latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘El Salvador’ Category

Kalkınma ve Sosyal İçerme, Açlığa Karşı Mücadeleye Bağlanmalı-D.Estrada

Posted by lahy 18/12/2010

Daniela Estrada

 

 

SANTIAGO, (IPS) –  Devlet’in açlığın aşılmasında anahtar bir rol oynadığı kavramı yeni değil. Ancak, Latin Amerika’dan gelen son rakamlar daha fazla kamu harcaması ve sosyal programlar tek başlarına etkili çözümler değiller.

Latin Amerika ve Karayipler de geçen yıl, yaklaşık 600,000 kişi açlıktan kurtuldu, ancak, 2009 yılında 53.9 milyonun yetersiz beslendiği ve 52.5 milyonun 2010 sonunda halen açlıkla karşılaştığı bölgede bu rakam okyanusta bir su damlasını temsil ediyor.

Yiyecek ve Tarım Örgütü (FAO)  örgütü temsilcisi ve yardımcı direktörü José Graziano da Silva, ” Programları uygulamayı deneyen ülkeler var, ancak, ya gerekli kurumlara ya da etkili uygulamayı sağlayacak fonlara sahip değiller,” dedi.

İstatistikler, 13 Ekim’de FAO tarafından yayınlanan “Panorama de la Seguridad Alimentaria y Nutricional en América Latina y el Caribe” 2010 (Latin Amerika ve Karayipler’de Yiyecek ve Beslenme Güvenliği) raporundan geliyor.

Rapor, ekonomik büyüme ve sosyal içerme arasında güçlü bir bağ olmalıdır diyor.

Silva, ” En az etkilenen ülkeler, üretici faaliyetleri destekleyen programlarla birlikte fakirler için sosyal korumaya sahip olan ülkelerdir,”  dedi.

Bölgede ki bazı ülkeler yiyecek üretimini desteklemek, yiyecek ve tarım için pazarlar ve ticareti organize etmek ve sosyal koruma ve yiyecek yardımı sağlayan politikaları uygulamaya soktu.

Günümüzde 19 ülke,  Brezilya’da  Bolsa Familia (aile yardımı) Kolombiya’da Familias en Acción (aileler eylemde) ve Meksika’da   Oportunidades (fırsatlar) gibi koşullu gelir transferi programlarını uyguluyor.

Silva’ya göre,  bu programların hepsinden beklenen sonuçlar elde edilmedi, bunun nedeni ya  ilk uygulama aşamasına da olmaları veya diğer sosyal ve üretici programlarla entegre edilmiş olmamalarıdır.

Kırsal hareketin liderlerinden, Şili’li bir STD olan Ulusal Yerli ve Köylü Kadın Derneği(ANAMURI) ve Latin America Kırsal Örgütler Koordinasyon Komitesi(CLOC) üyesi  Florencia Aróstica, IPS’e: ” Güçlü bir devletten daha ziyade daha fazla egemenliğe sahip  bir devlete ihtiyaç var”’ dedi.

Kuzey Şili’de ki küçük çifliğinde sebze üreten Aróstica, ” Günümüzde ki neo-liberal model sanayiyi esas alıyor ve dünya da açlığı  önlemek konusunda hiç bir faydası yok. Küçük çaplı tarımı desteklemek için hiç bir politika yok, sadece bazı yetersiz programlar var” dedi.

FAO, Eylül ayında yayınlanan 2010’da Dünya’da Gıda Güvenliği başlıklı raporunda, 2009’dan beri  98 milyon kişinin açlıktan kurtulduğunu açıkladı. Ancak, bugün dünya da  925 milyon yetersiz beslenen kişi vardır.

Aróstica, yoğun tek ürünlü tarıma verilen desteği, toprakların az sayıda korporasyonun elinde toplanmasını ve su kaynakları üzerindeki tekeli  eleştiriyor.

Ayrıca, “Küçük çiftciler topraklarından atıldıkça iş arayan topraksız kırsal işçilerin sayısı artıyor.  Özellikle kadınlar için işsizlik yoğun ve çalışma koşulları kötü.” dedi.

Uluslararası köylü hareketi Via Campesina‘ya bağlı olan CLOC, 5.inci kongresini 8-16 Ekim’de Quito’da gerçekleştiriyor:  Kullandıkları slogan ”Kapital ve İmparatorluk tarafından Mülksüzleştirmeye karşı: Toprak ve Halkın Egemenliği İçin.”

Açlığın  düşüş oranı en düşük seviyede olmakla birlikte 2006-2009 dönemi ile karşılaştırıldığında önemli bir gelişmeye tekabül ediyor; bu dönemde, global ekonomik kriz ve yükselen gıda fiyatları nedeniyle Latin Amerika ve Karayiplerde 6 milyon kişi açlar ordusuna katıldı ve bölge, 1990’lı yıllarada hakim olan olan duruma geri döndü.

Bölgede ekonomik kalkınma devam etmekle birlikte uluslararası pazarlarda ki hareketlenmeler gelecek yıllarda büyüme hızının gerilemesi ve işsizliğin artmasının mümkün olduğuna işaret ediyor.

Silva, ” Latin Amerika’da büyük çoğunluğun geliri yoksulluk sınırı etrafındadır: bir işe sahip oldukları sürece bu hattın üstündedirler, ancak aile de bir kişi işini kayıp ederse, bu sınırın altına düşüyorlar. Oldukça istikrarsız bir durum” dedi.

FAO, siyasetler grubu koordinatörü Fernando Soto,  Santiago’da ki bölge ofisinde, ” kriz ile başarılı bir şekilde başa çıkan ülkeler dönemsel iniş çıkışlara müdahale edebilecek kamu kuruluşlarına sahip olan ülkeler” oldu, dedi.

Bu ülkelerde, devlet ekonominin staratejik bölgelerinde güçlü bir rol oynuyor ve iç pazar için gıda üretimini artırarak, çiftçilere kredi sağlayarak ve kamusal gıda alımları,depolama ve dağıtım yoluyla ve sosyal koruma programlarıyla bir değişikliğe yol açıyor.

Soto, ”En başarılı olan ülkeler giderek artan bir şekilde ekonomik büyüme ile sosyal içermeyi almayı birbirine bağlıyanlardır. Bunlar iki ayrı konudur,” dedi.

” Bir yandan ekonomik büyüme sağlarken diğer yandan bu büyümeden dışlanan insanlar için sosyal programlar yaratamayız. Bunun bir bir sınırı vardır. Buna kamu borçu deniyor” dedi.

Guatemala, El Salvador, Honduras ve Nikaragua gibi gıda güvenliği konusunda oldukça hassas bir dengeye sahip olan ülkeler  2009 yılında kamusal borçlarını o kadar yükseltiler ki, şimdi IMF ile alınacak teddbirleri tartışıyor ve sosyal harcamaları 2011 yılında azaltmayı planlıyorlar.

FAO’nun önerileri gıda sağlanmasında aileye  dayanan tarıma daha fazla yer verilmesi ve tarım ve iş pazarlarının denetlenmesi ve regüle edilmesidir, bölgesel bir rapora göre, bu konular kırsal yoksulluğu etkileyen ana faktörlerdir.

Geçen yıl Brezilya’da başarılı projeleri ziyareti sırasında Tarımsal Kalkınma İçin Fon (IFAD), temsilcisi Kanayo Nwanze, IPS’e, aile tarımına yapılan yatırımlar diğer yatırımlarla karşılaştırıldığında yoksulluğu azaltmak konusunda iki ila dört kat daha etkilidir, demişti.

Şili başkentinde bulunan Latin Amerikan Kırsal Gelişme Merkezi (RIMISP) araştırmacılarından Alexander Schejtman, IPS’e, ancak, “yoksulluğun yükseltiği dönemlerde, en büyük yoksullaşma oranı köylü aileleri arasında görüldü,”dedi.

Ekonomist,  kırsal bir çerceve içinde, bir çok ülkede, aile tarım sektörü yoksulluğa en büyük kayışı ve oradan en düşük oranlı çıkışı temsil etme eğilimindedir, dedi.(Ekim-2010, IPS)

Çeviri:Erol Yeşilyurt

Posted in Bolivya, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Kolombiya, Makaleler, Meksika, Nikaragua, Paraguay, Peru | Etiketler: , | Leave a Comment »

El Salvador’da Mücadele Sürüyor – James Dryburgh

Posted by lahy 27/10/2010

El Salvador öyle bir ülke ki, buradaki market fiyatlarını gelişmiş ülkelerdeki market fiyatlarıyla kıyaslayabilirsiniz, oysa bir seker kamışı kesicisi günlük sadece 5 dolar kazanıyor.

Bu küçük, ağırlıklı olarak tarıma dayalı fakat yoğun nüfuslu ülkenin tarihi, şiddetli kolonyal bir zulüme ve yerli halka yönelik soykırım denemelerine tanıklık etti. Son olarak 1980-82 iç savaşı yaşandı.

“La Lucha” El Salvador’da sıklıkla duyduğunuz bir sözcük. “Mücadele” anlamına geliyor.

İç savaş 80.000 insanın ölmüyle sonuçlandı. Ölüm mangalarının cinayetleriyle genelleşen yaygın bir terör ve altüst oluş süreci yaşandı. Birleşmiş Milletler’in rakamlarına göre, 1982′de işgücünün üçte biri ülkeyi terk etmişti.

Savaşın sonuna kadar bir milyon mülteci ve yerinden edilmiş insan ortaya çıktı.

FMNL’deki -Farabundo Marti Ulusal Özgürlük Cephesi- isyancı sol güçlerin sergilediği cesur tutum, önceki yıl FMNL-destekli hükümetin seçilmesine yol açan halk hareketinin güç ve direşkenliğini yaratmakta şüphesiz ki etkili oldu.

Erkekler, kadınlar ve gençler, askeri diktatörlüğe ve ABD’nin eğitimle, silahla ve milyonlarca dolarla desteklediği kötü şöhretli Milli Muhafız Teşkilatı’na karşı on yılı aşkın süre mücadele etti.

ABD bu desteğini komünizme karşı verilen Soğuk Savaş mücadelesinin bir ögesi olarak dillendirdi. Fakat gerçekte zalim ve kendine hizmet eden bir oligarşiyle, ucuz emek ve tekelci denetim talep eden -çoğu yabancı- şirket sahiplerine destek veriyordu.

Savaş 1992′de Chapultepec Barış Anlaşması’nın imzalanması ve BM tarafından bir hakikat komisyonunun kurulmasıyla sonuçlandı. Fakat anlaşma iç savaşın ana nedenini, yani aşırı eştisizlik sorununu çözemedi.

Yine de bu anlaşma daha demokratik bir seçim sistemi ve politik temsil imkânları yarattı.

Bununla birlikte insanlar açken rüşvet vermek kolaydır. Savaştan bu yana aşırı sağcı parti Milliyetçi Cumhuriyetçi İttifak’ın (Arena) oy satın aldığı köylüler tarafından yaygın biçimde bildirilmekte. Bir oy’un cari ücreti iki poundluk fasulyeydi.

1993′de, hakikat komisyonu raporunun yayınlanmasından beş gün sonra Arena hükümeti, çatışma dönemi boyunca işlenen tüm şiddet eylemlerinin üstünü örten bir genel af yasası çıkarttı.

Köylülerin katliam fermanlarını imzalayan ya da bu katliamları bizzat yürüten veya 12 yaşındaki çoçukları hükümet askeri olmaya zorlayanlar hâlâ iktidar mevkiilerindeler.

FMLN gerilla cephesi kendini bir politik partiye dönüştürdü. Saldırgan iktidar yapılarına rağmen, bu demokratik sosyalist parti, etkisi ve tabanı itibarıyla adım adım gelişti.

Ocak 2009′da FMLN Ulusal Meclis’te en çok sandalye kazanan partiydi. Mart 2009 başkanlık seçiminde FMLN destekli aday Mauricio Funes, yapılan türlü fesata ve seçim hilesine rağmen yine de seçimi kazandı.

Görgü tanığı bildirimlerinde, binlerce Guetemalı ve Honduraslı’nın sahte kimlik kartlarıyla oy vermek için sınırı otobüsle geçtiği belirtiliyordu.

El Salvador’da sağ kanat ilk defa iktidarı kaybetti.

FMLN üyeleri, ülkelerinin ilk defa meşru ve sadece küçük bir elit için değil, bütün bir halk adına yöneten bir hükümete sahip olduğunu belirtiyor.

Funes hükümeti, rüşvetçi ve işlevini yitirmiş kurumlarıyla zayıf ve ve mahvolmuş bir ülke devraldı.

Savaş sonrası süreçte Arena hükümeti yıkık bir ülkeyi “yeniden inşa” etmeye yönelik bir neo-liberal şablonu benimsemişti: gümrük tarifelerinin düşürülmesi, kamu endüstrilerinde özelleştirmeler ve ihraç malı üreten bölgelerin yaratılması.

Gümrük tarifelerinin düşürülmesi, yerel kültürü ve küçük ölçekli ticareti yıkıma sürükleyecek biçimde, başta ABD’den olmak üzere ithalatta ciddi patlamaya yol açtı.

İhraç malı üreten bölgeler, çalışanların az maaş aldığı ve kötü çalışma koşullarının hüküm sürdüğü sömürü yoğun işyerlerinin çoğalmasına neden oldu.

Parlementode en büyük grup olduğu halde, FMLN çoğunluğa sahip değil, bu ise hızlı ve radikal bir değişimi güçleştirmekte.

Hükümet sağlık hizmetleri alanında bazı kazanımlar üretti. Kamu sağlık kliniklerinde uzun süredir devam etmekte olan ve yoksul bölgelerde muayene ücretlerini önemli ölçüde arttıran “gönüllü” vizite ücreti kaldırıldı.

Diğer bir öncelik tarımsal üretimin canlandırılmasıydı. Ayrıca yeni hükümet, polis ve adli sistem içindeki rüşvetçiliği temizlemek gibi esaslı bir işe de ön ayak oldu.

Barış anlaşmasında olduğu gibi, yeni hükümet El Salvador’un kökleşmiş sorunlarını hızla çözüme kavuşturmakta yetersiz kalıyor. Fakat o köklü değişim doğrultusunda atılan bir ilk adım olabilir.

Geçenlerde Jacinto adında, iç savaş döneminde tutuklanmış ve işkence görmüş yaşlı bir adamla görüştüm. Uzun süre savaştan ve ülkesindeki politik gerçeklikten konuştuk.

En sonunda normalde yattığı hamağı gösterdi ve hayıflanmalı bir ses tonuyla şöyle dedi: “mücadele politikacılar değil, halk içindir.”

greenleft.org‘daki İngilizce‘sinden çevrilmiştir. çev. Kutlu Tunca,( solkure.wordpress.com)

Posted in El Salvador, Genel Haberler, Makaleler | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Coca Cola’nın Meksika, Guatemala ve El Salvador’da ki suçları

Posted by lahy 16/10/2010

Meksika

Dünya da  kişi başına en fazla Coca Cola tüketen ülke olan Meksika’da Coca Cola aşırı kazanç sağlarken  milyonlarca çocuk, genç ve yetişkin şişmanlık dolayısyla şeker hastalığı gibi sağlık problemlerine sahiptir. Tarım İşçisi Aileler için Merkez (  Center for Farmworker Families) yöneticisi yazar Dr. Ann Lopez:

Meksika’nın  merkezi batısında yaşayan halk saldırgan Cola için kolay bir av teşkil ediyor. Kırsal kasabalardan birinde durup etrafınıza baktığınızda bir Coca Cola ilanı görmemeniz mümkün değildir. Coca Cola’nın, araştırma yaptığım bu bölge de yaptıklarını gözlerimle gördüm: bağımlılık yaratan ürünlerini bu ürünleri alacak mali güçleri olamayan ve her on kişiden birinin teşhiş edilmemiş şeker hastalığına sahip olduğu köylü nüfusuna pazarlıyorlar.” dedi.

Coca-Cola, Meksika’da meşrubat pazarını elinde tutmak için yasaları çiğnemekten de çekinmiyor. Halen Meksika da görülmekte olan  Angel Alvarado Agüero davasında, Coca Cola’nın  meşrubat pazarını tekeline almak için yaptığı yasadışı operasyonlara katılmayı red ettiği için kovulan bir bir pazarlama müdürünün iddiaları inceleniyor. Dava ayrıca,  Coca-Cola şirketinin gerek işçilere kazançtan pay verme gerekse de vergi ödeme de milyonlarca dolar ödemekten kaçındığını ortaya koydu.

“..Meksika’da 12 milyondan fazla kişi içme suyuna sahip değildir” diyen araştırmacı gazeteci Beverly Bell,  eski bir Coca Cola yöneticisi olan Meksika devlet Başkanı (2000-2006) döneminde Dünya Bankası’nın yardımıyla su kaynaklarının ve geniş toprakların özelleştirildiğini ve böylece Coca Cola gibi şirketlerin bir ödeme yapmaksızın toprak ve su gibi doğal kaynaklara sahip çıktığını belirtiyor.

Bell, 2006’da yazdığı bir yazıda, ” Fox’un Başkan olduğu 2000 yılından sonra şirket Meksika hükümeti ile su kaynakları ile ilgili 27 imtiyaz sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşmelerin 19’u,  Coca Cola’ya doğal su havzaları ve bazıları yerli halka ait olan 15 nehrin suyunu kullanma imtiyazı verdi. 8 imtiyaz sözleşmesi ise Coca Cola’nın üretim artıklarını nehirlere boşaltması ile ilgilidir” dedi.

Daha fazla bilgi için Coca-Cola’s crimes in Mexico. (İngilizce)

Guatemala

25 Şubat 2010’da   Coca Cola’ya karşı insan haklarını ihlal ettiği için New York Yüksek Mahkemesinde açılan dava federal bir mahkemeye transfer edildi :” Bu dava  Guatemala’da, Coca Cola şişeleme ve üretme firmaları tarafından sendikacılar ve onların ailelerine karşı sürdürülen tecavüz, cinayet ve cinayete teşebbüslerini de içeren bir şiddet kampanyası hakkındadır.”

1970 ve 1980’li yıllarda  Guatemala Şehrinde yaşananları hatırlamakta fayda vardır: Latin America Bureau (UK)  tarafından 1987’de yayınlanan  ” İçimi Kolay İçecek, Zor Çalışma” başlıklı raporda, ” 9 yıl boyunca Guatemale şehrinde ki Coca Cola şişeleme tesislerinde çalışan 450 işçi işleri, sendikaları ve yaşamları için savaştılar. Üç kere fabrikayı işgal ettiler – son işgal 13 ay sürdü. Sendikalarının üç Genel sektereteri ve beş işçi öldürüldü. 4 işçi de kaçırıldı ancak daha sonra sonradan serbest bırakıldılar. “

Şubat ayında açılan ve halen sürmekte olan dava da Coca Cola iki sendikacı ve ailelerine karşı şiddet kampanyası sürdürmekle suçlanıyor. Coca Cola ve Coca Cola’nın iki şişeleme fabrikası ve toz kahve fabrikasını sahibi olan INCASA firması, 2006 yılı başlarında ABD’ye kaçmak zorunda kalan sendikacı Jose Armando Palacios ve oğlu ve yeğeni öldürülen, kızı ise tecavüze uğrayan  sendikacı Jose Alberto Vicente Chavez adına Uluslararası Haklar Örgütü adlı STD tarafından dava edildi.

Foto: Öldürülen Sendika liderlerinin resimleri

El Salvador

İşçilerin uğradığı saldırı ve sömürüye ilave olarak  Coca Cola El Salvador’da çocuk işçilerin tehlikeli bir şekilde şeker kamışı tarlalarında çalıştırlmasından da faydalandı. İlk olarak Human Rights Watch 2004 yılında gündeme getirilen bu konu, 2007 yılında Britanya’da yayınlanan bir TV belgeselinde ve 2009 yılında ABD’de yayınlanan Mark Thomas‘ın kitabı “Belching Out the Devil: Global Adventures with Coca-Cola,”  kitabında detayları ile anlatıldı.

Uluslararası çalışma Örgütü ( International Labor Organization) temsilcileri Coca Cola’nın Kolombiya fabrikasına yaptıkları bir ziyarette, fabrika yetkililerine şeker gibi ham madde sağlayan firmaların çocuk emeğinden faydalanmasına karşı bir kontrol mekanizması olup olmadığını sorduğunda şirket yetkilileri ham madde sağlayan firmaların çocuk çalıştırmasına karşı olduklarını ancak ”Coca Cola’nın halen bu alanda bir kontrole sahip olmadığını” belirttiler.

Daha fazla bilgi için: Coca Cola’s crimes in El Salvador

Bir Bardak Kola’nın Zararları

Coca Cola’nın Vitaminli Suyu Sağlığa Zararlıdır! 15 Agustos 2010

Kola Öldürür

Katil Coca Cola’nın Kurbanları


Posted in Coca Cola Boykotu, El Salvador, Guatemala, Meksika | Etiketler: , , , , , | 1 Comment »

FMLN ‘El Salvador’da darbeye izin vermeyecek’

Posted by lahy 10/10/2010

San Salvador, (Prensa Latina) Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLMN) El Salvador’da gerçekleşecek her tür darbe girişiminin karşısında olacaklarını ve onu alt edeceklerini açıkladı.

FMNL genel koordinatörü Medardo Gonzalez Cuma gecesi yaptığı açıklamada ülkedeki demokratik meşru rejime zarar vermeyi deneyecek karanlık güçleri görmezden gelmeyeceğini söyledi.

1980-1992 yılları arasında hüküm süren silahlı mücadele döneminde Milton Mendez olarak bilinen Gonzalez, El Salvador’da gerilların safında mücadele etmiş olan yabancı ülke vatandaşlarının şerefine düzenlenen bir töreni yönetti.

Gonzales, Amerika Devletleri Örgütü (OAS) genel sekreteri Jose Miguel Insulza‘nın bölgede yeni darbe girişimlerinin olma olasılığına karşı yaptığı uyarıyı hatırlattı.

“Burada, El Salvador’da tetikteyiz ve herhangi bir darbenin gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Gonzales FMLN’nin geçen yıl kazandığı seçimlerin ardından 262 belediye ile önemli bir varlık gösterdiğini söyledi.

Kısa bir süre önce Milliyetçi Cumhuriyetçi Cephe (Arena), Honduras‘ta 28 Haziran 2009’da darbe ile iktira gelmiş olan diktatör Roberto Micheletti‘yi El Salvador’a davet etmişti.

Gonzales bu olayı hatirlatarak, şöyle dedi: “Ona (Micheletti’ye) dedik ki, ülkemize hoşgelmedin. Hemen ülkene dön, biz ülkemize darbe liderlerini kabul etmiyoruz.”

Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleşen tören FMLN’in 30. yıldönümü kutlamalarının bir parçasıydı ve yıldönümü kutlamaları Cumartesi günü başkentte gerçekleşecek olan geniş katılımlı bir yürüyüşü de içermekte.

Posted in El Salvador, Genel Haberler | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

El Salvador: Öğrencilerle Çatışan İki Polis Öldürüldü

Posted by lahy 07/07/2006

Police officer from elite reaction force in San SalvadorPolisin öğrencilere saldırması sonucu olaylar başladı.

5 Temmuz Çarşamba günü, El Salvador’un başkenti San Salvador’da otobüs fiyatlarındaki artışı protesto eden öğrencilerle çatışan iki polis memuru öldü, en az 10 polis memuru da yaralandı.

Polisin göstericilere gaz bombaları kullanarak saldırması üzerine çıkan çatışmalarda polis devriye araçları tahrip edilirken 20 göstericide tutuklandı.

Polis öğrencileirn bir kayıp verip vermediği konusunda bir açıklama yapmadı ancak El salvador Üniversitesi Herbert Rivas isimli öğrencinin göğsünden vurulduğunu bildirdi.

Üniversite görevlilerinden Eduardo Espinoza polis memurlarını helikopterlerden üniversite’ye ateş açmakla suçladı. Polis bu suçlamayı yalanladı.

Üniversite’de toplanan gençler elektrik ve otobüs fiyatlarına yapılan zamları protesto ediyorlardı.

Devlet başkanı Tony Saca iki polis memurunun öldürülmesini kınayarak muhalefette ki FMLN (Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi Partisi)’ini suçladı.

FMLN

FMLN 1992’de yasal bir parti haline gelmeden önce oniki yıl süren iç savaşta yer alan ana aktörlerden biri idi.

Farabundo Martí Ulusal Kurtuluş cephesi Front ( İspanyolca: Frente Farabundo Martí para la Liberación Nacional, FMLN) devrimci ve sosyalist bir politik partidir. FMLN, 1980’de beş marksist grubun, askeri diktatörlüğe karşı silahlı mücadele yürütme kararı alarak bir araya gelmesi sonucu kuruldu.

1980’den 1992’ye kadar FMLN, Salvador hükümetine karşı silahlı mücadele yürüttü. 1992’de imzalanan barış anlaşmasının ardından FMLN yasal bir parti haline geldi.

Kaynak: BBC ve diğer haber ajansları

 

Posted in El Salvador, Sosyal Hareketler | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: