latin amerikan haber yorum

Brezilya Seçimlerinin Ardından-Aziz Küçük

Posted by lahy 15/12/2010

Aziz Küçük

Brezilya’da beklenen oldu. Lula’nın halefi Dilma ikinci turda oyların %56’sını alarak Brezilya’nın yenidevlet başkanı oldu. 8 yıl önce bir sendikacı ve işçi olan Lula’yı seçen Brezilya halkı bu sefer de bir ilke imza atarak eski bir gerillayı başkan yaptılar. Ayrıca Roussef ülkenin tarihinde seçilen ilk kadın başkan oldu. Dilma 11 Ocak’ta yeni görevine başlayacak. Bunların ötesinde Brezilya’da gerçekleştirilen seçimlerin kıta açısında da önemi büyüktü. Yükselen küresel güç olmasından kaynaklı olarak, İran üzerinden bölgemizi de ilgilendiren bir seçim süreci oldu.

Seçimlere Dair

2005 yılı Lula ve partisi için kritik bir yıl oldu. Basında yolsuzluk, adam kayırma, rüşvet gibi iddialargündeme geldi. Lula’ya en yakın isimler bu süreçte birer birer tasfiye oldular, birçok senatör ve parti üyesi görevinden alındı veya istifa etti. Durum böyle olunca Dilma’nın başkan olmasına giden yol da açılmış oldu. 2006 yılında tekrar seçilen Lula, planlı ve istikrarlı bir şekilde Roussef’e kritik görevler verdi.

Seçim sürecinde PT’nin tutumundan ziyade muhalefetin pozisyonuna kısaca değinmek gerekiyor.Özellikle tartışmaların dış politikaya kilitlendiğini belirtmemiz gerekir. Güney Amerika açısından Küba ve Venezüella başta olmak üzere Honduras’ta yapılan Amerika destekli askeri darbe en çok tartışılan konuların başında geliyordu. Yükselen bir küresel güç olmasından kaynaklı olarak Brezilya’nın Ortadoğu’da dahil olduğu İran-Türkiye-Brezilya arasındaki “uranyum takası” anlaşması da seçimlerde gündeme gelen konuydu.

Seçimlerde Dilma’nın rakibi Jose Serra’ydı. Her seçim döneminde olduğu gibi Brezilya’daki seçimlerde de zaman zaman üslup sorunları yaşandı. Dilma Rousseff’in eski bir gerilla olması polemiklerin daha da seviyesiz olmasına neden oldu. Öyle ki Serra’nın eşi Rousseff’e “bebek katili” dedi.

Jose Serra, Venezüella’yı Kolombiyalı devrimci örgüt FARC’a sığınak sağlamakla,Bolivya’yı “uyuşturucu kaçakçılığı” yapmakla suçladı. Lula ve yönetiminin Honduras’taki darbe sürecindeki tavrını şiddetle eleştirdi. Bilindiği gibi Brezilya, devrik lider Manuel Zelaya’nın kendi ülkesine girmesine yardımcı olmuş, Honduras topraklarındaki elçilik binasını bu lidere açmıştı. Bugün hala halk nezdinde meşruluğu olmayan cuntacı hükümeti Brezilya devleti tanımıyor. Serra’nın hedefi ülkedeki elitist ve muhafazakârların desteğini almaktı. Zaten bir sosyal demokrattan da fazlası beklenemezdi.

İşçi Partisi’nin Seçimlerdeki Başarısı

İşçi Partisi (PT) seçimlerde 18 eyalette zafer kazandı. Özellikle ülkenin kuzey ve kuzeydoğusundan büyük oylar topladı. Ki bu bölgeler Brezilya’nın en yoksul kesimlerini oluşturuyor. Burada hemen bir noktayı açmamız gerekiyor. Bugün İşçi Partisi derken geniş bir koalisyondan bahsediyoruz.Seçim sürecinde Dilma Rousseff’i destekleyen 13 parti ve sosyal mücadele veren örgüt var. Mesela Topraksız İşçi Hareketi (MST) PT ittifakı içersinde 10 parlamenter seçtiriyor. Bunun dışında işgal fabrikalarından tutalım da Brezilya Komünist Partisi’ne (ülkede iki komünist parti var, biri destekliyor) geniş bir yelpaze destekliyor. Örneğin ülkenin spor bakanı Komünist Parti’den.

Çelişkiler Ülkesi

Lula dönemi ile kıyaslandığı zaman PT’nin elinin daha güçlü olacağı söyleniyor. Venezüella seçiminin tersine çoğunluğu elde eden Dilma ve ekibi, anayasa değişikliği dâhil birçok yasal düzenlemeye imza atabilir. Lula döneminde durum böyle değildi. Elinin daha güçlü olacağını söylerken İşçi Partisi içindeçözülmeyi bekleyen birikmiş sorunlar olduğu da not edilmeli. Partiyi destekleyen kitlelerin durumuile uygulanan politikalar arasındaki tutarsızlıklar bir takım gerilimlere neden oluyor. Yoksulluğun derinleşmesi, artan suç oranları, yerli halkların durumu, topraksız köylülerin aleyhine geliştirilen politikalar ilk akla gelenler. Dilma Rousseff ve İşçi Partisi artık bu gerçeklerle yüzleşmek zorunda. Lula döneminde çokça kullandıkları “evet, başkanlık bizde ama parlamentoda çoğunluk değiliz, elimizden bu geliyor” limanına sığınamayacaklar.

Lula’ya Yapılan Eleştiriler

Bugün Brezilyalılar tarafından “Brezilya çok zengin bir ülkedir. Biz yoksulluk açısından da çok zenginiz, 85 milyon insan açlık sınırı altında yaşıyor,” değerlendirmesi yapılıyor. Lula 2002 yılında iktidara geldiğinde, Brezilya gelir dağılımındaki eşitsizliğin korkunç boyutlara vardığı, kentlerin çevresini kuşatan gecekondu mahallerinde yoksulluğun daha da derinleştiği ve topraksız köylülerin kölelik koşullarında çalışmaya zorlandığı bir ülke idi. Bu durumun Lula döneminde de devam ettiğini vurgulamak gerekir. Bugün iktidara gelmeden önce vaat ettiği kapsamlı toprak reformu hala gerçekleşmiş değil. Hatırlanacağı gibi MST geçtiğimiz yıllarda Lula’yı protesto eden bir “uzun yürüyüş” düzenlemişti.

PT’nin en büyük başarısı solun sendikal mücadele ile siyasi mücadele veren örgütlerini birleştirmesiydi. Bu temelde, partinin seçmen kitlesini sanayi işçileri, topraksızlar ve kentli orta sınıflar oluşturuyordu. Ancak uygulanan politikaların sonuçları üzerinden düşünüldüğü zaman en fazla yıkıma uğrayan da bu kesimler oldu. Brezilya’daki sınıf mücadelesi açısından bugün en dinamik gücü topraksızlar oluşturuyor. (Bugün Brezilya’da bir karayolu şirketinin Belçika büyüklüğünde toprağı vardır, gerisini varın siz düşünün.) Öngörülen radikal bir toprak reformu yerine birtakım küçük reform ve programlarlar uygulandı. Ayrıca büyük ulus-ötesi şirketlerle yapılan anlaşmalar üzerinden Amazon ormanları pazarlandı. Bugün ülkemizde de AKP aracılığı ile uygulanmaya çalışan HES projeleri,Amazon ormanlarında doğanın ve yerlilerin öldürülmesi ile gerçekleştirilmeye çalışılıyor.

Yükselen Güç: Brezilya

ABD emperyalizmi önce Afganistan, sonra da Irak’ta bataklığa saplandı. Şimdi yeni ortaya çıkan çeşitli güç merkezleri bu süreci de fırsat bilerek dünya siyaset sahnesinde söz sahibi olmaya çalışıyorlar. Brezilya da bunlardan biri. Petrol ve uranyum açısından çok büyük rezervlere sahip. Kıtada Brezilya sermayesinin ciddi bir zemini var. Özellikle Uruguay, Paraguay ve Ekvador gibi ülkelerle geliştirdiği ticari ilişkiler son yıllarda Brezilya sermayesinin büyümesine yardımcı oldu. Bunun yanı sıra Brezilya devleti, artan iktisadi gücü güvenceye alabilmek için ciddi bir silahlanma içinde. Fransa ile toplam 12 milyar doları bulan silah alım anlaşması imzaladı. Kıtanın belirsiz siyasi ikliminde, komşu ülkelere yapılan büyük yatırımları koruyabilmek için bunun şart olduğu söyleniyor.

Popülizm ve Yolun Sonu

Tüm bunlara rağmen, PT’nin yanı sıra tıpkı Lula gibi Dilma da “kötünün iyisi olarak” değerlendiriliyor. Dış politikada Küba ve Venezüella ile geliştirilen ilişkiler yanılsamalara neden oluyor. Popülizm ve pragmatizmin birlikteliği diplomasi masalarında şov yapıyor. “Castro öncelikle, Brezilya’nın ve Lula’nın baş düşman Birleşik Devletler emperyalizmini zayıflatıyor gördüğü jeopolitik gücüne bakıyor.”*

Brezilya zenginleri açısından PT iktidarı bir tehlike arz etmiyor. Finans sektörü zenginliğine zenginlik katıyor. Finans kapital Türkiye’de olduğu gibi devlete borç para verip yüksek faizle geri alıyor.

Yoksullukla mücadele için atılan adımlar ise yetersiz kalıyor. Resmi rakamlara göre 11 milyon yoksul aileye yardım edildi. Çeşitli sosyal programlarla (elektrik, su götürmek vb.) 30 milyon insana ulaşıldığı söyleniyor. Bunların hepsi yetersiz kalıyor. Önümüzdeki süreçte Türkiye ve dünya solu Brezilya’ya ilişkin başka tonda konuşmak zorunda kalabilir. 2002 yılından beri beklenti içinde olan Brezilya emekçileri yeni birliklere ve arayışlara girebilir. Nedeni Lula’nın yaratığı hayal kırıklığıdır.

* Immanuel Wallerstein, “Solun ezeli açmazı: Brezilya vakası”, 15.3.2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: