latin amerikan haber yorum

08 Sep 2006 için Arşiv

“Teröre Karşı Savaş”ın Hedefinde Yerli Halklar Var’

Yazan: lahy Eylül 8, 2006

Gustavo GONZALEZ

Uluslararası Af Örgütü’nün yıllık raporunda insan hakları ih­lallerinin yeni kaynağı olarak tanımlanan “teröre karşı savaş” Latin Amerika’ya yayılarak özerklik talep eden ve serbest piyasa politikalarını ve “neo-liberal” küreselleşmeyi protesto eden yerli hareketleri hedefine yerleştirme riski içeriyor.

(Şili başkentine 670 km. uzaklıkta) Temuco’daki Sınır Üni­versitesi Yerli İncelemeleri Enstitüsü ile birlikte çalışan avukat Jose Aylwin’in IPS’ye yaptığı açıklamaya göre ABD’ de “yerli eylemcileri istikrar bozucu unsurlar ve teröristler olarak gören bir yaklaşım var” ve talepleriyle eylemcilikleri kriminal bir bakış açısıyla değerlendiriliyor.

Mapuche gazetesi Azkintuwe direktörü, yine Temuco kentin­den Pedro Cayuqueo, Latin Amerika’da artan yerli eylemciliği ve İslami radikalizmin her ikisinin de ABD Ulusal İstihbarat Konse­yi (NIC) tarafından yayınlanan “Global Trends 2020 – Mapping the Global Future” başlıklı incelemede ABD güvenlik ve hege­monyasına yönelik tehditler olarak tanımlandığını belirtiyor.

NIC, CIA dahil 13 hükümet ajansıyla birlikte çalışmaktadır ve ABD’den ve başka ülkelerden çok sayıda uzmanın danışmanlı­ğından yararlanır. Cayuqueo raporu bugünden 2020′ye potansiyel “karşı ayaklanma senaryolarının” “gerçek bir röntgenİ” olarak betimlemektedir.

NIC raporun taslağının hazırlanması sürecinde dünyada 12 bölgesel konferans düzenledi; bunlardan biri 2004 Haziran’ mda Santiago’ da yapılmıştı.

Haberci, artan ölçüde örgütlenen yerli hareketlerinin ve etnik kimliklerinin güçlenmesinin bu bakış açısında onları 1960′lardan 1990′ların başlarındaki Soğuk Savaş bitimine dek Latin Ameri­ka’da ABD müdahaleciliğinin temelini oluşturan “Ulusal Güven­lik Doktrini’nin yeniden gözden geçirilmiş hali olan düşük yoğun­luklu savaş doktrini”nin hedefi haline getirdiğini belirtiyordu.

Böylelikle yerli sorunu, ABD ‘nin hegemonyasına yönelik teh­ditler arasında gördüğü unsurlar arasına dahil olmaktaydı.

Latin Amerika’da And alt-bölgesi, gerek Bolivya ve Ekva­tor’daki iyi örgütlenmiş yerli hareketlerin artan siyasal rolü, ge­rekse Ko lombi ya’ daki silahlı çatışmaların ve uyuşturucu kaçakçı­lığının yerli halklar üzerindeki etkisi nedeniyle “en sıcak” alan olarak görülmektedir.

Daha güneyde, And dağlarında, güney Şili ve Arjantin’deki Mapuche örgütleri, ata topraklarına yönelik isteklerinde, özerklik ve yerli rezervlerinin oluşturulması taleplerinde ve hükümetlerin vergi indirimleri ve başka teşviklerle donattığı çokuluslu maden­cilik ve ormancılık şirketlerinin tehdidi altındaki çevreyi koruma­da artan ölçüde radikalleşmektedir.

“Yerli uluslar örgütsel ve karar alma yapılarında derin bir de­mokratik özü muhafaza etmekte ve uygulamaktadır; ama çokulus­lu şirketler onları toplumun dışına itmekte ve yerli halkı şiddete yöneltmektedir, bu da silahlı mücadele biçimini alabilir,” diyordu Aymara lideri Juan de la Cruz Vilca Bolivya’da IPS’e.

Cruz Vilca ayrıca, Bolivya’da, 9.2 milyonluk nüfusun yüzde 70′i kendini yerli olarak tanımladığını ve yerli hareketinin, diğer sektörlerle birlikte anayasayı yeniden kaleme almak ve cumhuri­yeti ülkenin 36 yerli grubuna kendi kaderini belirleme hakkınıtanıyacak biçimde “yeniden kurmak” üzere kurucu meclisin top­lanmasını talep ettiğini belirtti.

Bir köylü-çiftçi sendikası olan Confederaci6n Sindical Unica de Trabajadores Campesinos de Bolivya ‘nm eski başkanı olan eylemci, yabancı petrol şirketlerini, ülkenin doğal gaz rezervleri­nin yoğunlaştığı doğudaki Santa Cruz, Tarija, Pando ve Beni bölgelerinde iş çevreleri ve büyük toprak sahiplerinin ileri sürdü­ğü bölgesel özerklik taleplerini desteklemekle suçladı.

“Bu hareketin gerisinde, yerli hareketlerin şiddetli tepkisi gös­termesini sağlayarak, dış askeri müdahaleyi meşrulaştırmaya yönelik gizli bir plan yatıyor,” dedi.

Bolivya’nın Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) partisinden yerli bir avukat olan Ricardo Diaz ise, “Siyasal ve iktisadi güçler açısından yerli halkların bir tehdit olduğu doğrudur. Bizi terörist olarak görüyorlar, ama biz terörist değiliz, çünkü mücadelemiz açık, yasal ve meşrudur,” diyor.

Ekvator’ da yerli halklar 13 milyonluk nüfusun yaklaşık yüzde40′ını oluşturuyor. Bir haftalık protestoların ardından, Kongre tarafmdan 20 Nisan günü görevden alınan Lucio Gutierrez hükümetinin ilk yedi ayı boyunca, güçlü Ekvator Yerli Uluslar Konfederasyonu

(CONAIE)’nun siyasal kanadı Pachakutik Hareketi yönetime katıldı.

CONAIE başkanı Luis Macas IPS ‘ye “yerli mücadelesini ba­rışçıl kanallardan sürdüren hareketi olmasaydı, cemaatlerimizin ve genelde Ekvator halkının içinde bulunduğu derin yoksulluk toplumsal durumu şiddet aracılığıyla değiştirıneyi deneyecek örgütlerin ortaya çıkmasına zemin olabilirdi, ama bu olmadı,”diyordu.

Kolombiya’nın güneybatısındaki Cauca vilayetinden Kuzey Cauca Yerli Konseyleri Birliği insan hakları koordinatörü Feliciano Valencia “Biz dünya ya da ABD için tehdit değiliz. Tersine, insanlık için bir umut, bir alternatif oluşturuyoruz,” demekteydi.

Nasa yerli önderi, IPS’ye şamanların (geleneksel sağaltıcılar) “önümüzde zor günlerin beklediği, topraklarımız üzerinde kara bulutların gezindiği konusunda uyardığını” belirtmekteydi. Ona göre, Kolombiya hükümeti, daha “Global Trends 2020″ raporu yayınlanmadan toplumsal ve yerli hareketlerinin kovuşturulmasını hedefleyen siyasalar izliyordu.

150 000 nüfuslu Nasa halkı, 44 milyonluk nüfusun yüzde 2’sini oluşturan 90 yerli cemaatin yurdu olan Kolombiya’da ki ikinci büyük yerli grubudur.

Kolombiya’nın 1991 Anayasası, rezervlerindeki yerli halklara özerklik tanımaktadır; ne ki, Valencia’ya göre bu düzenlemeye uyulmamakta, gerek askerleri gerekse silahlı düzensiz gruplar sürekli olarak topraklarını işgal etmektedir.

Valencia ayrıca koka ve haşhaş üıiinlerine ilaç püskürtülmesi­ni ve doğal kaynaklarına el koymak isteyenlerce yerli halkların topraklarından edilmesini protesto etti.

Şili Planlama Bakan Yardımcısı, yerli işlerinden sorumlu Jaime Andrade Huenchucoy IPS’ye ülkesindeki yerli halkların, NIC raporunda belirtildiği üzere bir terörizm ya da istikrarsızıaş­tırma tehdidi oluşturmadığını söyledi.

Şili’nin Yerli Kalkınma Ulusal Şirketi’nin Mapuche üyelerin­den Jose Santos Millao, IPS’ye ABD istihbarat servislerinin yerli halkların protestolarını “kuşkulu ya da aptalca” “terörist” eğilim­ler arasında değerlendirdiğini ve böylelikle “meşru talepleri”ni çarpıttığını bildirdi.

Şili’de 15.2 milyonluk nüfusun yüzde 6.4′ü kendini altı yerli etnik gruptan birinin üyesi olarak tanımlamaktadır; başka tahmin­ler ise bu oranı yüzde 10 doJaylarında hesaplamaktadır.

Komşu Arjantin’deyse, 37 milyonluk nüfusun 1.5-2 milyonu yerlidir.

Hem Şili, hem de Arjantin’de, Mapucheler en büyük yerli grubunu oluşturuyor.

Şu sıralar süregiden toprak çatışmaları, yabancı madencilik, petrol, ormancılık ve su şirketlerinin gelişiyle patlak verdi. Arjan­tin Mapuche Tehuelche örgütü lideri Mauro Milbin, IPS’ye “ABD topraklarını savunan Mapuche halkının tepkisini, ülkelerimizin karşısındaki bir güvenlik sorunu olarak sunınaya çalışıyor,” diyor.

Guatemala’daki Campesino Birliği Komitesi sözcüsü Rafael Golmilez, IPS’ye verdiği demeçte, “ll Eylül (200l)’deki saldırı­lardan bu yana, ABD hükümeti kurulu düzeni eleştiren herkeseterörist yaftası yapıştırıyor” diyecekti.

Meksika Özerk Ulusal Üniversitesi’nden antropolog Pedro Ciciliano’ya göre, NIC raporu “ABD istihbaratına özgü hatalarla dolu ve abaliılı olup, taraflı bilgilere dayanmaktadır.”

Antropolog, IPS’ye, “yerli halklar yoksul oldukları ve hakları için mücadele ettikleri için bir tehdit olarak göıiilebilirler, ama terörist bir tehdidi temsil etmiyorlar,” dedi.

400 000 yerlinin nüfusun yüzde 0.2’sini temsil ettiği Brezil­ya’ da, kuzeydeki Roraima eyaleti yerli konseyi koordinatör yar­dımcısı Jairo da Silva ve Katolik Kilise’yle bağlantılı Misyoner İndigenist Konsey’in siyasal danışmanı Paulo Maldos’a göre, yerli taleplerinin istikrarsızlaştırıcı bir unsur olduğunu ileri sür­menin saçma olduğunu söylüyorlar.

Maldos IPS’ye Latin Amerika’nın yerli halkının “etnik bir ye­niden inşa” süreci yaşadığını, bunun da inişe geçen işçi hareketi­nin kırsal emekçilerin ve köylü çiftçilerin örgütlerinin gölgesinde kalmasını açıkladığını söyledi. Buna örnek olarak da daha önce iyi örgütlenıniş, güçlü bir sendikaya sahip olan madencilerin, şimdi kob çiftçilerinin gerisinde kaldığı Bolivya ‘yı gösterdi.

Etnik çeşitliliğe ilişkin olarak, “gerçek istikrar bozucu unsur, ülkenin çok-etnili doğasını tanımayı ve bunun ifade edilmesini sağlayacak mekanizmaları dizayn etmeyi reddeden bazı devletle­rin, örneğin Şili’nin dar kafalı tutumudur,” diyordu avukat Aylwin.

Ona göre “Çok-etnili doğayı kabul edip yerli halklara kendi kültürleri içinde gelişmelerini sağlayacak siyasal ve toprak hakları tanıyan bir devlet, bu gerçekliği inkar eden devletlerden çok daha az istikrar sorunu yaşar. ‘War on Terror’ Has Indigenous Peoplc in !ts Sights, Inter Press Service News Ageney, www.znetar!! 8 Haziran 2005. Ek bilgiler MarceIa Valente (Arjantin), Franz Chiıvez (Balivya), Maria asava (Brezilya), Constanza Vieira (Kolombiya), Kinita Lucas (Ekvator) and Diego Cevallos (Meksika).

Türkçesi: Sibel Özbudun.”Dünyayı Sarsan Latin Ateşi- Mzgür Üniversite Yayınları Editör: Sibel Özbudun

 

Yazı kategorisi: Genel Haberler, Yerli Hareketleri | » yorum bırak;