Hector Mundragun
Kolombiya kırsalında son yirmi yılda işlenen yüzlerce katliam kurbanı ile, 1946-1958 arasındaki şiddet dalgaları boyunca işlenen suçların kurbanlarına adalet ve tazminat verilecekse, ilk önlem, tekrar tekrar ateş ve kanla Toprak Ana’dan kopartılan campesino’lar, yerli halklar ve Afra-Kolombiyalılara topraklarını iade etmek olmalı.
2 Eylül 2005 günü, şafak sökerken, Nasa de Huellas Yerli Rezervi’nden iki yüz comunero – cemaat eylemcileri – lnter-Amerika İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Kolombiya devletinin 19 Eylül 1991 ‘de yerlilerin işgal ettiği Nilo Hacienda’sında -büyük çiftlikler- paramiliterlerin gerçekleştirdiği katliamın kurbanlarına tazminat olarak topraklarını geri vermesi yolundaki kararını uygulama cesaretini gösterdiler. İçlerinden çocuklar dahil yirmi kişi öldürüldü.
14 yıl boyunca adil bir tazminatı bekleyen comunera’lar “La Emperatriz” hacienda’sını işgal etti. Saldırı için fazla beklemeleri gerekmeyecekti; ama bunun beklenmedik bir sonucu oldu: Her polis saldırısı, gaz bombaları, ordunun mevcudiyeti, halka ateş açılması, çok kişinin kurşunla yaralanması, onları korkutmadı, tersine, giderek daha fazla yerlinin yüreğine yerleşen sivil direniş ruhunu ateşledi. İşgalcileri yerlerinden söküp atmak imkansızdı. 13 Eylül’de İçişleri Bakanı Nasalarla müzakere ye oturduğunda, işgale 3 500 kişi katılmıştı; daha fazlası da “Guayabal” adlı bir başka hacienda’yı işgal edecekti. Bu olay, tarihsel bir değişime işaret ediyordu; Kolombiya’da toprak sahiplerinin ellerindeki toprakları almaya yönelik doğrudan eylemi felce uğratan terörün ilk yenilgisi olmuştu. Nilo katliarnı efendilere meydan okumaya cesaret edecek herkese ölüm cezası uygulanacağı anlamına geliyordu bu ceza, campesino ‘lara, yerlilere ve Afro-Kolombiyalılara ayırımsız uygulandı.
Böylelikle, 2-6 Kasım 2003 ‘te terör, 2005 Mart’ında bir Kolombiya elçisine ait “La Manigua” çiftliğini işgal eden Cajamarca’daki SINTRAGRITOL (Tolima Tarım işçileri Sendikası) yöneldi. Beş campesino vahşice işkencelerden geçirilip öldürüldü, onsekizi “kaybedildi”. Aynı yerde, 1O Nisan 2004 günü ordu üç campesino daha öldürdü, biri bebek, biriyse çocuktu.
Toprağı kurtamaya cesaret eden herkese yönelen bu vahşet, günümüzde kayıtlı kırsal mülkiyetin yüzde 61 ‘inin nüfusun yalnızca yüzde OA’üne, yani aralarında Başkan Alvaro Uribe Velez’in de bulunduğu onbeş bin kadar kişiye ait olması anlamına gelen devasa bir karşı-reformu tahkim etmektedir. Kongre’nin yaklaşık yüzde 70′i de, Kolombiya’mn egemen sınıfının Serbest Ticaret Anlaşması (FT A- TLC) ve Amerikalar Serbest Ticaret Anlaşması ‘na (FT AA-ALCA) bağlılığının ödülü olarak, petrol, madencilik, orınancılık ve su yasalarım değişmesini sağlamak üzere statükonun korunması için dizayn edilmiş Plan Colombia aracılığıyla ABD’nin desteğini alan bu seçkinler grubuna dahildir. ..
Bu, büyük toprak sahiplerine çokuluslu şirketlerin yatırım ve mega-proje alanlarına yakın topraklarda spekülatif karları da garanti eden bir mübadeledir.
Bu, tarımsal üretim üzerine değil de, spekülasyona dayanan latifundismo’yu – büyük toprak mülkiyeti- tahkim eder. Özellikle Afrika palmiyesi plantasyonları, om1anların işletilmesi ve sığırcılık, birlikte üretimdense, toprak üzerinde hakimiyeti güvence altına alma doğrultusunda işlemektedir. Uribe ‘nin hükÜmeti üç milyon kişinin topraklarından atılmasını sağlayacak yasaları onaylamaya başladılar. Yasa, yeni edinilen toprağın kaydedilme süresini kısaltıyor. BütÜnsel bir kalkınma plam hazırlandı. Son kararlarla, Afro-Kolombiyalılar topraklarından sürülür sürülmez,cemaat topraklarında Afrika palmiyesi ekimi yasallaştırıldi; bu şiddetli müsadereleri sürdürme normuna dahildir. Ve hükümetin paramiliterlerle anlaşması (Adalet ve Barış yasası), toprak ve paralarım aklamanın nihai adımıdır.
Buna karşılık, Nasaların “La Emperatriz”deki eylemi, bu meşum imparatorJuğun kurbanları için “Adalet ve Tazminat” sloganının hayata geçirilmesi oldu. Nasa halkı, bu çağrıyı ilk hayata geçirenlerdi; FT A ‘ya hayır, yaşama evet diyebilmek ve halkların özyönetim projesini desteklemek için, 2004 EylÜlÜ’nde Grand Minga’da toplanarak Uribe’nin anayasa değişikliği önerisi ve şiddete karşı, Cali’ye doğru 60.000 kişilik yerli yürüyüşünü başlatanlar onlardı. Cauca’ da altı belediyede gerçekleştirilen ve halkın spekülatiftarım karşı-reforınu ve ulusal tarımın tahrip edilmesiyle bağlantılı ABD’yle “serbest” ticaret garabetine doğrudan “hayır” dediği halk oylamasının belkemiğini de Nasalar oluşturmuştu.
Nasalar’ın “La Emperatriz”deki başarılı direnişi insanların aklını bağlayan dehşet zincirlerini kırdı. Campesinolar, Misaklar (Gilambiano), Coconucolar ve tüm Nasa yerli halkları tıpkı “karanlığı yırtan bir şimşek berraklığında” her şeyi gördüler. Aralarında, uzun yıllar birlikte hareket etmelerini engelleyen pek çok çelişki olsa da, hepsi aynı ortak sonuca vardı: toprağın özgürleşmesini başlatma zamanı gelmişti.
Her bir grup, kendi hesabına, eyleme geçme gününü, direnişin başlangıcının 513. yıldönümü ve sendikaların ulusal bir grevi başlattığı gün olan 12 Ekim olarak saptanmıştı. Cauca’ dan Campesinolar ve yerli grupları Corinto ve Miranda dahil 15 hacienda’yı işgal etti; üçbin köylü toprak taleplerini dile getiriyordu; eski Cocunuco haciendası dört çiftlik halinde bölünüp Paleteni, Purace ve Coconuco’ dan yerli gruplar ve köylülerce işgal edildi; Caloto’daki El Japio Caldono’dan Nasalarca, Silva belediyesindeki Los Remedies ise Kisgo halkı tarafından işgal edilirken, Misaklar, Amabala’yı ele geçirdiler.
Her olay La Emperatriz’in bir tekrarıydı. Polisin birkaç kez televizyon, radyo ve gazetelere işgalin sona erdiğini açıklamasına karşın, TV ekranları işgalcilerin aynen yerlerinde durduğunu gösteriyordu. ilk kez, milyonlarca Kolombiyalı toprak için açık çatışmaya gimişti. Yalnızca anlaşmaya varılan vakalarda işgalciler kendi istekleriyle geri çekilirken, El Japio gibi anlaşmanın olmadığı durumlarda işgali sürdürdüler.
Ulusal hükümet ve Cauca eyalet hükümeti işgallerin yalnızca yerli gruplarca sürdürüldüğünü öne sürüyor; ve iletişim araçları aracılığıyla yerlileri, “campesinolar ve siyahların aleyhine” fazla toprak sahibi olmakla suçluyordu. Ancak işgaller campesino-yerli ittifakı gerçekliğini gözler önüne serdi. Yerli “fazla toprağı” 899 toprak sahibinin 200 000 yerliyle eşit miktarda toprağa sahip olduğu Cauca’da ya da Andlar’m geri kalamnda değil, devletin Amazon halklarımn çok uzun zamandır sahibi olduğu mülklerini tammaktan başka bir şey yapmadığı Amazon bölgesindedir. Santander de Quilichao’ da yapılan etnik gruplar arası toplantıda, Afro-Kolombiyalılar yerlileri değil, kendilerini topraklarından atan hükümeti suçladılar ve Nasalarla bağlaşıklıklarım güçlendiler. Cauca ‘nm latifundista valisinin yerlilere karşı düzenlediği gösterilere pek az kentli kamu görevlisi ve göçmen katıldı.
Çok daha önemlisi, Cauca’da olup bitenler, kısmen indigenalar (yerliler), campesinolar ve Afroların ulus ölçeğinde harekete geçmesi olarak görülebilir. Cauca’da olduğu gibi, komşu Narino ve Valle bölgeleri de yeni işgallere sahne oldu; 25 bin kişi kritik yoksulluk durumuna hemen bir çözüm bulunmasmı talep ediyordu. Inza’da (Cauca) beş bin campesino ve indigena otoyola barikat kurdu. Narino’da Mallama ve Ricaurte arasmda Awa halkmdan dört bin campesino ve indigena iki gün boyunca FT A’ya ve “demokratik güvenlik” politikasma karşı, insan haklarına saygı için yürüdüler. San Miguel’de iki bin campesino ulusal grevi desteklemek amacıyla, Toprak Ana’nm kurtuluşu ve tarım yasası için La Vega (Cauca) ve Popayan arasmdaki yolu. Gabriel Lopez denilen yerde bin kadar campesino Huila yolunu kapattı. Dört bin kişi, Cauca güneyindeki “Mi Bohio”dan Popayan’a dek yürüyerek buradaki kent yürüyüşüne katıldı. Barbacoas (Narifiorda üç bin Afro-Kolombiyalı ve campesino kent merkezini ele geçirerek içme suyu ve yasadışı ürünleri ikame edecek çözümleri talep etti.
Buenaventura’ da beş bin Afro, grevi desteklemek üzere ve haklarım ellerinden alan hükümet kararlarım protesto etmek için yürüdü. Caldas ve Risaralda’da Emberalar topraklarını savunmak için kitlesel kampanyalara giriştiler. Hükümet yürüyüşü yasakladı, ancak bir yerlinin ölümü, birkaçmm yaralanmasma yol açan müdahahlelere rağmen gerçekleştirildi. Tolima ve Huila bölgelerinden yirmi bin campesino ve küçük çiftçi ve Huila’lı yerliler FTA’ya karşı çıkmak için Neiva’da toplandılar. Fusagasuga (Cundimarca), Tunja ve Ventaquemada (Boyacarda campesino gösterileri düzenleniyordu. Beş bin yerli, Sampues ve Sincelejo arasmdaki yolu yürüyerek sendika yürüyüşüne katıldı. Güney Bolivar’da Santa Rosa’da bin kişilik bir zanaatkar-madenci gösterisiyle, San Lucas dağlarındaki altmm işletmesini almak isteyen Anglo Gold Ashanti’nin şubesi çokuluslu Kedahda protesto edildi.
12 Ekim seferberliği campesino ve indigena mücadelesinde, ilk kez bir ay önce Tolima’daki mitingde, iki günlük Cannen de Bolivar yürüyüşünde, paramiliterlere karşı San Pablo (South Bolivarrdaki iki ayaklanmada ve Pasifik kıyıları boyunca birkaç yerdeki genel grevlerde duyumsanan yeni bir ruhu ortaya koymaktaydı.
Hükümet, Toprak Ana ‘nın kurtuluşunun yaygınlaşmasmdan korkuyordu; bu nedenle, 8 Kasım akşamı El Japio’yu işgal eden Nasalara panzerler, polis ekipleri ve ateşli silahlarla saldırdı. Mücadeleyi ezmek istiyorlardı; 1O Kasım günü 16 yaşmdaki yerli muhafız Belisario Camayo Weteto ‘yu öldürdüler ve Gerson Menza’yı yaraladılar, birkaç topluluk eylemcisini -comunero’lar tutuklayıp yaraladılar. Nasalar El Japio’daki polis saldırılarına karşı direnirken, 9 Kasım günü Misaklar Piendamo’ daki “Corazon”u işgal ettiler. Yüzlerce campesino indigenalarla birleşip 1O Kasım’dan itibaren Morales belediyesindeki üç çiftliği ve Cauca’ da da kimi çiftlikleri işgal ettiler.
Davullar çalmıyor ve hepimiz bunu duyuyoruz. Toprak özgürleşene dek de çalmayı sürdürecekler.
1:1. “Freedom for Mother Earth’ The Struggle for Land in Colombia.” 9 Ocak 2006,
ZMag. www.znet.org. Türkçesi: Sibel Özbudun.