latin amerikan haber yorum

Küba: Ekonomik değişikliklerin yarattığı korku

Posted by lahy 24/10/2010

Regina Cano / Havana
Havana’nın caddelerinde bir dedikodu yayılıyor. Kübalı işçilerin planlı olarak kitleler halinde işten çıkarılacağının – altı ayda 500.000 kişi, korkusu heryerde hissedilmeye başlandı.

Yaşamı sürdürmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.  Hırsızlık, yankesicilik ve kapkaçcılık başkentin sokaklarında görülmeye başlandı.

En azından benim yaşadığım bölgede kendi adına çalışacak işçiler için yeni yerler ve mini külübeler hazırlandı.

Yerel halktan birçok kişi için bu belirtiler karşı karşıya kalacağımız yüksek orandaki işsizlik sonucu  bir suç dalgası ile karşılaşacağımız anlamına geliyor.

Ve, belki de,  bu, değişik ve çeşitli serbest meslek işleri ( hiç şüphesiz, halihazırda mevcut kayıtsız işlere ilave olarak) kurulacağı için  yeni mali ilişkileri kontrol edecek ” çözümlerden” biridir.

Belki de çok fazla bir değişiklik olmayacak, çünkü bu büyüklükteki her değişim – aniden meydana gelen- halk tarafından zaman içinde sindiriliyor….mekanizma işlemeye başladığı ve  oyunun kuralları ortaya çıktığı zaman.

Açıktır ki,  ekonomik yokluklardan dolayı gangsterliğin artması halkın büyük bölümünün güvenliğinin azalması demektir, çünkü yokluk dönemleri bazı zamanlar kan akmasına neden oluyor.  İnsanların giyimleri ve başka işaretler ceplerinin boş oluğunu gösterdiği zamanlar bu meydana çıkıyor.

Açıktır ki  açık alanlarda altın mücevher takma yasağı geri gelebilir, bununla birlikte insanların boyunlarından ya da gögüslerinden sarkan cep telefonlarını güven içinde taşıdıkları dönemde son bulabilir.

Ne yazık ki,  bu değişiklikler kabul edilecek gibi görünüyor, bunun sonucu insanlar evlerine erken giderek orada kalacaklar, çünkü Havana sokakları oldukça ısınacaktır.

Kaynak: havanatimes.org

Küba’da kapitalizmin yeniden inşası

Reklamlar

Bir Yanıt to “Küba: Ekonomik değişikliklerin yarattığı korku”

  1. KALEMİMLE said

    […] Son aylarda Küba’da yapılan özelleştirmeler ve bunların getireceği yenilikler konuşulmakta. Sosyalizmin son kalesi olarak görülen Küba’da artık yıkılacak mı? Bu soru kimi insanları korkutsa da bunun gerçekliği de gözden kaçmayacak kadar önemli. Küba Devrimi 50 yılı geride bırakan, sosyalist rejimi ayakta tutmaya çalışan bir ülkedir. ABD’nin bütün ambargo ve yaptırımlarına karşın ayakta kalmayı başaran Küba Cumhuriyeti son dönemlerde ekonomik açılımları ile kendi sisteminde yenilikler yapıyor, söylentileri ortalıkta dolaşmaya başladı.  Küba devrimi, 26 Temmuz Hareketiyle birlikte kovulan Fulgencio Batista rejimi yerine Fidel Castro önderliğinde yeni bir Küba hükümeti kurulmasıdır. Süreç 26 Temmuz1953Moncada Kışlası isyanıyla başlar, 1 Ocak1959`da Batista`nın kovulması ve Santa Clara, Santiago de Cuba şehirlerinin Fidel Castro, Che Guevara, Raul Castro liderliğindeki isyancılar tarafından ele geçirilmesiyle son bulur. “Küba devrimi” terimi, aynı zamanda kısaca Batista`nın devrilmesi ve sosyalizm ilkelerin yeni Küba Hükümeti tarafından uygulanmasını da belirtir. (Vikipedi Özgür Ansiklopedi) Küba Cumhuriyeti Dünya üzerinde sosyalist rejimle yönetilen tek ülke durumunda (K. KORE sosyalist rejimle mi yönetiliyor, bu sorunun cevabını araştırmalarımız sonucunda yeniden kaleme alma fırsatı bulacağız.), 50 yılı aşkın zamandır Kapitalist rejime karşı alternatif bir rejimi tüm dünyaya göstermeye çalışmaktadır. Anavatan denilen Latin Amerika’da rejimini ayakta tutabilmek için sosyalist ülkeler yaratma savaşı veren Küba, Tüm dünya sosyalistlerinin göz bebeği konumunda. Ekonomik gücü zayıf olan Küba Şeker kamışı, puro ve mısır üreterek ayakta kalmaya çalışıyor. Sanayisi olmayan ya da çok zayıf olan Küba Ambargolarla birlikte de ithalat ve ihracatta da zayıf ve güçsüz bırakılmaktadır.  Küba son yıllarda Para karşılığı ticaretten çok Takas ticaretini ön planda tutmuş ve ülkenin geçimini bu sayede sağlamaktadır. Devrimden sonra okuma ve yazma oranın %100 artığı Küba’da okuma yazma bilmeyen insan kalmamıştır. Küba Öğretmen ve Doktor Açığı olan ülkelere (Bunu Venezüella, Bolivya Gibi ülkelerle yapmaktadır) Doktor ve öğretmen göndermek karşılığı geçimleri için gerekli maddeleri de almakta. Bu sayede ekonomisini diri tutmaya çalışıyor.  KÜBA KAPİTALİSTLEŞİYOR MU? Fidel Castro’nun görevini kardeşi Raul Castro’ya devretmesinden sonra Küba ekonomisinde yaşanan bazı değişimler sol ve sosyalist kesimlerde bu açılımların kaygı verici durumda olduğu açıklanmaya başlandı. Hizmet sektörü konusunda bazı noktalarda yapılacak özelleştirmeler Rekabeti doğuracağından bahsediliyor. Rekabet Kapitalist sisteme özgü bir ekonomi modeli olmasından dolayı, Rekabetin karı getireceğini ve karın biriken sermayeyi (para) oluşturacağından bu da fazla parası olan Kübalılarla olmayan Kübalıların ortaya çıkması anlamına gelmektedir (yoksullar ve zenginler). Bu da parası olan Kübalıların çalışmak yerine işçi çalıştırması isteğini doğuracaktır ve burada emek sömürüsü ortaya çıkacaktır. Sömürü tamamen Kapitalizme özgü bir anlayıştır. Yani bu son ekonomik açılımlar zincirleme reaksiyon halinde Sosyalist Küba’nın sonunu getirebileceği söylenmekte. Küba Cumhuriyetinin Türkiye Büyük elçisi bu işlemin gerektiğini dile getirmekte. Öncelikle şunu hatırlamak gerekir, Kübalılar politik olarak oldukça iyi eğitilmişlerdir. Bu eğitim onların ülkenin genelindeki durumu, alınan ekonomik önlemleri ve sebeplerini kavramalarını kolaylaştırır. 1990′lardaki zorluklarla mücadelemiz, bugün karşı karşıya olduklarımızla başa çıkmada bizi daha hazırlıklı yaptı. Küba’lıların örgütlülüğü, değişikliklerle daha hızlı yüzleşmelerini de kolaylaştırıyor. İnsanların gittikçe artan maddi ihtiyaçları da var, bu inkar edilemez. İnsanların kendi işlerini kurma girişimlerinin bir motivasyonu da daha iyi yaşamak için daha fazla gelir elde etmek olacak. Devlet adına çalışanların sayısının azalması hem üretkenliği ve verimliliği hem de çalışanların maaşlarının artmasına yol açacak, özel ve kamu sektörleri arasında rekabeti getirecek. ( Küba Cumhuriyeti Türkiye Büyük Elçisi JORGE QUESADA CONCEPCİON’la Küba’daki Ekonomik Dönüşüm Üzerine Bir Söyleşi) Küba’daki ekonomik yetersizlik ve yoksulluk Kübalı insanların özelleştirmelerle, küçük işletme sahipleri ile refah düzeylerini artırmaları ve bu sayede devletin bazı sorumluluklardan kendisini arındırmasını sağlayacak ve bu sayede de insanların refah düzeyinin artmasından bahsedilmekte. Ve şöyle devam etmekte J. Q. CONCEPCION Bence rekabet kötü bir kelime değil! Eğer rekabet ortamında toplumun çoğunluğu fayda görüyorsa bunu kötü olarak adlandıramayız. Burada özellikle üzerinde durduğum rekabet küçük işletmeler, esnaf ve hizmet sektöründe çalışanlar için. Küba’da büyük fabrikaların sahiplenilmesinden bahsetmiyoruz. Küba’da özellikle hizmet sektörü oldukça zayıf ve zor bir alandır. Bu alanda verimsiz durumda binlerce çalışan devletin üzerinde önemli bir yük oluşturuyor. Küba Devleti’nin ekonomik koşullarını zorlayan bir durum bu. Eğer, rekabet koşulları toplumun çoğunluğu için ekonomik çözümler ve fayda sunuyorsa kötü bir kelime olarak adlandırılmamalı. Yeni bir ekonomik anlayış ile yüz yüzeyiz. İnsanlar beklenti içinde, ama 1990′larda da aynı soru işaretleri ve endişeler vardı. Birçok insan Küba’nın çaresizlikten kapitalizme döneceğini düşündüler. Özel sektör yatırımları başladığında aynen böyle düşünüyorlardı. 20 yıldır Küba’da yabancı yatırımcı var ve politik anlayışımızda bir değişiklik yok. Şu anda yaptığımız dönüşümler aslında sistemi korumak için alınan önlemler olarak da düşünülmelidir. Küba’da birçok şey değişebilir, sosyalizm hariç! Sosyalizm demek yoksulluk ve çaresizlik demek olmamalıdır asla, yapılan açılımlar ve yeni ekonomik politikalar eğer gerçekten halkın yararınaysa bu elbette ki kötü bir şey değildir. Zaten sosyalizmin yaşadığı bir yerde halkın karşısında bir politika izleye bilmek olanaksızdır. Ancak bunu izleyebileceğimiz yerler göstermelik sosyalist DİKTATÖRLÜK’lerdir. Ekonomik rekabet sosyalist anlayışın çökmesinin önünü açabilecek bir değişimdir. Küba Cumhuriyeti yaptığı bu değişikliği yoksulluğu azaltmak için yapması kapitalizme dönüş olacaksa bile bu en doğru karar olacaktır. Çünkü insanlara sosyalizm dediğimizde yoksulluktan, sefaletten, teknolojik geri kalmışlıktan ve Kapitalizme Alternatif olamayan bir sistem anlaşılacağına hiç anlaşılmasın daha iyidir. Küba Yeni Dünya Düzenine ayak uydurmaya çalışmaktadır, çünkü yeni Dünyanın inşasında başarılar yakalayamadı. Bu elbette ki yalnızca Küba’nın sorunu değildir, bu Dünya Devrimcilerinin sorunudur. Küba yıllarca yalnız başına rejimi ayakta tutmak için elinden geleni yapan bir ülkedir. Yapmaya da devam edecektir, ancak Dünya Devrimcilerini Küba’yı ve devrimi yalnız bırakması bu süreci hızlandırmıştır. Küba’nın açılımlarını Kapitalizme dönüş olarak gören bütün sosyalistlere sesleniyorum. Geri kalmış yoksul ve alternatif olamayan bir Sosyalizm yerine kapitalizmin varlığı daha iyidir. 1990’larda SSCB çöküşünden bu yana 30 yılı aşkın bir süre geçti. SSCB bağlı bütün ülkeler kapitalizme o kadar hızlı geçti ki kimse ne olduğunu anlayamadı bile. Berlin duvarı yıkılırken sosyalist Doğu Almanya taraftarları duvarın yıkıldığı gün zafer çığlıkları atıyordu. Ancak bu zafer Kapitalizmin zaferiydi. Bugün eğer Küba Halkı 5 yıl sonra sosyalizmin yıkılması için savaşmaya başlayacaksa bu daha tehlikeli olmaz mı? Kendiliğinden Kapitalizme teslim olan ileri görüşlü bir Küba’yı görmek demek Özgürlüğün Işığını görmek demek olacaktır. Sosyalizm tek başına ayakta durabilecek bir sistem olamamıştır. Bu kendi kendine yeten bir ülke olmadığı müddetçe böyledir. Geçim kaynakları sınırlı olan Küba insanlarının sağlık eğitim ve barınma haklarını karşıladığı gibi onların hayatlarını devam ettirmeler için ekonomik atılımlarda yapmıştır. Bugün Küba bu açılımları ile Kapitalizme dönüş yapabilir, ancak bunu yapmaya bilirde. 50 yıllık bir süreç Küba’da sosyalist insanı yetiştirmeyi başarmışsa eğer o zaman hiçbir açılım bizi korkutamaz, ama bu açılımlar ayakları üzerine oturtulamazsa bir sonraki nesil sosyalist rejimi görmeyecek bencil birer insan haline gelecektir. Havana’nın caddelerinde bir dedikodu yayılıyor. Kübalı işçilerin planlı olarak kitleler halinde işten çıkarılacağının – altı ayda 500.000 kişi, korkusu heryerde hissedilmeye başlandı. Yaşamı sürdürmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Hırsızlık, yankesicilik ve kapkaçcılık başkentin sokaklarında görülmeye başlandı. En azından benim yaşadığım bölgede kendi adına çalışacak işçiler için yeni yerler ve mini külübeler hazırlandı. (Regina Cano / Havana https://lahy.wordpress.com/2010/10/24/kuba-ekonomik-degisikliklerin-yarattigi-korku/) […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: