latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘İşçi Hareketleri-Sendikalar’ Category

Chavez: ”Hiyerarşik iş bölümü bir bozukluk ve kapitalizmin bir virüsü”

Posted by lahy 02/11/2010

Chávez: ”Manajer olsaydım tuvaletleri temizlerdim”

Başkan  Hugo Chávez, Pazar günü bir kakao fabrikasında gerçekleştirilen Alo Başkan programında hiyerarşik iş bölümünü ”bir bozukluk” ve kapitalizmin bir virüsü” olarak niteledi.

”Eğer bir işletme de yönetici olsaydım, ben de temizlik işlerine katılırdım ” diyen Chavez, yöneticilerin de işçiler gibi işyerlerindeki tuvaletleri temizlemesinin onlara ”ahlaki bir otorite” vereceğini vurguladı.

Chávez ayrıca, teknik işbölümünün tamamıyla kabul edilebilir olduğunu ancak hiyerarşik işbölümünün devrimci bir sistem de kabul edilemez olduğunu söyledi.

Chávez  belediye başkanlarında devlet başkanlarına kadar devlet yöneticilerinin bu türden işlere katılması gerektiğini söylerek, “Belediye başkanı neden tuvaletleri temizleyemez” diye sordu.

Chávez yöneticiler soğutma sistemine sahip ofislerinde oturur ve kendilerine tahsis edilmiş araçlara sahip olurken, onların şöförlerinin başka bir bölümde terlemesinin kabul edilmeyeceğini söyledi.

366’ıncısı yapılan Alo Başkan programı özellikle Venezüella’da kakao üretimine değinildi. Chavez, son onbir yıl içinde kakao üretiminin en az yüzde 30 artırıldığını söyledi.

Chavez:”Lenin ve Troçki’yi yeniden okumalıyız”

Reklamlar

Posted in Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Arjantin: Ferreyra’nın katilleri mahkemede

Posted by lahy 26/10/2010

Peronist sendika  Unión Ferroviaria’nın  üst düzey yöneticilerinden Pablo Diaz evine giden polis  ekipleri tarafından Mariano Ferreyra’nın ölümü ile ilgili olarak , cinayeti işleyen Cristian Favale ile birlikte mahkemeye çıkarılarak tutuklandı..

Pablo Diaz olay anında  Avellaneda’da tren istasyonunda idi ve saldırgan grubu yönlendiriyordu; genç eylemciyi öldürenler ile yanyana idi. Pablo Díaz, sendikanın Buenos Aires örgütünde ki ” güçlü adam” olarak tanınıyor. Dias, sendika seçimleri sırasında Partido Obrero ve  Sosyalist İşçiler Partisi (PTS)’ye karşı sendika yönetiminin listesini organize eden isim idi.

Perfil gazetesi olay anında çekilen fotografları yayınladı. Fotograflar ve şahitlerin ifadeleri gangster sendika yöneticilerinin planlı bir şekilde hareket ederek Partido Obrero militanları ve taşaron işçilere saldırdıklarını gösteriyor.

Díaz sıradan bir yönetici değil:Buenos Aires merkez bölgesinde demiryolu sendikasının üç numaralı yöneticisidir.

Díaz, Çarşamba günü olaylar sırasında TV kameralarına konuşarak,  işçiler ve PO militanlarına, ” Biz buradan olduğumuz sürece bir yere geçemezsiniz, Hakimler ve Polisler birşey yapmayabilirler, ama biz kendimiz gerekeni yapacağız” demişti.

Diaz, Geçen Temmuz ayı sonlarında aynı işçiler tren hattını 9 saat boyunca işgal ettiğinde  daha iyi maaş verileceğini ve işten atılanların görevlerine geri döneceklerini duyurmuştu.

Diaz’in gözaltına alınmasının ardından Pazar günü, Ferreyra’yı öldüren Cristian Favale polise teslim oldu. Favale, olay anında olay mahalinde olduğunu doğruladı ancak kimseyi vurmadığını iddia etti.

Dün Mahkemeye çıkarılan Favala Ferreyra’yı öldüren kişiyi tanıdığını ancak ismini bilmediğini iddia ederek suçsuz olduğunu söyedi. Mahkeme, Favle’nin sinir krizi geçirerek kendisi kaybetmesi üzerine duruşmaya ara verdi. Duruşma da hazır bulunan iki şahit silahı ateşleyen kişinin C.Favala olduğunu teyit etti.

Diaz, mahkemede  bir barda çalışan Favale’nin olay günü demiryolunda işe girmek için CV’sini vermek üzere kendisini görmeye geldiğini söyledi.

Suçluların kısa sürede yakalanarak mahkemeye çıkarılmasına rağmen sendikaların ve sol örgütlerin, peronist demiryolu sendikası Union Ferrovia ile hükümet ve polis arasındaki ilişkiden dolayı suçluların gerektiği şekilde cezalandırılacağına dair  kuşkuları var.   Polise ve hükümet yetkilileri ile yakın kişisel ilişkilere sahip olan Favale’nin sayfasında Maliye Bakanı Amado Bodou ve Eğitim Bakanı Alberto Sileoni gibi devletin ileri gelenleriyle fotoğrafları yer alıyor.

Çalışma Bakanlığı işten atılan işçilerin daimi kadrodan işe alınması için çalışmalar yaptıklarını bildirdi. Taşaron işçilerin sözcüsü Diego Cardía, Aralık ayına kadar sorunları çözülerek herkes daimi kadrodan işe alınmazsa yeniden mücadeleye başlayıp, tren yollarını işgal edeceklerini duyurdu.

Öte yandan mahkemeye müdahil olarak başvuran Partido Obrero, Union Ferrovia’nın üst düzey yöneticilerinin ve olaylara müdahale etmeyen polislerin yargılanmasını istedi.

Kaynak: Diario Perfil | es señalado como el coordinador del operativo ,

  • Se declaró inocente el acusado por el crimen de Ferreyra
  • Foto: üste Pablo Diaz ve altta Cristian Favale

    İligili Haberler:

    Arjantin: Hasta la victoria, siempre, Compañero Mariano!

    Arjantin: Partido Obrero üyesi sendika bürokrasi tarafından öldürüldü;

    Posted in Arjantin, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , , | Leave a Comment »

    Küba: :Çelişkili uygulamalar – Daisy Valera

    Posted by lahy 23/10/2010

    Daisy Valera/Havana

    Birçok işletmelerde, evlerde, işyerlerinde ve  hatta otobüslerde bile en çok konuşulan konu halihazırda uygulanmaya başlayan işgücünün yeniden yapılandırılmasıdır.

    Hükümet adanın ekonomik modelini ”güncelleştirme” sürecinde ve adanın ekonomisi için 2011-2015 yıllarına ait tahminlerde bulunuyor.

    Bir çok kişi endişeli, düşünüyor, görüşlerini bildiriyor, karar için bekliyor, ve bazı durumlarda…korkuyorlar.

    Devlet’in ”Hiç kimsenin kendi kaderine terk edilmeyeceğini” söylemesi yeterli değildir.

    İşçiler hükümetin 500.000 kişinin kamu sektöründe işten çıkarılacağını ve işten çıkarmaların toplam 1.300.000 kişiye ulaşacağını biliyor.

    Birçokları işsizlerin – ya da burada medya’nın dediği gibi, “disponibles” (hazır) ya da “interruptos” (kesintiye uğramış)- arasında yer almaktan korkuyorlar.

    Kamu sektöründeki işlerini kaybedenlerin büyük bir kısmı doğmakta olan özel sektöre girmek zorunda kalacaktır, küçük işler – hükümet tarafından yapılan araştırmalara göre kuruluşunun ilk yılına başarısız olan işler – kurmayı deneyecekler.

    Bunun gibi gerçeklikler insanların duyduğu endişe ve belirsizlikleri haklı çıkarıyor.

    Benim için ise başka bir endişe kaynağı daha vardır: bu uygulamalar daha önce yürürlüğe konan başka uygulamalar ile taban tabana ters düşüyor.

    Hangisi diye soracaksınız?

    2008 yılında onaylanan emeklilik yaşını  5 yıl artıran uygulamadan söz ediyorum.

    Bu tedbirin alınmasının nedeni olarak, ülkenin ekonomisinin büyümemesi ve doğum oranlarının düşük olması gösterilmişdi.

    Bu gerekçelerden birinin  gündem dışına çıkması için iki yıl geçmesi gerekti, Hükümet şimdi kamu sektöründe çok büyük bir işçi fazlası olduğunu söylüyor.

    Bugün yapılması gereken bir düzenleme vardır: ya işçilerin emekli olmaları için 5 yıl daha beklemeleri kararı iptal edilmeli ya da ilan edilen işten çıkarmalar rafa kaldırmalıdır.

    Bu tedbirlerin birarada uygulanması emekli olmak isteyen yaşlı işçilerin ve iş arayan gençlerin omuzlarına ağır bir yük yükleyecektir.

    Şimdi, işçilerin bu iki tedbirin hangisini seçecekleri konusunda karar vermeleri için ulusal bir tartışma açmanın zamanıdır.

    kaynak: havanatimes.org

    Küba’da cinsel taciz D.Valera

    Küba: Irkçılık üzerine sorular (I) D.Valera

    Küba: Irkçılık üzerine sorular II D.Valera

    Küba’da öğretildiği şekliyle Leon Troçki Daisy Valera

    Kübalı transseksüellerin sorunları

    Posted in Küba, Makaleler, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , | Leave a Comment »

    Arjantin: Partido Obrero üyesi sendika bürokrasi tarafından öldürüldü; işçiler greve gitti

    Posted by lahy 22/10/2010


    BUENOS AIRES –  Çarşamba günü  demiryolu sendikası Union Ferroviaria bürokrasisini protesto eden taşaron firmalarda çalışan işçiler ve protestoculara ateş açılması sonucu  23 yaşındaki öğrenci Mariano Ferreyra vurularak öldürüldü; iki militan da  yaralandı. Saldırının sendika bürokrasinin koruma görevlileri tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor.

    Avellaneda tren istasyonunu bloke etmek isteyen taşaron firmalarda çalışan işçilere karşı sendika bürokratları tarafından düzenlenen saldırı ülke çapında tepki uyandırdı. Taşaron firmalarda çalışan işçiler ana kadroya alınmak için mücadele ediyorlar.

    Cinayetin ardından işçiler Buenos Aires’de ana yolları  bloke etti; CTA sendika federasyonunun genel grev çağrısı üzerine kamu ulaşım araçları ve bir çok işyeri greve gitti, Dün, Perşembe günü tarihi Palaza de Mayo da yapılan protesto yürüyüşüne 60.000’den fazla kişi katıldı. Göstericiler Arjantin devlet başkanı Christina Fernandez Kirchner ve hükümetini protesto ettiler.

    23 yaşındaki  Mariano Ferreyra, Troçkist bir parti olan İşçi Partisi, ( Partido Obrero de Argentina) üyesi idi. Partido Obrero üyesi olan 56 yaşındaki Elsa Rodríguez ise ağır yaralı olarak kaldırldığı hastahane de yaşamı için mücadele veriyor.

    Partido Obrero lideri Jorge Altamira, ” sendika gangsterleri hükümetin bir koludur” dedi. Partido Obrero olay yerinde bir çatışma olmadığını, protestocu işçi ve göstericilere doğrudan ateş açıldığını söyledi.

    Foto: Plaza de Mayo da Ferreyra’nin katlini protesto eden işçiler

    Posted in Arjantin, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , | Leave a Comment »

    Venezüella: İşçilerin öz yönetimi ve işçi kontrolü için mücadele

    Posted by lahy 19/10/2010

    Cafe Venezuela’da İşçiler Bürokratlara karşı

    Venezüella’da kamulaştırılan ve diğer sosyal işletmelerde, işgal altındaki fabrikalarda işçi öz yönetimi ve kontrolünün sağlanması için PSUV içindeki sosyalist akımlar, özellikle de Marea Soscialist ve Lucha de Clases gibi devrimci marksist gruplar mücadele veriyorlar. 26 Eylül seçimleri sonrasında PSUV içindeki sol grupların parti ve devlet kademelerinde bürokrasiye karşı yürüttükleri mücadele açık bir şekilde yüzeye vurmuş durumdadır. Üst düzey bakanlıklarda ve yerel bürokrasi içinde görevli bürokratlar bir çok örnekte işçilerin öz yönetim ve işçi kontrolünün sağlanması ve işyerlerinde  sendikaların örgütlenmesinin önünde bir engel teşkil etmektedir.

    İşçilerin özyönetimi ve kontrolü için mücadele, bir yandan örgütlenme, parti, devrim ve sınıf arasındaki ilişkilerin sorgulanmasını sağlarken diğer yandan da,  Bolivarcı devrim’in  çelişkilerini gözler önüne seriyor. Örneğin Cafe Venezüella’da, işçilerin özyönetimi, sendikal haklar ve işçi kontrolü için, devrimi bir ileri aşamaya taşımak için mücadele eden işçiler ile bürokratlar arasında bir karşılaşmanın yaşandığını  görüyoruz.

    Kamulaştırılan bir firma olan Cafe Venezuela kahve üretimi, satışı ve kafeteryalar işleterek faaliyet gösteriyor. Bu yıl işletmeye açılan modern kafeteryaları ‘sosyalist fiyat’ adı altında kahveyi piyasadaki fiyatının yarı fiyatına satarak bir hayli ilgi topladı; kamulaştırılan firmalar içinde başarılı örneklerden biri oldu.

    Aşagıda ki kısaltılmış bir çevirísi yer alan bildiri,  Cafe Venezuela´da işçilerin öz yönetimi ve işçi kontrolü için mücadele veren işçiler tarafından PSUV soluna ait olan apporrea.org’da yayınlandı. (15.10.2010)

    Devlet bürokrasisinin girişimleri ve fırsatçı burjuvazinin çıkarlarına hizmet eden karşı devrimciler bütün kazanımlarımıza gölge düşürüyor ve  vahşi kapitalizmin pençesinden kurtarılan işletmelerde işçi kontrolü ve gerçekten de sosyalist bir yönetimi engellemeye çalışıyorlar.  Özyönetime sahip işçi sınıfı tarafından verimli üretim  sosyalist bir devletin yaratılmasının temel kıstaslarından biridir.

    CAFÉ VENEZUELA’nın işçileri devlet terörizminin yeni bir biçimi tarafından korkutuldu, işten çıkarıldı, baskıya uğradı, işletmelerimizde bir diken gibi yayıldılar ve bize Venezüella yasaları tarafından tanınan serbest örgütlenme hakkını yalanladılar. Çalışma Yasasi altinda tanınmış bir hak olan Bolivarcı bir sendikanın tanınmasını red ediyor, özgürlükleri sınırlandırıyorlar.

    Somut işlemlere gelince,satın alma işlemlerimiz sahip olduğumuz plan ile uyum halinde değil, ona karşı,  bu  pazarın en kazançlı köşelerini elinde tutan tekelci arabuluculara çıkar sağlanıyor: bunun bir sonucu olarak Café Venezuela yeşil kahve çekirdeği alımında zor bir durumda bırakılıyor, bu mafyalara yeni fırsatlar veriliyor.

    Firmanın anarşik kapitalizminden kurtarılmasında atılan ilk adım Torrefactora Café Venezuela S.A.’ kurulması oldu,  ilkesel ve halkın yanındaki bolivarcı devrimimizin gerçek bir atılımı idi. Firma  Alexis Zerpa tarafından 1985’de,  Trujillo eyaletinin Tabor belediyesinde  kuruldu ve “Café Colonial” markası ile tanınıyordu.  1994’de mali borçlarından dolayı Grupo Latinoamericana Progreso şirkete dahil edildi,… FOGADE la Torrefactora Latinoamericana S.A firması yaratıldı. Bolivarcı devrimin bir sonucu olarak   14-07-2003 ‘de resmi gazete’de yayınlanan 37.731 no’lu başkanlık kararnamesi ile firma kamulaştırılarak Café Venezuela S.A yaratıldı.

    07 Aralık 2005’de Gıda bakanlığının girişimi ile Café Venezuela S.A. faaliyetlerine başladı. Burada şirketin makinelerin bozulması, malzeme ve alt yapının çürümesi sonucu 11 yıldır paralize olduğunu belirtmek gerekiyor, işçiler firmanın yeniden üretime başlaması için yapılan planlama ve yatırmlar sırasında, alt yapının kurulmasından.  makinelerin kurtarılmasına kadar bir dizi alanda büyük fedakarlıklar yaptılar ve 2005 yılında Café Venezuela 17 işçi ile faaliyetlerine başladı.


    Bu,  Trujillo eyaletinde ki yaygın işsizlikten etkilenen ve mülksüzleştirilen halk için bir umut kaynağı idi. Bugün, firmada 219 işçi çalışıyor;  43 ofis işçisi ve 176 üretim  (61 kadın ve 158 erkek) ve işçilerin 20’si Trujillo eyaletinin Cuicas belediyesinde kurulu la Unidad de Producción Primaria socialista ‘de çalışıyorlar. İşçilerin temsil edildiği işçi konseyi bir ana sözcüye ve bir yedek sözcüye sahiptir. Ayrıca aşağıdaki komitelerde faaliyet gösteriyorlar:  Kültür Komitesi, Spor
    Komitesi, kalite Komitesi, Tasarruf Komitesi, Sosyal gelişme Fonu İdare Komitesi ve İşyeri Güvenliği Komitesi ve günümüzde bir konut komitesi yaratma hazırlıkları içindedirler.

    Firmanın işçileri için bir yemek salonu ve öz yönetime sahip bir sağlık merkezi vardır. Bu başarılar sosyal ve çalışma koşullarında sağlanan somut refahı gösteriyor ve halkımızın mümkün olan en yüksek mutluluğa ve güzel devrimimizin ilerlemesi için yapılanları yansıtıyor.

    Gerçekte işçilerin elindeki sosyal üretim şirketimiz Mayıs 2010 ayına kadar olan bilançosunu, kapasite ve gerçek üretimi (ton/ay)karşılaştırarak  teslim etti; 600 ton kapasiteye sahip ve ayda 500 ton üretim yapılıyor, bu rakam, ulusal pazarda yüzde 9.80’lik bir paya eşittir.  2011’de  7.200.000,00 kiloluk üretim hedefleniyor..bu rakam ürünlerini doğrudan işletmemize satan 10.000’den fazla küçük ve orta çapta kahve üreticisini temsil ediyor.

    Bütün bu kazanımlar inşa halindeki sosyal yönetimin bir sonucudur, üreticiyle kapsamlı bir ilişki, zamanında ödeme  ve köylülerimize maliyetine kahve tohumu sağlanması,  topluma verilen önem, Küba-Venezüella önderliğinde gerçekleştirlen sosyal programıyla işletme ve toplum arasındaki statejik işbirliği  sağlanarak gıda güvenliğinin sağlanması …  Café Venezuela ürünlerini devlet petrol kuruluşu CITGO aracılıyla ABD’ye, Belarus Cumhuriyeti’ne ve MPPAT ihracat programı içinde bulunan bütün ülkelere pazarlayarak sağladığımız başarılar arasındadır.

    Bütün bunlar için, Bolivarcı devrim için, Komutanımız Hugo Chávez Frías için, zafere ulaşması gereken ülkemiz için: CAFÉ VENEZUELA’da SOSYALİST YÖNETİM VE İŞÇİ KONTROLÜ!


    Posted in Genel Haberler, Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , , , , , | 1 Comment »

    Şili: ”mucize” , madenciler ve açgözlülük

    Posted by lahy 13/10/2010

    San José madeninde toprak kayması sonucu mahsur kalan 33 madencinin ”mucize” ye dönen trajedilerinin arkasında, bu madenin 2007 yılında emniyetli olmadığı için geçici olarak kapatılması vardır. 2008’de Şili’nin bu sektörde ki ”otoriteleri”  madenin yeniden açılmasına karar verdi. O zamandan beri bir kazanın olması an meselesi idi.

    Madenlerde açgözlülük ve ölüm birlikte geliyorlar. Şili’nin kuzeyinde ki Copiapó’da ki San José madeni (33 madenci kazayı atlattı, bunlardan birisi Bolivyalı Carlos Mamani Soliz idi.) 2007 yılında kapatılmalı idi. O yıl, ”ender rastlanan” bir olay olarak nitelenen bir taş patlamasından sonra kapatıldı.  Sernageomin (Ulusal Jeoloji ve Maden Servisi) eski müdürü Anton Hraste kısaca, ” bu madenin hiç bir zaman yeniden açılmaması gerekirdi, tünellerde bir çok çatlak vardı, üst düzeyde uzmanlık isteyen bir kontrol sonrası, bir taş patlaması olduğunu, madenin çok eski ve terkedilmiş bölümlere sahip olduğunu gördüm, hiçbir şekilde emniyet sağlamaktan uzak olan eski bir teknolojiyle çalışıyorlardı” dedi. Ancak baskılar altında bu rapor hasır altı edildi ve maden yeniden çalışmaya başladı.

    Bu trajedinin sorumluları madenin sahipleri ile sınırlı değil: San Jose madeninin 2008’de açılması kararını imzalayan Madencilik dairesi çalışanlarından Patricio Leiva, Kongre’de bir komisyonun önünde bu kararı almasının nedeninin ”üst düzeydeki görevlilerin kriterlerine güvenmesi” olduğunu söyledi. Sendika liderlerinden Ramón López ” Bu madeni hemen kapatıp, Şili’de ki bütün madenlerin genel bir değerlendirmesini yapmak gerekirdi. İşverenler işçilerin yaşamlarına hiçbir önem vermiyor…. Bu sebebten dolayı madenin sahipleri Marcelo Kemeny ve Alejandro Bohn’un tutuklanmasını istiyoruz,” dedi.

    Şili: 10 yılda 373 madenci öldü

    Şili’de bu yıl 28 kazada, toplam 31 madenci öldü. Ortada ne naklen yayın yapan TV kameraları, ne ziyaret eden bir devlet başkanı ve ne de milyonerlerin bağışları vardı. Gazeteler onlardan söz etmedi. Sernageomin verdiği rakamlara göre Şili’de son on yılda 373 madenci iş kazalarında hayatlarını kaybetti. Bir madenciler ülkesi olan Şili’de ölüm halen madenlerde kol geziyor.

    Sadece Ocak ayında sekiz madenci öldü ( Maden sektörünün yoğunlaştığı ülkenin kuzeyindeki Atacama, Antofagasta ve Coquimbo bölgelerinde) onların da ne isimleri ne de soyadları anılıyor.

    Son on yıl içinde 2008 43 ölüm ile en kötü yıl oldu.2007’de (40), 2000 ve 2001’de (her yıl 36 ölüm), ve 2009 (35) ölüm olayı vardı.

    Ancak Kolombiya ve Rusya’dan, Çin ve Ukranya’ya, ABD’den Venezüella’ya kadar bir çok ülkede sık sık madencilerin ölüm haberleri gazetelere ulaşıyor. Aşırı sömürü koşuılları ve sınırlı iş güvenliği nedeniyle kömür, altın, bakır, zink, gümüş ve diğer madenlerde kimsenin geleceği belli değil. … En kötü madencilik kazaları Çin’de oluyor. 1942’de ki Honkeiko kömür madenlerinde ki bir patlama da 1.572 kişi ölmüştü. Daha yakın bir zamanda 2005’de Sunjiawan kömür madenindeki bir patlama da 214 kişi öldü. ve iki yıl önce Çin’in kuzeyinde başka bir maden kazasında 254 kişi öldü.

    Kaynak: http://www.elciudadano.cl/2010/10/12/chile-%E2%80%9Cmilagro%E2%80%9D-mineros-y-codicia/

    Posted in Şili, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , | Leave a Comment »

    Venezüella: Venoco ve Fertinitro işçileri ulusallaştırma kararını kutluyor

    Posted by lahy 12/10/2010

    Başkan Hugo Chavez oto yağı üreticisi Industrias Venoco ve gübre üreten Fertinitro firmalarını ulusallaştırma kararnamelerini imzaladı.

    Pazar günü yapılan ‘Alo Başkan’ TV programında kararnameleri imzalayan Başkan Chavez Enerji ve Petrol Bakanlığı’nın önerisi üzerine bu kararı aldığını açıkladı.

    Başkan Chavez, oto yağı, özel yağlar, fren yağları gibi temel maddelerin ulusal üretiminin ağırlık olarak devlet tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı.

    Dün biraraya gelen 700 Venoco işçisi ulusallaştırma kararını kutladı. Petrokimya Sanayi Bakan yardımcısı Asdrúbal Chávez bir konuşma yaparak işçilerin bütün haklarının güvençe altında olduğunu ve ulusallaştırma kararı ile gerek Venoco işçileri gerekse de Venezüella halkının faydalar sağlayacağını söyledi. Venoco ürünlerinin fiyatlarının düşmesi gerek kamu sektörü gerekse de taşımacılar ve otomobil sahibi olanlara yarayacaktır.

    Venoco ürettiği oto sanayi ürünlerini dünya pazarında ki fiyatların yüzde 50 üzerinde bir fiyatla satıyordu.

    Fertinitro’nun ulusallaştırlması gübre, urea ve amonyak üretiminde devletin kontrolü sağlaması anlamına geliyor.

    26 Eylül seçimleri sonrasında bir demeç veren Başkan Chavez, ”devrimim hızlandırılacağını” belirterek yeni ulusallaştırmalara gidileceğini açıklamıştı.

    Salı günü Carabobo eyaletin de bulunan Fertinitro fabrikasına giden  Enerji ve Petrol bakanı Rafael Ramírez fabrikanın artık devlet kontrolünde çalışacağını duyurdu.   Fertinitro işçileri ve sendikacıların pankartlar açarak karşılatığı Bakan Ramirez bir konuşma yaptı:

    Gıda sektöründe egemenliğimizin sağlanması için bu fabrika  çok önemlidr. Uzun bir zamandır ulusal kalkınma planımızın gereklerini yerine getirmesi için uluslararası firmalar (Koch ve Snamprogetti) ile görüşüyorduk ancak, hiç bir sonuç alamadık” dedi.

    Öte yandan Venezüella Sanayi ve Ticaret Odaları Federasyonu (Fedecámaras )’ın dün yapılan kongresinde konuşan başkanları Noél Álvarez, Venezüellalı işadamlarının “21.inci yüzyıl sosyalizminin politik mahkümları olmayı” kabul etmeyeceklerini söyledi.

    Foto: Venoco işçileri

    Kaynak: Aporrea.org, Venezüella basını

    Posted in Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

    Chávez: ” Devrimi hızlandırıyoruz,… Agroisleña kamulaştırıldı”

    Posted by lahy 06/10/2010

    Venezüella Devlet Başkanı Hugo  Chávez, Pazar günü yayınlanan ‘Alo Başkan’ programında,  ülkenin en büyük tarım ürünleri (makine parçalrı, gübre, tohum) firmalarından biri olan  Agroisleña’nın ve Britanyalı Vestey Grupun sahip olduğu toprakların kamulaştırıldığını duyurdu Chavez parlamento seçimlerde ki oy kaybına rağmen Bolivarcı devrimi ileri götürmek için tedbirler alınacağının ilk işaretini verdi.

    Pazartesi günü TV’de yaptığı başka bir görüşmede de, Britanyalı Vestey grubunun sahibi olduğu binlerce hektar toprağın kamulaştırılldığını, kamulaştırılma bedelinin firmanın sahipleri ile  görüşmelerle karara bağlanacağpını söyledi.

    Vestey kamulaştırılan topraklara 1909’dan beri sahipti, Agroıslena ise 52 yıl önce İspanyol göçmenler tarafından kurulmuştu.

    2001 yılından bu yana hükümet 3 milyon hektardan fazla araziyi kamulaştırarak 2 milyon hektardan fazlasını onbinlerce aileye dağıttı.

    Chávez önümüzdeki günlerde 250.000 hektardan fazla toprağın daha kamulaştırılacağını açıkladı.

    Tarım devrimini hızlandırıyoruz, bunun için, bu ay Lara, Apure ve Zulia eyaletlerinden kamulaştırmalara başladık, hızımızı kesmeyeceğiz” dedi.

    Chavez, ayrıca, Ordu’dan Bolivarcı milislere silah dağıtılarak eğitilmelerini istedi:  ” Silahsız milisler nerede görülmüş? üreticiler, işçiler, çiftçiler ve halktan oluşan silahlı  bölgesel milislere ihtiyaçımız var” dedi.

    1958’de İspanyol göçmenler tarafından kurulan Agrosena  çiftçilere kredi sağlarken, gübre, tohum ve tarım malzemeleri satıyor; ülkenin tarım alanındaki 3.üncü büyük firması ve bu sektöründe ki faaliyetin yüzde 35’ini kontrol ediyor. Ülkedeki 24 eyaletin 20’sinde şubeleri var ve 18.000 küçük çiftçiye kredi veriyor.

    Chávez  Agroisleña’nın tarım ürünlerini (tohum vb) pahalı bir fiyattan sattığını ve spekülasyon yaptığını duyurdu.  Firma Chavez’e yanlış bilgi verildiği iddia ederek suçlamaları red etti ancak kamulaştırma kararına uyacağını açıkladı.

    Özellikle Muhalefetin güçlü olduğu eyaletlerde firmanın işçileri ve bazı çiftciler kamulaştırma kararını protesto ediyor;  Chavez, ”Protesto etmek onların hakkıdır ancak, kamulaştırma kararından geri dönmemiz söz konusu değil” dedi.

    PPT (Herkes için Vatan) partisi dahil olmak üzere muhalefet partileri Agroislena’nın kamulaştırılmasını eleştirerek, yapılan kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğunu ve Venezüella’nın tarım ürünleri ithal ettiği Brezilya ve Kolombiya gibi ülkelere bağımlılığının artacağını iddia etti.

    resim: Agroislena

    Kaynaklar: IPS ve Venezüella basını

    Posted in Genel Haberler, Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , , | Leave a Comment »

    Venezüella’da Fabrika Konseyi ve İşçi Kontrolu:Grafitos de Orinoco

    Posted by lahy 28/09/2010

    Bolivarcı devrim ilk günlerinden itibaren işverenlerin ekonomik sabotajı ile karşılaştı, Hugo Chavez’in çağrısının ardından işçiler fabrikaların bazılarını işgal ederek işçi kontrolü altında fabrikaları işletmeye başladı.  Aşağıda işçi kontrolü deneyimlerinden birinin kısa bir özeti yer alıyor:

    Grafitos del OrinocoSekiz ay önce kimse Venezüella’nın güneyinde ki Grafito de Orinoco isimli küçük fabrika’nın Guyana ve Venezüallalı işçiler için işçi kontrolunun bir örneği haline geleceğini tahmin edemezdi.  İşviçrelilerin sahip olduğu bu fabrika Latin Amerika’da ki en büyük çelik fabrikası olan SIDOR için  anthracite ve sıvı graphite, graphite delme parçaları üretiyordu. Ekim 2009’da fabrika sahipleri ile işçiler arasında, işverenin iflas ettiğini ilan edip, ücret ve diğer yardımları ödememesi üzerine ihtilaf başladı.

    Henry Escalona, William Ravelo ve Cesar Barreto, ve diğerleri tarAfından yönlendirlen sendika Sintra Grafitos del Orinoco fabrikayı işgal ederek 8 ay sürecek bir mücadele başlattı. Sonuçta hükümet ve Başkan Chavez fabrikayı ulusallaştırarak, devlet ve işçi kontrolü altında  yeniden üretime başladı. Daha ilk baştan itibaren işçilerin fabrikayı yönetmesi temelinde üretimin yeniden yapılandırılması ve bütün kararların fabrika konseyi tarafından alınması kararlaştırıldı. Fabrikanın üretim aşamasındaki ve ofislerindeki işçilerin yaptığı seçimlerle, Rus devrimi sırasında kurulan konseylere benzeyen bir fabrika konseyi kuruldu

    Grafitos del Orinoco işçilerin fabrikaları nasıl yöneteceğinin bir örneği haline geldi. Ulusallaştırılmasından bu yana üretici kapasitesinin yüzde 80’i kullanılmaya başlandı; üretim SIDOR, Orinoco demir ve Venelum ile ilişkilendirildi.  İşçilerin almadıkları sekiz aylık maaşları ve yemek kuponları ödendi; çocukları için okul malzemeleri dağıtıldı. Bütün bu başarıların sahibi işçilerin yönetimidir; devlet yada özel bankalardan bir borç almadan  başarıya ulaştılar.  Ayrıca, şirketin hesapları açılarak kapitalist şirket sahiplerinin işçileri sömürerek ve aşağılayarak nasıl aşırı ölçüde kazanç sağladığı sergilendi.

    Grafitos del Orinoco’nun geleceği işçiler tarafından belirlenecektir. Sosyalizmin inşasının bir gerekliliği işçilerin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmasıdır; Komutan başkan Hugo Chavez’in önderliğinde bolivarcı devrimin başarıya ulaşması ve sömürülen dünya için bir umut haline gelmesi için bu görevin yerine getirilmesi gerekiyor.
    (26 Eylül seçimleri öncesinde Grafitos del Orinoco işçileri tarafından yazılan bu bildiri Hands off Venezuella kampanyası tarafından yayınlandı.)

    Posted in Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , | Leave a Comment »

    Küba: 500.000 kişi işten çıkarılırken Sendika’nın rölü

    Posted by lahy 15/09/2010

    İş Kayıpları karşısında Kübalı sendika ”Birlik” çağrısında bulunuyor

    Patricia Grogg

    HAVANA TIMES, (IPS) — Küba başkanı Raul Castro’nun açıkladığı reformların en sorunlu ve hassas olanlarından biri kamu sektöründe hemen başlayan bir uygulama ile Mart 2011’in sonuna kadar 500.000 kişinin işlerinden çıkarılmasıdır.

    ” Yıllarca herkesin bir işinin olmasının devrimin bir başarısı olduğunu söylediler ve şimdi ‘şişirilmiş kadrolardan’ söz ediyorlar. Hiç bir şeyi anlamıyorum…ismini vermek istemeyen huzursuz bir  işçi IPS’e bu sözleri söyledi.

    Pazartesi günü bir bildiri yayınlayan Küba’nın tek yasal sendikası olan  CTC,  ”yeniden yapılanma” üzerinde  kendilerinin ”sistemli kontrolunun” olması gerektiğini söyledi ve ”işçilerin birliği”nin ” en önemli stratejik silahları” olmaya devam edeceğini belirtti.

    Bu konu işyerlerinde ”politik ve sosyal görüş birliğinin” sağlanması için Komünist Parti tarafından düzenlenen toplantılarda tartışmaların odak noktasındadır, bu toplantıların önümüzdeki beşyıl içerisnde kamu sektöründe 1 milyon işçinin işini kayıp edeceği  sürece eşlik etmesi gerekiyor.

    CTC’nin bildirdiğine göre, önümüzdeki bir kaç ay içerisnde 500.000 kişinin işini kaybetmesi ” ekonomik modeli güncelleştirmenin ve de ekonomi için 2011=2011 dönemlerine dair yapılan tahminlerin (Henüz açıklanmamış olan 5 yıllık plan) ” bir sonucudur.

    Alınan bu tedbirler, hangi işlerin vazgeçilmez, olduğunu gerekli ve mümkün olduğu yerlerde işçilerin yeni pozisyonlara transfer edilmelerini ya da işçilerin yeniden eğitimini sağlamaya yöneliktir.

    Ayrıca, ortaya çıkacak olan işgücünün çalışmaya ”hazır” olması için ”serbest çalışma’ ile ilgili yasal düzenlemeler yapılarak, alanları genişletilecek,  odaların kiralanması, kooperatifler , ”gelecek bir kaç yıl içerisinde yüzbinlerce işçinin yönlendirileceği”   serbest çalışanlar desteklenerek çeşitlendirilecektir.

    2009’a gelindiğinde  bu ülkede 11.2 milyon kişinin 5.7 milyonu evlerinin dışında çalışmaktadır; bunların içinde iki milyon kadın da vardır.

    Hükümet yeni alınan tedbirlerle işyerinde verimi artırmayı, disiplini daha iyi sağlamayı ve mevcut kaynakların daha verimli kullanmayı hedefliyor.

    Castro, Agustos ayında, ” Küba’nın dünyada çalışmadan yaşanabilecek tek ülke olduğuna dair fikri sonsuza kadar yıkmalıyız” dedi.İşsizliğin kısa bir zaman içinde artması Küba’da yeni endişelerin doğmasına yol açıyor, ancak, aynı zamanda, özel işletmelerin yayılması hakkında yeni ufuklar, beklentiler ve sorulara yol açmaktadır, bunun nedeni  vergi rejimi ve sistemin nasıl çalışacağına dair detayların henüz açıklanmamış olmasıdır.

    IPS tarafından görülen henüz basılmamış, Küba’nın ekonomik modelinin modernizasyonuna dair bir çalışmada  ekonomist Omar Everleny Perez  Villanueva kendi adına çalışmanın büyümesi için bu ana kadar kişilerin kendi adlarına çalışmaları ve  geçimlerini temin etmeleri zorlaştıran  engellerin aşılması  gerektiğini söyledi.

    Örneğin, yeterli malzeme ve parçaların sağlanmasınıda ki problemler, çelişkilerle dolu vergi sistemi,  gerçekten mevcut olmayan mali yardım ve hükümetin karışması ve başkalarını çalıştırmanın üzerindeki kısıtlamalar gibi problemlerden söz etti.

    Perez Villanueva’nın görüşüne göre,  özel mülkiyetin yayılması konundaki öneriler, küçük ve orta çaplı işletmelerin yaratılmasını  içermelidir; bu gelişme başka faydaların yanı sıra, ticari ürün ve servisleri çoğaltmayı ve çeşitlendirmeyi sağlayabilir.

    2004’de, aralarında 39.600 kadının da bulunduğu 166,700 kişi yasal olarak serbest  çalışan veya “cuentapropistas” olarak kayıtlarını yaptırmıştı.
    Bu olgunun zirveye çıktığı 1990 ortalarında 200,000 cuentapropistas vardı. Ancak, bundan sonra, yasal olarak serbest çalışan olarak kayıtlı kişilerin sayıları yavaş yavaş azaldı; bunun bir nedeni hükümetin daha önce faaliyet izni verdiği alanlarda çalışma belgelerinin süresini uzatmaması idi.

    Küba’da kamu sektörü en büyük işverendir. CTC yayınladığı bildiri de ” yalnızca vazgeçilmez olarak nitelenen pozisyonlara, tarihsel olarak işgüçü eksikliği olan tarım, inşaat, eğitim ve polis, sanayi işçileri ve diğerleri konusunda işçi alınacaktır.” diye ekliyor.

    Petrol sanayisi, inşaatcılık, bioteknoloji  ilaç sanayisi ve  turizm gibi büyük yatırımların sürdüğü yerlerde iş kaynakları genişletilecektir. Bazı ürünlerin üretimi desteklenecek ve servislerin ihracı genişletilecektir, dendi.

    Sendika, ” iş yasasındaki değişiklikler yavaş yavaş gerçekleştirilecektir, hemen uygulanmaya başlanacaktır,  büyüklüğü ve etkisi nedeniyle bütün sektörleri etkileyecektir ” diyor. Buna ilave olarak  ” işlerini kaybeden işçilere maaşlarını vermeye devam etmek gibi bir formülle koruma veya süresiz olarak sübvansiyon sağlamak artık mümkün değildir.” diye ekliyor.

    CTC ayrıca işçilerinin kendilerinin ”kişisel özelliklerinin” diğer pozisyonlara transferleri ya da tayin edilmelerinde  ”önemli bir rol” oynayacağını söyleyerek,  “ ispat edilmiş uygunluğun”  kimlerin mevcut işlerde çalışmaya devam edeceklerini belirleyen kriter olacağını vurguluyor.

    Sendika, hükümetin pozisyonunu tekrarlayarak,  devlet “ şişirilmiş kadroları ve kayıpları ile  ekonomiye zarar veren şirketleri, üretim ya da servis sektöründeki işletmeleri işletmeye devam edemez ve etmemelidir, faydalı değillerdir, kötü alışkanlıklar yaratmakta ve işçilerin davranışlarını bozmaktadır.” diyor

    Sendika ayrıca, “Servislerin üretimi ve kalitesi yükseltilmelidir, büyük sosyal harcamalar düşürülmelidir, ve gereksiz  ikramiyeler, aşırı sübvansiyonlar, bir iş biçimi olarak öğretim, ve erken emeklilik ortadan kaldırılmalıdır.” diyor.

    Posted in Küba, Makaleler, İşçi Hareketleri-Sendikalar | 2 Comments »

    Honduras: Öğretmenlerin Zaferi, direniş yükseliyor

    Posted by lahy 08/09/2010

    Honduras Başkanı Porfirio (“Pepe”) Lobo Sosa 30 Ağustos’da bir açıklama yaparak, 26 gündür grevde olan 55.000 öğretmeni temsil eden eğitim işçileri sendikası ile bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Grev süresince militan gösterilerde bulunan öğretmenler sert polis baskısı ile karşılaştılar.

    Hükümet,  Honduras Öğretmenler Örgütleri Federasyon’unun da ki altı öğretmenler sendikasının ana talebi olan 3.7 billion lempirasın (yaklaşık $194 milyon) Öğretmenlerin Sosyal Güvenlik Kuruluşuna, emeklilik fonuna (Inprema) ödenmesine karar verdi.  ‘7 Ocak’ta göreve başlayan. Lobo, hükümetin 2007, 2008, ve 2009 yılarına ait olan borçları kendii hükümeti’nin borçları olarak kabul ettiğini duyurdu.

    Öğretmenlerin taleplerinden biri olan Eğitim Bakanı Alejandro Ventura’nın görevden alınması ise kabul edilmedi.

    Direniş Büyüyor

    1 Eylül’de bir açıklama yapan Ulusal Halk Direniş Cephesi (FNRP) 1982 anayasası’nın yeniden yazılması ve bir darbe ile görevden uzaklaştırılan başkan José Manuel (“Mel”) Zelaya Rosales’in (2006-2009) sürgünde bulunduğu Dominik Cumnhuriyet’inden dönmesi için 1,019,765 imza topladıklarını açıkladı. FNRP’nin yöneticilerinden sendika lideri Juan Barahona, toplanan imza sayısını bir ”zafer” olarak niteledi ve imza sayısının 1.250.000’ini aşacağını duyurdu. ( 7.5 milyon nufusa sahip olan Honduras’da, Kasım 2009’da 4.6 milyon seçmen vardı.)

    Başkan Zelaye’nin görevden alınmasının ardından kurulan FNRP, imza kampanyasına Nisan 2009’da başladı. Zelaya’ya karşı darbe Honduraslıların genel seçimde Kurucu Meclis için bir oylama yapıp yapmasını oya sunan (resmi olmayan) bir halk oylamasının yapılacağı gün gerçekleşmişti.

    7 Eylül’de gerçekleştirilen öğretmenler ve sosyal örgütler tarafından desteklenen işçilerin grevi sırasında bir çok şehirde yürüyüşler yapılarak asgari ücretin yükseltilmesi (aylık 158 dolardan 289 dolara çıkması), kamu sektöründe işçi alımı, çalışma yasasında geçici ve saat ücreti ile çalışma yerine kalıcı sözleşme lehine değişiklik yapılmasını, doğal kaynakların özelleştirilmemesi talep edildi.

    IMF ile bir (standby) kredi anlaşması için görüşmeler yapan hükümet işçilerin taleplerini red ediyor.

    FNRP, Orta Amerika’nın İspanya’dan ayrılşının 189’uncu yıl dönümü olan 15 Eylül’de büyük bir gösteri planlıyor, aynı gün imza toplama kampanyası da sona erecektir.

    1 milyon Honduraslı Kurucu Meclis talep ediyor

    Posted in Genel Haberler, Honduras, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

    Şilili madenciler için ‘alternatif kurtarma planı’

    Posted by lahy 30/08/2010

    Şilili mühendisler, bir madende mahsur kalan 33 madenciyi kurtarma çabalarını hızlandırmak için yeni bir plan üzerinde çalışıyor.

    5 Ağustos’tan bu yana yerin 700 metre altında göçük altında olan madencileri mevcut yollarla kurtarmak dört ayı bulabilir.

    Madencilerin dört ay daha sığınakta kalabilecekleri haberini sükunetle karşıladığı söylenmiştiAncak, sığınağa inen küçük çaplı tünelin genişletilmesini öngören yeni plana göre, madencilerin kurtarılmasının iki ay önceye çekilmesi mümkün olabilir.

    Kurtarma planı üzerine çalışan Walter Herrera, işçileri ararken açılan sondaj tünelinin son teknoloji ile genişletilmesinin denenebileceğini söyledi.

    Şilili madenciler bir madende mahsur kalan 33 işçiye, kurtarılmalarının bir kaç ay sürebileceği önceki günlerde söylenmişti.

    Şili Sağlık Bakanı Jaime Manalich, madencilerin haberi sükunetle karşıladığını belirtmişti.

    İşçilerin ruh sağlığından kaygı duyan yetkililer, bu haberi vermeyi ertelemişlerdi.

    Madencilere uzun bekleyiş boyunca uygulayacakları bir egzersiz programı da verilecek.

    Çünkü işçilerin, çıkmaları için kazılan 66 santimetre genişliğindeki tünelden çıkabilmeleri için ince kalmalaları gerekiyor.

    Bu tünelin kazılmasının dört ay sürebileceği belirtiliyor.
    ‘Depresyona girebilirler’

    Sağlık Bakanı Manalich, haberi sükunetle karşılamalarına karşın, işçilerin depresyona girebileceğini belirtti.

    Madenciler daha önce, bağımsızlık gününe dek çıkarılmaları için çaba harcanmasını istemişti.

    Mahsur kalan madencilerin lideri de, Şili Cumhurbaşkanı Sebastian Pinera’ya ‘Bizi bu cehennemden çıkarın’ demişti.

    Bakan Manalich, madencilerden kendilerini oyalayacak işler bulmalarını istediklerini belirtti.

    Bakan, ‘Bulundukları yerde yürüyebilecekleri iki kilometrelik tüneller var. Uyumak, yemek yemek ve çalışmak için ayrı yerler belirlemeyi umuyoruz. dedi.

    Amerikan Uzay ve Havacılık dairesi NASA’dan da, uzun uzay yolculuklarında, astronotların morallerinin nasıl iyi tutulduğuyla ilgili deneyimlerini aktarması istendi. (BBC)

    Posted in Genel Haberler, Şili, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

    Venezüella’dan İzlenimler: Sosyal İşletmeler

    Posted by lahy 25/08/2010

    Venezüella’ya yaptığımız ziyaret sırasında Kömün (Toplum) Konseyleri’nin bir yandan okul ve anaokulları gibi sosyal projeleri gerçekleştirmeye çalışırken diğer yandan da toplum konseyi üyelerinin ortaklaşa sahibi oldukları  küçük işletmeler yaratmaya çalıştıklarını gördük.

    Sucre belediye bölgesinde ki 8 Apollo konseyi bir fırın, Petera’da ki konsey tekstil atölyesi açmaya çalışırken daha önce sözünü ettiğimiz 23 Enero sosyalist kömünü (Kömün Konseyleri ve Demokrasi (2) bir tekstil atölyesini işletmeye açmıştı.

    Kömün Konseylerine bu yatırımlarını yapmaları için gerekli kaynaklar küçük ve orta çaplı işletmeleri desteklemek amaçıyla kurulan INYPYME aracılığla yapılıyor. Örneğin, tekstil atelyesi açmayı karar altına alan konsey ilk önce INYPYME danışmanlık hizmetlerinden yararlanarak gerekli planlamaları yapıyor. Daha sonra hazırlanan proje bakanlığa sunularak onaylandıktan sonra yatırımın yapılması için gerekli fonlar konseye veriliyor. Konsey verilen krediyi düşük faizle geri ödüyor. Halk iktidarı Bakanlığı da belediyeler aracılığıyla bu işletmelerin kuruluşuna yardım ediyor.

    Bundan bir an önceki aşamada koperatiflerin kurulması ve gelişmesi  hedeflenirken, 31 Temmuz 2008’de çıkan bir yasa ile  (Ley para el Fomento y Desarrollo de la Economía Popular) sahipliğinin topluma ait olduğu sosyal işletmelerin kurulup, toplum denetiminde  işçiler tarafından işletilmesi öne çıkmış durumdadır.  Günümüzde, tekstil atölyelerinden, balık fabrikalarına, küçük elektrik santrallarına, tarım çiftliklerine ve süpermarketlere kadar uzanan bir dizi işletmenin dahil olduğu bir sosyal işletmeler zinciri oluşturulmuş durumdadır.

    Kömünler tarafından açılan işletmelerin yanısıra, işgal altında tutulan fabrikalar da  aynı ilkeler etrafında örgütlenerek yeniden işletmeye açılmaktadır.

    Bu işletmelerin amaçı  şirketleri  sosyal üretimin  araçları haline getirmek, toplumun katılım ve denetimi altında işçiler tarafından yönetimi gerçekleştirmektir.

    23 Enero’da iki ay önce açılan tekstil atölyesi bu işletmerin örneklerinden biridir.

    Atölye de okul elbiseleri, uniformalar,tişort ve gömlekler üretilmekte ve ucuz fiyatla satılmaktadır.

    Bölge de faaliyet gösteren Futuro Colectivo, Nueva Sociedad Productiva ve La Quinta kooperatifleri birleşerek sosyalist kömüne ait şirketi yarattılar.

    Şirketin kuruluş aşamasındal Instituto Nacional de Capacitación y Educación Socialista (Inces),  Sosyalist Eğitim ve Güçlendirme Enstititüsü kurslar vererek kuruculara ve işçilere destek verdi.

    Tekstil atölyesinin kuruluşunda 50 kişi yer alırken 24 kadın kurslara katıldıktan sonra atölye de çalışmaya başladı.

    Terzilik kursları alan ve atölye de çalışmaya başlayan Escarlet Medina, ”  Tekstil alanında eğitim görüp uzmanlaşmam yalnız benim için değil toplum içinde bir kazançtır” dedi.  Bu işletmeler bir yandan halka ucuz tüketim maddeleri sağlarken diğer yandan da işsizliğin yüksek olduğu bölgelerde fakir halka iş imkanları yaratmaktadır.

    Foto: 23 Enero

    23 Enero’da ki tekstil atelyesinde faydalanmak isteyenler atelyenin satış noktasına giderek alışverişlerini yapıyorlar. Kapitalist işletmelerde 70 bolivara  satılan okul uniformaları atölye tarafından bölge halkına 25 bolivardan satılıyor.

    23 Enero’da ki sosyal işletmeler tekstil atelyesi ile sınırlı değildir. Sosyalist Kömün tarafından işletilen supermarket, manav, kasap ve kahve vardır. Binaların arasındaki boş arazilerde organik bahçeler de yetiştirilen ürünler kömün tarafından halka satılamaktadır.  Tanklarda balık yetiştiriciliği de deneme aşamasındadır. Buradan elde edilen gelirler bölgenin kalkınması ve güvenliğinin sağlanması için kullanılıyor.


    Posted in Sosyal Hareketler, Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | 1 Comment »

    Peru’da İşçi, öğrenci ve öğretmenlerin birlikte direnişi

    Posted by lahy 19/08/2010




    Kapitalizmin  2008’de başlayan ve halen sürmekte olan sistemik krizi neo-liberalizmin sorgulanmasına yol açtı. Yeni bir model ve çözüm arayışları ile ilgili tartışmalar sol ve alternatif yayın organları ile sınırlı kalmadı.  Neoliberalizmin sorunları yoğun bir şekilde tartışılırken çözüm arayışları giderek neoliberal bir çerceve belirlenmeye başladı.  Örneğin, piyasaların yeteri gibi denetlenmemesi bir problem olarak saptanırken gerekli yasalar çıkarılarak denetim sağlanırsa neoliberal modelin başarılı bir şekilde uygulanabileceği fikri geçerlilik kazandı. Yanlış olan neoliberalizm değil de piyasaların yeterince denetlenmemesi idi. Kriz sırasında giderek açıılan zengin ve fakirler arasındaki uçuruma rağmen, özelleştirme gibi neoliberal yaptırımlar dünyanın bir çok ülkesinde kalkınma yolunda atılmış adımlar olarak tanıtılmaya ve uygulanmaya devam ediyor.

    ABD ve Avrupa’da kriz nedeniyle eğitim bütçelerinde önemli kesintilere gidildi. Bu kesintiler bir yandan  binlerce öğretmen ve işçinin işlerini kaybetmesine yol açarak eğitimin kalitesini düşürürken, diğer yandan da yeni bir özelleştirme dalgasının gündemde olduğunu göstermektedir. Venezüella ve Bolivya gibi istisnalara rağmen Latin Amerika ülkeleri de neoliberalizmin özelleştirme furyasından kendilerini kurtarabilmiş değillerdir.

    Son olarak Peru’da Başkan Alan Garcia yeni neoliberal tedbirlere imza attı:  bir yandan öğretmenlerin haklarında kısıtlamalar getiren yanı yasaları parlamentoya sunarken diğer yandan da  üniversitelerin bütçelerini yüzde 75 oranında keserek özelleştirmelerin önünü açtı. Buna paralel olarak üniversitelerde sosyal muhalefetin kriminalize edilmesini amaçlayan tedbirler aldı.   Hükümet, 30 kadar Aydınlık Yol taraftarının bir üniversite içinde bir gösteri yapmasını gerekçe göstererek üniversitelere güvenlik güçlerinin yerleştireleceğini duyurdu.

    Hükümetin bütçe kesintileri ve üniversitelere güvenlik güçleri yerleştirme kararı öğrenci, öğretmen ve üniversite çalışanlarını biraraya getirdi.  16 Agustos 2010’da şehrin merkezinde ki 2 Mayıs meydanında toplanan üniversite çalışanları, sendikacılar ve öğrenciler Parlamento binasının önüne kadar yürüyerek kamu eğitiminin savunusu ve üniversitelerin özerkliğinin korunması için kampanyalarını sürdürdüler.

    Posted in Peru, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

    Venezüella’da İşçilerin Yönettiği Bir Elektrik Santralı

    Posted by lahy 14/08/2010

    Edward Ellis – Correo del Orinoco International

    Agustos, 11, 2010

    Venezüella Enerji Bakanı Ali Rodriquez La Mariposa’da bulunan Enerji üretim tesisini ziyaret ederek,  tesisin Güneydoğu Caracas ve Altos Miranda’nın ihtiyacına cevap verebilecek seviye de olan  45 megawatts (MW)  elektrik üretme seviyesine ulaşacağını açıkladı.

    Elektrik Santralına geçtiğimiz Mart ayında, ülkeyi etkileyen elektrik krizine yanıt olarak olarak işçiler tarafından  el konulmuştu.

    Başkan Yardımcısı Elias Jaua geçen perşembe  ” Atıl makineları çalışır hale getirmenin yanı sıra, nufüsün büyümesini ve yükselen yaşam standartlarını göz önüne alarak  enerji üretim kapasitesini artırıyoruz.” dedi.

    Küba’nın Elektrik Sendikasına bağlı işçiler 20 yıldan beri ihmal edilen fabrikanın yenilenmesine yardımcı oldular.

    Jaua, ” Bu, Başkan Hugo Chavez’in ulusal elektrik krizine çare bulmak için elektrik sektörü işçilerin katılmasına dair verilmiş politik bir karardır.  Kübalı işçilerin yardımı ile, geçmiş hükümetler tarafından  elektrik sektörünün özeleştirilmesini sağlamak için tümüyle çürümeye bırakılmış olan bu fabrika yenilendi ” dedi.

    HİDRO ELEKTRİK SANTRALLARA BAĞIMLILIK

    Venezüella’nın ürettiği elektriğin yüzde 70’i Bolivar eyaletinde bulunan Gori barajına kurulan hidroelektrik santrallardan geliyor.

    Bu yılın başlarında karşılaşılan kuraklık sonucu barajın su seviyesi düşerek, elektrik üretiminin kesintiye uğramasına ve ülke çapında kesintilere neden olmuştu. Ülkeyi krizden çıkarmak için gerekli bilgi ve yeteneğe sahip olduklarını bildiren devlet enerji firmesı Corpoelec işçileri geçen Eylül’de gösteriler yaparak şirketin yönetiminde söz sahibi olmayı talep ettiler.

    İşçiler, bir çok programın Corpoelec’de ki mevcut aşırı bürokrasiden kaynaklandığını iddia ettiler.

    Geçtiğimiz Aralık’da enerji sektöründe ki işçilerle tarihsel bir anlaşma imzalayan hükümet, işçilerin şirketin yönetimine katılımı ve  şirkette karar verme mekanizması hakkında bir anlaşma imzaladı.

    İşçiler tarafından gerçekleştirilen La Mariposa elektrik santralının yeniden üretime geçişi hükümetin izlediği, ülkenin elektrik sektörünü rehabilite etme ve çeşitlendirme politkasının bir örneğidir.

    ENERJİ  PLANI

    Santralı ziyaret sırasında konuşan Elektirik Bakanı Ali Rodriguez gelecekte ortaya çıkabilecek problemleri önlemek için alınacak tedbirler hakkında konuştu.

    Ayrıca, “ Halen çözülmesi gereken problemler vardır, işçileri transmisyon sistemlerinin gelişmesi ve bazı örneklerde, dağıtım şebekesinin gelişmesine kattığımız problemlerdir,  venezüella’nın bütün elektrik şebekesini yeniliyoruz.” dedi.

    Yenileme programının bir parçası olarak Zulia eyaletinde elektrik kapasitesi 3,000 MW artırılırken,  And bölgesine yeni bir baraj ve elektrik santralı inşa ediliyor.

    LAHY NOTU:

    Başkan Hugo Chavez, iktidara geldikten sonra  özelleştirme programlarını durdurarak su ve elektrik fiyatlarının yükselmesini yasakladı. Bu gelişme sonrasında enerji firmaları yeni yatırımlar yapmadıkları gibi, mevcut tesisleri de modernleştirmediler. Son 11 yıl içerisinde inşa edilen küçük enerji santralları ise, mevcut elektrik santrallerinin tam kapasite çalışmaması nedeni ile tüketimin artması sonucu doğan açığı karşılamaktan uzaktırlar. İki yıldır süren elektrik üreten firma ve santrallerin millileştirmeleri etkili, verimli ve daha az bürokratik bir idari mekanizma yaratılamaması nedeni ile eleştirilmektedir.

    Giderek büyüyen ve ciddi bir sorun haline gelen enerji krizi karşısında işçilerin yönetime katılmaları ve seferber olmalarını sağlamak için her işbiriminde işçi konseyleri ve toplantılarda yapıldı. Elektrik işçileri Federasyonu (FETRAELEC) sektör çapında iş ve ücret eşitliği sağlarken, işçilerin yönetime katılmalarını garanti altına alan bir sözleşme imzaladı. Elektrik sektöründe sosyalist elektrik işletmelerinin yaratılması ve sanayinin örgütlemesi halen tartışılmaktadır.

    Posted in Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

    INVEVAL Beş Yıldır İşçiler Tarafından Yönetiliyor

    Posted by lahy 11/08/2010

    Beş yıdan beri işçiler tarafından yönetilen, Carrizal kasabası , Edo Miranda’da bulunan Vana fabrikası, Inveval, , tüm sorunlar ve engellere rağmen fabrikanın işçiler tarafından yönetilmesini sürdürmek ve Venezüella halkının çıkarlarına hizmet etmek için çalışmaya devam ediyor.

    Inveval, PDSVA Maturin ve El Palito ve Iviç şirketleriyle yapılan anlaşmalar ile bu kurumlar için binlerce kapağın onarımı gerçekleştirdi. Ayrıca küresel vanalar üretimi için Invevallı işçiler bir Rus firması ile teknolojik içbirliğine girdiler.

    Geçenlerde biraraya gelen Inveval fabrika konseyi sosyalist bir işletme politikasını tartıştı. İşçilerle varılan anlaşmalar arasında onurlu bir emeklilik dahil olmak üzere, eğlence, eğitim ve sağlık hizmetleri sağlanarak aile ilişkilerinin güçlendirilmesi de vardı. Ayrıca, fabrikanın etrafındaki yerleşim birimleri ile kardeşçe ilişkileri güçlendirmeye de karar verdiler.

    Ancak, Inveval’ın sorunlar yaşamaktadır. İşçiler, Tinaquillo, Edo. Cojedes’de bulunan ACERVEN dökümhanesi ile birlikte çalışmak için talepte bulunuyorlar. Bu amaçı gerçekleştirmek için sektörün karşılaştığı açil sorunların tartışıldığı bir dizi toplantılar yaptılar.

    kaynak: http://www.luchadeclases.org.ve/control-obrero-leftmenu-167/6769-iinveval-avanza-

    Posted in Venezuela, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

     
    %d blogcu bunu beğendi: