latin amerikan haber yorum

Fidel Castro:OBAMA’NIN DENETİMLİ UTANCI

Posted by lahy 04/10/2011

Kübalı anti-terörist Rene Gonzalez’in kendisine yüklenen haksız hapis cezasını çektikten sonra Küba’ya ailesinin yanına dönmesine karşı çıkan Florida Mahkemelerinin Yanki hâkimlerinin kararı bekleniyor olsa da acımasızcaydı.

İçinde masum yolcularla dolu yolcu uçaklarını patlatan CIA ajanları olan Posada Carriles ve Orlando Bosch gibi katilleri yaratan ABD hükümeti haksız yere 13 yıl boyunca hapislerde kötü muamelelere maruz kalan Rene’nin orada kalmasında diretiyor.

ABD’de güya “özgür” bir şekilde üç yıl daha ceza almadan elini kolunu sallayarak gezen katillerin insafına bırakılıyor. Daha uzun süreli ceza alan 3 Kübalı ve iki kez ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış beşinci Kübalı ise hala ABD hapishanelerinde. Dünya kamuoyunda Küba Beşlisine sahip çıkan tepkilere karşı imparatorluğun verdiği cevap bu şekilde.

Eğer olaylar bu şekilde gelişmese imparatorluk imparatorluk olmazdı, Obama da bir aptalı oynamayı bırakırdı.

Tabii ki Kübalı kahramanlar orada sonsuza kadar kalmayacaklar. Dünya çapında ve Amerikan halkının içinde onur, inat ve dayanışma hareketi gelişip büyüyecek ve bu aptalca haksız adaletsizlik sona erecek.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kurumun yeniden yapılandırılması gereği görüşülürken bu çirkin karar gündeme geldi. Bir karar herhalde hiç bu kadar kıyasıya eleştirilmemiştir.

Bolivarcı lider Hugo Chavez Genel Kurula ilk mesajını 21 Eylül günü iletti. Chavez’in ikinci mektubu Başbakan Nicolas Maduro tarafından sütün bir belagatle Genel Kurula aktarıldı. Bu mesajında Chavez, yurdumuza karşı yürütülmekte olan yasadışı ablukayı reddederken yaptıklarından dolayı Küba Beşlisinden intikam almaya çalışanları da lanetledi.

Bu şartlar altında görüşlerimi yazmaya mecbur oldum. Düşüncelerimi konuşmacının-yazarın kelimeleriyle yapmak isterim:

“Kant’ın alaycı bir dille ifade ettiği gibi, mezarlıkların barışı değil bizim aradığımız. Bizim aradığımız uluslararası hukuka gerçekten bağlı bir barış. Ne yazık ki, Birleşmiş Milletler, tüm tarihi boyunca, uluslar arasında barışı tesis etmek ve yaygınlaştırmak yerine, kimi zaman eylemleriyle kimi zaman da vurdumduymazlığıyla en insafsız haksızlıklara destek vermiştir.”

“1945’ten bu yana, savaşlar yeni savaşlar yaratmaktan başka bir işe yaramamıştır.”

“Tüm dünya ülkelerine çağrıda bulunarak şunu yineliyorum: 11 Eylül 2001’den bu yana yeni ve emsali görülmemiş, sonu olmayan bir savaş başlamıştır.”

“İçinde yaşadığımız dünyanın korkunç gerçekliğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. […] Neden sadece Amerika Birleşik Devletleri’dir dünyanın dört bir yanını üsleriyle donatan? Bu denli devasa bir bütçeyi askeri harcamalara akıtmaya neden olan bu korkunun kaynağı nedir? Ülkelerin egemenliklerini hiçe sayarak bunca savaşın fitilini ateşlemesinin nedeni nedir? Uluslararası hukuk nasıl oluyor da ABD’nin yer yüzündeki enerji kaynaklarını kontrol altına almaya ve sömürgen ekonomisini sürdürmesine destek olabiliyor? Niye BM Vaşington’a dur demiyor? […] imparatorluk, bu sıfat kendine sunulmadan, kendine hakim sıfatını biçmiş bile […] bu nedenledir ki emperyalist savaş hepimizi tehdit ediyor.”

“Vaşington biliyor ki çok kutuplu dünya artık geri dönülmez bir gerçekliktir. Vaşington’un stratejisi, her ne pahasına olursa olsun, yükselişe geçen ülkeleri durdurmayı içeriyor […] amaç dünyanın yeniden düzen altına alınmasıdır, bir anlamda yankinin askeri hegemonyasının kuruluşudur.”

“Bu yeni Armageddon’un arkasında ne var? Bunun arkasında, yeryüzünü yeni kar alanları yaratmak için talan eden askeri-mali koalisyonun mutlak gücü yer alıyor. Unutmayalım ki savaş sermayenin “modus operandi”sidir, savaş çoğunluğu mahvederken, tahayyülü güç bir azınlığı zengin etmektedir.”

“Tam da şimdi, dünya barışı büyük bir tehdit altındadır, bu tehdit yeni bir döngüye giren sömürge savaşlarıyla ilan edilmiştir, Libya’da fitili ateşlenmiştir. Hedef, bugünkü mevcut kriz koşullarında, tüketim düşkünlüğünden ve açgözlülüğünden ödün vermeksizin, küresel kapitalist sistemin yenilenmesidir.”

“İnsanlık hayali güç bir yıkımın eşiğinde: Dünya ekolojik yıkıma doğru önlenemez bir biçimde yaklaşmaktadır; küresel ısınma ve ürkütücü sonuçları bunu göstermekte. Ünlü Fransız filozof Edgar Morin’in işaret ettiği gibi, bunların ekosisteme bakışları [Aztek ve İnka devletlerini yıkarak Amerika kıtasını sömürgeleştiren İspanyol] işgalciler Cortés ve Pizarro’yu andırıyor […] Enerji ve besin krizleri yoğunlaşıyor, ama kapitalizm tüm sınırları aşarken kimse ona dokunamıyor.

“İki defa Nobel ödülü alan ABD’li ünlü bilimci Linus Pauling, yolumuz aydınlatmaya devam ediyor. Pauling diyor ki: ‘Kanımca dünyada askeri güçler ve nükleer bombaların zalim gücünden daha büyük bir güç var – bu da iyiliğin, ahlağın, insancıllığın gücüdür. Ben insan ruhunun gücüne inanıyorum.’ İnsan ruhunun tüm gücünü harekete geçirelim – tam zamanıdır. Karanlık güçlerin savaş açmak bahane üretmesini ve Batı sermayesini kurtarmak için savaşları yaymalarının önüne geçeceksek, büyük bir karşı-saldırı başlatmak zorundayız.

“Savaş çığırtkanları, özellikle de onları destekleyen ve güden askeri-finansal önderliği yenmek zorundayız.

“Kurtarıcı Simón Bolívar tarafından öngörülen evrensel dengeyi kuralım. Bu denge, kendi sözleriyle, savaşta elde edilemez, ancak barıştan doğar.

“Latin Amerika için Bolivarcı İttifak (ALBA) üyesi diğer ülkelerle birlikte Venezuela, Libya sorununun barışçıl bir yolla çözülmesi için girişimlerde bulunuyordu. Afrika Birliği de aynısını yaptı. Ancak sonuçta BM Güvenlik Konseyi’nin ilan ettiği ve Yanki imparatorluğunun silahlı kanadı olan NATO’nun hayata geçirdiği savaş yaşandı. […]

‘Libya vakası’ Batı medyasının yoğun propagandası altında Güvenlik Konseyi’ne getirildi. Oysa ki bu medya kaynakları Libya hava kuvvetlerinin masum sivilleri öldürdüğüne dair yalan söylemekteydiler, Trablus’da Yeşil Meydan’daki büyük medya oyununu saymıyorum bile. Bu önceden hazırlanmış yalanlar dizisi Güvenlik Konseyi’nin sorumsuzca ve acele biçimde kararlar almasının önünü açtı. Bu da NATO’nun Libya’da rejimi askeri yollardan değiştirmesine olanak sağladı.

“Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararınca oluşturulan uçuşa kapalı bölge ne oldu? Eğer hava sahası uçuşa kapalıysa, NATO nasıl oldu da Libya halkına karşı 20 bin harekât gerçekleştirdi. Libya Hava Kuvvetleri tamamen yok edildikten sonra da ‘insancıl’ bombalamalar devam etti. Bu da Batı’nın NATO aracılığıyla Kuzey Afrika’da çıkarlarını tesis etmek ve Libya’yı sömürgeleştirmek niyetini ortaya koymaktadır.

“Bu askeri müdahalenin amacı neydi? Libya’nın zenginliklerine el koyup ülkeyi sömürgeleştirmek. Her şey bu amaca yönelikti.

“Trablus’daki Venezuela Büyükelçiliği konutu işgal edildi ve yağmalandı. Bu sırada BM utanmaz bir sessizlik içindeydi.

“BM’deki Libya temsilciliği niye ‘Geçici Ulusal Konsey’e verildi? Aynı zamanda Filistin’in kabulü, hem yasal gerekçeleri hem de BM Genel Kurulu’nun büyük çoğunluğunun desteği görmezden gelinerek engelleniyor. Venezuela bu noktada Filistin halkına, Filistin davasına ve elbette Filistin’in BM’ye üye devlet olarak kabulüne koşulsuz desteğini ilan eder.
“Ve aynı emperyalist tavır Suriye konusunda da tekrar ediliyor.”

“Bu dünyadaki güçlülerin yasal ve egemen hükümet yöneticilerinin görevlerinden ayrılmasını emretme hakkını kendilerinde görmeleri tahammül edilemez bir durum. Libya’da olan buydu ve aynısını Suriye’de de yapmak istiyorlar. Bunlar, uluslar arası arenada görülebilecek asimetriler ve zayıf uluslara karşı uygulanan kötü muameleler.”

“Afrika kıtasına bakacak olursak BM’nin yapmış olduğu tarihi hatalardan kalbimizi kıran bir örneğe rastlıyoruz: en ciddi haber ajansları son üç ayda 5 yaşın altında 20 ila 29 bin çocuğun öldüğünü rapor ediyor.”

“Bu sorunla yüzleşmek için gereken şey 400 milyon dolar, bu; sorunu çözmek için olmasa da, Somali, Kenya ve Etiyopya gibi ülkelerdeki sorunlara acil çözüm bulmak için gerekiyor. Tüm kaynaklara göre önümüzdeki aylar sorunun en ciddi olarak görüldüğü Somali de dahil olmak üzere 12 milyon insanın ölmesini engellemek için hayati önem taşıyor.

“Bu gerçeklik daha kötü olamaz, özellikle de Libya’nın yerle bir edilmesi için ne kadar para harcandığını düşündüğümüz zaman. ABD Kongre üyesi Dennis Kucinich’in cevabı şu şekilde: “Bu yeni savaş bize yalnızca ilk haftasında 500 milyon dolara mal olacak. Açık ki bunun için finans kaynaklarımız yok ve önemli iç programlara ayrılan fonları kesmek zorunda kalacağız.” Kucinich’e göre Libya halkına uygulanan zulüm için Kuzey Afrika’da ilk üç haftada harcanan parayla Afrika’da açlıkla mücadele eden on binlerce insan kurtarılabilirdi.”

“…66. BM Genel Konseyi’nin açılış toplantısında Afrika’daki sorun için acil insani yardım çağrısı yapılmamış olması açıkçası pişmanlık verici, bunun yerine Suriye’ye müdahale için zamanın gelmiş olduğundan eminiz.”

“Ayrıca son 50 yıldır imparatorluğun tüm şiddeti ve acımasızlığıyla uygulamaya devam ettiği utanç verici ve bir suç unsuru olan Küba karşıtı ablukanın sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz.”

” 2010 yılından itibaren, 19 BM Genel Konseyi oylaması Küba karşıtı ekonomik ve ticari ablukanın kaldırılmasından yana bulunarak bu yöndeki evrensel talebi dile getirdi. Tüm duyarlı uluslararası deliller kullanıldığına göre kendi kaderlerini belirlemek ve kendi mutlulukları için mücadele etmek yönündeki kararlılıklarını ortaya koyan Küba halkının asaleti ve cesareti karşısında Küba karşıtı bu tür insafsız eylemlerin, imparatorluğun gösterdiği umursamazlıktan kaynaklandığına inanmak dışında bir seçeneğimiz kalmıyor.”

“Venezuela olarak Küba halkına karşı uygulanan ablukanın derhal ve koşulsuzca kaldırılmasını ve aynı zamanda yalnızca ABD hükümetinin koruması altında Küba karşıtı yasadışı eylemleri organize ettiği bilenen terörist grupları önleme amacıyla çalıştıkları için ABD’de mahkûm edilen 5 Kübalı terör karşıtı savaşçının derhal serbest bırakılmasını ABD’den talep etmenin zamanının geldiğini düşünüyoruz.”

“Bizim için çok açıktır ki BM iyileşmiyor ve içeriden iyileşmeyecek. Genel Sekreter, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Başkanları’yla, Libya örneğinde olduğu gibi, savaş kararı alırsa bu organizasyonun şu anki oluşumundan hiçbir şey beklenemez ve reform için daha fazla zamanımız yok.”

“Genel Meclis’in iradesini kasten onaylayamayarak, sırtını ne zaman isterse ülkelerin çoğunluğunun haykırışına dönen Güvenlik Konseyi’nin varlığı dayanılmaz. Eğer Güvenlik Konseyi imtiyazlı üyelerden oluşmuş bir çeşit klüp haline geldiyse Genel Kurul ne yapabilir? Güvenlik Konseyi üyeleri, uluslararası kanunları ihlal ederlerse, Genel Kurulun manevra alanı nerededir?”

“1818’de gelişmeye başlayan yanki emperyalizminden bahseden Bolivar’la açıklarsak, güçlüler hakları ihlal ederken, biz zayıflar kanunlara uyduk. Kuzey kanunları ihlal ederken, yağmalarken ve bizi öldürürken, uluslararası kanunlara saygı gösteren güneyliler, bu biz olamayız.”

“Eğer biz herkes için Birleşmiş Milletleri yeniden kurma yükümlülüğünü üstlenmezsek, organizasyon arta kalan güvenilirliğini yitirecektir. Meşruiyet krizi ta ki BM çökene kadar hızlandırılacak. Aslında bu, onun önceli Milletler Cemiyeti’ne olandır.”

“Çok kutuplu dünyanın barışçıl geleceği bizim sorumluluğumuz. Net söylemek gerekirse dünyadaki insanların çoğunluğunun, bizi yeni bir sömürgecilikten koruması ve evrende dengeye ulaşılması, emperyalizmi ve kibirliliği ortadan kaldıracak.”

“Bu geniş, cömert ve saygılı çağrı istisnasız dünyadaki bütün insanlara çağrıdır, ama özellikle yakın gelecekte, cesaretle üstlenecekleri göreve çağrılan güneydeki yeni gelişen güçlere yapılmıştır.”

“Latin Amerika ve Karayiplerden bölgelerinde demokrasiyi hâkim kılmaya karar vermiş olan güçlü ve dinamik bölgesel ittifaklar ortaya çıkıyor. Bizi bölen her şeye karşı birleştiren ve dayanışma içine sokacak olan siyasi açılımları yapıyorlar. Bu yeni bölgecilik her türlü farklılığa da açık […] Latin Amerika Halkları için Bolivarcı İttifak ALBA ilerici ve anti-emperyalist hükümetler için tarihsel bir deney olarak yoluna devam ediyor. Uluslar arası kamuoyuna hükmeden yapıya boyun eğmeden ve halkları kardeşçe birleştirerek. Ancak bu gelişmeler ülkelerimizin Güney Amerika Uluslar Birliği UNASUR’u güçlendirmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu birliğin amacı Bolivar’ın zamanında “cumhuriyetler ulusu” olarak tanımladığı 12 egemen devleti siyasi bir blok haline getirmektir. Bununla yetinmeyen 33 Latin Amerika ve Karayip ulusu eksiksiz bir katılımla bağımsızlık ve egemenliklerini koruyarak, eşit ve dayanışma içinde uluslar olarak bir araya geliyor. Bolivarcı Venezuela’nın başkenti Karakas önümüzdeki Aralık ayının 2 ve 3’ünde Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğunu (CELAC) kuracak olan Devlet ve Hükümet başkanları toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. ”
Bu derinden mesajlarla Bolivarcı Devlet Başkanı Hugo Chavez’in Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitabı sona eriyor.

AFP Haber Ajansına göre bugün Vaşington’dan bir haber: ABD Başkanı Barack Obama Çarşamba günü başkan olduğu süre boyunca kayda değer siyasi ve sosyal değişimler yaratıldıkça Küba ile aralarındaki siyaseti değiştireceğini açıklamıştır.

Ne kadar iyi bir adam! Ne kadar da zeki! 50 yıllık ablukanın ve anayurdumuza karşı işlenen sayısız suçun bizi dizlerimizin üzerine çöktüremeyeceğini sonunda anlamış. Küba’da çok şey değişir, ancak bunlar bizim çabamızla değişir, ABD istedi diye değil. Belki de imparatorluğun önce çökmesi gerekir.

Kübalı yurtseverlerin inatçı direnişinin simgesi Küba Beşlisidir. Hiçbir zaman vazgeçmeyecekler! Hiçbir zaman teslim olmayacaklar! Çok kereler yinelediğim Marti’nin sözlerinde olduğu gibi:

“Önce özgür ve zengin bir ülke için çalışacağız, sonra güney ve kuzey denizleri birleşecek, sonunda ise kartal yuvasındaki yumurtadan bir yılan çıkacak.”

Belli ki Florida Mahkemelerindeki hâkim Obama’nın denetimli utancına ışık tutmuş oluyor.

Fidel Castro Ruz

28 Eylül 2011

PLT-OS-EK-MS-ÖG-OE-03102011

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: