latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘İnsan Hakları’ Category

Guatemala’da polis arşivleri açılıyor

Posted by lahy 06/12/2011

Aygül Yıldız -ANF

1960-96 yılları arasında ABD destekli hükümetlerce muhaliflere karşı kirli bir savaşın yürütüldüğü Guatemala’da polis teşkilatının tüm arşivleri internette erişime açılıyor. Dokümanların onbinlerce işkence, kayıp ve yargısız infaz olayına ışık tutması bekleniyor.

Teksas Üniversitesi ile yapılan işbirliği sonucunda 2005 yılında tesadüfen bulunan 80 milyon sayfalık dokümanlar Guatemala Ulusal Polis Teşkilatı Tarihi Arşivi (AHPN) hiçbir kısıtlama olmadan internet kullanıcılarına açılacak.

Dokümanlar izlenen kişileri, raporları, gözaltı tutanaklarını ve muhalif liderlerin faaliyetlerini içeriyor. Belgeler arasında 250 bin kişinin hayatını kaybettiği 36 yıllık savaş boyunca ülkede fişlenen 900 bin kişinin özel dosyaları da bulunuyor.

2005 yılının Temmuz ayında Guatemala İnsan Hakları Kurumu terk edilmiş bir cephane deposunda polis teşkilatının arşivini bulmuştu. Arşivdeki en eski döküman 1882 en yeni döküman ise 1997 tarihini taşıyor.

Ülkede 1960-96 yılları arasında en az 45 bin kişi gözaltında katledildi ve bunlardan çok azının cesetleri bulunabildi. Ülkedeki Tarihi Hakikatleri Araştırma Komisyonu hazırladığı raporda öldürülen kişilerin büyük bir çoğunluğunun askeri üslerin yakınlarında gömüldüğünü yazdı.

2006 yılında dijital ortama aktarılmaya başlanan arşivin düzenlenmesi konusunda akademisyenlerle birlikte çalışan Guatemalalı yetkililer özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecek tüm belgeleri yayınlama kararı aldı.

İlk etapta yayınlanacak 13 milyon belge arasında tutuklama kararları, sorgu tutanakları, tutukluların ve ölülerin fotoğrafları, parmak izi dosyaları, telsiz görüşmelerinin tutanakları bulunuyor.

Geçtiğimiz sene arşivdeki belgeler kullanılarak 1984 yılında kaybedilen sendikacı Fernando Garcia’nın katilleri tespit edildi ve emekli bir polis 40 sene hapis cezasına çarptırıldı.

Arşiv ayrıca 300 sivilin ölümünden sorumlu tutulan emekli general Hector Lopez’in yargılaması sırasında delillerin sağlanmasında önemli bir rol oynadı.

Arşivin tamamen yayınlanmasının ardından tanıkların ve mağdurların da yardımlarıyla birçok kayıp olayının aydınlatılabileceği düşünülüyor.

Arşiv bulunduğu günden bu yana eski katliamların araştırıldığı soruşturmaların tümünde baş kaynak olarak kullanılıyor.

Arşiv 2012 yılbaşından itibaren internette tüm kullanıcılar tarafından incelenebilecek.

Reklamlar

Posted in Guatemala, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Brezilya: Gerçekleri Araştırma Komisyonu yasası onaylandı

Posted by lahy 20/11/2011

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff şeffaflığın sağlanması amaçıyla iki yasayı yürürlüğe soktu. Yasalardan ilki, 1946 ve 1988 yılları, özellikle de askeri diktatörlük döneminde(1964-1985) işlenen insan hakları ihlallerini inceleyecek olan Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nun  kurulması ile ilgili. Yasanın açıklandığı basın toplantısında askeri diktatörlük döneminde üç yıl hapiste yatan Başkan Rousseff’in eski hapishane arkadaşları Rita Sipahi ve María Aparecida Costa da hazır bulundu.

İkinci yasa ile yurttaşlara devletin yasama,yargı ve yürütme alanlarında bilgi alma hakkı veriliyor, gizlilik alanı sınırlandırılıyor. Bu yasa ile devlet kurumları yurttaşlara bilgi sağlamak ile yükümlü ve belgeleri internette yayınlacaklar. Mali kayıtlar ve yöneticilerin maaşlarıda açıklanacak bilgiler kapsamındadır; bu yasa çıkana kadar, Petrobras ve Banco de Brasil gibi dev kuruluşların yöneticilerinin aldığı maaşların miktarı gizli tutuluyordu. Bazı gözlemciler geçtiğimiz aylarda rüşvet skandalları ile sarsılan Rousseff hükümetinin bu yasayı çıkararak itibarını korumayı hedeflediğini ileri sürdü.

Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nun 6 üyesi Başkan Rousseff tarafından seçilecek; üyeliğin koşullarından biri politik partilerde yönetici ya da kamu kesiminde herhangi bir şekilde yetkili bir göreve sahip olmamaktır.

Komisyon diktatörlüğün sonunda darbeci ve işkencecilere sağlanan af yasasını gözden geçirme yetkisine sahip değil. Bu nedenle Komisyon’un iki yıl sürecek çalışmaları sonrasında geçmiş dönem yetkililerinin yargılanması söz konusu olmayacaktır. Kendisinden herhangi bir belgenin saklanmayacaği ve şahit dinleme yetkisine sahip Komisyon’nun halen aydınlanmayan kayıp vakaları konusunda gerçekleri ortaya çıkarması umut ediliyor.

Askeri diktatörlük döneminde 400’den fazla sol eylemci öldürüldü ya da kayıp edildi.

Rousseff, “ bugünden itibaren, insan haklarına karşı hiç bir eylem ya da belge gizli kalmayacaktır ve bunun anlamı, Brezilya’da insan haklarına karşı sayıdaki eksikliğe artık tahammül etmeyeceğimizdir,” dedi.

Brezilya da ki insan hakları örgütleri ve kayıp yakınları ise çıkarılan yasaları yetersiz bularak eleştirdi. İşkenceye karşı”Tortura Nunca Mais” örgütünden Victoria Grabois, Arjantin ve Uruguay da af yasalarının gözden geçirilerek sorumluların yargılandığını vurgulayarak, kurulacak komisyonun çalışmalarının insan hakları ihlallerini aydınlatacağına inanmadıklarını söyledi.

Geçtiğimiz yıl Latin Amerika İnsan Hakları Mahkemesi 1979’da çıkarılan affın yasal bir dayanağı olmadığı şeklinde bir karar alarak Brezilya’yı eleştirmişti.

