latin amerikan haber yorum

Şimdi ki Latin Amerika: Raúl Zibechi ile Röportaj

Posted by lahy 17/08/2006


Röportaj Benjamin Dangl tarafından yapıldı.

Gazeteci Raúl Zibechi bu röportajında Evo Morales hükümetinin karşılacağı zorlukları, Bolivya’daki toplumsal hareketlerin gücünü ve rolünü, bölgesel birleşim projelerini, Latin Amerika’daki Bolivaryan alternatifi ve seçim ile gelmiş “ilerici” hükümetleri tartışıyor.

Zibechi Uruguaylı bir gazeteci ve Latin Amerika ile ilgili çeşitli kitapları olan, analizci ve profesor Zibechi şu anda La Brecha gazetesinin editörlüğünü yapıyor. En sonu kitabı Dispersar el poder: Los movimientos como poderes antiestatales isminde ve Bolivya’nın El Alto şehrindeki sosyal hareketlerle ilgili.

Benjamin Dangl: La Jornada’da yayınlan son makelenizde şunları yazdınız “Evo Morales’in 1 Mayıs 2006’daki Hidrokarbonları ulusallaştırması asıl olarak Ekim 2003 ve Haziran 2005’deki ayaklanmalarla yapıldı. Evo Morales’in 1 Mayıs’ta yaptığı bunu legalleştirip yasalara bürümekten başka bir şey değil. Başkaldırı talepleri şimdi enstitüleşme aşamasına geçti.” Bolivya’daki sosyal hareketler nasıl Morales’in zaferine katkıda bulundu? Morales’in partisi MAS, sosyal hareketleri asimile mi etti? Eğer öyleyse nasıl ve neden?

Raúl Zibechi: Sosyal hareketler Neo-Liberal modeli meşruluğunu yok edip onu destekleyen politik güçleri ofansiflikten defansif olmaya zorladı. Önce Gonzalo Sanchez de Lozada hükümetini sonrada Carlos Mesa hükümetini yok ettiler. Sosyal hareketin dışında seçimleri kazanacak bir güç böylece ortada kalmadı. Ne yazık ki sosyal hareketler hükümeti kontral edemezler ancak MAS gibi araçlarla yönetimi ele alırlar.

MAS’in sosyal hareketleri asimile ettiğinden emin değilim. ‘Asimile’ eski bir konsept ve sanmıyorum ki o bugün Latin Amerikada ki solcu hükümetlere ve sosyal hareketlere uygulana bilir. Asimile konsepti daha çok refah devleti döneminde devlet, işverenler ve sendikalar arasındaki ilişkilerde kendini hisetirdi. Veya daha sonra sağcı hükümetlerin sosyal liderleri “satın” alması ile ilgili bir dönem için geçerli idi.

Ama Latin Amerikada farklı şeyler oluyor. Doğrusu bir “karşı karşıya” gelme söz konusu. Geniş resim şöyle: sosyal hareketler ve hükümetler (ki, genelde ikisininde çok benzer ve bazen de tıpa tıp temelleri var) bir araya gelmişler. Birbirlerini biliyor, ama durum daha öncelerinkinden farklı. Hükümetler sosyal hareketleri karşılarına alarak ülke yönetemeyeceklerini biliyorlar ve sosyal hareketler de her zaman sokak da eylemde olamayacaklarını biliyorlar.

Yeni kurulan hükümetlerde komünikasyonu çok iyi bilen insanlar var. Bolivya ve diğer ülkelerde olan bu. Arjantin’deki Pazar anaları olarak bilinen Hebe de Bonafini’nin [Mother of the Plaza de Mayo] durumu çok açık: Heber, Kirchner’in insna haklarına olan tutumunu biliyor, Kirchner’de Heber’in kavgasına saygı duyuyor ve onun kavgasının mirasına sahip çıkıyor.

Tabi ki bu sorunu çözmüyor ama sorunu başka ve daha öncekinden farklı bir şekilde bakış açısı getiriyor.

BD: Evor Morales hükümetinin karşılaştığı zorluklar neler olabilir?

RZ: Yeni, uzun, sağlam, anti- sömürgeci ve bir hükümet kurmak ki bu acı derslerle olacak. Evo Morales bunları yapabilmesi için gereken meşruluğu var. Ama asıl zorluk, bölgesel ve dünyanın diğer tarafından olan istikrarsızlıklar ki bu istikrarsızlıklar projeleri değiştirebilir. Ama değişim pojeleri uzun dönemli ve sabırlı bir şekilde hayata konulmaya çalışınmalı.

Diğer taraftan ABD çok sıkı bir şekilde kartlarını oynayacak ki bu yeni ve anti-sömürgeci projeleri izole etsin. Böyle bir durumda Bolivya güçlü ekonomilerin gölgesinde kalmaktan başka bir şey yapamaz ki bu büyük hidrokarbon rezervlerine sahip olmasına rahmen bir olasılıktır. Aynısı Brezilya için söylenebilir. Ama insanlarda yeni projelerin çalışmaya başlamasını uzun süre beklemeyecekler. Bu iki karşı güç (emperyalist ve sosyal hareketler) MAS hükümeti için sorun olabilir.

BD: Bir çok insan son altı yıldır solcu sosyal harekler ve solcu hükümetlerin seçimlerle çoğaldığını söylüyor. Bir kaç yönüyle bu seçim zaferlerini Arjantin, Şili, Bolivya, Venezüela, Uruguay ve muhtemelen Meksika’da gördük. Ayrıca Arjantin’de ‘Piquetero’, Brezilya’da Topraksızlar hareketini gördük. 2003’de El Alto’da neler oldu? Bolivya’nın gelişen bölgesel hareketlerdeki rolü nedir?

RZ: Diğer ülkelerdeki solcu ve ilerici hareketlerin affına sığınarak şunu diyebilirim: Bolivya’daki farklılık sosyal hareketin gücü. Sosyal hareket hiç şüphesiz ki bu ülkede en doruk noktaya ulaştı. Sadece Neo-Liberal sistemin temelini sarsmakla kalmadı, bölgesel sosyal hareketleri birleştirmede çok ileriye gittiler. Bundan sonra ne olacağını bilmiyorum ama soru şu bu büyük tarihsel ve sosyal güce ne olacak?

Unutmayalım ki Bolivya’lılar 1952’de devrim yapmışlardı. Bu devrimde toprak ve eğitim reformu gerçekleşmişti. Ama konu bugün daha zor ve yorucu. Yeni bir sosyal devrim oldu ama bugünkü asıl sorun ‘Devlet’ temelinde formüle ediliyor veya en azında insanlar böyle düşünüyorlar. Bolivya’yı koloni olmaktan çıkmalı. Eğer MAS bu yönde hareket ederse hem bölgede meşru bir örnek teşkil eder hemde sosyal hareketin en aktivi olan yerli halkı kendine çeker.

BD: Yazılarınızda El Alto’da ki yerel mahalle komitelerin, çok büyük ve bağımsız güçler olduğunu, ve bu gücün kolektif bir biçimde hareket ederek projeler hayata geçirmeye, kararlar almaya yetkin olduğunu söylediniz. Bu yerel komiteler kendi “küçük-hükümetlerini” oluşturarak devlet tarafından doğan boşluğu dolduruyorlar. El Alto’da yolsuzluk, yoksulluk ve en basit kamu servislerin eksiklikleri var. Yerel komitelerin yaptığı katkıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Ne eksiklikleri var? El Alto’nun sorunlarını çözmekte başarılı olabilirlermi?

RZ: Başarı darken neyi kastediyorsunuz? Sorun bizim onların ne istediklerini bilip bilmemekle ilgili? Eğer onların; demokratik bir devlet, su, elektrik, ev vs… gibi şeyler istediklerini düşünüyorsak evet bu taleplerde belkide gelecek on yıl içerisinde başarılı olabilirler. Ama inanıyorum ki Aymara toplumu asıl gücünü devleti yok etme inancında alıyor ki bunu da başarmak en az yarım yüzyıl alacak.

Benim izlenimim, El Alto’nun hegomanyacı bir hükümete boyun eğmesi çok zor. El Alto’nun en etkin politik partisi olan Condepa bile gücünü 10 yıl koruyamadı. Öyle görünüyorki çatışmalar Alteños’da (Aymara toplumu daha çok yüksek dağlarda yaşarlar ve bu yüksek dağlara Alteños diyorlar ) kaçınılmaz ve bundan dolayıda yerel yönetimlerin meşruluğu her zaman gündemde olacak bir olgu. Aymara toplumuna devlet her zaman bir yabancı olgu olarak görünecek.

BD: Bolivaryan alternatifi hakkında ne düşünüyorsunuz (serbest ticaret ALBA)? Ne tür zorlukları veya olasılıkları var?

RZ: ALBA’nın şimdilik büyümesini ve birlestirici rol oynamasının zor olduğunu düşünüyorum. Güney Amerikadaki anahtar devletler Brezilya ve Arjantin. Her iki ülke de Mercosur dahil olmayan hiç bir gelişime ilgileri yok ve her iki ülkede halen yeni açılımlara karşı açık değiller.

BD: Morales’in imzaladığı Halkın Serbest Ticaret Anlaşmasına hakkında neler söyleye bilirsiniz?

RZ: Daha çok küçük üreticileri etkileyen mütevazi amaçları olan bir anlaşma. Ama kıtanın bütün ülkelerine çözüm üretecek proje olarak misyon biçilmemesi bir avantaj olarak görülmeli. Böylece ne ALBA ile ne MERCOSU ne de Güney Amerika Ulusları gibi projelerle yarışması gibi bir sorunu yok

BD: Serbest Ticaret Anlaşmaları, bölgenin birleşmesinde nasıl engel oluyorlar?

RZ: Ne yazık ki ticaret ve birleşme el ele gitmiyor. Eğer böyle bir şey oluyorsa da güçlünün zayıfı teslim alması ile oluyor. Aynı Amerika Serbest Bölge Ticaret Anlaşması (FTAA) veya IIRSA’da Brezilya’nın hegomanyacılığı bunlara örnektir. Mercosur’un en önemli sorunu serbest ticaretin kendisidir. Brezilya ve Arjantin arasındaki asimetrilik, serbest ticaret tarafından yaratıldı. Ne kadar çok serbest ticaret olursa eştitsizliklerde o kadar çok olur ve derinleşir.

BD: Bush hükümetin büyük anlaşmalar yerine bölgeye küçük anlaşmalarla yaklaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunlar FTAA gibi daha geniş anlaşmalardan daha mı tehlikeliler?

RZ: Daha tehlikeli olduklarını sanmıyorum ama aynı etkiye sahip olabilirler. Israrlı bir şekilde söylüyorum ki her şey Brezilya’nın izleyeceği tutuma bağlı. Eğer Brezilya büyük bir güç olmayı arzuluyorsa o zaman ABD ile ortak hareket edecek. Buda Brezilya’nın bölgedeki küçük ve orta dereceli ülkelerle çatışması demek. Ama Breziya Latin Amerikayı seçer ve güçlü bir blok kurarsa o zamanda ABD ile çatışması kaçınılmaz olacak. Tabi ki bunlar Brezilya’nın arzusu ile vereceği kararlar değil. Bunlar iç marketi finans market ile değiştirmekle olabilir. Lula şu ana kadar seçimini yapmadı ama zaman gelecek ki Lula bir karar vermek zorunda kalacak.

BD: Bu tür anlaşmalara karşı daha çok direniş görecekmiyiz?

RZ: Bilmiyorum. Ama bunun direniş için uygun bir zaman olduğunu sanmıyorum. Asıl sorun çözüm üretme öneri getirme zamanı. Gelecek ile ilgili asıl belirleyici olan bu.

BD: Tabare Vasquez iktidara geldiğinde Uruguay’daydım. Sevinç ve umut vardı ülkede. Ama Vasquez hükümeti sözlerini tutmadı ve bir çok sorun ile yüz yüze kaldı. Vasquez’i nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca Frente Amplio (su andaki Uruguay Devlet Başkanı) ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

RZ: İnsan Hakları ve ekonominin devamlılığı alanında değişiklikler var. Derin ve uzun vadeli değişiklikler çok az. Ülke neo-liberal sisteme alternatif olarak görünmüyor. Vasquez halkın desteğini almıştı ve önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde yine alacak çünkü onu gölgede bırakacak ne bir parti nede bir kişi var şu anda.

BD: Cochabamba’daki su savaşı ile Uruguay’daki suyun özelleştirmesi referandumunu karşılaştırabilirmisiniz? Benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?

RZ: Bana göre aynı konu (su) olması dışında hiç bir benzerlikleri yok. Cochbamba zaferle sonuçlanan başarılı bir başkaldırma ki toplum dışına itilmiş insanlar tarıfından kazanıldı. Uruguay’da sadece oylama ile sonuca gidildi ki daha çok bir refleksi bir karardı.

BD: Sosyal hareketler son altı yıl içerisinde seçim zaferlerinin öncüsü oldular. Sosyal hareketlerin bu zaferlerde kaybetikleri neler var? Bu “ilerici” hükümetler radikal değişikliklere kapılarını kapatıyorlamı?

RZ: Sosyal hareketler kaybetmediler, kazançlı çıktılar. İyi ki ilerici ve solcu hükümetler var. Çünkü bu hükümetler baskıcı değiller. Diyaloğa açıklar, bazen insanları dinliyorlar ve bazen de sosyal hareketlerin alacağı kararları alarak hayata geçiriyorlar. Tabi ki sosyal hareketlerin her taleplerini yerine getirmiyorlar. Ama devlet değil gerçek değişiklikleri yapan, büyük kitle eylemlikleri asıl değişiklikleri yapar. Derin değişiklikler yasalar ve kanunlar değildir, gazın veya toprağın bir avuç kişiden başka bir avuç kişiye geçmesi de değildir. Derin ve gerçek değişiklikler bunlardan daha farklı ve karışıktırlar. Örneğin kadınların dünyadaki konumu. Kadınlar iktidarı almadan dünyayı, kendilerini ve hayatı değiştirebiliyorlar. Kadınlar değişti zaman eve gidip temizlik ve yemek pişirme ile yaşamlarını harcamayacaklar artık ama gaz yeniden özelleştirme riski ile karşılaşabilir.

BD: Bölgede seçim zaferleri sonucunda kalıcı değişikliler olabileceğine inanıyormusunuz? Altan gelen bu sosyal hareketleri devlet dışındaki sistemin neresine koyuyorsunuz? Sosyal hareketlere neler olabilir?

RZ: Kalıcı değişiklikler oluyor. Neler olduğunu görmek için bir mahalleye veya bir topluma gitmeniz gerekmiyor. İşsizler, topraksızlar, yerli halk devlete bağlı olmaksızın kendi günlük yaşamlarını örgütlüyorlar. Günlük yaşamın çalışmaktan dinlenmeye kadar bir çok ihtiyacı, devlet kuruluşları aracılığı ile değil halkın kendi örgütleri aracılığı ile oluyor. Ben bunu yeni bir dünyanın sosyal harektler aracılığı ile doğuşu olarak niteliyorum. Bu yeni dünyayı yapabildikleri oranda kuruyorlar, ama kurarkende daha çok kendi hayalleri ve kültürlerini temel alarak yapıyorlar.

Kaynak: http://upsidedownworld.org/main/content/view/392/1/

 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: