latin amerikan haber yorum

Uyuşturucu Yasallaştırılsın mı?

Posted by lahy 05/09/2010

Meksika

Juárez şehri Meksika ile ABD arasında ana geçit kapısı. Sadece insanlar, elektronik malzeme, ikinci el arabalar ve araba parçalarının taşınmasına yönelik kullanılmıyor Juárez şehri. Daha büyük ve daha güçlü bir şey için kullanılıyor; uyuşturucu.

Juárez’de 2008’den beri 6000 kişi öldürüldü. Şehrin nüfüsu 1.3 milyon. Sadece Ağustos 2010’da 393 kişinin cesetleri ya elleri arkadan bağlı kafalarında kurşunla, ya kafaları kesilmiş yada vucut organları parçalara ayrılmış bir şekilde bulundu. Kadınlar, yaşlılar, çocuklar, polisler, belediye başkanı, ve en çok da yoksul işsiz genç kurbanlar bulunyor.

Juárez’den ABD’ye büyük otabanlar, küçük ara yolları ve çok eski ama tarihi bir tren hattı var. Bir çok uyuşturucu çetesi için elverişli ve uygun bölge ve bölgenin kontrolü için sürekli bir bir birini öldüren yoksul, işsiz ve umutsuz gençler. Meksika’nın diktatörlerinden Diaz bir seferinde ‘Zavallı Meksika, tanrıya çok uzak ama ABD’ye çok yakın’ demişti. Herhalde Juárez yaşayanları Diaz’ın ne demek istediklerini en iyi anlayanlar olsa gerek şimdi. Dünyada en çok uyuşturucunun kullanıldığı ülke ABD.

Uyuşturucu çeteleri arasındaki çatışmalardan dolayı sadece binlerce insan infaz edilmiyor veya serseri kurşuna yakalanmıyor, aynı zamanda yüz binlerce insan göç ediyor Juárez’de. Şu ana kadar 230 bin insan şehri terk etmiş, 10670 iş yeri kepenkleri kapatmış ve bir daha hiç açmamış, ve 116 bin ev ise terk edilmiş durumda.

Juárez halkının büyük çoğunluğu haftada 40 dolara çalışıyorlar yani kira bile vermeye yetmiyecek bir para kazanıyorlar. İş alanları çok sınırlı. Eğitim için ayrılan para en düşük bütçeye sahip. Genç ve hatta 12 – 13 yaşında ki genç kızlar ve erkekler için en hızlı ve kolay gelir elde etmenin yolu çetelere karışmak. Sadece Juárez’de bilinen çete sayısı 500 den fazla.

Juárez gibi Meksikada yüzlerce şehir aynı kaderi paylaşıyorlar. Daha iyi anlayalabilmek için Birleşmiş Milletlerin 2010 Uyuşturu raporundaki (www.undoc.org) istatistiki bilgilere bakmak lazım.

Rapor göre:

1. 8,000 kişiden fazla çeteler arasındaki çatışmalardan dolayı hayatını kaybetmiş (bu rakam 2006’dan 2010’nun ilk ayına kadar olan zaman dilimi için geçerli).
2. 84000 üzerinde silah çetelere yapılan baskınlarda ele geçirilmiş
3. 400 miyon dollar üzerindeki çetelere ait nakit paraya el konulmuş
4. 963 silahlı çatışma son bir yıl içerisinde güvenlik güçleri ile çeteler arasında meydana gelmiş. 50,000 üzerinde güvenlik görevlisi çetelere karşı kullanılmış
5. $13 milyar uyuşturucu parası çetelere her yıl giden para. Bu miktarın aslında 13 ile 40 milyar arasında olduğu ise başka kaynaklar (www.guardian.co.uk) tarafından sunuluyor
6. ABD’de kullanılan kokainin %90’nı Meksikadan geliyor

Latin Amerika ve Uyuşturucu

Bu rakamları bir kısmını ve yer isimlerini değiştirirsek aynı şeyleri başka bir Latin Amerika ülkesi içinde geçerli. Örneğin Brezilya’da Favela denilen yoksul varoşlar bir çok noktadan Juárez’e şehri ile aynı kaderi paylaşıyor. Yine Birleşmiş Milletler’in 2009 Uyuşturu raporına göre, 2008’de sadece Rio de Janeiro’nun favelalarında 2757 kişi uyuşturucu çeteleri arasındaki çatışmalarda hayatlarını kaybetmişler. Kolombiya’nın başkenti Bogotá, Jamaika’nın Başkenti Kingston, ve daha bir çok Latin Amerika ülkesinde benzeri istatistikleri görmek mümkün.

Uyuşturucu çetelerin ve mafyaların dünyada 125 milyar dolara sahip geliri var. Uyuşturucu çeteleri bu paranın bir kısmı ile polis, ordu, politikacı, yerel yöneteciler, medya gibi kurumlarda kendilerine istihbarat sağlayacak veya direk olarak bilgi verecek insanları kolayca satın alabiliyorlar ve kullana biliyorlar. Latin Amerikada sokaktaki sıradan insanın görüşü şu ‘çeteler polis, ordu veya politikacıların yardımı olmadan bu işi tek başlarına yapamazlar’. Büyük ihtimalle bu görüş dünyanın her yerinde geçerli olsa gerek.

Yasallaşmalı mı?

Eski ve yeni Meksika başkanları, eski Kolombiya başkanı ve diğer bir çok Latin Amerika ülkesindeki politikacılar, akademisyenler, sağlık uzmanları ve diğer bir çok sivil toplum örgütü uyuşturucunun yasalaşmasının kamu tarafından tartışılması gerektiğini açık ve yüksek bir dille gündeme getiriyorlar.

Eski Meksika başkanı ve uyuşturucunun yasallaşmasını savuanan Ernesto Zedillo ‘ Uyuşturucunun yasallaşması uyuşturucunun iyi olduğu anlamına gelmiyor. Bu stratejik bir istemdir. Büyük gelirleri olan ve bir çok kamu sektörüne sızan mafyayı temizlemek gerek’ dedi.

Uyuşturucuyu yasallaştırma sadece Latin Armerikada tartışılmıyor. Geçtiğimiz yaz İngiltere’de böyle bir tartışma açık olarak ilkez basına sızdı ve sağcı bir çizgi izleyen The Economist dergisi dahil bir çok kuruluş ve uzman tarafından desteklendi. Yine Kaliforniya da esrarın serbestleşmesi için bu Kasım ayında referandum yapılacak.

Bir çok kişi Hollanda’nın uyuşturucu konusunda liberal olduğunu sanıyorsa da asıl olarak Hollandada sadece güvenlik görevlileri belli bölgelere göz yumuyorlar yani uyuşturucu yasal değil Hollanda’da. Avrupa’da uyuşturucunun ilk yasallaştığı ülke Portekiz.

2001 yıllından bu yana uyuşturucu kullanan Portekizliler cezaevine gönderilmiyor. Cezaevi yerine uyuşturucuya karşı terapi programlarına gitmeleri için ikna ediliyorlar. 2001′de bu yasa çıkmadan önce Katolik kilise sağcı ve bir kısım sol veya liberal kurululaşlar buna karşı çıktılar. Katolik kilisesi Portekizin uyuşturucu cenneti olacağını, diğer ülkelerde insanların yasal uyuşturucu kullanmak için Portekize geleceğini artık çocukların bile rahatça uyuşturucu bulabileceklerini ve bunun da toplum için felaket olacağını iddia ediyordu. Bunu sağcı ve solcu bir kısım kişi ve kuruluşda destekliyordu.

Ama 2001′den bu yana ki Portekiz deneyimi hem Katolik kilisesinin hemde sığ görüşlü kuruluşların ne kadar haksız olduğunu kanıtları ile gösterdi. 2001′den önce, Portekiz en ağır uyuşturucu kulanımının yoğun olduğu bir ülke idi. Cato Institute yayınladığı rapordo bunun artık Portekiz için geçerli olmadığını belirtiyor (Cato Institute).

Aynı kuruluş gençler arasındaki uyuşturucu kulanımının son 5 yıl içerisinde her yıl azaldığını porpaganda edildiği gibi çoğalmadığını belirti. Yine uyuşturucu kullananlar arasında yaygın olan HIV’nin giderek azaldığını aksine artmadığını açıkladı. Uyuşturucu kullanan insanların terapiye gitmek için yaptığı başvuruların iki kat artığını ve bir çok insanında uyuşturucuyu terapilerden sonra bıraktığını belirti.

Cato Institute uyuşturucu kullanımında Avrupa’nın üst sıralarında yer alan Portekiz’in artık kıtanın en alt sıralarında yer aldığını, ortaokullardaki uyuşturucu kullanımının %15′den %10 düştüğünü, yine liseli gençler arasında kullanılan eroin kullanımının %2.5′dan %1.8′e düştüğünü, uyuşturucu kullanıcları arasında yaygın olan HIV’nın %17 düştüğünü, uyuşturucu kaynaklı ölümlerin yarı yarıya azaldığını açıklıyor.

Uyuşturucu kullanan yoksulların bir çoğu uyuşturucu elde etmek için hırsızlık, fuhuş, çetelere karşışarak uyuşturucu kullanımı için gelir elde ediyorlar. Yine uyuşturucu kaynaklı bulaşıçı hastalıklar ve ölümler dar gelirli insanlarda daha yoğun. Kamu görevlileri olan polis, asker, sivil memurların suç ve uyuşturucuya bulaşması uyuşturucunun yasak olduğu ülkelerde daha yoğun.

ABD dünya nüfusunun %5′ne sahip olmasına rahmen, ABD hapishanelerdeki tutuklu sayısı dünyadaki tutuklu oranının %25′i. ABD’de hapiste olan siyahların sayısı tarımda çalışan insan sayısından fazla. Yine ABD’de hapisteki siyah sayısı kolejlerdeki siyah sayısından da fazla. Siyahların büyük çoğunluğu uyuşturu eksenli veya kaynaklı nedenlerden dolayı hapisteler.

Kaynaklar:

The Guardian

The Economist

Times

Cato

Birleşmiş Milletler

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 25 other followers