Posted in Brezilya, İnsan Hakları | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Başkan Rousseff sakat Brezilyalılara 4 milyar dolarlık yardım programı başlatıyor

Posted by lahy 18/11/2011

BRASILIA – Başkan Dilma Rousseff  Perşembe günü,  sayıları 46 milyonu bulan Brezilyalı sakatların sosyal durumlarının iyileştirilmesi amacıyla 4.3 milyar dolarlık sosyal bir programın yürürlüğe konacağını açıkladı.Fiziksel sakatlıklara sahip Brezilyalıların genel nüfus içindeki oranı yüzde 23.9; hükümetin düzenlediği istatistiklere göre 12.7 milyon kişi çalışmalarını engelleyen ciddi bir sakatlığa sahiptir.

Rousseff, düzenlenen basın toplantısında  “Bugün Başkan olmaya değer bir gün…Brezilya bugünden itibaren en modern sosyal yardım programlarından birine sahip,” dedi. Rousseff programı hükümetin sosyal eşitsizlikleri gidermek için attığı adımlardan biri olarak gösterdi.

Rousseff Meksika’nın Guadalajara şehrinde düzenlenen Para Olimpik yarışmalara katılarak çok sayıda madalya kazanan Brezilyalı atletleri kutladı.

Rousseff’in duyurusunu yaptığı plan özellikle eğitim, sağlık ve ulaşımı kolaylaştıracak alt yapı yatırımları yapılmasını içeriyor.

Sağlık alanında yapılacak yatırımlar çoçuklarda başgösteren sağlık sorunları ve sakatlıkların hamilelik sırası ve doğum sonrasında teşhis edilerek tedavi edilmesini sağlayacak.

Eğitim alanında Hükümet belediyelere fonlar tahsis ederek sakatlara göre  uyarlanmış otobüsler alınmasını sağlayacak; 2014 yılına kadar tamamlanacak olimpiyat yatırımları kapsamında büyük şehirlerdeki kamu okulları kendi otobüslerine sahip olacak.Ayrıca okullar yenilenirken sakatların ihtiyaçlarına cevap veren mesleki kurslar düzenlenecektir.

 (EFE)

Posted in Brezilya, Genel Haberler, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Rio’nun en büyük ‘favela’sına askeri operasyon

Posted by lahy 13/11/2011

Brezilya´nin en büyük kenti Rio De Janeiro’nun, uyuşturucu çetelerinin barındığı Rocinha mahallesi(favela) polis ve asker tarafından işgal edildi.

Basın mensupları, Brezilya silahlı kuvvetlerinin deniz piyadelerinin zırhlı araçları ve helikopterleri desteğindeki özel harekat polislerinin, kentin zengin semtlerinin ortasında yer alan bu 120 bin nüfuslu gecekondu semtine bu sabaha karşı TSİ 08.00’de girdiklerini bildirdiler.

ÇATIŞMA YAŞANMADI

200 otomatik tüfekli deniz piyadesi ve yüzlerce polisin katıldığı operasyonda şimdilik herhangi bir çatışma meydana gelmedi. Güvenlik güçlerinin komşu semt Vidigal’e de girdikleri bildirildi. Brezilya’da en çok şiddet olayının meydana geldiği Rio eyaletinin yetkilileri, 2014’te Dünya Futbol Şampiyonası ve 2016’da Olimpiyat Oyunları’nın yapılacağı Rio de Janeiro kentinin uyuşturucu kaçakçılarının barındığı semtlerine 2008’den beri operasyonlar düzenliyor.

Bu mahallelerin çetelerden arındırıldıktan sonra kentsel dönüşüme tabi tutularak, mahallelilerin buralardan sürüleceği uzun süredir konuşuluyor. Devlet, 2014 Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyatları öncesi bu operasyonları başarıyla bitirmeyi hedefliyor. (DIŞ HABERLER)

Posted in Brezilya, İnsan Hakları | 1 Comment »

Arjantinliler Mariano için ‘Adalet nöbetinde’

Posted by lahy 30/10/2011

Buenos Aires – Demiryolu emekçilerine dayatılan sözleşmeli işçilik statüsünü protesto eyleminde dikkatleri üzerine çeken ve son olarak tartıştığı birkaç sivil tarafından kaçırılarak öldürülen 23 yaşındaki Mariano Ferreyra için ‘Adalet nöbeti’ tutuldu.

20 Ekim 2010’da, Emekçi Partisi’nin (Partido Obrero) düzenlediği, tren hattı emekçilerine dayatılan sözleşmeli işçilik statüsünü protesto eyleminin öncülerinden olan 23 yaşındaki Mariano Ferreyra, tartıştığı sivil giyimli birkaç kişi kaçırılarak, öldürülmüştü.

Arjantin polisi olayın faillerinin belli olmadığını iddia etse de, Emekçi Partisi ve tüm duyarlı Arjantin kamuoyu bu olayın failinin sendika çetesinin olduğunu belirterek, bu olayın takipçisi olacaklarını ilan etmişlerdi. Böylelikle oluşan kamuoyu baskısı nedeniyle harekete gecen savcılık, olayın faili olduğu şüphesiyle Demiryolu Sendikası Genel Sekreteri Jose Pedraza’yi ve 8 adamını sorgularının ardından tutuklayarak cezaevine yollamıştı.

Arjantin Ağır Ceza Mahkemesi dün açıkladığı kararında davanın ilk duruşmasının şubat ayında başlayacağını duyurdu. Öte yandan, Mariano’nun katledilişinin birinci yıldönümünde Emekçi Partililer ve tüm sevenleri, “Adalet için nöbetteyiz’ sloganıyla önceki gece sabaha kadar La Boca Meydanı’nda nöbet tuttular. Dün ise Ulusal Meclis önünde plaza Congreso’da binlerce Arjantinli bir araya gelerek, faillerin bir an önce yargılanmalarını ve cezalandırılmalarını istedi.

Buenos Aires’in varoşlarında dünyaya gözlerini açan Mariano Ferreyra, içine kapanık bir genç olmasına rağmen, devrimci hayatına henüz 13 yaşındayken başlamış. Mücadele içinde tanıştığı ve ‘politik anne’ diye hitap ettiği Norma Giménez, bu gün Mariano’nun arkasından gözyaşı dökerken, “Sadece militan bir yoldaşımı kaybettiğim için değil, aynı zamanda hayata sözü olan 23 yaşında bir genci yitirdiğim için ağlıyorum diyor.

O gün yaşananları anlatan arkadaşları ise, Mariano’nun eylemde en ön saflarda yer alarak, zaman zaman polisle girdiği tartışmalarla bütün dikkatleri üzerine çektiğini söylüyorlar. ANF NEWS AGENCY

Resimlerle sendika ağalarının kurbanı Mariano Ferreyra için protestolar

Arjantin: Ferreyra davasında 3.üncü tutuklama

Arjantin: Ferreyra’nın katilleri mahkemede

Arjantin: Hasta la victoria, siempre, Compañero Mariano!

Arjantin: Partido Obrero üyesi sendika bürokrasi tarafından öldürüldü;

Posted in Arjantin, Genel Haberler, İnsan Hakları | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Arjantinli cuntacılara müebbet hapis

Posted by lahy 28/10/2011

Arjantin’de, diktatörlük döneminde insanlığa karşı işledikleri suçlar nedeniyle 12 eski deniz subayı ömür boyu hapse mahkum edildi.

Buenos Aires mahkemesinin ömür boyu hapis cezası verdiği sanıklar arasında, “sarışın ölüm meleği” olarak tanınan eski deniz subayı Alfredo Astiz de bulunuyor.

Mahkeme dört eski subaya da 18 ile 25 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi.

Karar kurban yakınları tarafından sevinçle karşılandı.

“En azından biz onları adil bir şekilde yargıladık. Onları kendi ellerimizle yargılamamız çok farklı bir duygu. Neredeyse 30 bin kişiyi ortadan kaybettiler.”

Eski subaylar, 1976 ile 1983 arasındaki diktatörlük döneminde cunta karşıtlarının kaçırılması, eski deniz harp okulu ESMA’da işkence görmesi ve öldürülmesiyle ilgili olarak yargılanıyordu.

Bugün müze ve anıt olarak hizmet veren ESMA’da yaklaşık 5000 kişi yasa dışı olarak tutulmuş ve işkence görmüştü. Burada alıkonan cunta karşıtlarının bir bölümü “ölüm uçuşları” çerçevesinde deniz kuvvetlerine ait uçaklardan canlı canlı Rio de la Plata bölgesine atılmıştı.

Resmi rakamlara göre, Arjantin’de “Kirli Savaş” olarak bilinen 1976-1983 döneminde 9 bin kişi kaçırıldı, işkence gördü ve öldürüldü. Gerçek rakamınise 30 bine yakın olduğu tahmin ediliyor (euronews)

Posted in Arjantin, Genel Haberler, İnsan Hakları | Etiketler: | Leave a Comment »

Brezilya: Polis favela işgallerine devam ediyor

Posted by lahy 10/02/2011

RIO DE JANEIRO – Rio de Janeiro polisi, ordu ve güvenlik güçlerinin desteğinde giriştiği bİr operasyonla 9 gecekondu bölgesi veya “favelayı ” işgal etti. Operasyon sırasında herhangi bir çatışma yaşanmadı.

Operasyona 526 polis, 105 deniz komandosu, askeri bir helikopter ve 21 zırhlı araç katıldı.

Rio’nun merkezinde bulunan 9 favela pazar sabahının erken saatleirnde işgal edildi; bölgede faaliyet gösterdiği iddia edilen çeteler bir direniş göstermedi.

Polis yetkilileri işgalin ardından bölge halkından alacakları bilgiler doğrultusunda operasyonlara girişerek kriminal kişileri tutuklayacaklarını söyledi.

İşgal edilen favelelarda 20.000 kişi yaşıyor.

Polis işgal edilen bölgelerde özel polis birliklerinin görev yapacağını ve kalıcı polis istasyonları kurulacağını açıkladı.

Operasyon, Kasım ayında Complexo do Alemao ve diğer favelelara karşı girişilen operasyonların devamı niteliğindedir

Rio de Janeiro’da gecekondu bölgelerinde kirli savaş sürüyor

Rio de Janeiro: gecekondulara polis baskınlarında en az 23 ölü


Posted in Brezilya, İnsan Hakları | Etiketler: | Leave a Comment »

Haíti:Eski Başkan Jean-Bertrand Aristide geri dönmeye kararlı

Posted by lahy 06/02/2011

Eski başkan Guardian’da yayınlanan makalesinde 7 yıllık sürgünün sonuna geldiğini vurguladı.

Haiti eski başkanı Jean-Bertrand Aristide ülkesine geri döneceğine dair kararlı bir açıklama yaptı. Geri dönüşün politik kriz ortamını etkilemesi bekleniyor.

The Guardian’da ki yazısında, Aristide en son olarak Güney Afrika’da sürdürdüğü 7 yıllık sürgünlüğün sonuna geldiğini belirtti. ” Haiti’ye geri döneceğim ” diye yazdı.

Aristide’nin açıklaması Haiti hükümeti kendisine pasaport verilerek seyahat etmesinin sağlanacağını belirtmesinden bir kaç gün sonra geldi. Geçtiğimiz haftalarda gerek Haiti gerekse de uluslararası çevrelerde eski başkanın geri dönmesine izin verilmesi için çağrılar yapılıyordu.

Aristide’nin Haiti’ye geri dönüşü potansiyel olarak mevcut krizi derinleştirebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Ülke kasım ayında yapılan hileli ve usulsüz seçimlerden bu yana paralize olmuş durumdadır.

Bu hafta hükümetin desteklediği aday Jude Celestin seçime girmekten alıkondu. Gelecek ay yapılacak seçimlerin son turunda M. Manigat ve müzisyen Michel Martelly önde gelen adaylar arasındadır.

Bu hafta Haiti’ye giden Hillary Clinton ABD’nin taleplerini yerel yöneticilere açıkladı ve destek aradı.

Eski başkan Aristide’nin partisi, Famni Lavalas, teknik nedenlerden dolayı seçimlere girmekten alıkondu. Famni Lavalas özellikle fakir seçmenler arasında büyük bir güçe sahip bulunuyor.

1991 yılında ilk defa olarak iktidara gelen eski katolik rahip Aristide 1994=96 ve 2001-2004 yılları arasında başkanlık yaptı ve her iki seferde de askeri darbeler sonucu görevinden alındı.

Guardian’da ki makalesinde eski başkan Aristide,tedbirli davranak. ülkesine dönerek bir eğitimci olarak hızmet etmek istediğini yazdı.

 

Posted in Genel Haberler, Haiti, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Şili’de işkenceci general hala görevde

Posted by lahy 03/02/2011

Santiago, (Prensa Latina) 1973-1990 yılları arasındaki Augusto Pinochet diktatörlüğü sırasında gizli polis üyesi olduğunu itiraf eden Şili Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay İkinci Başkanı General Guillermo Castro’nun görevinden istifa etmesi için parlamenterler, muhalefet liderleri ve insan hakları örgütleri baskılarını artırıyor.

Kayıp Yakınları Birliği Başkanı Lorena Pizarro, Şili Ordusunun en önemli komutanlarından sayılan Guillermo Castro’nun insan haklarını ihlal etme suçu işlediğini belirtti.

Askeri diktatörlük döneminde yaşananları ADN Radyo Şili muhabirine anlatan Pizarro, ortaya çıkan bu gibi gelişmelerin Şili halkını dehşete düşürmemesi durumunda o ülkenin mahvolmaya layık olduğunu belirtti.

Santiago’nun güneyindeki Paine köyünde 1973 yılında köylülerin katledildiği olayın araştırılması sırasında yazılı açıklama yapan general, kötü şöhretli gizli polis örgütü DINA’nın devamı niteliğindeki CNI üyesi olduğunu açıklamıştı.

Sosyalist Parti milletvekili Marcelo Diaz, generalin halka baskı uygulayan bir örgütün üyesi olması kabul edilemeyeceğini söylerken, Komünist Parti milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Hugo Gutierrez de bu fikirlere katıldığını belirtti.

Sosyalist Parti Başkanı Osvaldo Andrade ise bir generalin insanları öldüren yasadışı bir terörist örgüte üye olduğunu itiraf ettiğini vurgularken, silahlı kuvvetlerin onuru için istifa etmesi gerektiğini açıkladı.

Posted in Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Şili Adaleti ilk kez Salvador Allende’nin ölümünü soruşturuyor

Posted by lahy 28/01/2011

Savcılığın hazırladığı, 1973-1990 yılları arasındaki insan hakları ihlallerini konu alan 726 dava dosyası içinde eski devlet başkanının dosyası da bulunuyor.

Şili eski devlet başkanı Salvador Allende, 11 Eylül 1973’de ki ölümü uzun yıllardır soruşturma ve dava konusu yapılmadı. Birçokları Allnede’nin başkanlık sarayını darbeci subaylara karşı elinde silahla savunurken vurularak öldürüldüğüne inanıyor. Bazı kaynaklar da General Auguste Pinochet’in darbesi karşısında bir direniş şans olmadığını görerek kendi silahından çıkan bir kurşunla intihar ettiğini iddia ediyorlar.

Şimdiye kadar resmi bir soruşturma yapılmadığı için Allende’nin nasıl öldüğü belirlenememişti. İlk defa olarak 26 Ocak’da, Şili’li savcılar hazırlanan dava dosyasını incelemeye başladılar.

Allende’nin ölümü günümüze kadar mahkemelere intikal etmeyen 721 insan hakları ihlali davası ile birlikte gündeme geldi. Dava süreci geçtiğimiz yıl Yüksek Mahkeme savcılarından Sergio Muñoz tarafından başlatıldı.

Allende’nin ölümünü konu alan dava dosyasında 11 Eylül’de La Moneda (Başkanlık Sarayı) meydana gelen olaylar konu ediliyor. Dava dosyasında sanık olarak gösterilenlerin çoğunluğu General Auguste Pınochet dahil

Posted in Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Kayıp Annelerinin Başkanı Hebe de Bonafini ile söyleşi-Amy Goodman

Posted by lahy 16/01/2011

Democracynow.org sitesinde AMY GOODMAN’ın Arjantin’de Kayıp Anneleri Derneği Başkanı Hebe de Bonafini ile yaptığı söyleşinin birinci bölümü.:

AMY GOODMAN:İsminizi, ait olduğunuz kuruluşu ve burada, Arjantin de ne yapmaya çalıştığınızı söyleyerek konuşmaya başlarmısınız?

HEBE DE BONAFINI: Benim adım Hebe. Annelerin başkanıyım. Avukatlarımızın takip ettiği davalardan ayrı olarak, bizim Arjantin’de yapmaya çalıştığımız çocuklarımızın hayalini kurduğu ülkeyi kurmaktır, bunun için, evler ve okullar inşa etmek ve mahrum kalmış yerleri yaşanabilir kılmak, dışlanmış olanlara, – iki üç kuşaktır hiç çalışmamış, karton kutularda veya hırsızlık yaparak yaşayanlara- iş sağlamak için çalışıyoruz. Köylere (gecekondular) gidip onlara eğitim veriyoruz ve onlar kendi evlerini inşa ediyorlar. Ancak kendilerini eğitme, ilk ve orta okulu bitirme zorunlulukları da var. Aç olanları doyurmak için yemek sağlama yerlerimiz, ve de ev inşası için eğitim yerimiz sağlık kilinik ve hastahanelerde var. Çöplüklerde yaşıyorlardı – ve biz yaşanabilir yerler inşa ettik, benim yaşadığım yerden daha güzel olan yerler ve onlara evleri dayayıp döşeyip veriyoruz.

AMY GOODMAN: Bize kendi kişisel hikayen hakkında konuşumusun? Mayo meydanı Annelerini nasıl kurdunuz?

HEBE DE BONAFINI: Genelde kendi kişisel hikayelerimiz hakkında konuşmuyoruz, çünkü yalnızca kendi deneyimim hakkında konuşmak adaletsiz olacaktır, benim biraz kendi hakkımda konuşmam diğer annelerin kendi hikayelerini anlatamaması demek olacaktır. Ancak hikayelerimiz birbirne çok benziyor.  Bazılarımız bir , iki ya da üç çocuk kaybettiler; bana gelince kayıplarımın sayısı üç. Birini yoldan kaçırdılar, birini evden aldılar ve diğeri de sendika da toplantıdan alındı. Bu gibi yerler, üniversiteler kaçırma olaylarını gerçekleştirdikleri ana yerlerdi..

AMY GOODMAN: Onlar kız ve oğullarınızmıydı?

HEBE DE BONAFINI: İki oğlan ve bir kız. Ve oğullarımından birinin karısı, evimde yaşadığı için kızım gibiydi. Bir buçuk yıl içinde üçünü de aldılar.

AMY GOODMAN: 1977?

HEBE DE BONAFINI: 1977, ’77, iki ve ’78’de bir. 1978’de Dünya Futbol Turnuvası vardı, diğerini aldılar. İlk oğlumu aldıkları andan itibaren durmadım. O zaman Annelerin örgütü yoktu ve biz sokaklarda onları arıyorduk. Anneler olarak 30 Nisan 1977’de kuruluşumuzu yaptık.  Ve o andan ve o günden beri meydana gitmediğimiz tek bir gün bile olmadı.

AMY GOODMAN: Ve kızın, oğlun ve gelinin hakkında bir bilgiye ulaşabildin mi?

HEBE DE BONAFINI: Bazı anneler toplama kamplarından çıkanlardan  bilgi edinebildi ve bazılarımız aramalarında çok daha ısrarlı idi. Ve biz toplama kamplarından çıkanlarla konuştuk. Onlar dışarı çıktıklarında, ”Evet orda biri vardı ve şimdi o kişi Ensenada şehrinde” gibi şeyler söylüyorlardı, böylece bizde oraya gidip araştırıyorduk.  Ve böylece bizi terörize edilmiş herhangi bir kimseye ulaştıracak her izi takip ediyorduk..Sık sık toplama kamplarında öylesine terörize edilmiş olarak çıkıyorlardı ki, konuşmak falan istemiyorlardı.

Ve böylece, en büyük oğlumun ilk olarak comisaría’ya,  clinica polis istasyonuna götürüldüğünü öğrendim. Varır varmaz 20 gün durmaksızın işkence gördüğünü öğrendim. Bunu polis istasyonundan çıkan birinden öğrendim.  Comisaría,  polis istasyonuna gitmeyi denedim, ve oraya gidip benim oğlum burada diye bağırdım. Ve beni orada dövüp sokağa attılar.

AMY GOODMAN: Oğlunun ismi neydi?

HEBE DE BONAFINI: Jorge. Hep yaptıkları gibi oğlumu değişik toplama kamplarına götürdüler. En küçük oğlumu en La Cacha isimli en büyük toplama kampına  götürdüler.

AMY GOODMAN: Adı neydi?

HEBE DE BONAFINI: Raúl. Ve yerin adı La Cachavacha idi ve  Raúl oradaki çocuklardan biri idi. Onu bir çok kişinin olduğu bir sendika toplantısından aldılar. Ve büyük oğlumun karısını bir şekerçi dükkanından alıp götürdüler.

AMY GOODMAN: Adı neydi?

HEBE DE BONAFINI: María Elena.  Ezeiza kasabası yakınlarındaki Puente Doce, the 12.inci Köprü toplama kampına götürüldü. Çok güzel, genç bir kadın idi. Orada bulunan kayıplara yiyecek hazırlamasını emrettiler, bunu yapmalarının nedeni aralarında ayrılıklar yaratmak idi. O yiyecek hazırlamayı red etti ve onu hemen orada vurdular. Kurşunladılar.

AMY GOODMAN: Yiyecek hazırlamayı mı red etti?

HEBE DE BONAFINI: Yiyecek hazırlamayı red etti ve bundan dolayı öldürüldü, La Cacha’da ki bütün çocuklarımız, gençleri açlıktan ölüme mahkum ettiler. Onlara su ya da yiyecek vermeyip ölüme terk ettiler. Böylece hiç kimse orası hakkında konuşamayacak idi, orayı canlı olarak terk etmiş bir tek kişi bile yok.

ESMA, gibi bazı kamplarda şahitler olduğu için bir çok yargılama yapıldı, bir çok tanık  ESMA’dan çıktı. Ancak hiç bir tanığın olmadığı diğer yerlerde herkesi öldürdüler.

Annelerin üç tanesi de kaçırıldı, en fazla bilgiye sahip üç kadındılar.1977 sonunda annelerin ilk kaçırılması gerçekleştirildi.

AMY GOODMAN: Plaza de Mayo’da yürüyen annelerden?

HEBE DE BONAFINI: Evet. Azucena, Maria ve Esther üç kadındılar. Azucena Villaflor Peroncu hareket içinde çok aktif idi. Maria Ponce Üçüncü Dünya Kilisesi ile çalışıyordu. Ve Esther biokimyacıydı ve aktif idi ve Paraguaylıydı, Paraguay’da ki Stroessner diktatörlüğünden kaçmıştı. Onları, Annelerin sayısı 200’e çıktığı günlerde 8 ve 10 Aralık 1977 günleri arasında kaçırdılar.

Ve böylece yeni bir başlangıç yapmak zorunda kaldık. Hiç kimse meydana geri dönmek istemedi. Bir iki tanemiz annelerin evlerine gidip, ” Oğul ve kızlarımızı kayıp ettiler ve şimdide Anneler kayıp edildi. Ve şimdi birşeyler yapmamız lazım, şehitliği kabul edip oturamayız” diyorduk. Şehit olmak, çünkü bize herşeyi yaptılar. Ancak biz annelerin örgütünü kurmayı başardık ve önemli bir şekilde büyüdük ve şimdi herşeyi yaptığımız için büyük bir örgüt haline geldik.

Şimdi çok radikal bir pozisyona sahibiz. Sosyal bir annelik anlayışımız var, çünkü bütün annelerin çocukları toptan kayıp olmadı.Ve böylece yalnızca bazı anneler için taleplerde bulunup diğerleri için bulunmamanın adaletsizlik olacağını düşündük Ve böylece herkes için taleplerde bulunmaya karar verdik. Başörtülerimizde yalnızca bir çocuğun  ismi yazılı değil. Ve de bireysel mücadele olarak tanımlanacak herşeyi red ettik, çünkü adalet ile onarılması gerekenler para ile onarılmaz. Cesetlerin çıkarılması talep etmedik, çünkü ilk olarak bir devrimci hiçbir zaman bir ölü ya da bir torbanın içindeki kemikler değildir ve diğer söylenmesi gereken de, hiç kimse hiçbir zaman ortaya çıkıp, ” Evet onları ben öldürdüm” demedi. Böylece eğer onlar kabullenmiyorlarsa biz neden (tazminatı) kabul edecek idik?

AMY GOODMAN: Diğer anneler kaçırıldığı zaman devam etme gücünü nereden aldınız?

HEBE DE BONAFINI: Büyük bir sorumluluk idi. Birlikte protesto etmeye, çalışmaya başladık,verdiğimiz söz çocuklarımız için çalışmayı hiç bir zaman bırakmamak – ilk olarak onları yaşarken bulmak ve sonra da adalet için uğraşmak ve sonra da onların gittiği yolda ilerlemek, onların uğruna yaşamlarını verdikleri yapılması gerekenleri yapmak idi.

AMY GOODMAN: Adli Tıp projesı hakkında konuşurmusunuz?

HEBE DE BONAFINI: Hayır, bu bizimle ilgili bir proje değildir çünkü annelerden daha çok baba/anneannelere aittir. Nineler meydana gitmiyorlar. Onların görevi- torunlarını ya da onların kemiklerini bulmaya çalışıyorlar. Daha önce söylediğim gibi bu bizim işimiz değil. Hali hazırda onların hepsini bulamayacağımızı biliyoruz. Hiçbir zaman çocuklarımı bir torbaya konmuş kemikler olarak düşünemem. Hayatlarını inançları için feda ettiler, bu büyük bir şeydir, ve böylece kendimizi Batılı ya da Hristiyan cenaze törenleriyle ya da DNA için bir damla kan ile durduramayız. Bizim varlık sebebimiz bu değildir.

AMY GOODMAN: Hebe kullanadığınız beyaz başörtüleri hakkında bilgi verirmisiin?

HEBE DE BONAFINI:Bütün anneler biraraya geldiği zaman 200 kişi kadardık. 14 anne çivarında başladık, sonra da sayımız 200’ü geçti. 1977 Ekim ayının ortalarında, Maria günü,burada bir kamu gösterisi yapıp ve bunu bir ibadet yerinde gerçekleştiriyorlardı. Ve gençler, bir çok genç oraya gidiyordu. Anneler olarak gitmeye karar verdik, ancak o zaman birbirmizi tanımıyorduk. Hepimiz Beba, Pipa, Chola gibi takma isimer kullandık. Birbirimizin gerçek isimlerini bile bilmiyorduk. özellikle yaptığımız bir şey değildi. 70 km yürüdükten sonra kendimizi gece karanlığında tanımak için ”neden bir başörtüsü takmıyoruz” dedik. Bu annelerden birinin önerisi idi çünkü o zamanlarda heniz kağıt ürünleri yoktu. Böylece ilk başörtüsü bir mendilden yapıldı. Sonra biz ismi başörtüsüne yazdık ve sosyal ilişkiler kurduk ve sonra bütün isimleri koyduk. Ve bu bizi bütün dünyada tanıtan işaret haline geldi.Sanki çoçuklaırmızın bize sarılmaları idi. Bizi ölüm ile özdeşleştirmelerini istemiyoruz. Bizi yalnızca yaşamla özdeşleştirmelerini istiyoruz.

Adına ESMA (eski gözaltı merkezi-toplma kampı) denilen yer, müze değilde sanat okulu haline geldi. Ona yeni bir isim verdik: Ecune, manası çocuklar için bir kültür alanı olmasıdır. Şimdi, orada bir oyun sergilenecek, bu çok güzel bir şeydir. Emekliler, çoçuklar herkes oraya gidiyor. Orası bir ölüm yeri idi, biz yaşamın simgesi haline getirdik ve oraya yaşam verdik. Başkan Néstor Kirchner’den Denizcilik okulunu istedik, orayı istedik. İşkençe ve infazlar için eğitimi orada verdiler. Ve şimdi orada, o aynı yerde, insanları mutlu yapmak için yaşam öğretimi sunuyoruz.

AMY GOODMAN: Ya Mayo meydanında taşıdığınız resimler?

HEBE DE BONAFINI: Artık o resimleri taşımıyoruz. Burada bir resim var- taşıdığımız bütün resimlerin birlikte kolajı. Bu resimleri kullanıp bir piramit haline getiriyorduk. Yaptığımız piramiti üzerinde isim olmayan resimlerle kaplıyorduk. Ve şimdi onların hepsini, çocuklarımızı ve şimdiden sontra devrimcilerin potrelerinin galerisi olarak kullandığımız kültür binasına götürdük. Oldukça, oldukça etkileyici ve onların orada olması güçlü bir semböldür.

AMY GOODMAN: Ve neden özellikle Mayo meydanında yürüyüş yaptınız?

HEBE DE BONAFINI: Çünkü hükümet binalarının önündeki meydandır. ve oraya gitmek için bir çaba gerekiyordu. Aynı Beyaz Saray gibi. Ve oraya gitmek her zaman zor idi.

AMY GOODMAN: Hebe, şu anda yürütülen mahkemelerin önemi hakkında ne söylemek istiyorsunuz?

HEBE DE BONAFINI: Delillere sahip olduğumuz toplama kampları hakkında yürütülen davalara katılıyoruz. Başarılı bir avukat grubumuz var ve onlar bu davalara bakıyorlar. Ancak on yıl kadar önce, nasıl hatırlanmamız gerektiği hakkında bir öneri sunduk, çünkü hepimiz yaşlanıyoruz, yaşlarımız 80-96 arasındadır. ve böylece kendimize nasıl hatırlanmak istediğimizi sormaya başladık. Adalet için askerlerle mücadele eden anneler mi ? Ya da çocuklarımızın aynen savaştığı gibi yeni bir ülke için inişa edebilecek anneler olarak mı? Böylece yaşamımızın bu aşamasında – bir askeri yetkiliyi hapse koymak mı yoksa bir çocuğun yiyecek ve eve sahip olması, ve belkide sağlık servisleri sahip okuyan biri olması mı önemliidr?

Biz çocukların mutluluğunu seçtik, bundan dolayı Paylaşılan Rüyalar adını verdiğimiz konut projesini kurduk ve gayet güzel evler inşa ettik. Ve bunun nedeni çok fakirler için inşa edilen acil köyleri ortadan kaldırmak idi. İnsanların çöplüklerde yaşadığını ve üç ay sonra da kadın ve erkek birlikte çalıştığını, evler inşa ettiğini, yeniden bu ülkenin vatandaşları olarak kendilerini hissetmelerini görmek çok duygulandırıcı idi. Onlara, bir iş sağlamak için, daha önce yaşamlarını nasıl kazandıklarını bile sormadık. Tek başına bir iş imkanı bile onların yaşamlarını değiştiriyor. Uyuşturucu ve alkolü bir tarafa bıraktılar ve bu, derin ve nefes kesici bir dönüşüm idi.

AMY GOODMAN: ”Niçin geriye bakıyorsunuz? ileriye bakın, bunlar tarih oldu”, diyenlere ne diyorsunuz

HEBE DE BONAFINI: Gerçekte eğer tarihi yoksa bir ülke inşa edemezsiniz. Geriye bakıp bundan dolayı paralize olmuyoruz. Bu yalnızca bir hatırlama sorunu da değildir. Hatıraların üretici olmasına ve birşeyler inşa etmeye yaraması gerçekliğine dikkat çekiyoruz. Bunun için ileriye bakıp mücadeleye karar verdik, böylece insanlar hakları olan şeylere sahip olsunlar dedik. Biz bunu yapabildik çünkü Başkan Kirchner bizle bir sözleşme imzalayıp önerilerimizi kabul etti, çünkü bizim bir paramız yok idi. Bize saygı duydukları için itibarımız var, çünkü biz çalıp çırpmayız. Ve bu yılın sonunda(2010) inşa ettiğimiz evlerin sayısı 10.000’e ulaşacaktır. Bizim için büyük bir başarıdır, büyük bir rakam.

Birinci Bölümün Sonu
Çeviri: Erol Yesilyurt /Lahy

İkinci Bölüm:

HEBE DE BONAFINI:”Kayıpların hepsi benim çocuklarım. Şimdi 30.000 çocuğum var.”


Arjantin: Kayıp tutukluların kızına el koyan iki sanığa 10 yıl hapis cezası

Arjantin’de kayıp anneleri: Ümit ve insan haklarının yaşayan mirası

Victor Jara’nın katillerine 37 yıl sonra mahkeme yolu

Arjantin:Diktatör Videla ve 31 askeri cunta görevlisine müebbet hapis cezası verildi


Posted in Arjantin, İnsan Hakları | Etiketler: , , | 1 Comment »

Nestle, Kolombiya’da paramiliter çeteleri destekliyor

Posted by lahy 03/01/2011

İsviçre-Latin Amerika Dayanışma Koordinasyonu, İsviçreli Nestle firmasını Kolombiya’daki paramiliter çeteleri desteklediği iddiasıyla protesto etti. İsviçre’nin Fribourg, Lausanne, Bern, Cenevre, Zürih, Basel, Neuchâtel ve Köniz şehirlerinde yapılan gösterilerde, aktivistler Nestle bayilerinin önünde bildiriler dağıttı.

1986 -2005 yılları arasında Nestle’de çalışan 10 işçi Kolombiya’da varlığına hükümetin göz yumduğu sağcı paramiliter ölüm çeteleri tarafından öldürüldü. Bunların arasında 2005 yılında öldürülen sendikacı Luciano Romero da bulunuyor. Nestle Romero’yu aslında yapılmamış olan bir grev nedeniyle işten atmıştı. Romero birkaç hafta önce İsviçre’nin Bern şehrinde Nestle’nin Kolombiya’da izlediği politikaya dair bir toplantıya katılmaya hazırlanırken öldürüldü.

Aktivistler tarafından yapılan açıklamada Nestle’nin ücret artışları talep eden işçilere karşı büyük toprak sahiplerini, süt üreticilerini ve gıda fabrikalarını harekete geçirdiği belirtildi. Açıklamaya göre grev ya da eylem yapmaya çalışan işçilerin üzerine paramiliter çeteler saldırtılıyor. Bütün bunlar da Nestle’nin bilgisi dahilinde gerçekleşiyor. Şirketin şiddete bulaşmış olduğuna dair güçlü deliller de bulunuyor: Kolombiya’da paramiliter çetelerin önderlerinden Salvatore Mancuso, Mayıs 2007’de Nestle’den para aldığını itiraf etti.

Açıklamada işçilere yönelik ölümcül saldırıların genellikle grevlerden veya toplu sözleşme görüşmelerinden önce gerçekleştiği vurgulandı. Ekim ayında Nestle işçilerinin örgütlü olduğu Sinaltrainal’dan (Ulusal Gıda Endüstrisi İşçileri Sendikası) Alfonso Barón, Romero’nun ölümü hakkında görüşmek için Nestle’nin İsviçre’deki merkezine gitti. Ancak şirket sendikayla hangi konuda olursa olsun görüşmeyi reddetti.

Kolombiya’nın yeni devlet başkanı Manuel Santos’un sendikacıları, insan hakları savunucularını ve sosyal aktivistleri koruyacağına söz vermesine rağmen, iktidarının ilk 4 ayında 50 aktivist öldürüldü.(marksist.org)

Posted in Kolombiya, İnsan Hakları | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Brezilya solcu militan Battisti’yi iade etmiyor

Posted by lahy 01/01/2011

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva İtalya’nın, solcu yazar ve militan Cesare Battisti’yi iade talebini reddetti.

Brezilya, 54 yaşındaki Battisti’ye geçen yıl 13 Ocak’ta siyasi sığınma hakkı tanımış, İtalya, “terörist” olarak nitelendirdiği Battisti ile ilgili bu kararı protesto ederek büyükelçisini geri çekmişti.

Bu karardan önce açıklamalarda bulunan İtalya Savunma Bakanı Ignazio La Russa, “İşlediği cinayetlerden pişmanlık duyduğunu hiç dile getirmeyen ve bu suçlardan dolayı bir gün bile hapiste yatmayan birinin serbest kalabilmesi inanılmaz olurdu. O bir katil, İtalya’ya verilmesi gerekiyor. Eğer bu gerçekleşmezse bazı sonuçlar kaçınılmaz olur.” şeklinde konuşmuştu.

Battisti, İtalya’da 1970’li yılların sonunda polise mukavemet ve hırsızlık suçlarından hapis yattığı sırada, Komünizmin Silahlı Proleterleri (KSP) adlı sol örgüte katıldı. KSP militanı olarak pek çok terör eylemine katılan Battisti, 1979’da tutuklanmış, ancak 1981’de Frosinone Cezaevi’nden kaçarak Fransa’ya sığınmıştı.  2002 yılında Fransa’dan eşiyle Meksika’ya geçen Battisti, Brezilya’da iltica telebinde bulunmuştu.

İtalya, bu süre zarfında, dört cinayet, soygun ve adam kaçırma suçlarından gıyaben yargıladığı Battisti’yi yaşam boyu hapse mahkum etti.

12 romanı yayınlanan Cesare Battisti kendisine karşı yapılan suçlamaları red ederek, hiç bir cinayet işlemediğini söylüyor.

2005 yılında iki eski Gladyo üyelesinin başını çektiği bir grubun Battisti’yı kaçırarak İtalya’ya getirmeyi planladıkları ortaya çıkmıştı.

İtalya’da sol kesimler iadesi halinde yeniden yargılanamayacağı ve gıyabında yapılan yargılamanın şaibeli olması nedeniyle C.Battisti’nin iadesine karşı çıkıyorlar.

Kararın ardından, Battisti’nin bir ”terörist” olduğunu savunan İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, Battisti’nin iade edilmemesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Berlusconi Lula da Silva’nın bu kararı sadece İtalyan hükümetine değil, kurbanların ailelerine de açıklamak zorunda olduğunu dile getirdi.

Brezilya Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak İtalya’nın suçlamalarını red etti. Dışişleri bakanı Celso Amorim İtalya’nın tepkisini ”tuhaf” bulduklarını söyledi.

Lula da Silva’nın bu kararı görevdeki son gününde vermesi de tartışma yarattı.

Posted in Brezilya, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Brezilya: Hapishane nüfusu son 15 yılda 3 katına çıktı

Posted by lahy 30/12/2010

Adalet Bakanlığı’na bağlı  Ulusal Cezaevleri Müdürlüğü’nün bildirdiğine göre 1995’de yaklaşık 148.000 olan tutuklu sayısı, on yıl sonra 361,402’ye ve şimdi de 494,237 ‘ye yükseldi.

SAO PAULOResmi makamlara göre Brezilya hapishanelerindeki tutuklu sayısı 494,237, bu rakam 15 yıl önceki rakamlardan üç kez daha fazladır.

Ulusal Cezaevleri Müdürlüğü’nün (DEPEN) rakamlarına göre 1995’de ki tutuklu sayısı  148,000’den biraz fazla idi.

Resmi haber ajansı Agencia Brasil tarafından yayınlanan bakanlık belgelerine göre 10 yıl sonra tutuklu sayısı yüğzde 144 artarak 361,402’e ulaştı

Aynı zamanda hapishanelerde çalışan gardiyan sayısı 60,000’e ulaştı.

Üç değişik devlet hapishanesindeki aşırı kalabalık sorununu çözmek için devlet federal hapishane sistemini yürürlüğe soktu.

Depen müdürü Airton Michels, yeni açılan yüksek güvenlikli hapishanelerin hapishanelerdeki aşırı kalabalık sorununun hafiflemesine yol açtığını söyledi.Michels’e göre yeni hapishane düzeni ayaklanma, isyan ve organize suç oranını düşürüyor.

Federal hapishaneleri açtığımızdan bu yana ayaklanma ve isyan oranı yüzde 7o azaldı,” dedi.

Brezilya hapiskanelerinde ki insanlık dışı koşullar

Brezilya hapishanelerinde tutuklu bulunan 500.000’e  yakın tutuklunun yüzde 44’ü herhangi bir suçtan mahkum değildir;  mahkemeye çıkarılmadıkları için yargıçlar tarafından cezalandırılmaktadırlar. Brezilya yasaları mahkeme öncesi tutukluluk süresini sınırlıyor ancak mahkemeler uymaları gereken yasaları görmezden gelmekte bir sakınca görmüyorlar.

Brezilya orta sınıfının hapishaneler ne kadar kötü olursa o kadar caydırıcı etkisi olacağı şeklindeki eğilimi adalet sistemi ve hapishanelerin reformunun gerçekleşmemesinin nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Aşırı kalabalığın yanı sıra, işkençe, insanlık dışı muamele ve diğer insan hakları ihlalleri Brezilya hapishanelerini belirleyen karateristiklerdir. 2007 yılında hırsızlık suçlaması ile tutuklanan 15 yaşında bir gençkız 20 erkek ile aynı bölümde bir ay tutuldu. Bu süre içerisinde defalarca tecavüze ugradı ve kötü muamele gördü.

Bazı hapishane müdürleri yeni gelen mahkumlardan hapishanedeki çetelerden birisini seçmesini istiyor, eğer mahkum bunu yapmazsa kendileri bir atama yapıyorç Hapishanelerde çeteler yiyecek ilaç ve diğer ürnlerin dağıtımı ve iç düzenin korunmasından sorumludurlar.

Brezilya adalet sisteminin diğer bir sorunu da tutukluların yüzde sekseninin  avukat tutacak bir gelire sahip olmadıkları için mahkemeye avukatsız çıkmaları ya da kamu adına çalışan avukatların son derece meşgul olmaları nedeniyle hiçbir davaya gerektiği gibi bakamamalarıdır.


Posted in Brezilya, İnsan Hakları | Leave a Comment »

Chavez:”Hapishane benim için bir okul idi.”

Posted by lahy 26/12/2010

El presidente Hugo Chávez en reunión de ministros desde el palacio de Miraflores

Venezüella devlet başkanı Hugo Chávez Frías, Miraflores başkanlık sarayında bakanlarla yaptığı toplantıdan sonra Noel dolayısıyla 25 tutukluyu af ettiğini duyurdu.

Chavez, af kararını adaletli bir şekilde aldığını, bu türden kararları, daha sık almak istediğini yalnızca Noel zamanı almak istemediğini söyledi.

“Hapishane benim için bir okul idi. Tanrının verdiği bir nimetti. Hapiste nasıl da olgunlaştım. Çok okudum ve öğrendim. İki yıldan biraz fazla bir süre Yare’ de idim, parmaklıkların arakasında ne olduğunu biliyorum,” dedi.

Venezüella’ gerek adalet gerekse de hapishane sistemini eleştiren Chavez,  hapishanelerin fakirlerle dolu olduğunu söyledi.

“Mahkumların büyük çoğunluğu siyah ve fakirdir, hapishanelerde çok az sayıda beyaz vardır. Irkçılık mayını her yerde,” ve ayrıca, dünya’da bütün kötülüklerin temelinde sosyal adaletsizlik vardır. Kapitalizmin yarattığı sosyal adaletsizlik gençlerimizin önemli bir kesimini suç işlemeye yönlendiriyor. Yalnızca İsa’nın da yolu olan sosyalizm ile özgürleşeceğiz,” dedi.

Chavez, af ettiği 25 kişinin, yeniden suç işlemeyerek sosyal davalar için mücadele eden kişiler haline gelmesini ümit ettiğini söyledi.

Küçük suçlar işleyen kişilerin uzun zaman hapiste yatmasının bir sosyal adaletesizlik örneği olduğunu söyleyen Chavez, Adalet Bakan’ından bu türlü davaların gözden geçirilmesini istedi.

Posted in Venezuela, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Victor Jara’nın katillerine 37 yıl sonra mahkeme yolu

Posted by lahy 25/12/2010

Santiago, Şili, (Prensa Latina) Şili İçişleri Bakanlığı İnsan Hakları Programı, dünyaca ünlü komünist müzisyen Victor Jara’nın 1973 yılında kaçırılması ve öldürülmesinde rol oynayan dört askerin tutuklanmasını emretti.

Avukat Cristian Cruz, 1973-1990 arasında hüküm süren Augusto Pinochet diktatörlüğü sırasında orduda subay olan Edwin Dimter, Hugo Sanchez ve Raul Jofre ile emekli savcı Rolando Melo hakkında tutuklama isteminde bulundu.

Çarşamba günü açıklama yapan Cruz, olay sırasında er olarak görev yapan Jose Paredes dışında cinayetle ilgili kimsenin yargılanmamış olduğunu belirterek, cinayetin gerçek sorumlularının bulunması gerektiğine dikkat çekti.

Jara, Salvador Allende’ye karşı darbenin yapıldığı 11 Eylül 1973 günü Devlet Teknik Üniversitesi’nde gözaltına alınmıştı.

Şu anda Victor Jara Stadyumu olarak anılan Şili Stadyumu’na götürülen sanatçı, 72 saat işkence gördükten sonra kurşunlanarak öldürülmüştü.

Jara ile beraber gözaltına alınan Osiel Nunez’in ve eski er Victor Pontigo’nun verdikleri bilgilere göre, aynı zamanda Komünist Parti üyesi olan Şilili müzisyeni üniformalı kişilerce öldüresiye dövülmüştü.

Posted in Kültür - Sanat, Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: