latin amerikan haber yorum

Venezüella: Sosyalizmin inşasında devrimci aydınların sorumluluğu- Lebowitz

Posted by lahy 08/10/2010

(Yazarın Notu: Aşağıdaki konuşma (‘Sosyalizmin inşasında devrimci aydınların sorumluluğu’) Miranda Uluslararası Merkezi (CIM)’in 2 Haziran 2009’da, Karakas’da  düzenlediği, ‘Aydınlar, Demokrasi ve Sosyalizm’) konferansın da yapıldı. Venezüella’lı tanınmış aydınların katıldığı konferans, yazarın,   Venezüella örneğini değil de geneli dile getirdiğini söylemesine rağmen, konferans’da dile getirilen eleştiriler nedeniyle büyük bir tartışmaya yol açtı. Petrol bakanlığı içindeki Chavez yanlısı bir fraksiyon PSUV’e saldırıldığını iddia etti.)

Michael A. Lebowitz

Devrimci aydınlar hakkında konuştuğumuz zaman, pek tabii ki, aydının pek çok çeşitinin olduğunu kabul etmemiz  gerekiyor. Sorunun ayrıntılarına gireyim. Geleneksel aydınlar ya da akademisyenlerden söz etmiyorum. Kendilerini sosyalizmin inşasına adamış aydınlardan söz ediyorum. Ayrıca, söylediklerim özellikle Venezüella’lı aydınları hedef almıyor – bir ziyaretçi olarak bunu yapmam doğru olmaz. Bu nedenden dolayı söylediklerim Venezüellaya özgü olmaktan ziyade genele aittir.

“21.inci yüzyıl sosyalizmi … üretim araçlarının sosyal sahipliği, işçiler ve toplumlar tarafından tarafından organize edilen sosyal üretim, ve  dayanışmayı esas alan toplumsal ihtiyaçları ve toplumsal hedefleri karşılamayı hedefleyen bir toplumun birlikteliğidir.”

Benim özellikle değinmek istediğim devrimci aydınlardır- 21.inci yüzyılda sosyalizmi kurmayı amaçlayan kişiler.  Ve aklıma son derece belirgin bir konu geliyor- faktörlerin özel bir birleşimi. Böylece, 21.inci yüzyıl sosyalizmi hakkında konuştuğum zaman, sözünü ettiğim üretim araçlarının sosyal sahipliği, işçiler ve toplumlar tarafından organize edilen sosyal üretim,  ve dayanışmayı esas alan toplumsal ihtiyaçları ve toplumsal hedefleri karşılamayı hedefleyen bir toplumun birlikteliğidir.

Kısacası  devrimci aydınlar, devrimci projeye kendilerini adamış bireylerdir- devrimci bir çalışma projesine, ki amaçı (21.inci yüzyıl sosyalizmi) açıktır,ve burada bu amaçı gerçekleştirmek için disiplinli olmak gerekiyor. Başka bir şekilde ifade edersek, devrimci bir aydın devrimci projeyi gerçekleştirmek için disiplinli olmalıdır. Bir adım daha ileri gitmeme izin verin.  Devrimci aydın devrimci partinin, 21.inci yüzyıl sosyalizmini kurmaya kendini adamış bir parti,  disiplinine tabii olmalıdır. Devrimci aydın bu devrimci partinin rehberliğini kabul etmelidir.

Ancak, söylediğim sözler sonucu bana doğru çok sayıda ayakkabı fırlatılmadan önce, bir noktayı iyice açıklamalıyım: Devrimci bir parti ile  mevcut anın partisini açık bir şekilde birbirinden ayırmak gerekir. Burada  ”an” terimini onun diyalektik anlamı içinde kullanıyorum-  ilerlemenin gelişimi içinde aşılması gereken bir adım, bir dönem, anlık bir durma noktasıdır.

Böylece yaptığım ayrım, sosyalist geleceğin partisi olan devrimci parti ile mevcut anın partisi arasındadır. Devrimci aydınların displinini kabul edeceği sözünü ettiğim ilk partidir. Herşeyden önce mevcut anın partisi belki de sosyalizmi kurmak gibi bir amaça sahip değildir.  Anlık parti içindeki egemen kuvvetler belki de, 20.inci yüzyılın talihsiz deneyimlerinde ki gibi  hiyerarşik bir komuta yapısına eğilimlidirler; işçi sınıfının kapasitesinin gelişmesi için vazgeçilmez olan işçi yönetimini kurmaya ne niyetleri ne de küçük bir istekleri vardır, ve  kendi çıkarını esas alarak çalışmak dışında herhangi başka bir şey temelinde çalışmayı hayalcilik olarak görüyorlardır. Devrimci aydınlar böyle bir partinin disiplini kabul etmeli mi? ( Sırası gelmişken uzun yıllar sosyal demokrat bir parti de çalışmış bir kişi olarak konuştuğumu belirteyim)

Başka bir şekilde ifade edersek, sosyalizmi inşa etmeyi amaç alan devrimci parti kavramı ile mevcut anın partisi kavramları arasında bir fark vardır. Ve bu farklılık kaçınılmazdır. Marks’ın (ve gerçekten her diyalektçi düşünürün)  bildiği gibi, yeni biçimler her zaman eskinin içinden doğar. Ayrıca, yeni olan yetersiz bir şekil içinde ortaya çıkıyor.   Hegel ,  canlı gövdesi, yayılan dalları ve yaprakları ile bir meşe ağaçı görmeye gittiğimizde, onun yerine bir meşe palamutu gösterilirse bundan memnun olmayacağımızı söylemişti.

Böylece devrimci aydınlar bu kaçınılmaz farklılığa nasıl yanıt vermelidirler? Mümkün olan tavırlardan biri dışarıda durmak ve meydana çıkan biçimin yetersizliklerini eleştirmektir. Devrimci olan, diğer yanıt ise, mümkün olanı gerçekleştirmek için mücadele etmektir.  Bir keresinde Victor Serge‘e Stalin’in tohumları Lenin’de mevcut değil mi diye sormuşlardı. Serge yanıt verdi:  ” Lenin’in içinde bir çok tohum vardı.” Benim önerim devrimci aydının görevinin devrimci tohumları geliştirmek olmasıdır. Ve bunu mümkün olan her yerde yapmalıdır.  21.inci yüzyıl sosyalizmi vizyonunu kitlelelere açıklamalıdır, çünkü, bildiğiniz gibi, düşünçeler kitlelerin kafalarında yerleştiği zaman maddi bir güç haline dönüşürler. Ve ayrıca,  aynı fikirler ve aynı projelerle  sürece liderlik yapanları kazanmak demektir.

Pek tabii ki, geleceğin devrimci partisinin disiplinine tabii olmaktan söz ediyoruz, mevcut anın partisinin disiplinine tabii olamayız, bu mevcut anın partisinin bir eleştirisi olarak görülebilir ve, 21.inci yüzyılda sosyalizmin kurulması için en az eğilimi olanlar, bu türlü dışavurumları engellemek için en fazla endişe duyanlar olacaklardır.  Ancak, sosyalizm vizyonunu terk etmemizin sonuçları hakkında hepimizin bilinçli olması gerekir. Eğer 21.inci yüzyıl sosyalizmi projesine gerçekten inanıyorlarsa, gerek varacakları sonuçlar gerekse de ihtilaf içine düşebilecekleri iktidarlardan korkmadan kendi bayrakları üzerine Marks’ın eleştirinin önemi hakkındaki sözlerini yazmalıdırlar.

Ve,  bu devrimci aydınların sorumluğu ise, ayrıca, mevcut anın partisi içindeki devrimcilerin de sorumluluğu vardır. Eğer mevcut anın partisi gerçekten de 21.inci yüzyılda sosyalizm inşasını denemek istiyorsa,  devrimci aydınların devrimci partinin disiplinine tabii olmaları için onlara bir alan tanımalıdır.  Bu alanı sağlamamak ve devrimci tohumların gelişmesini desteklememek otların gelişip her tarafa yayılmasına izin vermek demektir.

* * *

Michael A. Lebowitz Simon Fraser Universitesi/Vancouver, Kanada’da ekonomi profesürüdür. Beyond Capital: Marx’s Political Economy of the Working Class (internet’de Scribd), Build It Now: Socialism for the Twenty-First Century ve  The Socialist Alternative: Real Human Development kitaplarının yazarıdır.

Kaynak ( The   B u l l e t )
Socialist Project • E-Bulletin No. 414
September 10, 2010 

Michael A. Lebowitz – Barbarlık Hayaleti Ve Alternatifi: Sekiz Tez

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: