçınılmaz olarak bunu başaracağız.
Bolivya’nın fakirlerinin, köylülerin, yerli halkın her zaman düşmanları oldu. Özellikle İspanyol sömürgeciliği, beyaz-melez rejimleri ve Cumhuriyet ve askeri diktatörlükler ve hükümetler. Biz bu emperyalistleri savunan neokolonyalist, neo liberal hükümetlere sarı hükümetler diyoruz. Ve Bolivya’da ki toprak sahipleri ve bilinen şirketler, Bolivya’da iş adamları yok, kendilerini öyle tanıtıp bizim sırtımızdan, parasız köylülerin sırtından yaşayan var. 1953’de ki Toprak reformundan sonra küçük üreticelere şimdi burada olan büyük firmalara karşı durmaları için kredi imkanları açılmıştı. Ama iki bankayı da iflas ettirdiler. Santa Kruz’da büyük toprak sahipleri Gelişme Bakanlığından agro işletmeler ve hayvancılık için destek ve krediler aldı, ancak onlar sürekli olarak karşımıza çıkıp bizi hedef aldıkları ya da yerlerimizden attıkları ve liderlerimizi öldürdükleri ve işkence yaptıkları için düşmanlarımızdır.. Bizim topraklarımıza el koydular, ancak biz yerli köylüler sonunda örgütlendik.
Bu harektte herkese bir yer vardır. Irkçılık ya da dil problemi yok. Ayrca bu hareket ciltin rengine de bakmıyor. MST geniş bir harekettir.
Kadınların oynadığı rol son derece önemlidir. MST içinde kadınların vazgeçilmez bir yeri var, çünkün ekonomik yaşam’dan idari problemlere kadar bir sürü alanda aktifler. Topraksız kadınlar için örgütlenmemiz var. Devlet tarafından kontrol edilemeyen bir gruplar, kendimiz için ne talep ediyorsak onlar içinde aynısını istiyoruz, ne fakir kadınlar ne gençler ne de yaşlıların marjinalize edilmesi kabul etmiyoruz, bütün hareketi yerlilerden köylülere ve şehirlerden gelenleri biraraya getirmeye çalışıyoruz.. Şehirden gelenlar orada kültürlerini kaybettiler,. Onlar korkunç bir fakirlik içinde yaşıyorlar., birçokları Doğu’dan geliyor, belirli etnik gruplardan geliyorlar, guaranies, chiquitanos, alloreos, mojenos, jucares, camilenos, modinas.
Amazon Pando bölgesinde geçen aydan bu yana üç yerleşim inşa ettik. MST herkese açık ve bu toplumları destekliyor.
Kitleyi harelkete geçirmek için yeterli güçümüz var , yeni mobilazyon methodları deniyoruz. Ancak genellikle diğer sosyal örgütlerle birlikte hareket ediyoruz.
Santa Kruz’da köylülerin, yerli halkın üye olduğu Doğu Bloğuna üyeyiz. Herşeyin otesinde, toprak, demokrasi ve özgürlük için mücadele ediyoruz ve yerli halk ve köylülere, Doğu’dan Batı’ya ulusal capta bir birlik çağrısı yaptık..
2003 ayaklanmaları sırasında Yapacani’den Santa Kruz’a bir yürüyüş organize ettik, bir çok örgüt Gonzal Sanchez de Lozada’yı protesto için bu yürüyüşe katıldı. Santa Kruz merkez meydanına vardığımızda Santa Kruz’da ki büyük toprak sahipleri ve petrol firmaları tarafından desteklenen faşist militanlar ve toprak sahipleri tarafından dövüldük.
MST’inin ilk görevi köylü kardeşlerimiz için topraklarımızı kurtarmaktır. Yaşam koşullarımızı değiştirmeliyiz, biz toplumlarımızda birarada yaşıyoruz. Geleneksel olarak toplumlarımızda her zaman birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindir. MSTde öyle. Toprak talebimiz kollektif, toprak kollektif olarak işleniyor ve kimsenin özel tapusu yok, toprak gruba ait. Tapu gruba ait olunca toprak alım satımıda bitiyor.
Bolivya’da toprak sorunu kolonyalist zamanlara dayanıyor. Cumhuriyetin kurulması çok kişiyi mutlu etti, ancak hangi ülkede veya devlet biçimi olursa olsun, toprak sorunu herzaman tehlikelidir. Eğer kesin bir toprak devrimi olmazsa sorun öylece duracaktır. Modernizasyondan söz ettikleri zaman bunu bir tarım devrimi ile eşit görüyorlar, sözünü ettikleri büyük şirketler, tarım teknikleri, makineleşmedir. Ancak bu şekilde makina kullanımı doğal kaynakları ve Bolivya’nın çeşitliliğini yok ediyor.
Ülkemize genetik olarak değiştirilmiş tohumları getiriyorlar ve bu gelecekte bir çok probleme yol açacaktır.
MST, Bolivya’da fakir sınıflar için etkili bir güç; fakir marjinal kesimler, köylüler, yerliler MST’ye büyük ümit bağladılar çünkü MST yalnızca toprak sorunlarının çözülmesi için savaşmıyor, halkımızın değerleri için, sistemi değiştirmek için çalışıyor, ailelerin iş ve çaba ile koşullarını düzeltmeyi hedefliyor. Toprak sahipleri, büyük çiftlik sahipleri ve fakirlerin hakkını çiğneyen system için terörüz., Orta sınıflar MST’nin değişme şansını temsil ettiğini görüyor. Ülkemizde fakirlerin sayısı azalsın istiyoruz. MST şu ana kadar toptan bir değişimi savundu. Bir çok ailenin yiyeceği yoktu ancak bugün yerleşim yerlerimizde ürettiklerini yiyor, en iyi meyvaları tüketiyor ve satıyorlar.
Brezilya MST ile önemli ve yakın bir ilişkimiz var. Latin Amerika’da sosyal örgütlerin işbirliğinin bir örneği. Bizim için Brezilya MST önemli bir vizyon sağlıyor, iktidar ilişkilerini yalnızca Brezilya ve Bolıvya’da değil Latin Amerika’da değiştiren bir tarım reformu vizyonu. Biz aynı yoldayız. MST ilk once Brezilya da vardı, şimdi Bolivya, Paraguay, Arjantin, Peru, Kolombiya ve Meksika mevcut. Uluslararası bir hareket haline geldik. Bu önemli çünkü bir çok ülkede marjinal sınıfların sosyal ve politik faaliyet alanlarının geliştirilmesi anlamına geliyor.
Bizim için geçmişte bıraktığımız uzun yıllar var. 80 yıldan fazla iktidardan dışlanmış olarak yaşadık, herkesin çıkarlarını temsil eden kimseyi dışlamayan bir ülke istiyoruz.
Hareketimizin içindeki gençleri, hesaba katıyoruz, bilinçliyiz. Yerli halkıni topraksız köylülerin mücadelelerinin geliştiğini görüyoruz.. Herkes için bir ülke istiyoruz yalnızca bazıları için değil.
MST herhangi bir partiye bağımlı değil, bağımsız bir harekettir.
Anayasal Meclis Doğu Bolivya’da köylülerden ve yerli halktan gelen bir taleptir. MST, 2002’de Anaysal bir meclis, yerli halkın ve köylülerin yeni anayasa’da haklarının garanti altına alınmasını ve ülke ve devletin tamamıyla deişmesini talep edenlerle birlikte yürüdü. Bolivya cumhuriyetini yarattıkları zaman, ilkesel olarak sömürgeci bir düşünüşün ürünü idi. Devrim Cumhuriyetin bağımsız olması için gerçekleştirildi. Bizim liderlerimiz bunu yaptı: Doğu’da Pedro Ignacio Muyhua, apiohuayquituntaua, burada Batıda, Tupac Katari, Tomas Katari, Bartolina Sisa ve ayrıca Jose Antonio de Sucre,. 9 Nisan 1952 Devrimine kadar bir varlığımız yoktu ancak o zaman bize oy hakkı verildi. Bolivya çok kültürlü ve çok çeşitliğe sahip bir ülke, herkesi içine alan dışlamayan bir ülke olmalı. Bolivya’da 36 değişik etnik grup(ulus) vardır. Ayrıca bildiğimiz adalet doğru değil kendi adalet biçimlerimizi uygulamak istiyoruz. 36 ulusa sahip bir ülkede herkesin temel haklarının yeni siyasi anayasa da tanınmasını Bolivya’da toprak dağıtımının tümüyle değişmesini istiyoruz. Toprak dağıtımı sürecinde eşit bir şekilde katılım ve denge istiyoruz. Kısacası bu konular Anayasal Meclis’e gidecek.
MST büyük ve önemli bir ümite sahip: yeni politikayı devletin yeni anayasası haline getirip, uygulayabilmek istiyoruz. Benim ümitim herkesi içeren sosyalist bir Bolivya’nın kurulmasıdır. MST eğitim ve sağlık alanında yalnızca bazıları için değil herkes için değişim istiyor. Benim rüyam kardeşlerimi topraklarında görmektir. Hepsi bu kadar.
Yeni bir sosyalizm. Öyle gözüküyor ki, radikal bir sosyalizmin henüz zamanı değil.
Herkes için bu hareket radikal değil katılımcı, demokratik sosyalizmi temsil ediyor. Ülkemizde ölümler ve soykırım istemiyoruz. Biz yaşamı, birbirini tamamlamayı ve halkımız için demokrasi istiyoruz.
Benim ailem benim için çok önemlidir. Ben maaş almıyorun ve yaptığım herşeyde ailem beni destekliyor., bunu gönüllü olarak yapıyorlar. Benim masraflarımı karşılayan biri yok ancak inandığım düşünceler ve halkım için çalışıyorum.
Bu sene Mayıs ve Haziran’da Santa Kruz ‘da beni neredeyse öldürüyorlardı. . Oraya bir basın toplantısı için gitmiştim. Toprak sahipleri sabıkalı kabadayıları kiralayıp orda yerleşen üyelerimize saldırtı, ben bu gelişmeyi protesto ettiğim zaman, toprak ağaları gün ortasında baskın yapıp beni ele geçirdi. Beni dövdüler ve linç etmek istediler. Benim için büyük bir travma idi. Ancak benim yerimi almaya hazır mücadele arkadaşlarım var. Bu dönemde çok acı çektim. Santa Kruz’da korkunç bir ırkçılık var. beni herzaman destekleyen annemi çok seviyorum. Beni güçlü kılıyor savaşmaya devam ediyorum. Hareketimiz için duydugum sevgide büyük. Benim kalbim günde 1 dolar bile kazanamayan ekmek alacak parası olmayan kardeşlerim için atıyor Annemin sayesinde ölmekten korkmuyorum mücadeleme devam edeceğim. Babam madenlerde 25 yıl çalışmış eskı bir madencidir. O da beni destekliyor. 2 erkek kardeşimde hareketin içindedir.
Kameralarım önünde konuşamayacağım şeyler var tabii ki. Bu nasıl orgütleneceğimize dair ana stratejiler ile ilgili. Santa Kruz’da ki ırkçılardan ağır darbeler yedik. Amcak sözlü yada fiziksel saldırılar bizi güçlü kılıyor.
MST halkın kültürünü özümseyip mücadeleye transfer ediyor. Toplantılarımız üzgünlük dolu değil yiyecek ve müzik var, bu bizim kültürümüzün, örgütümüzün, bir parçası.. Bir çok kitle ayaklanmasına katıldık en son başardığımız toprak reformu ve dağıtımına karşı çıkarılan kararnameleri geçersiz kılmaktı. Yeni bir toprak reformu, eğitim ve katılımcı demokrasi dönemi açtık. Brezilya’da bir şeylerin düzelmesi için aradan 20 yıl geçti Bolivya’da kısa sürede dev adımlar attık. Avrupa, ABD ve Asya’da ki gruplarla dayanışma içinde olmak istiyoruz. Latin Amerika’da sosyal hareketler Via Campesina ve CLOCK üyesiyiz.
Hükümet değişimi problemlerimizin çözülmesi demek değil, Biz birlikte çalışarak, Bolivya’nın sorunlarına bir care bulabiliriz diye düşünüyoruz.
Shauna Gunderson – Kasım 2005-Bolivya
Like this:
Be the first to like this post.