latin amerikan haber yorum

Eduardo Galeano İle Şöyleşi: Bölüm 3

Posted by lahy 11/06/2006

JUAN GONZALEZ :Bir gazeteci olarak kariyerinize başladığınınız için size sormak istediğim bir soru var, açıkcası, gazetecilik Latin Amerika’da politik liderlerin yetiştiği bir alan olmak gibi köklü bir geleneğe sahip. Ancak son yıllarda orada gazeteciliğin nasıl değiştiği konusunda ne düşünüyorsunuz? Bildiğin gibi burada ABD’de gazetelerin bir kaç gazette sahibinin elinde toplanması büyük bir kavgaya yol açtı.

EDUARDO GALEANO: Evet.

JUAN GONZALEZ: ve biliyorum ki Latin Amerika’da büyük Venevision ve Globalvision işletmeleri var. Gazetecilik son yıllarda Latin Amerika’da nasıl değişti?

EDUARDO GALEANO: Evet, Günümüzde dünya çapında, ve her yerde , hatta burada ABD’de bile iktidarın yoğunlaşması söz konusu. Ve bu iyi bir şey değil. İktidarın bu şekilde yoğunlaşması insanlık için iyi bir haber değil çünkü ifade özgürlüğünü azaltma tehditi var. Söylemek istediğim şu: ifade özgürlüğü dünya çapında kamu oyu fabrikalarını kapatan küçük bir grup yatırımcının imtiyazı haline geliyor.

Ancak şu an da halen demokrasi vardır ve bir çok bağımsız organa her yerde rastlıyoruz. Bugünlerde onların dar bir alanı var. Örneğin, 40’larda 50’lerde, yarım yüzyıl önceki bağımsız medyayı bugünkü yüzdeler ile karşılaştırırsan, korkutucu bir durum olduğunu göreceksiniz.. Anlayacağın korkunç bir şey, bir yerde yoğunlaşması. Ancak yeni çözümler var, internet ve diğerleri, onlar sesleri olmayan hareketlere yada tahta çanlara mahkum edilmiş hareketlere bir ifade alanı sağlıyorlar.

AMY GOODMAN: Tahta çanlar, bu doğru.

AMY GOODMAN: Tahta çanlar. Ve bu yeni alanlar günümüz dünyasında bir patlama içinde ve bağımsız ifade imkanı için alanı genişletiyorlar. Şimdi pişmanım çünkü başlangıçta, bu internete, siberyollara güvenemedim – Hayır karşı çıkıyordum çünkü makinaların geceleri içtiği gibi güçlü bir şüphem vardı. Kimse etrafta olmayınca içiyorlar. Ve bir gün sonra, her türden felakete neden oluyorlar. – ancak bugünlerde bunun yeni bir şey olduğunu ve bir ümit kaynağı olduğunu kabul ediyorum. — çünkü İnternet ordu için yaratılmıştı, Pentagon tarafından dünya çapında operasyonları için geliştirildi. Ve şimdilerde gerek askeri gerekse ticaret maksadıyla kullanılıyor ancak nefes almak için yeni alanlar açıyor, bizim de buna çok ihtiyacımız var.

AMY GOODMAN: Eduardo Galeano, gazetecilik hakkında başka bir soru daha sormak istiyorum. Irak’da gazetecilere olanlarla ilgili. Öyle gözüküyor ki, Irak’da yüzün üstünde gazeteci öldürüldü. Batılı gazeteciler, fotografcılar videografcılar ve özellikle Iraklı ve Arab gazeteciler.

EDUARDO GALEANO: Evet özellikle çoğunluk onlar.

AMY GOODMAN: Özellikle savaş zamanında gazeteciliğin ve fotografların gücü hakkında ne düşünüyorsunuz?

EDUARDO GALEANO: Ölümün kategorilerine gelince, yabancı bir gazeteci gerçekten de Iraklı bir gazeteciden çok daha önemli sayılıyor ve bunun nedeni, dünya, bütün dünyanın halen ırkçılık hastalığından muzdarip olması. Ve böylece, biz, birinci sınıf vatandaşlar, ikinci sınıf vatandaşlar, üçüncü sınıf vatandaşlar, dördüncü sınıf vatandaşlar var ve aynı şekilde birnci sınıf cesetler, ikinci sınıf, üçüncü sınıf cesetler var diye ayırım yapıyoruz. Öldürülen kimselerin, Irak savaşında öldürülen kadın ve çocukların oranını ABD nüfusu iile karşılaştırırsak, korkutucu bir rakam olduğunu göreceğiz.

JUAN GONZALEZ: Rakamlar.

EDUARDO GALEANO: Rakamlar. Yarım milyon. Aşağı yukarı yarım milyon. Bu skandalı düşünebiliyormusun? Unutmak için asırlar gerekli. Yarım milyon ABD insanı.- Amerikalılar diyelim- büyük çoğunluğu kadın ve çocuklar, bir yabancı saldırısı sonucu öldürüldüler? Irak, ABD’yi işgal ederek, burada yarım milyon insan öldürürse ne olurdu? Unutmak için asırlarca beklemek gerekecek. Ancak onlar Iraklı oldukları için unutuluyorlar. Hergün gazetelerde tekrar, tekrar, 30 kişi öldürüldü, 50 kişi öldürüldü, 100 kişi öldürüldü diye okuyoruz. Bu alıştığımız bir şey haline geliyor, normal bir şey. Aynı şey gazetecilere de uygulanıyor. Bunu söylemek üzücü ancak bir Iraklının yaşamı bir ABD ya da İngiliz veya Fransız vatandaşının yaşamı kadar değerli değil.

AMY GOODMAN: Zamanımız gibi son derece zor, tam şimdi umutsuzluğun hissedildiği bir zamanda yazma sanatınızı nasıl icra edebiliyorsunuz? Aklınızı nasıl berraklaştırıyorsunuz? Ritualleriniz neler? Isabel Allende, ‘Open Veins of Latin America’’nın son baskısına bir önsöz yazan İsabel Allende bu konuda konuşmuştu — Eğer bir kitap yazmaya başlarsa, yazmaya yılın içinde bir günden, Ocak ayı gibi bir yerden başlıyor. Sizin yönteminiz nedir?

EDUARDO GALEANO: Hayır, herhangi bir yöntemim yok. Gerçekte yazmayı müzikten, Kübalı bir müzisyenden öğrendim. Yıllar once Santiago’da davul, tambur çalıyordu. Kesinlikle bir büyücü gibiydi. Davul çalışı harika idi, doğrudan cennetten gelen ancak yeryüzünde çalınan bir müzik çalıyordu. O kadar harika idiydi ki, “Lütfen bana sırrını söyle” dedim. Ve o, “Yo toco cuando me pica la mano.” Şimdi bana kızacaksın ancak bunu İngilizce olarak söyleyemem.

JUAN GONZALEZ: Ellerim karıncalanınca çalmaya başlıyorum.

EDUARDO GALEANO: İşte bu. Ve bende ellerim karıncalanmaya başlayınca yazıyorum. Anlayacağın hiç bir zaman kendime ‘’Şimdi yazmaya başlamalısın’’ ve ‘’ Bu konuda yazmalısın’’ ya da ‘’ Bunu ya da şunu yazmalısın’’ diye bir emir vermiyorum. – hayır, öylece bırakıyorum. Olacağı gibi olsun. İçerden büyüyen bir şey gibi bırakıyorum. Ve bu zor bir iş. Bu kısa hikayelerin her biri yoğun bir yazım gerektiriyor, bazılarını basılmadan önce 20, 30, 40 kere yeniden yazıyorum. Bu benim için oldukça zor.

AMY GOODMAN: Bizim için son olarak bir hikayenizi okurmusunuz?

EDUARDO GALEANO: Evet. " 1972 yazında, Carlos Lenkersdor, bu kelimeyi ilk defa duydu.

Bachajon kasabasında Tzetzal yerlilerinin kuruluna davet edildi ve hiç bir şey anlamadı. Dili anlamıyordu ve onun için hararetli tartışmalar bir çeşit delice yağan bir yağmur gibiydi.

“ Kelimeler yağmur damlaları gibi geliyordu..herkes bir şey söylüyor, tekrar ediyor — tik, tik tik – ve seslerin fırtınası üzerinde yükselen takırtılar. Tiklerin yarattığı bir meclis idi.

“Carlos uzun zamandır etraftaydı ve bütün dillerde ‘’Ben’’in en çok kullanan kelime olduğunu biliyordu. Ancak tik, Maya toplumlarının yaptıklarının ve söylediklerinin yüreğinde parlayan bu kelimenin anlamı ‘’biz’’ idi. ‘’

JUAN GONZALEZ: Şimdi size sormak istediğim bir şey var- şimdi bir şansınız var, Birleşik Devletlerde gezerek Amerikan halkına mesaj vereceksiniz. Dünyada ki en güçlü ulus bu. Biz belki de dünyanın şimdiye kadar gördüğü en güçlü imparatorluğuz. Bugün, dünyada Amerikan halkının rolü nedir ve hükümetlerinden ayrı olarak onların görevi ne olmalıdır?

EDUARDO GALEANO: Evet, Ümit ediyorum ki başka sesleri de duyarlar. Ve onlar, dünyanın ABD’den çok daha fazlası olduğunu görürler. Anlatmak istediğim burasının gerçektende çok önemli bir ülke olduğu. Ve ben küçük bir ülkeden geliyorum. Bir çok kişi nerede olduğunu bile bilmiyor. Ancak, herbirimizin bir önemi vardır. Herbirimiz duyulmayı hakeden bir şeyler söyleyebiliriz. Ve ben burada üç, dört ay kadar bir üniversitede ders verirken medya için, büyük medya için dünyanın mevcut olmadığını gördüm. Neredeyse dünyadan habersizdiler. Ve bir haber geldiğinde, insanların çoğunluğu ne olup bittiğini bilmiyordu. Öğretmenlerimden biri Ambrose Pierce, yüzyıl önce, “ Savaşlar o kadar kötü değil. En azından ABD için. Bizim için savaşlar o kadar kötü değil. Savaşlar bize cografyayı öğretiyor.’’ dedi.

AMY GOODMAN: Eduardo Galeano, Bizimle birlik olduğunuz için teşekkür ediyorum, dünyamızın yaşayan en büyük yazarlarından biri, son kitabı Voices of Time: A Life in Stories.

Eduardo Galeano İle Şöyleşi: Bölüm 1-2 -3

 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: