Yazan: lahy Ekim 3, 2006
1 Mayıs’da Evo Morales büyük gösteriler ve dedikodular eşliğinde Bolivya’da gaz kaynaklarının ” ulusallaştırıldığını” açıkladı. Haber dünya çapında yankı buldu. Yalnızca 4 gün sonra Latin Amerika’nın 3.üncü büyük demir kaynağı aynı hükümet tarafından özelleştirildi. Neredeyse kimse bu gelişmeyi dikkate almadı. ”Popüler” hükümetin hergün biraz daha açığa çıkan ” sahte ulusallaştırması” ile birlikte Mutun’un Hindistanlı Jindal Çelik’e teslimiyeti hükümetin izlediği politikanın karakterini açığa vuruyor.
”MAS hükümetinin ilk aylarında madenler politikası, sanayileşme olmaksızın bilinen kaynakların teslimi, ihraç ve ithalattan elde edilen gelirin artırılması esasına dayanıyor” ( El Observador, www.cedla.org).
Doğal kaynaklardan devletin elde ettiği gelirin artırılması amaçlanırken dogal kaynaklar çok uluslu firmaların ellerinde bırakıldı, bunun adına ”el koymaksızın ulusallaştırma” dediler. Ancak Mutún örneğinde demir kaynakları neoliberal Sanchez de Lozada’nın çıkardığı Madencilik yasaları altında özelleştirildi.
Evo Morales’in hükümeti ne yaptı? Açıkca dünyanın en büyük demir kaynaklarından birini Hindistanlı Jindal çelik firmasına 28,705 sayılı, 5 Mayıs tarihli kararname ile teslim etti. Bu gelişme uluslararası piyasada demir fiyatlarının giderek yükseldiği bir zamanda yer aldı; Çin’den gelen talep sonucu demir fiyatları bir yılda dört kat artmıştı.
Mutún’un yok edilmesi hükümetin madenler politikasını açığa vuruyor: günlük antineoliberal konuşmalara rağmen neoliberalizme devam.
Sanayileşme?
Mutun’un özelleştirlmesini sağlayan Bakan Carlos Villegas “ Demir Çelik sanayini kurmaya başladıklarını” ilan etti.
Hükümet yaptıkları anlaşma ile 2000 doğrudan ve 10.000 dolaylı iş yaratılacağını duyurdu. Bu anlaşma ile işlenmemiş kaynakların sanayileşmesinin başladığı duyuruldu. Ancak gerçekte bu sahtekarlığın sınırlarında bir açıklamadır, çünkü ilan edilen sanayileşme çıkarılacak madenler ile karşılaştırıldığında yalnızca küçük bir orana tekabül ediyor.
El Observador‘un bildirdiğine göre: “ Jindal firmasının operasyonları ile karşılaştırıldığında sanayileşme derecesi oldukça sınırlı kalacak. Şirket 50 milyon ton demir çıkarırken, 1.43 milyon ton çelik ve 2.5 milyon ton demir üretmek istiyor. Bunun anlamı çıkarılan ham maddenin yalnızca yüzde 5′inin işleneceğidir.”
Hükümetin günümüzdeki sağa kayışı gaz konusunda Petrobras ve Repsol ile yaptıkları görüşmelerde de kendini açığa vuruyor.
Kaynak: Martín Squatter – Socialismo o Barbarie
Yazı kategorisi: Bolivya, Genel Haberler | » yorum bırak;
Yazan: lahy Ekim 3, 2006
FARC ile anlaşma arayışı içine giren Kolombiya hükümeti barış görüşmelerine başlama kararı verdi. Hükümet adına barış görüşmelerinden Luis Carlos Restrepo sorumlu olacak.
Kolombiya devlet başkanı Alvaro Uribe, Pazartesi günü Luis Carlos Restrepo’yu FARC ile görüşmeler başlaması için görevlendirdi. Siahlardan arındırlmış bir bölgenin inşası ve iki tarafın elindeki mahkumların değiş tokuşu ya da serbest bırakılması öncelikle ele alınacak.
Kolombiya hükümeti, Fransa, İspanya ve İsviçre’nin barış görüşmelrinde arabuluculuk yapma teklifini kabul ettiklerini bildirdi.
Hükümet, Kurucu bir Meclis kurulması konusunun barış görüşmeleirnin sonunda ele alınacağını bildirdi.
Ancak, yayınlanan bildirgede, Hükümet, ” hiç bir şekilde güvenlik güçlerinin isyan halindeki gruplara karşı uyguladığı demokratik güvenlik politikasından ” vazgecmeyeceklerini vurguladı.
Pazartesi günü hükümete yetikililerine bir mektup gönderen FARC, eğer hükümet tutukluların değiş tokuşunu kabul ederse barış görüşmeleirne başlayacaklarını duyurmuştu.
kaynak: TeleSUR
Yazı kategorisi: Kolombiya | » yorum bırak;
Yazan: lahy Ekim 3, 2006
Meksika’da Pazar günü askeri helikopterler protestoların yapıldığı Oaxaca eyaletinde uçuş yaptı. Protestocular ilk olarak Cumartesi günü uçuşlarına başlayan helikopterleri hükümetin ve ordunun bir gözdağı olarak değerlendirdi.
Oaxaca eyaletinde Genel Meclis üyesi olan Flavio Sosa, eylemlerinin bu şekilde korku üretilerek sona erdiremeyeceklerini dile getirerek, “Biz sadece gergin değiliz, inanılmaz öfkeliyiz,” dedi. Turistik şehrin üzerinde uçuş yapan helikopterlerin Meksika deniz kuvvetlerine ait olması ve helikopterlere C130 model askeri bir uçağın eşlik etmesi dikkatleri çekti.
İstifası istenen Ruiz son zamanlarda sorunları çözerek öğretmenlerin taleplerini yerine getirebileceğini dile getirmişti. Ancak Ruiz Fox hükümetinden sürekli olarak paramiliter polis yardımı talep etmekten geri kalmıyordu.
Oaxaca Halkı Genel Meclisi (APPO) sözcülerinden Florentino Lopez Martinez protestoculara herhangi bir saldırıya karşı direniş göstermeleri gerektiğini, yolları kapatmaya devam edeceklerini, yürüyüşlerine son vermeyeceklerini bildirdi. Meclis üyesi sözcüsü, dokuz adımlı planlarını şöyle açıkladı:
1. Hükümet sekreteri ile görüşmeye devam edilmesi
2. Pazar günü yürüyüş yapılması
3. 2 Ekim’de 1968 yılında polisin öğrenci eylemlerini kanlı bir şekilde bastırmasının anmasının yapılması
4. 5-7 E=kim arasında Oaxaca’dan Mexico City’ye bir yürüyüş düzenlenmesi
5. 7 Ekim’de Mexico City’de tüm genel meclislere çağrıda bulunulması
8 Ekim’de Meksika Halkları Genel Meclis 20i’nin inisiyatifi ele alması
7. Oaxaca halkı için ulusal ve uluslararası dayanışma için 13 Ekim’de bir yürüyüş düzenlenmesi
8. Meksikalı öğrencilerin Oaxaca’da gerçekleştirdikleri ilk ulusal toplantıda aldıkları kararla kitle iletişim araçlarına el konulması
9. 10-11-12 Kasım’da katılımcılar mücadele programlarını açıkladıklarında Oaxaca Halkı Genel Meclisi’nin sürekliliğinin sağlanması…
Helikopterler uçtukları sırada APPO tarafından yayın yapan radyo protestocuları olayla ilgili bilgilendirirken, hükümet sekreteri uçuşların protestolarla hiçbir ilgisi olmadığını durumun sadece destek uçuşundan ibaret olduğunu dile getirdi.(SOL)
Yazı kategorisi: Genel Haberler, Meksika | » yorum bırak;