latin amerikan haber yorum

19 Sep 2006 için Arşiv

EL Alto Halkı Su İşleri Bakanı Mamani’nin İstifasını İstiyor

Yazan: lahy Eylül 19, 2006

El Alto Halkı Fransız firması SUEZ’e ait Illimani Su İşletmelerinin yüksek tarifeler uygulamasına izin verildiği, Bakan Mamani’nin borçlarının silindiği ve halkın tazminat ödenmeksizin kamulaştırma mücadelesine ihanet edildiği gerekçesiyle Su İşleri Bakanı Abel Mamani’nin istifasını talep ediyor.

El Alto yerel komiteleri (Fejuve) eski başkanı olan Abel Mamani, bakan olduktan sonra kamulaştırma konusunda verdiği mücadeleyi unutarak, sesini kıstı ve Fransız firmasının su fiyatlarını yükseltmesine izin verdi. İllimanı firması yapmakla yükümlü olduğu yatırımları da yapmadı.

El Alto’da bulunan sosyal hareketler İllimani firmasının Bolivya’dan kovulmasını ve bakan Mamani’nin derhal görevden alınmasını talep ediyorlar.

Bir sosyal hareket sözcüsü, ” Abel Mamani, gaz kaynaklarının savunusu ve hidrokarbonların tazminat verilmeksizin kamulaştırlması için mücadele veren El Alto halkına ihanet etti. Mamani bir çok kereler halkın taleplerini savunma sözü verdi ancak bu taleplerin gerçekleşmesi için hiç bir şey yapmadı.. Bakanın FEJUVE, COR, COB, önünde bakan olarak yaptıklarının raporunu vermesini ve Su firmasının kamulaştırılması konusunda niçin suskun durduğunu açıklamasını istiyoruz. ” dedi.

Öte yandan FEJUVE lideri Edgar Patana “ El Alto halkının tazminat verilmeksizin ulusallaştırma talebinin hayat geçirilmesini istiyoruz. Bu nedenle mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

Bolivya Şöförler Konfederasyonu başkanı Pedro Medrano, “ Ulusallaştırma Bolivya halkına karşı bir kandırmacadır. Başkan ve özellikle eski bakan Soliz Rada hidrokarbon kaynakları ulusallaştırıldı diyerek bizi kandırdı.” dedi.

El Alto Halkı Fransız SUEZ Tekeline Ait Su İşletme Tesislerini İşgal Kararı Aldı

Şehir Su Şebekelerinin Yeniden Ulusallaştırılması İçin Mücadele Sürüyor

 

Yazı kategorisi: Bolivya, Genel Haberler, Sosyal Hareketler | » yorum bırak;

Şili’de Bir Grev Daha

Yazan: lahy Eylül 19, 2006

Şili’de BHP Billiton şirketine bağlı Spence bakır madeninde çalışan işçiler ücretlerde yüzde yedilik bir artış talebiyle 15 Eylül’de grev oylaması yaptılar. Spence sendikası sözcüsü, oylama neticesinde işçilerin yüzde 90′ının “greve evet” dediğini belirtti.

Pazar günü ise BHP Billiton şirketi, hükümetten grevi engellemesi için arabuluculuk yapmasını istedi. Ülkenin kuzeyinde bir milyar dolarlık yeni bir bakır madenini Aralık ayında üretime geçirecek olan şirket, 2007 yılının ortalarına kadar 200 bin metrik ton kapasiteye ulaşmayı hedefliyor.

Şirket yönetimi, Cuma günü ücret artışı için görüş birliğine varamayınca, Spence şirketinde çalışanlardan örgütlü 375 sendika üyesi grev kararını aldı. BHP sözcüsü Mauro Valdes, anlaşmak için iş hükümetin çalışma departmanı ile görüşerek her türlü yolu zorlamalarına rağmen sonuç alamadıklarından şikayetçi oldu.

Grevin 20 Eylül’de başlaması bekleniyordu ancak son gelen haberler pazarlıkların 25 Eylül’e kadar uzatılacağı yönünde. Bu tarihe kadar anlaşma sağlanmaz ise grev 26 Eylül’de kesin olarak başlayacak. Şili’nin en büyük bakır madeni olan Escondida’da 25 gün süren grevin ardından istediklerini elde etmesi, Spence’te gerçekleştirilecek grevin en temel dayanağı olarak değerlendiriliyor. (SOL)

 

Yazı kategorisi: Genel Haberler, İşçi Hareketleri-Sendikalar, Şili | » yorum bırak;

Meksika Yine Sokaklara Döküldü

Yazan: lahy Eylül 19, 2006

Latin Amerika ülkelerinden Meksika, Bağımsızlık Günü’nde, geçen aylarda yapılan ve yaygın hile ile yolsuzluk skandallarına sahne olan devlet başkanlığı seçimlerinden bu yana süren gösterilerin en kitlesellerinden birine sahne oldu.

Başkent Mexico City’nin merkezindeki Zocalo Meydanı’nda toplanan yüzbinlerce emekçi, seçim sonuçlarını tanımadıklarını birkez daha yineleyerek, seçimlerde Amerikan yanlısı Felipe Calderon’a karşı yarışan ve devlet başkanlığını yüzde 1 gibi küçük bir oranla kaybeden halkçı aday ve eski Mexico City Belediye Başkanı Andres Lopez Obrador’u, ülkenin “yasal başkanı” ilan ettiler.

Obrador’u, halkçı liderin yaklaşık bir aydan bu yana sözünü ettiği, “var olan hükümete paralel demokratik hükümüte başkan atayan” Meksikalı emekçilerin sembolik kararı, siyasi gözlemciler ve uzmanlar tarafından “Calderon karşıtı gösterilerin artarak süreceği ve Meksika’nın daha derin bir siyasi kriz eşiğinde olduğu” yorumlarına neden oldu.

Gösteriler sürecek

Zocalo Meydanı’nda yapılan gösteride emekçilerin kendisini “başkan” ilan etmesini memnuniyetle karşılayan Obrador, “Başkanlık yarışını biz kazandık. Bana verdiğiniz görevi; Meksika’nın yasal başkanlığı görevini kabul ediyorum, çünkü biz hileyi reddediyoruz” dedi.
Obrador, “Yalnız değilsin”, “Hileye hayır”, “Fox ve Calderon, demokrasi düşmanları” sloganları eşliğinde, eylemlerin “meşru olmayan başkan” Calderon görevini bırakıncaya değin süreceğini de ifade etti.

Yedi haftaya yakındır işgal altında olan Zocalo Meydanı’ndaki konuşmasında, Meksikalılar’ı Calderon’u başkanlığını destekleyen Meksikalı tekelleri boykot etmeye çağıran Obrador ayrıca, “Sadece Meksikalı şirketleri değil, Calderon’a destek veren uluslararası tekelleri; Wal-Mart ve Citigroup’u da boykot edeceğiz” diye konuştu.

‘Calderon’u takip edeceğiz’

Zocalo’daki kitlesel eylem nedeniyle başkent trafiği tamamen dururken, eylemcilerden Lidia Alvarado, “Calderon için zorlu günler başlıyor. Hem de çok zorlu günler. Çünkü, O nereye giderse gitsin, biz de onu takip edeceğiz ve hile ile başkanlık koltuğuna oturduğunu hatırlatacağız” dedi.

Bu arada, Zocalo Meydanı’ndaki eylemin yanı sıra, Meksikalı emekçiler, Bağımsızlık Günü nedeniyle düzenlenen askeri geçite katılan eski Devlet Başkanı Vicente Fox’u da protesto etti.

Sadece Latin Amerika değil, Amerika kıtasının tamamı açısından kritik bir önemi bulunan Meksika seçimleri, Amerikan yanlısı aday Felipe Calderon’un partisi “Ulusal Hareket Partisi” (PAN) yöneticileriyle üyelerinin tezgahladığı hile ve yolsuzluk olaylarına sahne olmuştu. Kendisi de PAN üyesi olan eski Devlet Başkanı Vicente Fox ise, seçimlerdeki usulsüzlüklere göz yummakla ve hatta bizzat katılmakla suçlanmıştı.

2 Temmuz’da yapılan seçim sonuçlarını reddeden ve hakkını sokaklar ile mahkemelerde arayacağını ilan eden Obrador’un, “oylar yeniden ve elle tekrar sayılsın” talebi Federal Seçim Mahkemesi’nce kabul görmemiş ve seçimlerde herhangi bir usulsüzlük yapılmadığına kanaat getiren mahkeme, geçen hafta Calderon’u resmen başkan ilan etmişti. Bu kararın ardından ülkedeki eylemler yoğunlaşmıştı. Obrador’un partisi “Demokratik Devrim Partisi” (PRD), Meksika’nın bağımsızlık günü olan 16 Eylül’ü “Ulusal Demokratik Geçiş” günü ilan etmiş ve eylemlere bugüne kadar kısa bir ara vermişti.

Venezülla ile ilişkiler gerildi

Meksika hükümeti, Venezüella’yla olan diplomatik ilişkilerini “gözden geçireceğini” açıkladı. Bu kararına, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’in, ülkede 2 Temmuz’da yapılan devlet başkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarını gerekçe gösteren Meksika Dışişleri Bakanlığı, “Meksika hükümeti, ülkenin seçim süreci ve sonuçlarına ilişkin yapılan tüm yargılamaları reddetmektedir. Bu yargılar yanlış olmalarına rağmen, biz bunları içişlerimize karışma girişimi olarak görmekteyiz. Bu sebeple Venezüella ile olan diplomatik ilişkilerimizi yeniden ele almaya ve son yaşananlar doğrultusunda bu ilişkilere yeni bir vizyon verme amacındayız” ifadelerini kullandı.

Venezüella’nın halkçı lideri Hugo Chavez, geçen hafta yaptığı açıklamada, Meksika hükümetini, hile olaylarına sahne olan seçim sonuçları nedeniyle eleştirmiş ve ülkesinin, hakkında hile suçlamaları bulunan Amerikan yanlısı lider sağcı Felipe Calderon’un başkanlığını tanımadığını açıklamıştı.(Evrensel)

 

Yazı kategorisi: Meksika, Seçimler | » yorum bırak;