latin amerikan haber yorum

Pachamama Ve Gelişme: Latin Amerika’nın Geleceğine İlişkin Karşıt Görüşler – Benjamin Dangl

Posted by lahy 10/09/2010

Bolivya’nın Potosi kentinde madenciler, soğuk kış rüzgarları sokak barikatlarını, protestoları, açlık grevcilerini ve işgal edilen elektrik santralini katederek vınlarken, dinamit çubuklarını patlattı. Temmuz ayı sonundan Ağustos ortasına kadar süren bu eylemler, Eva Morales yönetiminin yoksul Potosi bölgesine karşı sergilediği duyarsızlık nedeniyle gerçekleşti.

Bolivya’daki bu hesaplaşma, Latin Amerika ve sol-eğilimli hükümetlerin sözleri, halkın ihtiyaçları ve Pachamama (Doğa Ana) arasındaki çelişkileri açığa vuran bir başka örneği temsil ediyor.

Farklı toplumsal örgütlenmeler, madenciler, sendikalar, öğrenciler, kent sakinleri ve hatta kentin futbol takımı, Temmuz ayı sonunda protestolarda birleşti. Tüm bu kesimler, hükümetin ülkenin en yoksul bölgesi olan Potosi’yi kalkındırma ve bölge için kaynak yaratma konusundaki duyarsız tutumunu eleştirdi.

Bu talepler arasında, Potosi ve Tarija arasındaki ana yolun tamamlanması, bir çimento ve metalurji fabrikasınını açılması, çürüyen tarihi gümüş madeni Cerro Rico’nun koruma altına alınması da yer alıyordu. Eylemlerden 19 gün sonra Morales hükümeti ile eylemciler, taleplerin bütünüyle kabul edildiği bir çözüme ulaştı.

Potosi’deki bu uyuşmazlık, kamu kaynaklarının dağılımı, kalkınma projelerinin uygulanması ve doğal kaynaklara erişim konusunda ülkede var olan uyuşmazlıklardan yalnızca birisi. Temmuz ortasında Bolivya’nın doğusundaki çeşitli yerli hareketleri, bölgelerinden gaz, mineral çıkartılması ve toprak yönetimi konusunda özerklik hakkı talebiyle eylem yaptı.

Bu mücadelelerin tam ortasında Latin Amerika’daki sol iktidarlar ve toplumsal hareketler bir sorunla boğuşuyor: Eğer “başka bir dünya mümkün”se, bu nasıl bir dünya olmalıdır?

Sosyolog Immanuel Wallerstein‘ın günümüz Latin Amerika’sıyla ilgili olarak sorduğu gibi: “Bu, sosyalist ve Küresel Güney’deki halkların gerçek gelirlerini artıran bir dünya olsa bile, sürekli ekonomik büyümeye dayalı bir dünya mı olacak? Yoksa bazılarının uygarlık değerlerinde bir değişim olarak adlandırdığı bir buen vivir [iyi yaşam] dünyası mı ?” Bu son söylenen, yeryüzünün yıkımı pahasına sermaye ve maddiyat birikiminin yerine, doğayla ve başkalarıyla uyum içinde bir  yaşamı öngören bir felsefeyi ifade eder.

Ayrıca “başka bir dünya mümkündür” (Dünya Sosyal Forumu’nun sloganı) konusundaki bu karşıt görüşler politik söylem ve gerçeklik arasındaki bir ayrılığı da temsil ediyor. Bölgedeki birçok sol hükümet, halka iyi bir yaşam imkanı sağlamak için ihtiyaç duyulan yapısal değişimleri gerçekleştirecek politik bir iradeden yoksun -ya da ekonomik, politik güçler ve devlet tarafından baskılanmış durumda.

Hükümet vaatleri ve politikaları, halkın ve politikacıların girişimleri olmasızın anlamsızdır. Paraguay Asuncion’daki Sosyal Forum’da Topraksız İşçi Harketi’nden Roberto Baggio , IPS’ye yaptığı açıklamada şöyle diyor: “Tarımsal reformdan söz ederken, mülkiyete erişimi daha demokratikleştirmekten ve harekete geçmeyi mümkün kılacak yasalardan söz ediyoruz, çünkü iyi bir toprak reform programı somut eylemler olmadıkça yetersizdir.”

Bu görüş Latin Amerikalı toplumsal hareketlerin şimdi kendilerini içinde bulduğu başat rollerden birini yansıtıyor. Bu hareketlerden bazıları, neo-liberal yönetimler iktidardayken yaptıkları gibi hükümetleri devirmeye çalışıyor. Aksine, Uruguaylı gazeteci Raul Zibechi, “daha kurnazca bir şey var” diyor; “toplumsal hareketler hükümetlere sınır koymaya başladı.” Ekvador’dan Venezüella’ya, Arjantin’den Bolivya’ya kadar, toplumsal hareketler ve hükümetler arasındaki bu yeni ilişki hâlâ tanımlanma sürecinde.

Bu dansta yer alan diğer bir katılımcı ise bizzat yeryüzüdür. Küresel ısınmanın şiddetlenmesi, soya patlaması, ağaç kesimi, petrol, gaz ve maden endüstrilerinin yol açığı ekolojik yıkım göz önüne alındığında, buen vivir felsefesini hayata geçirme gereksinimi, her zamanki gibi ivediliğini koruyor.

Nobel ödüllü yerli eylemci Rigoberta Menchu’ nun Paraguay’daki Sosyal Forum’da katılımcılara anımsattığı gibi: “Doğa’ya hükmedemeyiz; çünkü bize hükmeden Doğa’nın takendisidir.”

çev. kutlu tunca (http://solkure.wordpress.com/)

Kaynak: Upside Down World

Bolivya’da reformizmin sınırları Jason Farbman

Bolivya: Sosyal gerilimler patlama noktasında F.Fuentes

Bolivya’da Protestolar Bitti mi? Ertelendi mi?



Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: