latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘Peru’ Category

Başkan Chavez kanser tedavisini Küba’da sürdürecek

Posted by lahy 16/07/2011

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in kanser tedavisini Küba’da sürdürmek için Ulusal Meclis’e bir mektup yollayarak izin istedi. Bazı yayın organları ise Başkan Chavez’in tedavi için Brezilya’ya gideceğini bildirmişti.

Küba’da başarılı bir ameliyat geçiren Chavez, ülkesine döndükten sonra iyi olduğu ve kanseri yenmek için kararlı olduğu yönünde mesajlar vermişti.

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff bir çağrı yaparak Başkan Chavez’in Küba’da geçirdiği ameliyat sonrası uygulanması gereken kemoterapi ve radyasyon tedavileri için Sao Paulo’da bulunan Suriye=Lübnan Hastahanesini önermişti.

Başkan Chavez!in tedavi için 1 ay Küba’da kalacağı bildirildi

Dinlenmesi yönündeki tavsiyeleri bir kenara iten Başkan Chavez, dün, yeni seçilen Peru devlet Başkanı Ollanda Humala’yı Başkanlık sarayı Miraflores’de kabul etti. Her iki lider yayınladıkları ortak bildiride iki ulus arasındaki kardeşlik ve dayanışmayı vurguladı.

Reklamlar

Posted in Genel Haberler, Peru, Venezuela | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Humala: ‘Kimse cezaevinde ölmemeli, Fujimori bile’

Posted by lahy 13/06/2011

Peru’nun yeni devlet başkanı Ollanta Humala, hapisteki eski Peru devlet başkanı Fujimori’yi kötüleşen sağlık koşulları sebebiyle affedebileceğini söyledi.

El Comercio isimli Peru gazetesine konuşan Humala bu kararın insani sebeplerle alınabileceğini söyledi.

Yeni başkan “çocuklara tacizde bulunan müebbet hapis cezalıları dışında hiç kimse ceza evinde hayatını noktalamalalı dedi”.

Eski Peru devlet başkanı Fujimori iktidarda olduğu 1990-2000 döneminde sebep olduğu insan hakları ihlalleri ve katliamlar sebebiyle 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Tartışmalı af meselesi

Fujimori geçtiğimiz ay dil kanseri belirtileri gösteren ağır sağlık durumu sebebiyle hastaneye kaldırılmıştı.
Eski devlet başkanı bu süre içinde 15 kilo kaybetmişti.
Fujimori’nin affı konusu, geçtiğimiz günlerde Humala’nın zaferiyle sonuçlanan başkanlık sürecinde gündeme gelmişti.
Humala’nın son ana kadar rekabet ettiği Fujimora’nın kızı Keiko, birçok yorumcu tarafından babasını affedebilmek için başkanlık yarışına girmekle eleştirilmiş, ve bu iddialar Keiko tarafından reddedilmişti.
Temmuz ayı sonunda başkanlık görevini devralacak Ollanta Humala’dan önce, şu anki başkan Alan Garcia ise Fujimori’nin affı konusuna soğuk bakıyor.
Fujimori özellikle Peru’daki sol örgütlere karşı uyguladığı sert mücadele ve uygulamlarla tepki uyandırmıştı.
Yeni devlet başkanı Ollanta Humala ise Güney Amerika’daki sosyalist liderlerle yakın dostluğu ile biliniyor.(BBC)

Posted in Peru | Leave a Comment »

Peru: Başkanlık Seçimini Humala Kazandı

Posted by lahy 06/06/2011

Peru’da dün devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turu yapıldı. Sandık başı anketlerden elde edilen ilk sonuçlar, 10 Nisan’daki ilk turun rövanşında sol eğilimli Ollanta Humala’nın, rakibi Keiko Fujimori’yi oylarn yuzde 51.5´unu alarak kılpayı geride bıraktığına işaret ediyor.

48 yaşındaki Humala’nın taraftarları ise hali hazırda kutlamalara başlamış durumda. Aynı zamanda eski bir subay olan Ollanta Humala, beş yıl öncesinde mevcut Devlet Başkanı Alan Garcia’nın karşısında girdiği seçim yarışını kaybetmişti. Bu kez, 36 yaşındaki avukat Keiko Fujimori’yle ikinci tura kalan Humala’ya daha fazla şans tanınıyordu. Ancak, şimdilerde hapiste bulunan eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı Keiko’nun, ülkenin ilk kadın lideri olma fırsatını yalnızca yüzde 2’lik bir farkla kaçıracağı görülüyor.

Gözlemciler, adayların yarışı bu kadar yakın tamamlaması durumunda oyların yeniden sayılabileceği yorumunu yapıyor. Keiko Fujimori ise, resmi sonuçları kabulleneceğini bildirdi.

Posted in Peru, Seçimler | Etiketler: | Leave a Comment »

Peru:Ollanda Humala başkanlık seçimi öncesi öne geçti

Posted by lahy 03/04/2011

Peru’da 10 Nısan’da yapılacak seçimlere bir hafta kala Ulusalcı Birlik Gana Peru başkan adayı Ollanta Humala, yapılan kamuoyu yoklamalarında yüzde 4 ve 7 farkla önde gidiyor.

Eski bir subay olan Humala eski başkanlardan Alejandro Toledo ve halen hapiste bulunan eski başkan Fujimori’nin kızı Keiko Fujimori’nin önünde bulunuyor.

Humala’nın kamuoyu yoklamalarında öne çıkması diğer adayları, mali sermaye çevreleri ve bazı basın kuruluşlarını telaşa sürükledi.

Humala adaylar içinde sosyal reformu savunarak, son 10 yılda izlenen neoliberal modelin ve serbest ticaret anlaşmalarının gözden geçirilmesini ile birlikte yeni bir anayasa düzenlenmesini vaat edyor.

Humala, enerji, telekomünikasyon, limanlar gibi alanlarda yabancı işletmelere kısıtlamalar getirilmesini de savunuyor.

Humala’nın programı 2006’da savunduğu taleplere karşılaştırıldığında ılımlı gözüküyor, ancak mevcut talepleri uygulanmakta olan neo=liberal modelin sorgulanmasına yol açtı.

2010’da Nobel ödülünü kazanan yazar Mario Vargas Llosa , Humala ve Fujimori arasında yapılacak bir tercihi, ”kanser ile AIDS ” arasında yapılacak bir tercihe benzeterek neoliberal modeli savundu.

Posted in Genel Haberler, Peru, Seçimler | Leave a Comment »

Peru: Eğitimin ticarileştirilmesi-Julian Roger Suni

Posted by lahy 08/01/2011

Julian Roger Lacacta Suni

Eğitimin ticarileştirilmesi istisnai bir vaka değil, IMF ve Dünya Bankası tarafından dikte edilen politikaları uygulayan neoliberal hükümetlerin bir uygulamasıdır. Fujimori diktatörlüğü tarafından uygulanan kalkınma modelinin sonuçlarından biri olan eğitimin ticarileştirilmesi  eğitimin bir refah, kalkınma ve sosyal adaletin yaratıcısı olarak önemini görmezlikten gelen bir adaletsizlik örneğidir. Eğitim bütçesinin düşürülmesi ve kötü yönetiminin bir sonucu olarak kaynaklar Kamu Eğitim Kuruluşlarına ulaşmıyor ve  eğitim sistemi sakatlanıyor, böylece, eğitimde daha fazla özelleştirmeyi gerçekleştirmek için sistemi daha da etkisiz kılmayı deniyorlar.  Eğitim konusunda kararları alanlar eğitim uzmanları değildir ve yalnızca pazarlamayı ve sadece seçim zamanı sorulan güzel soruları sormasını biliyorlar.Hükümet, çevrenin kirlenmesi, kamu güvenliği, şiddet oranlarında artıştan endişeye düşerken  bu oranları tersine çevirecek ana platformu bir tarafa itiyor, bu eğitimin ticarileştirilmemesidir.

Ülkemizde ki, bu ticarileştirme olgusu bir  istisna değildir. Pazarda satılan ürünler gibi her düzeyde, düşük kaliteli, bir çok defasında modası geçmiş behaviorist eğitim modellerini uygulayan okulların mantar gibi yayılması bunun bir ifadesidir. Bunun anlamı gerek ögrenci gerekse de öğretmenlerin başka alternatifleri anlama ve öğrenme imkanı olmadan yapmaları gerekeni yapmalarıdır. Behaviorist model gerçekte bir çok eleştiri ile karşı karşıyadır: bilinçi, duyguları ve o anki ruh haline önem vermemek, ne bilgilenme ne de yaratıcılık sürecini açıklamayı denememek, ve  özneyi  pasif bir algılayıcı olarak görmektir…ve son olarakta,  gerçek bilimin gelişiminin ritmine ayak uyduramamıştır.  ”Tek bir platforma” sahip ticari modeli uygulamak o kadar kolay değildir.  Bu model, ” bilgilenme sürecinin ve bireyin düşünme sürecinin yoksullaştırılmasına” yol açıyor.

Bu biçimdeki pazarı esas alan öğretim uygulamaları  ülkenin gelişimine darbe vuruyor ve eğitimde onlarca yıl geri gitmemize neden olabilir. Tam da bunun tersine, bugün her zamankinen daha fazla öğrencilerin öğrenmeyi öğrenmesi ve otonom bir kişiliğe sahip olmasına ihtiyacımız vardır. Bu amaça bilgilenmeyi esas alan bir müfredatla, tek amaçı kazanç sağlamak olmayan derslerle ulaşabiliriz….Kamuoyu eğitimde ticarileşmeyi gerçekleştirenleri tanımalıdır, ayrıca ticari eğitimi pazarlayan eğitim alanında önemsiz bir itibar ve yere sahip eğitim dernekleri, eğitim kuruluşlarını da tanımalıdır.

http://www.lacacta.pe.kz

Posted in Peru | Leave a Comment »

Kalkınma ve Sosyal İçerme, Açlığa Karşı Mücadeleye Bağlanmalı-D.Estrada

Posted by lahy 18/12/2010

Daniela Estrada

 

 

SANTIAGO, (IPS) –  Devlet’in açlığın aşılmasında anahtar bir rol oynadığı kavramı yeni değil. Ancak, Latin Amerika’dan gelen son rakamlar daha fazla kamu harcaması ve sosyal programlar tek başlarına etkili çözümler değiller.

Latin Amerika ve Karayipler de geçen yıl, yaklaşık 600,000 kişi açlıktan kurtuldu, ancak, 2009 yılında 53.9 milyonun yetersiz beslendiği ve 52.5 milyonun 2010 sonunda halen açlıkla karşılaştığı bölgede bu rakam okyanusta bir su damlasını temsil ediyor.

Yiyecek ve Tarım Örgütü (FAO)  örgütü temsilcisi ve yardımcı direktörü José Graziano da Silva, ” Programları uygulamayı deneyen ülkeler var, ancak, ya gerekli kurumlara ya da etkili uygulamayı sağlayacak fonlara sahip değiller,” dedi.

İstatistikler, 13 Ekim’de FAO tarafından yayınlanan “Panorama de la Seguridad Alimentaria y Nutricional en América Latina y el Caribe” 2010 (Latin Amerika ve Karayipler’de Yiyecek ve Beslenme Güvenliği) raporundan geliyor.

Rapor, ekonomik büyüme ve sosyal içerme arasında güçlü bir bağ olmalıdır diyor.

Silva, ” En az etkilenen ülkeler, üretici faaliyetleri destekleyen programlarla birlikte fakirler için sosyal korumaya sahip olan ülkelerdir,”  dedi.

Bölgede ki bazı ülkeler yiyecek üretimini desteklemek, yiyecek ve tarım için pazarlar ve ticareti organize etmek ve sosyal koruma ve yiyecek yardımı sağlayan politikaları uygulamaya soktu.

Günümüzde 19 ülke,  Brezilya’da  Bolsa Familia (aile yardımı) Kolombiya’da Familias en Acción (aileler eylemde) ve Meksika’da   Oportunidades (fırsatlar) gibi koşullu gelir transferi programlarını uyguluyor.

Silva’ya göre,  bu programların hepsinden beklenen sonuçlar elde edilmedi, bunun nedeni ya  ilk uygulama aşamasına da olmaları veya diğer sosyal ve üretici programlarla entegre edilmiş olmamalarıdır.

Kırsal hareketin liderlerinden, Şili’li bir STD olan Ulusal Yerli ve Köylü Kadın Derneği(ANAMURI) ve Latin America Kırsal Örgütler Koordinasyon Komitesi(CLOC) üyesi  Florencia Aróstica, IPS’e: ” Güçlü bir devletten daha ziyade daha fazla egemenliğe sahip  bir devlete ihtiyaç var”’ dedi.

Kuzey Şili’de ki küçük çifliğinde sebze üreten Aróstica, ” Günümüzde ki neo-liberal model sanayiyi esas alıyor ve dünya da açlığı  önlemek konusunda hiç bir faydası yok. Küçük çaplı tarımı desteklemek için hiç bir politika yok, sadece bazı yetersiz programlar var” dedi.

FAO, Eylül ayında yayınlanan 2010’da Dünya’da Gıda Güvenliği başlıklı raporunda, 2009’dan beri  98 milyon kişinin açlıktan kurtulduğunu açıkladı. Ancak, bugün dünya da  925 milyon yetersiz beslenen kişi vardır.

Aróstica, yoğun tek ürünlü tarıma verilen desteği, toprakların az sayıda korporasyonun elinde toplanmasını ve su kaynakları üzerindeki tekeli  eleştiriyor.

Ayrıca, “Küçük çiftciler topraklarından atıldıkça iş arayan topraksız kırsal işçilerin sayısı artıyor.  Özellikle kadınlar için işsizlik yoğun ve çalışma koşulları kötü.” dedi.

Uluslararası köylü hareketi Via Campesina‘ya bağlı olan CLOC, 5.inci kongresini 8-16 Ekim’de Quito’da gerçekleştiriyor:  Kullandıkları slogan ”Kapital ve İmparatorluk tarafından Mülksüzleştirmeye karşı: Toprak ve Halkın Egemenliği İçin.”

Açlığın  düşüş oranı en düşük seviyede olmakla birlikte 2006-2009 dönemi ile karşılaştırıldığında önemli bir gelişmeye tekabül ediyor; bu dönemde, global ekonomik kriz ve yükselen gıda fiyatları nedeniyle Latin Amerika ve Karayiplerde 6 milyon kişi açlar ordusuna katıldı ve bölge, 1990’lı yıllarada hakim olan olan duruma geri döndü.

Bölgede ekonomik kalkınma devam etmekle birlikte uluslararası pazarlarda ki hareketlenmeler gelecek yıllarda büyüme hızının gerilemesi ve işsizliğin artmasının mümkün olduğuna işaret ediyor.

Silva, ” Latin Amerika’da büyük çoğunluğun geliri yoksulluk sınırı etrafındadır: bir işe sahip oldukları sürece bu hattın üstündedirler, ancak aile de bir kişi işini kayıp ederse, bu sınırın altına düşüyorlar. Oldukça istikrarsız bir durum” dedi.

FAO, siyasetler grubu koordinatörü Fernando Soto,  Santiago’da ki bölge ofisinde, ” kriz ile başarılı bir şekilde başa çıkan ülkeler dönemsel iniş çıkışlara müdahale edebilecek kamu kuruluşlarına sahip olan ülkeler” oldu, dedi.

Bu ülkelerde, devlet ekonominin staratejik bölgelerinde güçlü bir rol oynuyor ve iç pazar için gıda üretimini artırarak, çiftçilere kredi sağlayarak ve kamusal gıda alımları,depolama ve dağıtım yoluyla ve sosyal koruma programlarıyla bir değişikliğe yol açıyor.

Soto, ”En başarılı olan ülkeler giderek artan bir şekilde ekonomik büyüme ile sosyal içermeyi almayı birbirine bağlıyanlardır. Bunlar iki ayrı konudur,” dedi.

” Bir yandan ekonomik büyüme sağlarken diğer yandan bu büyümeden dışlanan insanlar için sosyal programlar yaratamayız. Bunun bir bir sınırı vardır. Buna kamu borçu deniyor” dedi.

Guatemala, El Salvador, Honduras ve Nikaragua gibi gıda güvenliği konusunda oldukça hassas bir dengeye sahip olan ülkeler  2009 yılında kamusal borçlarını o kadar yükseltiler ki, şimdi IMF ile alınacak teddbirleri tartışıyor ve sosyal harcamaları 2011 yılında azaltmayı planlıyorlar.

FAO’nun önerileri gıda sağlanmasında aileye  dayanan tarıma daha fazla yer verilmesi ve tarım ve iş pazarlarının denetlenmesi ve regüle edilmesidir, bölgesel bir rapora göre, bu konular kırsal yoksulluğu etkileyen ana faktörlerdir.

Geçen yıl Brezilya’da başarılı projeleri ziyareti sırasında Tarımsal Kalkınma İçin Fon (IFAD), temsilcisi Kanayo Nwanze, IPS’e, aile tarımına yapılan yatırımlar diğer yatırımlarla karşılaştırıldığında yoksulluğu azaltmak konusunda iki ila dört kat daha etkilidir, demişti.

Şili başkentinde bulunan Latin Amerikan Kırsal Gelişme Merkezi (RIMISP) araştırmacılarından Alexander Schejtman, IPS’e, ancak, “yoksulluğun yükseltiği dönemlerde, en büyük yoksullaşma oranı köylü aileleri arasında görüldü,”dedi.

Ekonomist,  kırsal bir çerceve içinde, bir çok ülkede, aile tarım sektörü yoksulluğa en büyük kayışı ve oradan en düşük oranlı çıkışı temsil etme eğilimindedir, dedi.(Ekim-2010, IPS)

Çeviri:Erol Yeşilyurt

Posted in Bolivya, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Kolombiya, Makaleler, Meksika, Nikaragua, Paraguay, Peru | Etiketler: , | Leave a Comment »

Latin Amerika:Ve şimdi cinsel ayrım yapmayan bir eğitimin zamanı- Milagros Salazar

Posted by lahy 14/11/2010

Milagros Salazar (IPS)

LIMA: Latin Amerika’da kadınlar eğitim alanındaki engelleri yıkıyorlar, ve bir çok ülkede kadınlar erkeklerden yıllarca fazla eğitim alıyorlar.  Ancak, günümüzde yapılması gereken eğitimin kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği artırması yerine azaltmasını garanti altına almaktır.

Çoğunlukla Latin Amerika kıtasından gelen, 20 ülkeden kadın örgütleri ve insan hakları gruplarının temsilcileri Lima’da toplanarak, okul içi ve okul dışında basmakalıp rol modelleri üretmeyen ve ayrımcı olmayan bir eğitimin nasıl gerçekleşeceğini tartıştılar.

Kadın Haklarının Savunusu için Latin Amerikan and Karayip Komitesi(CLADEM) temsilcisi Moriana Hernández,  14 ülkeden gelen 60 katılımcıya, ” Eğitimin cinsiyetçi ve ayrımcı olduğunu söylemek ideolojik bir bildirimde bulunmak değil, bilimsel delillerle desteklenen bir gerçekliği dile getirmektir.” dedi.

” Eğitim: Hedeflerin Ötesinde”  uluslararası semineri   14-16 Ekim tarihlerinde Peru’nun başkentinde yapıldı;  toplantı 2015’e kadar herkesin  ilkokula gitmesi  ve cinsler arasında eşitliğin sağlanması ve kadınların güçlendirilmesi şeklindeki yüzyılın iki ve üçüncü kalkınma hedeflerini (MDGs) tartışmaya açtı.

BM üyesi devletler tarafından 2000 yılında üzerinde anlaşmaya varılan 8 MDGs, yoksulluğu, açlığı, kadın ve çocuk ölümlerini azaltmayı, HIV/AIDS ve diğer hastalıklarla savaşmayı ve çevrenin korunmasını ve 2015 yılına kadar kalkınma için global bir işbirliği sağlanmasını  amaçlıyor.

Kıtanın çeşitli ülkelerinde bu yıl başlayan CLADEM’in, Cinsiyetçiliğe ve Ayrımcılığa karşı Eğitim Kampanyası yöneticisi Hernandez, IPS’e “Okullara gidebilmek bir konu, ancak, ilk ve ortaokulu tamamlayabilmek çok daha başka bir konudur” dedi.

“Ayrıca, eğitim güncel konularla ilgili olmalı ve insanların bağımsız ve eleştirel olarak düşünmesine yardımcı olmalıdır. Okul eğitim programı ve istatistiklere bakarak bu konular değerlendirilebilmelidir,” dedi.

Rakamlara bakınca,  halihazırda Arjantin, Küba, Meksika ve Peru gibi ülkelerde ve ortalama olarak Latin Amerika’nın yüzde 90’ının da  üniversal ilk öğretiminin sağlandığını görüyoruz. Ancak, lise öğretimine gelince elde edilen ilerleme çok daha azdır.

Global olarak, en iyimser tahminlere göre MDG’nin dünyada ki bütün çocuklar için ilk öğretim hedefinin sağlanması hedeflenen 2015 tarihinden onyıl sonra gerçekleştirilecektir.

Costa Rica’nın eski BM gözlemcilerinden Vernor Muñoz, eğitim hakkı konusunda, 2015 yılına gelindiğinde halen okula gitmeyen 47 milyon çocuğun olacağını ve 47 ülkenin bu hedefe ulaşamayacağını söylüyor.

Bu arada erkek ve kız çocukları arasındaki fark yavasça kapanıyor. Okul çağındaki dünya nüfusunun yüzde 56’sı ilk okullarda cinsler arasında eşitliği sağlayamamış ülkelerde ve yüzde 87’si de ortaokul/liselerde eşitliği sağlayamamış  ülkelerde yaşıyor. 149 devletten yalnızca 92’si ilk ve orta öğretimde cinsler arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırabildi.

Munoz, IPS’e , “MDG’ler indirgemecidir, bazı ülkelerin hali hazırda amaçlara ulaşması , bu ülkelerin eğitimin içeriği, öğretim metodları ve eşit haklar gibi diğer önemli konuları ihmal etmeleri gibi olumsuz bir etkiye sahip olabilir” dedi.

Eğitim sisteminin erkeklerin kadınlardan daha fazla hakka sahip olduğu fikrini ürettiği ve yerli halklar ile fiziksel sakatlıkları olan kişileri dışladığı için ”ataerkil’  olduğu vurguluyor.

Muñoz, dünyanın en eşitsiz bölgesi olarak görülen Latin Amerika’da, eğitim de görülen bu dengesizlikler politik, sosyal ve ekonomik alanlarda meydana gelen gelişmeleri yansıtıyor, diyor.

Hernández, “Ataerkil sistem hiçbir zaman  neo-liberal ekonomik sistem için bugünkü kadar gerekli olmadı, çünkü, başka faktörlerin yanısıra,  kadınları bedava olarak sağlanan servislerin sağlayıcıları haline dönüştürüyor,” dedi.

Brezilya’dan  CLADE yöneticisi Camila Crosso,  tamamıyla ekonomik bir bakış açısından eğitimin bir insan hakkı olarak değil de ilerde kazanç getirecek bir yatırım olarak görüldüğü söylüyor.

Feminist bir bakış açısından, İspanyol uzman Rosa Cobo, öğretmenlerin basmakalıp, cinsiyet modellerini esas alan  cinsiyetci bir müfredatı üstüörtülü bir şekilde öğrencilere taşıdığına inanıyor.

” Dünyanın her ülkesinde erkekler ‘ekstra” haklara sahip ve kadınların hakları daha az. Kamu alanı erkekler için bir alan, kadınlar ise domestik alana sıkıştırılmışlardır, Okullar bu fikirleri yeniden üretiyor” diyor.

Cobo’ya göre, şimdi, daha fazla kadının öğretim görmesinin sağlanması için ilk adımlarını atan kadın örgütlerinin cinsiyetci olmayan bir eğitim için çalışmasının zamanıdır.

Cobo, “Kendimize,  nasıl bir öğretim istiyoruz?’ diye sormanın ve hiyerarşileri yıkan bir eğitim sistemi için çalışmanın zamanıdır” dedi.

Muñoz ise öğrencilerin gelenek ve kültürlerine saygı gösterirken  faydalı ve özgüveni artıran bir eğitim sistemi yaratmak hayati bir öneme sahiptir, dedi.

Yerli Halktan Kadınlar için Ağ Koordinatörü, Peru’dan Tarcila Rivera, iki dilde eğitimin yerli haklara saygı gösterilmesi için yeterli bir garanti sağlamadığını söyledi.

Munoz, “Fakirler halen yetersiz bir eğitim alıyorlar” dedi.

Munoz’a göre, ayrıca okullarda seks eğitimi konusunda eksiklik vardır.  Latin Amerika ve Karayipler de, yalnızca Arjantin,  Brezilya ve  Costa Rica seks eğitiminde  kapsamlı bir yönetmeliğe sahiptir; böyle bir eğitim istenmeyen hamileliklerin sayılarının azalması ve HIV/AIDS’in engellenmesi için yardımcı olabilir, bu yüzden öğretmenleri bu konuda eğitmek kaçınılmazdır.

CLADE’den Crosso kilisenin müdahale etmediği laik devletlerde bunu başarmak daha kolay olur, dedi.

Ancak bazı ileri adımlar atıldı. Arjantin 2006’da bir yasa çıkararak bütün kamu ve özel okullarda kapsamlı bir seks eğitimi programı sağlayan bir yasa çıkarıldı.

Brazil Afrika kökenli öğrencilerin üniversiteye gitmesi için burslar dağıtmaya başladı.

Meksika kırsal bölgelerde yaşayan ailelerin kızlarını okula göndermesi için teşvik tedbirleri uyguluyor ve Kıta’da parasız eğitimin garanti edilmediği tek ülke olan Kolombiya’da Anayasa Mahkemesi devletin parasız eğitim sağlamayı değerlendirmesini karar altına aldı.

Ekvador’da kadın örgütleri ders kitaplarını inceleyip, gözden geçirmeye katıldılar.

CLADEM’in Cinsiyetci ve Ayrımcı olmayan Eğitim Kampanyası ulusal ve uluslararası alanlarda faaliyetler düzenleyerek-  karikatür yarışmaları, reggaeton ritimlerine ayarlanmış tekerlemeler ve öğretmenler için çalışma kitabları yaratarak -günümüzün problemleri ile başa çıkmaya çalışıyor.

Atılması gereken adım eğitim  kuruluşları ile ittifaklar kurmayı sağlamak ve  Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması İçin Sözleşme (CEDAW).altında uluslararası mahkemelere getirilecek  emsal teşkil edecek davalar üzerinde çalışmak olmalıdır.

Kıta da, şimdiye kadar,  uluslararası mahkemeye cinsiyetci eğitim hakkında hiçbir şikayette bulunulmadı.(19/10/2010)

Çeviri: Erol Yesilyurt,  lahy

Kaynak:  LATIN AMERICA: And Now For Non-Sexist Education | IPS

Küba’da cinsel taciz

Venezüella: Anayasa Mahkemesi’ne transseksüel aday

Venezüella: Ulusal Meclis’e yalnızca 24 kadın vekil seçildi

Meksika: Düşük yapan Guanajuato kadınları hapiste 12.09.2010

Tecavüze uğrayan Şili’li kadınlar susmaya son verdi

“Sahip Olmak Ya da Olmak”: Venezüella’da Sosyalist-Feminist Bir Ekonominin Kuruluşu – Lidice Navas İle Söyleşi

Kübalı transseksüllerin sorunları

Haiti: Kadınlar ve sosyal mücadele 02.09.2010

Venezüella’dan İzlenimler: Goçalar, kadınların mücadelesi

Posted in Arjantin, Brezilya, Genel Haberler, Kadın Hakları ve Hareketleri, Kolombiya, Makaleler, Peru | Etiketler: , , , , , , | Leave a Comment »

Perulu Yerli halk ve köylü lideri Hugo Blanco ile görüşme:

Posted by lahy 16/10/2010

Perulu yerli halk ve köylü lideri Hugo Blanco : ”Neoliberalizmin saldırılarına karşı mücadele her zamankinden daha fazla güçleniyor ”

ISABEL COELLO – MADRID

1970’li yıllarda köylü ayaklanmalarına önderlik eden tutuklanması sonrasında uluslararası bir kampanya sonucu ölüm cezası almaktan kurtulan Hugo Blanco Peru’da ki en önemli yerli halk ve köylü liderlerinden biridir. Üç kere ülkesinden atıldı; 1978’de geri döndükten sonra çeşitli kereler parlamentoya seçildi.  Bügün 76 yaşındadır,  halen en radikal protesto hareketleri ile işbirliği içindedir. Anti Kapitalist Sol’un ( izquierda anticapitalista) davetlisi olarak İspanya’ya geldi.

El dirigente indígena campesino peruano Hugo Blanco, en Madrid. - Graciela del Río

Peru’da Yerli halkın durumu nedir?

Peru ve Latin Amerika’nın diğer ülkelerinde yerliler çevrenin korunması için verilen mücadelenin öncüsüdürler. Peru’da ki mücadelenin ana ekseni budur. Maaşların artırılması için mücadeleler var, daha küçük çaplı ve şehir kökenlidirler. Yenilgiye uğradıkları andan itibaren başlayan, 500 yıldan beri süren yerli halkın direnişi , bugün herzamankinden daha güçlü, bunun nedeni yaşamlarına karşı hiçbir zaman bu kadar güçlü bir saldırının gerçekleştirilmemiş olmasıdır.

Bu saldırn nasıl gerçekleştiriliyor?

Bir çok biçimi vardır.  Açılan madenler, hidroelektrik santralları, petrol çıkaran firmalar, ormanların tarım ve hayvancılık için kesime uğraması. Hep birlikte ormanı ve yerli halkı öldürüyorlar.  Yerli halkın tümü neoliberal saldırının hedefleridir.

Elde ettikleri başarılar?

Bazı zaferler kazanıldı. Bir altın madeni açmak istediler, yapılan oylamada yerli halk, ”yaşama evet, madene hayır”  oyu verdi. Açıktır ki, maden bir dizi avantaja sahiptir: iş, okullar için para, ancak halk artık kandırılmak istemiyor Hükümet polisleri yolladı. Bir Kanada firması idi ve Kanadalı çevreciler Şirket projeden vazgeçene kadar bir kampanya yaptı. Avatar filminde olduğu gibi, Hindistanlı bir firma da yerli halk için kutsal kabul edilen bir dağı ortadan kaldıracaktı. Halk ölüm pahasına mücadeleye karar verdi.   Survival gibi gruplar da bir kampanya başlattılar ve Hindistan hükümeti bu projeden vazgeçti.

2009 yılında Bagua’da olduğu gibi yerli halk ve otoriteler arasında kan dökülen olayların çıkması mümkün mü?

Bu türlü olayların çıkma tehlikesi vardır. Halk mücadelen vazgeçmez. Hükümetin alçakca bir saldırısı idi. Resmi makamlar yalnızca 10 diyor ama 20 yerliyi öldürdüler. Yerlilerde bazı polisleri öldürdü.  Hükümet sonunda iki en tehlikeli projeden vazgeçti, halen,  Peru Ormanlarında İnteretnik Kalkınma Derneği (Asociación Interétnica de Desarrollo de la Selva Peruana) başkanı bunun peşini bırakmıyor.

Ekvador ve Bolivya’nın politikaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Büyük başarılardı. Rafael Correa ve Evo Morales’i iktidara getiren büyük halk kitleleri yerli halktandı. Talepleri arasında çokuluslu devletler talebi var. Bolivya da yerlilere otonomi veren yasa ileri adılmış bir adımdır.  Ancak bu hükümetlerin anayasalarına bağlı kalmaları gerekir. Bolivya’da eğer bir maden açılacak ise yerli halka danışılması gerekiyor ancak bazı örneklerde Morales, bunu görmezden geldi. Ve Ekvador’da Hükümet kendisinden önceki hükümetlerin  yaptığı gibi doğal kaynakları çıkarıp satmayı esas almaya devam ediyor. Böyle tutarsızlıklara karşıyız.

Alan García hükümeti hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çelişkilere sahip bir hükümet değildir. Çok uluslu tekellerin hizmetindedir ve bu misyonunu yerine getiriyor. Bazen şiddete başvuruyor,  insanları hapse atıyor, ancak bunlara eşlik eden Amazon’un tahribi, tarım sanayilerinin gelişimi, yerli halk topluluklarına saldırılardır.

Lima’da oy oy sayım yapılarak belediye başkanlığının 20 yılı aşkın bir süredir ilk defa solun eline geçmesi sözkonusu..

İyi bir gelişme, ileriye doğru atılmış bir adım olur ancak, ülkenin iç kısımlarında çevrenin tahribatını durdurmak için çok önemli olmayacaktır.

2011’de yapılacak   seçimlerde ne gibi gelişmeler bekliyorsunuz?

Kim kazanırsa bir şey değişmeyecektir. Neoliberal bir hükümet seçilecektir. Belki çok kanlı bir hükümet olmayacaktır ancak, çok uluslu tekellerin bir hükümeti olacaktır. Biz, Amazon için mücadelenin önemini vurgulamak için m “Alberto Pizango Başkan” kampanyasını yürüteceğiz. Ancak, mümkündür ki adaylığa kaydını bile yaptıramayabiliriz! [Pizango kefelatle serbest ancak  Bagua’da ki olaylardan dolayı yargılanıyor]

Halen Troçkistmisiniz?

Hem troçkistim ve hem de değilim.  Troçkisttim çünkü, Troçki sovyet bürokrasisi işçiler tarafından devrilmezse kapitalizm tarafından devrilecek demişti ve bu gerçekleşti. Troçki Marksizm Leninizm’in temel ilkelerini sovyet bürokrasisinin çarpıtmalarına karşı savunmadan Troçkizm olmaz demişti. Bugün Sovyet bürokrasi yok artık, neden Troçkist olmak gerekiyor(gülümsedi)  Tabii ki  düşünçeleri bana faydalı ve kullanıyorum. Ancak bugünün gençleri Troçkizm ve Leninizm peşinde değiller.  Geçen yüzyıla ait  şeylerde ne bulacaklar? Seni ilgilendiren nedir? Çevrenin korunması hakkında konuşmamız gerekiyor. Eğer bu mücadeleye katılıyorlarsa onlarla birlikteyim. ”Evet Troçki’ye inanıyorum” demek gerekmiyor. Tabii ki, ben herşeyinden ve metodundan faydalanıyorum ancak Troçkizm propogandası yapmıyorum.

Perú ve Guatemala sosyal hareketlerin liderleri artan şiddet olaylarına marıuz kalıyorlar kendinizi güvenlikte hissediyormusunuz?

Üç kere beni sınır dışı ettiler ve bir kere de sürgüne gittim, bunların nedeni gerek gizli servis gerekse de Aydınlık Yol( Sendero Luminoso) tarafından ölümle tehdit edilmem idi, bunlardan biri beni öldürmese diğeri öldürecek idi. Ortalık sakinleşince Peru’ya geri döndüm ve Fujimori’nin görevden alınması için mücadele ettim. Bugün herhangi bir tutuklanma tehlikesi yok, ancak her an beni öldürebilirler. Ancak,  korku içinde yaşayarak nereye varabilirim? Hiçbir kazançım olmayacaktır. Mücadeleme devam etmeyi tercih ediyorum.

Çeviri: Erol Yeşilyurt (LAHY)

Kaynak: Público.es – “Alan García es un servidor de las multinacionales”

Posted in Genel Haberler, Peru, Söyleşi ve Görüşmeler | Etiketler: , , , , , , , | Leave a Comment »

Peru: Başkan Alan Garcia ‘örtülü af’ kararnamesini geri çekiyor

Posted by lahy 16/09/2010

Peru Cumhurbaşkanı Alan Garcia, Kongre’den, iki hafta önce imzaladığı ve insan hakları ihlallerinin kovuşturulmasını zor hale getirdiği savunulan kararnameyi iptal etmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Garcia’nın Kongre’ye çağrısı, Perulu edebiyatçı Mario Vargas Llosa’nın kararnameyi kınamasından birkaç saat sonrasına rastlıyor.  Varga Llosa, Garcia’ya yazdığı bir açık mektupta kararnamenin “üstü örtülü bir af” olduğunu söylemişti.

Peru ordusunun 1980’li ve 1990’lı yıllarda Aydınlık Yol olarak bilinen Peru Komünist Partisi’nin ve Tupac Amaru Devrimci Hareketi (MRTA) militanlarına karşı yürüttüğü savaş sırasında insan haklarını ihlal ettiği iddia ediliyor. Ancak yaygın iddialara rağmen, şimdiye kadar çok az sayıda kişi yargılandı.

Cumhurbaşkanı Garcia’nın kararnamesini eleştirenler, bu yasalar ile yetkililere karşı dava açmanın uygulamada imkansız hale geleceğini bildiriyorlar.

Edebiyatçı Varas Llosa mektubunda, “Bir yandan Aydınlık Yol terörüne kurban giden kişiler için bir anıt dikilmesine destek verirken, öte yandan, bir hukuk hilesi ile cezaevilerinin arka kapısını açmak arasında temel bir uyuşmazlık var” demiştiPeru Avrupa Platformu (PEP)  Peru İnsan Hakları Koordinasyon Komitesi(CNDDHH) Eylül ayı başlarında bir bildiri yayınlayarak Peru hükümeti tarafından onaylanan güvenlik güçleri ile ilgili bir dizi yasa hakkında kuşkularını iletti. PEP yasaların yürürlüğe konması halinde 1980=2000 yılları arasında süren ve 70.000 kişinin ölümü ile sonuçlanan iç savaşta insan hakları ihlalleri işleyen asker ve polislerin yargılanmadan muaf tutulacaklarını bildirerek yasanın iptal edilmesini istemişti.

1 Eylül’de Peru Hükümeti Kanun hükmünde üç kararname yayınladı:

İnsan hakları ihlallerinin yargılanması sürecinde izlenecek kurallar (1097)
Silahlı Kuvvetler tarafından silah kullanılması hakkında kurallar (1095)
Yeni Askeri ve Polis Ceza Kanunu (1094)
Askeri ve Polis yetki alnlarının düzenlenmesi ve işlemesi ile ilgili Yasa (1096)

Bu yasalar Meclis tarafından onaylanmadı, ancak, yasalardaki boşluklardan faydalanan Peru hükümeti, Meclis’in onayı olmaksızın bu yasaları yürürlüğe koydu.

Gerek Perulu gerekse de uluslararası insan hakları kuruluşları bu yasalar ile cezadan muaf tutulmanın kurumsallaştırıldığını iddia ederek güçlü protestolarda bulundular.  1097 nolu yasa özellikle tartışmalara yol açıyor: insan hakları ihlallerinin incelenmesi ve yargılanması  basit davalarda 18 ay, kompleks davalarda 36 ayı geçerse dava düşmüş kabul edilecektir. Yasa ayrıca, 2003’den önceki insan haklarının yargılanmasını da engelliyor.

1097 no’lu yasanın diğer bir yanı da, yazar Llosa’nın tepkisinini de çeken halen hapiste bulunan eski devlet başkanı Fujimori ve onun gizli servis şefi , Vladimiro Montesinos’un hapisten erken tahliyelerinin yolunu açmasıdır.

Kaynaklar: BBC ve Peru News

Posted in Peru, İnsan Hakları | Leave a Comment »

Aydınlık Yol lideri Abimel Guzman hapiste evlendi

Posted by lahy 22/08/2010

Peru gerilla hareketinin Aydınlık Yol’un kurucusu ve tarihi lideri Abimel Guzman, gerilla hareketinin eski iki numaralı ismi Elena Yparraguirre ile cezaevinde evlendi. Her ikisi de ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

Peru Cezaevi Enstitüsü Şefi Ruben Rodriguez yaptığı açıklamada 75 yaşındaki Guzman ile 65 yaşındaki Yparraguirre’nin başkent Lima’daki Callao deniz üssü cezaevinde 15 dakikalık bir nikah töreni ile evlendiğini bildirdi. Yparraguirre, nikah için Lima’nın güneyindeki Chorillos kadın cezaevinden geçici olarak getirilmişti.

RPP radyosuna konuşan Rodriguez, evliliğin Yparraguirre yakınlarının şahitliğinde gerçekleştiğini söyledi. Törenden sonra “eşlerin bir süre şahitlerle konuştuğu”, ardından da Yparraguirre’nin kendi cezaevine, Guzman’ın da hücresine götürüldüğü ifade edildi. Törene cezaevi şefi ve deniz subayları katılırken, Guzman’ın avukatı olayı medyadan öğrendi.

Avukat Alfredo Crespo, “Öngörülmüş ve hazırlanmıştı” dedi. Guzman, Yparraguirre ile evliliği özellikle evlilik ziyareti hakkından yararlanmak için istiyordu. Aydınlık Yol’un eski şefi son yıllarda bunun için mücadele ederken, devletin engel olmaya çalıştığı tepkisinde bulunuyordu. Bu nedenle Nisan ayında baskı oluşturmak için 2 günlük açlık grevi yapmıştı.

Devlet, Guzman ve Yparraguirre’nin her ikisinin de kayıtlarda halen evli olduğunu gerekçe olarak öne sürüyordu. Guzman, 1989 yılından beri dul olarak yaşarken, Yparraguirre ise 30 yıldan fazladır eşinden ayrı yaşıyordu. Devlet daha sonra tutsaklardan birinin yer değiştirmesinin güvenlik riski oluşturacağı gerekçesiyle vekaleten evliliğin olacağını duyurmuştu.

”Her şey hazırlanmıştı” diyen Rodriguez, “Sadece uygun zaman bekleniyordu” açıklamasında bulundu.

Cezaevi idari şefi çiftin gelecekteki ziyaret sistemine ilişkin henüz hiçbir şeyin oluşturulmadığını belirterek, ziyaret istendiğinde koşulların değerlendirileceğini ifade etti.

Maoizmden esinlenen Aydınlık Yol’un lideri ve kurucusu Guzman, 17 yıllık sessizliğini bozarak 2009 yılındaki otobiyografisinde “ulusal uzlaşı” ve “genel af” istedi. Guzman ayrıca Peru’nun güney doğusunda halen aktif olan ve uyuşturucu trafiğiyle ilgili olduğu ileri sürülen gerilla gruplarını da reddetmişti. 1980 ile 2000 arasında Aydınlık Yol ile Peru devleti arsındaki çatışmalarda 70 bin kişi hayatını kaybetti.

(anf)

Posted in Genel Haberler, Peru | Leave a Comment »

Peru’da İşçi, öğrenci ve öğretmenlerin birlikte direnişi

Posted by lahy 19/08/2010




Kapitalizmin  2008’de başlayan ve halen sürmekte olan sistemik krizi neo-liberalizmin sorgulanmasına yol açtı. Yeni bir model ve çözüm arayışları ile ilgili tartışmalar sol ve alternatif yayın organları ile sınırlı kalmadı.  Neoliberalizmin sorunları yoğun bir şekilde tartışılırken çözüm arayışları giderek neoliberal bir çerceve belirlenmeye başladı.  Örneğin, piyasaların yeteri gibi denetlenmemesi bir problem olarak saptanırken gerekli yasalar çıkarılarak denetim sağlanırsa neoliberal modelin başarılı bir şekilde uygulanabileceği fikri geçerlilik kazandı. Yanlış olan neoliberalizm değil de piyasaların yeterince denetlenmemesi idi. Kriz sırasında giderek açıılan zengin ve fakirler arasındaki uçuruma rağmen, özelleştirme gibi neoliberal yaptırımlar dünyanın bir çok ülkesinde kalkınma yolunda atılmış adımlar olarak tanıtılmaya ve uygulanmaya devam ediyor.

ABD ve Avrupa’da kriz nedeniyle eğitim bütçelerinde önemli kesintilere gidildi. Bu kesintiler bir yandan  binlerce öğretmen ve işçinin işlerini kaybetmesine yol açarak eğitimin kalitesini düşürürken, diğer yandan da yeni bir özelleştirme dalgasının gündemde olduğunu göstermektedir. Venezüella ve Bolivya gibi istisnalara rağmen Latin Amerika ülkeleri de neoliberalizmin özelleştirme furyasından kendilerini kurtarabilmiş değillerdir.

Son olarak Peru’da Başkan Alan Garcia yeni neoliberal tedbirlere imza attı:  bir yandan öğretmenlerin haklarında kısıtlamalar getiren yanı yasaları parlamentoya sunarken diğer yandan da  üniversitelerin bütçelerini yüzde 75 oranında keserek özelleştirmelerin önünü açtı. Buna paralel olarak üniversitelerde sosyal muhalefetin kriminalize edilmesini amaçlayan tedbirler aldı.   Hükümet, 30 kadar Aydınlık Yol taraftarının bir üniversite içinde bir gösteri yapmasını gerekçe göstererek üniversitelere güvenlik güçlerinin yerleştireleceğini duyurdu.

Hükümetin bütçe kesintileri ve üniversitelere güvenlik güçleri yerleştirme kararı öğrenci, öğretmen ve üniversite çalışanlarını biraraya getirdi.  16 Agustos 2010’da şehrin merkezinde ki 2 Mayıs meydanında toplanan üniversite çalışanları, sendikacılar ve öğrenciler Parlamento binasının önüne kadar yürüyerek kamu eğitiminin savunusu ve üniversitelerin özerkliğinin korunması için kampanyalarını sürdürdüler.

Posted in Peru, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

Aydınlık Yol Liderine Müebbet Hapis

Posted by lahy 14/10/2006

 
Felsefe profesörü olan, yandaşları tarafından Başkan Gonzalo olarak çağrılan Guzman 1992 yılında yakalanmıştı. Felsefe profesörü olan, yandaşları tarafından Başkan Gonzalo olarak çağrılan Guzman 1992 yılında yakalanmıştı.

Peru’nun yakın geçmişinde önemli bir rol oynayan Maoist Aydınlık Yol örgütünün lideri Guzman ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Aydınlık Yol ile Peru yönetimi arasında 12 yıl devam eden çatışmalarda 70 bin kişi hayatını kaybetti.
Latin Amerika ülkesi Peru’daki Aydınlık Yol örgütünün kurucusu ve lideri Guzman’ı yargılayan sivil mahkeme, 71 yaşındaki eski felsefe profesörünü terörizmden suçlu bularak ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Terör suçlamalarını reddeden Guzman’la birlikte yargılanan örgüt liderlerinden 59 yaşındaki sevgilisi Elena Iparraguirre de ömür boyu hapse mahkum oldu. Diğer 10 sanık ise 24 ila 35 yıl arasında hapis cezası aldı.Aydınlık Yol’un Peru hükümetine karşı giriştiği, 1980-1992 yılları arasında süren silahlı mücadelesinin lideri olan ve yandaşları tarafından Başkan Gonzalo olarak çağrılan Guzman 1992 yılında yakalanmış, o tarihte yürürlükte olan antiterör yasalarına göre yargılandığı gizli askeri mahkeme tarafından müebbet hapis cezasına çarpıtırlmış, ancak bu karar 2003 yılında Peru Anayasa Mahkemesi tarafından bozulmuştu. Guzman’ın yeniden sivil bir mahkeme tarafından yargılanmasına geçen yıl 26 Eylül’de başlanmıştı.

Komisyon raporuna göre örgüt suçlu

Bir zamanlar 10 bin civarında militanı bulunan Maocu Aydınlık Yol örgütü, Guzman’ın yakalanması ve hükümet güçlerinin yoğun operasyonlarıyla çökertildi. Örgüt, daha sonra eylemlerini kırsaldan başkent Lima’ya kaydırdı. Peru hükümetinin 2001’de atadığı araştırma komisyonunun 2003 yılında açıkladığı raporda, Aydınlık Yol örgütü yıllar süren şiddet dalgasını başlatmakla suçlanıyor. Silahlı kuvvetler ile solcu gerillalar arasındaki şiddet olaylarında 70 bine yakın kişinin öldüğünün belirtildiği raporda, Aydılık Yol’un bu ölümlerin yüzde 54’ünden sorumlu olduğu kaydediliyor.

Posted in Genel Haberler, Peru, İnsan Hakları | Leave a Comment »

Peru’da Madencilerin Grevi

Posted by lahy 20/09/2006

Peru’da Cobriza bakır madeninde iki gün süren grevin sonunda Doe Run Şirketi anlaşma yapmayı kabul etti. İşçiler sözleşmeli çalışanların çalışma şartlarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmişlerdi.14 Eylül’de greve başlayan işçiler madenin girişini kapatmış ve taleplerini dile getirmişlerdi. Lima’nın 230 kilometre güneydoğusundaki Huancavelica’nın Ant Bölgesi’nde bulunan madendeki çalışma koşullarının iyileştirilmesini sağlamak için greve giden işçilerin talepleri madeni işleten şirket tarafından iki günün sonunda kabul edildi.

Madencilik Federasyonu genel sekreter yardımcısı Jesus del Castillo “Madende büyük oranda kirlilik söz konusu. İşçilerin daha fazla korunmaya ihtiyacı var,” şeklinde konuşarak işçilerin greve gitme nedenini açıkladı.

Doe Run Şirketi insan kaynakları ve halkla ilişkiler başkan yardımcısı Barbara Shepard anlaşmanın yapıldığını ve detayların daha sonra açıklanacağını söyledi. Geçen Cuma yaptığı açıklamada Shepard şirketin işçi haklarına saygılı olduğunu ve anlaşmazlığın kısa sürede çözüleceğini ifade etmişti.

Dünyanın dördüncü büyük bakır üreticisi konumunda olan Peru’da bakır üretimini gün geçtikçe artıyor. Peru’nun beşinci büyük bakır madeni olan Cobriza madeni de Enerji ve Maden Bakanlığı’na göre bu yıl üretimini dörtte bir oranında arttırdı. Bu, Doe Run Şirketi Cobriza madenini 1998 yılında aldığından beri yapılan ikinci grev oldu. İlk grev bu yıl 17 Mart’ta yapılmıştı.  (SOL)

Posted in Genel Haberler, Peru, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

Humala’ya Karşı İnsan Hakları Davası Açıldı

Posted by lahy 02/09/2006

Political Bias in Humala Charges
Başkanlık Seçimlerini kaybeden Ollanta Humala

Lima: Peru parlamenterlerinden Daniel Abugattas ikitidarda ki APRA partisinin başkanlık seçimlerini kaybeden Ollanta Humala’yı insanlığa karşı işlenen suçlardan dolayı yargılayacağını söyledi.

Ayrıca, Hakim Miluska Cano’nun 1992 yılında Madre Mia köyünde yapılan operasyonlar sırasında adam kaçırma, cinayet ve yaralama suçlarından dolayı Humala’nın yurtdışına çıkış ve adres değiştirmesinin engellemesinin iktidara yaranmak için yapılmış bir eylem olarak niteledi.

Medya başkanlık seçimleri sırasında sözü geçen olayları gündeme getirdi ancak hiç bir zaman bir delil sunmadı. Abugattas bu nedenle, açılan davanın iktidarda ki güçlerin Ulusalcı Peru Partisi’ne karşı giriştiği eylemler olarak niteledi.

Humala’nın avukatı Carlos Escobar savcılığın iddanamesini olarak niteleyerek bu davayı basından öğrendiğini söyledi.

Humala’nın adresini değiştirmeme dışında 6,700 dolar kefalet ücreti yatırması gerekiyor.

Bir açıklama yapan Peru Yüksek Mahkemesi Başkanı Walter Vásquez Vejarano açılan davanın politik bir nedenden kaynaklanmadığını ve iktidardan gelen bir baskı ile karşılaşmadıklarını söyledi.

Bir açıklama yapan Ollanta Humala, Kongre ve idari yöneticileri, Kasım ayında yapılacak yerel ve belediye seçimlerini etkilemek amacıyla” politik baskı ve zulüm” uygulamakla suçladı.

Humala ”dürüst” bir şekilde yargı ile karşılaşacağını, amaçının ismini temizlemek olduğunu vurguladı. Ancak, kendisine karşı yapılan suçlamaların milliyetçiliği tahrip etmek amacıyla yapıldığını iddia etti.

kaynak: Prense Latina-Peru haber ajansları

 

Posted in Genel Haberler, Peru | Leave a Comment »

Perulu Maden İşçileri Grevde

Posted by lahy 23/08/2006

Peru’da yaklaşık on gün önce Çin sermayeli Shougang demir madeninde greve başlayan sözleşmeli işçiler geçen hafta polis saldırısına uğradı.

Polis ile 300 grevci işçinin çatışması sonucu ayağına gözyaşı bombası isabet eden bir işçi ile birlikte en az yedi işçi ve üç madenci eşi yaralandı. Polis, yemek pişeren madenci eşlerine kötü davranma, hakaret etme ile suçlanırken, polis ise işçileri şirkete ait bir kamyonu taş yağmuruna tutmakla suçladı.

Sözleşmeli işçiler sendikası genel sekreteri Rony Cueto ”Çinlilerin, kendi ülkemizde bize karşı kötü muamele yapmalarına izin vermeyeceğiz ” dedi..

Sözleşmeli olarak çalışan 600 işçinin, aralarından üç kişinin atılmasıyla ve ödemelerinin yapılmamasıyla birlikte başlattığı grev, Peru’nun tek demir madeninde vuku bulması dolayısıyla önem kazanıyor.

Madende kadrolu olarak çalışan işçiler greve katılmazken, sözleşmeli iş arkadaşlarının ücret ve çalışma şartları taleplerine destek olduklarını bildirdiler. Bağlı oldukları sendikaları FNTMMSP aracılığıyla grev hattına giderek desteklerini ilan eden işçiler sözleşmeli işçiler istemedği sürece grevci işçileri geçerek çalışmaya gitmeyeceklerini açıkladı. Sendikalı işçiler Haziran ayında bir hafta süren bir başka grev sonucunda ücret artışını kabul ettirmişlerdi.

Madende çalışan sözleşmeli işçilerin günlük ücreti 8.20, sendikalı işçilerin saat ücreti ise 14 dolardır. Madende çalışan sözleşmeli işçi sayısı kadrolu işçi sayısından daha fazladır.

 

Posted in Peru, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

Peru’lular Küba’yı Örnek Gösteriyorlar

Posted by lahy 23/07/2006

Fidel Castro’nun 1953’deki Santiago de Küba baskınını anmak için toplanan binlerce Perulu, bağımsız bir ülke olmak ve bağımsızlığı korumak için Latin Amerika ülkelerinin Küba’yı örnek alması gerektiğini vurguladılar.

Toplantıda bir konuşma yapan, Peru-Küba Dostluk Evi başkanı Ezequiel Medrano herkesin Küba halkına saygı duyması gerektiğini ve 47 yıldır devam eden ABD ambargosunun kaldırılması gerektiğini belirti.

Küba’nın bütün ekonomik sıkıntılarına rağmen, binlerce Latin Amerikalı öğrenci Küba’da başta tıp olmak üzere bir cok konuda eğitim görüyorlar. 1000’e yakın Perulu öğrencide şu anda Küba’da tıp eğitimi görmekteler.Merdrano yaptığı konuşmada ‘ Küba gecmişte Vietnam başta olmak üzere bir cok ülkeye bağımsızlık için ilham kaynağı oldu. Bugünde Lübnan, Bolivya ve bir çok Latin Amerika ülkelerinde halen bu ilham bir örnek temsil ediyor’ dedi.

Toplantıda bir konuşma yapan Küba’nın Peru elçisi Roelio Sierra’da 53 yıl önceki saldırının çürümüş sistemi temsil eden Fugencio Batista rejiminin sonun başlangıcı olduğunu belirti. 1953 yılının baskınından 6 yıl sonrada Batista rejimi yıkılmış yerine Fidel Castro önderliğindeki sosyalist rejim gelmişti.

 

Posted in Genel Haberler, Küba, Peru | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: