latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘Seçimler’ Category

Chavez: Şimdi Bolivarcı Sosyalizm zamanı

Posted by lahy 15/11/2011

OZAN ÖZLEM

Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi ve Venezuela Devlet Başkanı Chavez, pazar günü onbinlerce kişinin katılımıyla seçim startını verirken, ilk merkezi mitingini de gerçekleştirdi. Devrimci güçlerin bir araya gelmesinin aracı olarak gördüğü Büyük Yurtsever Cephe’nin önemine değinerek konuşmasına başlayan sosyalist lider, çoğunluğu farklı sosyal yapılanmalardan oluşan ve 32 080 değişik organizasyonu bir araya getiren cephenin oluşturulacak ilişki ağlarıyla ülke sınırlarını aşan bir organizasyona dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Birliğin, 2012 seçimlerinde ancak ve ancak tüm bileşenleri propaganda faaliyetlerine katıldıkları takdirde başarı sağlama ve sosyalizm sürecini çabuklaştırma imkanı bulabileceğini kaydeden Chavez, cepheyi uluslararası bir mücadelenin parçası olarak düşündüğünü belirtti.

‘VENEZUELA HER GÜN HEDEF ALINIYOR’
Neredeyse her gün ABD ve müttefiklerinden Venezuela karşıtı açıklamaların geldiğini hatırlatan Chavez, yaşanmakta olan global krizin, ABD tarafından sürekli olarak saldırılara maruz kalan dünya halkları için büyük bir tehdit haline geldiğini söyledi. Sosyalist lider, Libya’da Kaddafi’yi öldürüp ülkeyi kana bulayan emperyalizmin şimdi aynı planı Suriye ve İran için de uygulamaya koyduğunu ifade etti.

Büyük Yurtsever Cephe’nin böylesi uluslararası koşullarda kurulduğuna dikkat çeken Chavez, önümüzdeki sene yapılacak seçimlerde ABD emperyalizminin uşağı olan yerel muhalefete karşı başarı sağlamanın öneminin altını çizdi. Yaklaşık beş saat süren ve gelecek ekimde yapılacak seçimlere yönelik olarak Büyük Yurtsever Cephe’nin düzenlediği ilk merkezi miting Chavez’in “Şimdi Bolivarcı Sosyalizm zamanı, şimdi Bolivar, şimdi adalet, aşk, neşe ve güzel bir ülke zamanı!” sözleriyle sona erdi.

1998’de iktidara geldikten sonra, neoliberal reçetelere karşı sosyalist politikalar uygulayan Chavez, son araştırmalara göre yüzde 62 oranında bir toplumsal desteğe sahip. Chavez, ABD yanlısı, neoliberal muhalefet karşısında seçim yarışına oldukça avantajlı başlamış (Birgun)

Posted in Seçimler, Venezuela | Etiketler: , | Leave a Comment »

Guatemala’nın yeni cumhurbaşkanı eski bir general

Posted by lahy 07/11/2011

Perez Molina

Guatemala ‘da Seçim Komisyonu yetkilileri, Pazar günü yapılan Başkanlık seçimleri ikinci turunda sağın adayı Otto Perez Molina’nın oyların yüzde 53.5’ini, rakibi Manuel Baldizon’un ise oyların yüzde 46’sını aldığını açıkladı.

Seçimlere katılma oranı yüzde  60.84 oranındaydı.

Perez Molina, 1990’larda iç savaşın sona ermesinden bu yana ülke yönetiminde görev alan ilk eski asker olacak.

Orta Amerika’nın en büyük ülkesi olan Guatemala 15 milyona yakın bir nüfusa sahip, ülkede ki cinayet oranı ise ABD’den 8 kere daha yüksek. Mevcut yönetim suç örgütleri ve ülkedeki Meksikalı uyuşturucu çeteleriyle mücadele de başarısız olmakla suçlanırken her iki başkan adayı da güvenliği sağlama vaadinde bulundu. Molina askerleri  caddelere indirerek güvenliği sağlamak istiyor. polis sayısını 10 bin, asker sayısını da 2,500 arttırmayı planlıyor.

Guatemala’nın iç savaş sonrasında ki yıllarda bir vergi reformu yapmaması ve sosyal hakların asgari düzeyde tutulması ülkedeki üst sınıfların devlet üzerindeki kontrolünün bir simgesi;  bu nedenle,  vergi sisteminin düzenlenmesi yeni hükümetin önünde çözüm bekleyen sorunlardan biri olarak duruyor.

1950 doğumlu olan eski general Molina, insan hakları örgütleri tarafından, orduda görev yaptığı dönemde Guatemala’nın iç savaşı sırasında ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu tutuluyor. Molina siyasi cinayet ve kayıp olaylarının yaygın olduğu bölgelerde istihbarat görevlisi olarak çalıştı. Ancak, Ordu içinde ılımlı kanadın temsilcilerinden biri olarak tanınıyordu ve 1996’da ki demokrasiye geçiş sürecini destekledi.

Guatemala’da 250 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 1960 ve 1996 yılları arasında süren iç savaş ve çatışmalar sonrasında  demokrasiye geçilmişti. Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen Gerçekleri Ortaya Çikarma Komisyonu iç savaş sırasında insanlığa karşı işlenen suçların yüzde 93’ünden güvenlik güçlerini sorumlu tutmuştu.

Perez’in iç savaşta suçlu polislerin yargılanma sürecini baltalamasından korkuluyor. Perez’in insan hakları davalarından sorumlu devlet savcısı Claudia Paz’ı görevden alıp almayacağı bilinmiyor. Perez Molina’nın güvenliği sağlamak gerekçesiyle bir baskı rejimi kurmasından korkuluyor.

Sosyal Demokrat Cumhurbaşkanı Alvaro Colom, görev süresi bir yılla sınırlı olduğu için yeniden aday olamamış, yerine eşini yarışa sokma çabası ise başarısız olmuştu.

Posted in Guatemala, Seçimler | Etiketler: , | Leave a Comment »

Daniel Ortega üçüncü kez başkan seçildi

Posted by lahy 07/11/2011

Nikaragua’da yaklaşık 3,5 milyon seçmenin sandık başına gittiği başkanlık seçimlerinin galibi beklendiği üzere mevcut devlet başkanı Daniel Ortega oldu.

Nikaragua Seçim Komisyonu’nun açıkladığı rakamlara göre Ortega elde ettiği %60 destekle en yakın rakibi Fabio Gadea’nın iki misli oy oranına sahip oldu. 80 yaşındaki Gadea somut bir program öne sürmeden iktidarın kötüye kullanımı ve Ortega’nın usule aykırı olarak 3.üncü kez başkan olmasına karşı kampanyayı esas aldı.

Avrupa Birliği ve Amerikan Devletler Organizasyonunun gözlemci bulundurduğu seçimlerin ardından basının karşısına geçen Fabia Gadea ise, seçim sürecinin Ortega yanlıları tarafından manipüle edildiğini iddia etti:

“ Seçime katılım oranı dikkate alındığında demokrasimiz kazanmıştır. Ancak, seçim sandıklarındaki belirsizlik, üyelerimize uygulanan baskılar ve oy sayımı sırasında görülen düzensizlikler de dikkate alınmalıdır.”

Sandinista hareketinin eski lideri Ortega,ilk kez 1985’te iktidara gelmişti. Devlet başkanlığı için üçüncü dönemine hazırlanan Ortega Yüksek Mahkemenin 2009 yılında verdiği kararla yeniden devlet başkanı seçimine girme hakkı kazanmıştı.

Orta Amerika’nın en fakir ülkelerinden biri olan Nikaragua, özellikle son 5 yılda uygulanan ekonomi politikalarıyla gelişme kaydetmişti. Şeker ve kahve ihracatındaki artış ile birlikte Venezüella’dan alınan yardımlar ekonomik büyümeyi sağladı. Hugo Chavez’in yardımları yollar yapılması ve elektrik şebekesinin yayılmasında önemli rol oynadı. IMF ekonomik istikrarın sağlanmasını alkışlarken ABD bir numaralı müşteri haline geldi.

Posted in Nikaragua, Seçimler | Leave a Comment »

Eski gerilla Bogota belediye başkanı oldu

Posted by lahy 01/11/2011

Kolombiya’da yapılan bölgesel ve yerel seçimler sonucunda başkent Bogota’da yarışı eski gerilla lideri Gustavo Petro kazandı.

Elli bir yaşındaki Petro seçim sürecinde sürdürdüğü “sıfır yolsuzluk” kampanyası sonucunda oyların %32’sini toplamayı başardı.

Başkentteki seçimde Devlet Başkanı Santos’un desteklediği aday Enrique Penalosa ise oyların yüzde %25’ini toplayarak yarışı ikinci sırada noktaladı.

Seçim sonucunu “barışın ve mutabakatın zaferi” olarak değerlendiren Gustavo Petro 1980’ler boyunca etkin olan M-19 isimli devrimci örgütün üyesiydi.

Petro bu dönemde ateşli silah bulundurmak suçundan 18 ay hapis yatmış, ardından aftan yararlanarak serbest kalmıştı.

Petro Gustavo 2006 yılında senatör görevindeyken siyasetçilerle sağcı çeteler arasındaki bağlantıları ifşa ederek yaklaşık 60 kişinin tutuklanmasını sağlamıştı.

Gustavo geçen yıl ise eski Bogota Belediye Başkanı Samuel Moreno’nun ihale yolsuzluklarını belgeleyerek, Moreno’nun yargılanmasına sebep olmuştu.

Uzmanlar Kolombiya’da Bogota belediye başkanlığının cumhurbaşkanlığı ardından en etkili siyasi makam olduğu görüşünde birleşiyorlar.

Bu arada kampanya sürecinin bir hayli gergin geçtiği ve 41 adayın hayatını kaybettiği seçimlerde, oylama sırasında ciddi bir sorun yaşanmadığı bildirildi

Posted in Kolombiya, Seçimler | Etiketler: | Leave a Comment »

Arjantin’in ilk kadın Devlet Başkanı Fernandez ikinci kez seçildi

Posted by lahy 24/10/2011

Arjantin’de halk yeni devlet başkanlarını belirlemek üzere dün sandık başına gitti. Altı adayın yarıştığı seçimi, resmi olmayan ilk sonuçlara göre, şimdiki Devlet Başkanı Cristina Fernandez açık ara önde tamamladı.

Görevi geçtiğimiz aylarda kaybettiği eşi Nestor Kirchner’den 2007’de devralan Fernandez, yüzde 55 civarında oy toplarken zaferini ilan ettiği konuşmasında gözyaşlarını tutamadı: “Eşim bugünkü başarının temelini atan kişiydi. O olmadan, onun kendini adadığı değerler olmadan bu sonuca ulaşmak imkansızdı.” 58 yaşındaki lider, bu neticeyle Latin Amerika ülkelerinde devlet başkanlığına ikinci kez seçilen ilk kadın olma ünvanını da elde etmiş oldu.

Fernandez’in 2011 seçimlerindeki başarısı oyların yüzde 45’ini aldığı 2007 seçimlerinden daha büyük oldu.

Bu arada, seçim yarışında ikinci sıraya yerleşen sosyalist aday Hermes Binner ise, Fernandez’in çok gerisinde kaldı. Binner’in oy oranı yaklaşık yüzde 17 olarak açıklandı.

Seçim kampanyası sırasında somut bir program formüle etmekten kaçınan Cristina Fernandez’e bu başarıyı muhalefetin yeterince güçlü bir rakip çıkartamaması ile ülke ekonomosinde yakalanan ortalama yüzde 8’lik büyüme trendinin getirdiği yorumları yapılıyor.

Posted in Arjantin, Genel Haberler, Seçimler | 1 Comment »

Peru: Başkanlık Seçimini Humala Kazandı

Posted by lahy 06/06/2011

Peru’da dün devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turu yapıldı. Sandık başı anketlerden elde edilen ilk sonuçlar, 10 Nisan’daki ilk turun rövanşında sol eğilimli Ollanta Humala’nın, rakibi Keiko Fujimori’yi oylarn yuzde 51.5´unu alarak kılpayı geride bıraktığına işaret ediyor.

48 yaşındaki Humala’nın taraftarları ise hali hazırda kutlamalara başlamış durumda. Aynı zamanda eski bir subay olan Ollanta Humala, beş yıl öncesinde mevcut Devlet Başkanı Alan Garcia’nın karşısında girdiği seçim yarışını kaybetmişti. Bu kez, 36 yaşındaki avukat Keiko Fujimori’yle ikinci tura kalan Humala’ya daha fazla şans tanınıyordu. Ancak, şimdilerde hapiste bulunan eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı Keiko’nun, ülkenin ilk kadın lideri olma fırsatını yalnızca yüzde 2’lik bir farkla kaçıracağı görülüyor.

Gözlemciler, adayların yarışı bu kadar yakın tamamlaması durumunda oyların yeniden sayılabileceği yorumunu yapıyor. Keiko Fujimori ise, resmi sonuçları kabulleneceğini bildirdi.

Posted in Peru, Seçimler | Etiketler: | Leave a Comment »

Haiti başkanlık seçimini şarkıcı Michel Martelly kazandı

Posted by lahy 05/04/2011

Haiti - FLASH Elections :  It's official, Michel Martelly won the second round

Haiti’de gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinin ikinci turunu şarkıcı Michel Martelly kazandı.

Kayıtlı Seçmen Sayısı: 4,694,961

Michel Martelly “Repons peyizan”

Oy Oranı: 67.57%
Aldığı Oy: 716,986

Mirlande Manigat “Rassemblement des Démocrates Nationaux Progressistes (RDNP)”

Oran: 31.74%
Oy Sayısı: 336,747

50 yaşındaki Michel Martelly, başkanlık seçimleri öncesi zamanının büyük bir kısmını Florida’da geçiren bir karnaval şarkıcısı idi. Başkanlık seçimlerine adaylığını koyarak öne çıktı.  ‘Tatlı Micky’ olarak tanınan Martelly başkanlık seçimlerine aday olduğu sırada ABD’de sahip olduğu bazı mülklere ipoteklerin ödenmemesi nedeniyle el konulmuş idi.

Martelly’nin geçmişte politik partilerle bağı olmaması başkan seçilmesine neden olarak gösteriliriliyor, ancak seçmenlerin yüzde 70’inin oy kullanmamış olması bu açıklamayı yetersiz kılıyor. Eski başkan Aristide’nin partisi Fanmi Lavalas’ın seçimlerden dışlanması ve Haiti halkının işgalçi güçler tarafından düzenlenen seçimleri boykot etmesi ile açıklanabilir.

Mart ayında sürgünde bulunduğu Güney Afrika’dan Haiti’ye geri dönen eski başkan Aristide yaptığı açıklamalarda partisinin seçimlerden dışlanmasını protesto ederek başkanlık seçimlerinin meşruluğunu sorguladı.


Posted in Haiti, Seçimler | Etiketler: , | Leave a Comment »

Peru:Ollanda Humala başkanlık seçimi öncesi öne geçti

Posted by lahy 03/04/2011

Peru’da 10 Nısan’da yapılacak seçimlere bir hafta kala Ulusalcı Birlik Gana Peru başkan adayı Ollanta Humala, yapılan kamuoyu yoklamalarında yüzde 4 ve 7 farkla önde gidiyor.

Eski bir subay olan Humala eski başkanlardan Alejandro Toledo ve halen hapiste bulunan eski başkan Fujimori’nin kızı Keiko Fujimori’nin önünde bulunuyor.

Humala’nın kamuoyu yoklamalarında öne çıkması diğer adayları, mali sermaye çevreleri ve bazı basın kuruluşlarını telaşa sürükledi.

Humala adaylar içinde sosyal reformu savunarak, son 10 yılda izlenen neoliberal modelin ve serbest ticaret anlaşmalarının gözden geçirilmesini ile birlikte yeni bir anayasa düzenlenmesini vaat edyor.

Humala, enerji, telekomünikasyon, limanlar gibi alanlarda yabancı işletmelere kısıtlamalar getirilmesini de savunuyor.

Humala’nın programı 2006’da savunduğu taleplere karşılaştırıldığında ılımlı gözüküyor, ancak mevcut talepleri uygulanmakta olan neo=liberal modelin sorgulanmasına yol açtı.

2010’da Nobel ödülünü kazanan yazar Mario Vargas Llosa , Humala ve Fujimori arasında yapılacak bir tercihi, ”kanser ile AIDS ” arasında yapılacak bir tercihe benzeterek neoliberal modeli savundu.

Posted in Genel Haberler, Peru, Seçimler | Leave a Comment »

Sandinistlerin adayı yine Daniel Ortega

Posted by lahy 29/01/2011

Managua, (Prensa Latina) Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FSLN) 12 Şubatta yapılacak olan Ulusal Kongresi’nde Daniel Ortega’nın Kasım ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde aday olmasının kesinleşmesi bekleniyor.

Ortega’nın yeniden aday gösterilmesi konusunda gerek resmi açıklamalar gerekse başkentteki siyasi gözlemcilerin yorumları birbiriyle örtüşüyor.

İletişim ve Vatandaşlık Dairesi Başkanı Rosario Murillo yaptığı açıklamada “Başkanlığa Cephe ve Daniel’le devam etmek üzere, Nikaragua halkını bu seçim kampanyasında umutla, bilinçle değişimi daha ileri taşımaya çağırıyoruz” dedi.

6 Kasım’da yapılacak seçimlerde devlet başkanı ve başkan vekilinin yanısıra mecliste yer alacak milletvekilleri de seçilecek.

Sandinista aktivistleri Prensa Latina’ya yaptıkları açıklamada FSLN’nin kazanacağından ve ülkeyi gelecek 5 senelik süreçte Daniel Ortega’nın yöneteceği konusunda şüphelerinin olmadığını söyledi.

Posted in Nikaragua, Seçimler | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Haiti’nin seçim felaketi -Alexander Main

Posted by lahy 13/01/2011

Deprem sistem dışında herşeyi sarstı

Seçmenler kayıt edilmemişti, veya kayıtlı olmaları gereken yerlerde ve kolera korkusu içindeydiler. Organizatörler tarafsızlık dışında herşeydiler. Ve Haitililer kızgın.

Alexander Main

Haitililer 28 Kasım seçimleri, özellikle de seçimin zamanı ve organizasyonu hakkında alarma geçerken, en fazla etkiye sahip olan uluslararası atmenler güvenlerini kaybetmediler.  BM’in Haiti’de ki özel temsilcisi Bill Clinton, “ Hakkında endişe duymamamız gereken bazı konulardan biri” dedi.(1). BM’in, Haiti’de ki  İstikrarı Sağlama Gücü (MINUSTAH)’ın Guatemelalı başkanı Edmond Mulet:  “Seçimler mükemmel olmayan ancak Haiti’nin demokratikleşmesi sürecinde atılması gereken bir adımdır,”dedi.(2).

Seçimler sonrasında Haitililerin öfkesi dinmek bilmedi. Polisi taş yağmuruna tutarak sokaklara döküldüler; adaylar birbirlerine hilekarlık suçlaması yaptılar; ulusal seçim gözlemcilerinden altı grup feci seçimi onaylamadı. Geçen Ocak ayının depreminden sonra daha fazla ”istikrar” sağlanması için vazgeçilmez olduğu söylenen seçimler bir fiyasko olmaktan öteye geçemedi. Seçmen katılım oranının yüzde 25’den az olduğu, sandıkların doldurulduğu ve binlerce kişinin oy kullanamadığı bu durumdan daha berbat bir süreci bulmak zordur.

Ülkede büyük bir kolera olmasına rağmen, seçimleri gerçekleştirmek konusunda sorgulandığı zaman, ABD’nin Haiti büyükelçisi Kenneth Merten, “ Haiti hükümeti … seçimlerin gerçekleşmemesi için bir kamu sağlığı sorunu olduğunu düşünmüyor. Bunlar, Haiti seçimleridir.”(3) demişti.

Haiti seçimleri? Yabancı bağışcılar fonların büyük kısmını sağladı, ABD en azından $14 milyon, Avrupa Birliği $7m ve Kanada $5.7m bağışladı. ABD’nin Uluslararası Kalkınma için Kurumu (USAID) doğrudan teknik ve maddi yardım sağladı ve ” özgür ve adil seçimlerin olabilirliği üzerine ” kapsamlı bir raporun hazırlanmasını sağladı(4). Minustah  hayati öneme sahip, seçim sandıklarının transferi ve oyların sayılmasının gözlemmesi dahil “teknikl, lojistik, ve idari yardım” sağladı.

Haitili bir devlet kurumu olan Geçici Seçim Konseyi (CEP), resmi olarak bu süreci organize etmekle görevliydi. Ancak CEP hiçte bağımsız değildi: anayasa ihlal edilerek üyeleri Haiti Devlet başkanı René Préval tarafından seçildi.  CEP, aralarında sürgündeki  eski başkan Jean-Bertrand Aristide’nin lideri olduğu Fanmi Lavalas tartışmalı bir şekilde seçimlere girmekten men edilince itibarını kayıp etti.

Yüzbinlerce Haitili deprem sırasında kimlik kartlarını kayıp etmişti; birçokları mahallelerini terk etti; genelde çadır kamplara gitti, ve yeni seçim bölgelerinde kayıt olmaları gerekiyordu.  CEP ve  Ulusal Kimlik İdaresi bu konularla uğraşma sözü verdi ancak başarısızdı. Evsizler için kurulan büyük kampların ancak bazılarında seçim merkezleri vardı ve mevcut olanlarda da çok az sayıda kamp sakini oy kullanmak için kayıt edilmişti.

Kolera’dan ciddi bir şekilde etkilenen Artibonite Vadisi ve Merkez  Central Plato’da halk kamuya açık alanlardan kaçınıyordu ve seçim günü evlerinden dışarı çıkmamaları muhtemel idi. Port-au-Prince’de ki BM çalışanları bunun gerçekleştiğini teyit etti. Aralık’da, seçimlerden iki hafta sonra insanların toplanması ve hareket halinde olmaları nedeniyle kolera vakalarında artış olacağı tahmin edilmişti. Tarım uzmanı ve Cantave  yöneticisi Jean-Baptiste, “ Seçimler kırsal bölgelerde  ve hatta şehirlerde   koleraya karşı savaşa destek verme çabalarını derinden etkiledi. Bu seçimlerden dolayı daha fazla insan ölecek,” dedi.

Seçimler yabancı hükümetler tarafından vaat edildiği gibi istikrar ve güçlü kurumlar getirme yerine daha istikrarsız bir durumun yaratılması ile sonuçlandı: Haiti –  halen korkunç bir humaniter krizin içindedir – şimdi, ayrıca süresi bilnmeyen bir politik krize de yakalandı.

İkiyüzyıldan beri herzaman olduğu gibi, Fransa, ABD ve diğer yabancı güçler Haiti için neyin iyi olduğunu en iyi kendilerinin bildiğine inanıyorlar.   Papa ve Baby Doc (Duvalier père and fils) diktatörlüklerini desteklemek, 1980’lerde ve 1990’larda  yıkıcı neo-liberal reformları uygulamak;  Jean-Bertrand Aristide’yi, 2004 yılında zorla iktidardan uzaklaştırmaktran sorumludurlar. Politik ve ekonomik liderlikleri istikrarsızlık yaratmaya devam ediyor ve Haiti devletinin etkili bir şekilde yönetme kapasitesini zayıflatıyorlar.

Alexander Main Centre for Economic and Political Research (CEPR), Washington’da politik analizdir.

(1) “Haiti able to hold election poll by year-end: Bill Clinton”, Reuters, 15 Nisan 2010.

(2) “Haiti heads for elections, police keep marches apart”, Reuters, 25 Kasım 2010.

(3) Status of Haiti’s upcoming elections, Kenneth H Merten, US State Department, 23 Kasım 2010.

(4) USAID.

kaynak: lemonde diplomatique

Çeviri: Erol Yeşilyurt

Haiti:Depremin 1.yıl dönümünde durum ciddi

Haiti: Kadınlar ve sosyal mücadele 02.09.2010

Haiti’de tecavüz vakaları hızla artıyor

Emperyalizm ve Haiti


Posted in Genel Haberler, Haiti, Seçimler | Etiketler: , | 1 Comment »

Haiti: Seçim sonuçlarının açıklanması sonrası ayaklanma

Posted by lahy 10/12/2010

Port-au-Prince.: Haiti Geçici Seçim Komisyonu’ndan yapılan açıklamaya göre devlet başkanlığı için ikinci tur seçimlerine en yüksek oyu alan iki aday: iktidardaki Birlik Partisi adayı Jude Celestin (%22.48) ile Ulusal İlerici Demokratlar Meclisi adayı Mirlande Manigat (%31.37) katılacak.

Sonuçların açıklanmasının ardından sistem karşıtı aday olarak nitelenen popüler şarkıçı Michel Martelly ”sokaklara” çağrısı yaptı.  Resmi  seçim sonuçlarına inanmayan ve sayım sırasında hile yapıldığını iddia eden kitleler ada çapında ayaklanarak eylemlere başladılar. Yollara barikatlar kurulurken bir şeçim bürosu da ateşe verildi.

Çıkan olaylarda 1 kişi öldü, 10 kişi de yaralandı.

Haiti medyası Haiti polis kuvvetleri ve BM Minustah askerlerinin halka ateş açtığını yazdı.

Oy kullanan ölüler

Birçok seçmenin oy kullanamadığı ancak ölülerin oy kullandığı, bir dizi düzensizliğin gözlemlendiği seçimler sonrasında, hiç kimse resmi sonuçlara inanmıyor. Bazı seçim sandıklarında 10 dolara yapılan oy satışları sonucu kalabalıkların oluştuğu gözlemlendi.

İlk turda hiç bir aday oyların yüzde 50’sini kazanamadığı için ikinci tur seçimler 16 Ocak’da gerçekleşecek.

Haiti: Adayların tümü halka karşı!

Eski Başkan Aristide: ”Haiti’de yeni sömürgeci işgal sürüyor”

Haiti’de halk ayaklanıyor, egemen sınıflar kontrolü kayıp etti

Haiti’de kolera salgını ‘başkentte de yayılıyor’

Haiti’de kolera salgını: 140 kişi öldü

Haiti: Muhalefet seçimleri boykot ediyor

Haiti:BM güçlerine karşı protestolar

Haiti: Kadınlar ve sosyal mücadele

Emperyalizm ve Haiti

Posted in Genel Haberler, Haiti, Seçimler | Etiketler: , , | 1 Comment »

PSUV, seçimlerde 11 belediyenin7’sini kazandı

Posted by lahy 07/12/2010

5 Aralık Pazar günü yapılan ve belediye ve iki eyaletin valilik seçimleri olaysız geçti; 1.761.961 seçmenin oy kullandığı seçimlerde PSUV 11 belediyenin 7’sini ve iki valilikten birini kazandı. PSUV kullanılan yların yüzde 53’ünü kazandı.

Resmi seçim sonuçları Ulusal Seçim Konseyi (CNE) tarafından açıklandı.

Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) 11 Belediye’den 7’sini kazanırken Birleşik muhalefet 4 belediye’de seçimleri kazandı.

Guárico eyaletinde seçimleri PSUV’dan Luis Enrique Gallardo, Amazonas eyeletinde ise  Vatan Herkes İçin (PPT) partisinden Liborio Guarulla kazandı.

Luis Zárraga/Odry Farnetano/Ciudad CCS
Fuente CNE


Posted in Seçimler, Venezuela | Etiketler: , , , , , | Leave a Comment »

Haiti: Adayların tümü halka karşı!

Posted by lahy 28/11/2010

28 Kasım, Pazar günü yapılan seçimler öncesinde Haiti’nin sokaklarında görülen bir afişin tercümesi:

19 tehlikeli talihsizlikle karşı karşıyayız. Adayların tümü bize ( halka)  karşı!

Adayların hiçbiri, HİÇBİRZAMAN ülkemizin işgalinin sona ermesini talep etmedi.

Hiçbiri asgari ÜCRET hakkında ve iş koşulları hakkında konuşmadı; hiçbiri bağımlılık hakkında, sömürü ve küçük toprak sahiplerinin  büyük toprak sahipleri tarafından soyulması, ne herzaman bu kan emicilere yardım eden kokuşmuş adalet ne de bu köylü ülkesinde gerekli olan tarım reformu hakkında konuşmadı; parlamenterlerin burjuvazinin yararına  kirli faaliyetleri  ve bu yiyici uşakların topladığı ekmek kırıntıları hakkında; hiçbiri kamu servislerinin yalnızca burjuvazinin yararına özelleştirlmesi hakkında hiçbir şey demedi.

HİÇBİRİ bu geri kalmış ülkede halen geçerli olan arkaik ilişkiler hakkında konuşmaya cesaret bile etmedi!

Sözün kısası HEPSİ toprak sahipleri, burjuvazi, yiyiciler, emperyalistler ve bizi öldüren nefret  edilen MINUSTAH İLELER!

BÜTÜN adayların çıkarları ONLARDAN yana olmakta! Bu nedenden dolayı, hiç şüphe yok ki kendi çıkarlarını savunuyorlar. HEPSİ

BİZE KARŞIDIRLAR!

kaynak: La Haine

Posted in Genel Haberler, Haiti, Seçimler | Etiketler: , | 1 Comment »

Brezilya ve ABD Seçimleri: Zıt Sonuçlar – Immanuel Wallerstein

Posted by lahy 26/11/2010

Immanuel Wallerstein

31 Ekim’de, Başkan Luis Inacio “Lula” da Silva Brezilya seçimlerinde ezici bir zafer kazandı. 2 Kasım’da, Başkan Barack Obama ABD seçimlerinde kesin bir yenilgiye uğradı. Tuhaf olansa, bunların hiçbirinin seçimde yarışmamış olmasıydı. Brezilya’da Lula, izin verilen en fazla sayı olan iki dönem görevde kalmıştı ve halefi olarak Dilma Rousseff’i destekliyordu. Birleşik Devletler’deki 2010 seçimleri, başkanlık seçimi değil senato ara seçimleriydi.

İki adam ve iki siyasi durum arasında bazı çarpıcı benzerlikler var. Lula 2002′de umut ve değişimin adayı olarak Brezilya başkanı seçildi. Obama 2008′de umut ve değişimin adayı olarak ABD başkanı seçildi.

Her iki adam da ülkelerindeki geleneksel siyasi süreçler açısından yabancı sayılıyorlardı. Lula işçi sınıfı geçmişine ve çok az formel eğitime sahip ilk başkandı. Obama ülkesinin ilk Afro Amerikalı başkanıydı.

Kampanyalarında, her ikisi de geniş çaplı halk desteği topladılar. Lula’nın başkan olmak için ilk değil, dördüncü demesiydi. Bir sendika önderi ve bir işçi partisinin, Partido dos Trabalhadores’in (PT) lideriydi. Obama bir sosyal eylemci ve senatoda epey sol (“liberal”) bir oy kaydı olan bir senatördü. Her ikisi de toplumsal hareketlerin militanlarından destek aldılar ve özellikle genç seçmenleri etkilediler. Her ikisi de, ülkelerindeki önceki başkanın günahlarını vurguladılar – Brezilya’da Fernando Henrique Cardoso ve ABD’de George W. Bush – ve her iki durumda da seçilmeleri önceki başkanın politikalarının yadsınması olarak kabul edildi.

Hiçbir durumda, yeni seçilen başkan senatoda net bir yola sahip değildi. Brezilya’da, seçim sistemi çok partili bir senato ortaya çıkardı ve PT koltukların dörtte birinden fazlasını alamadı. ABD’de, ABD senatosunun kuralları, muhalefet partisinin ABD başkanın yasalaşmış görmek istediği her düzenlemeyi engellemesine veya büyük imtiyazlar dayatmasına izin vermiştir. İki adam da kendilerini siyasi tavizler vermek zorunda hissetmiştir.

İki durumda da, yeni seçilen başkanın en büyük korkusu, ülkelerinin zaten zor durumdaki ekonomisinin felakete sürüklenmesiydi. Lula, aşırı enflasyondan ve yatırımcıların kaçmasından korkuyordu. Obam, bankaların batmasından ve aşırı işsizlikten korkuyordu. İkisinin de bu korkulara tepki verme şekli, görece muhafazakâr (“neoliberal”) bir ekonomik yaklaşıma dönmeleri ve yönetimlerinin kilit ekonomik pozisyonlarına görece muhafazakâr insanları atamaları oldu.

Bu “neoliberal” yaklaşım, seçmen tabanlarının büyük kısmını şaşkınlığa uğrattı. Her durumda, iki adam daha soldaki destekçilerini bu “neoliberal” yaklaşımın gerekli ama geçici olduğuna ve sonunda, daha kökten bir değişim için umutlarının gerçekleşeceğini göreceklerine ikna etmeye çalıştılar.

Ancak bu destekçiler, özellikle de önde gelen sol aydınlar ve toplumsal hareket liderleri, bu güvenceleri artan şekilde şüphe ve görüş ayrılığıyla karşıladılar. Brezilya’da, bunların bazıları kamuoyu önünde PT’den istifa ettiler ve desteklerini daha küçük sol kanat partilere yönelttiler. Lula ve Obama’nın yanıtı, yürürlüğe koydukları ve nüfusun birçok yoksul kesiminin durumunu geliştirmeyi amaçlayan, örn. Brezilya’da açlığa karşı kampanya ve ABD’de yeni sağlık yasası gibi farklı türdeki programları işaret etmek oldu. Kuşkucular, her durumda ülkelerindeki zengin kesimlerin elde ettikleri önemli faydaları işaret ettiler.

Ancak gerçek seçimler yapıldığında, sol kuşkucuların birçoğu kürkçü dükkânına geri döndüler. Brezilya’da çok önemli bir grup sol aydın, muhalifinin Brezilya için felaket olacağı düşüncesiyle, Dilma Rousseff’e oy verilmesi için bir kamuoyu çağrısı yayınladılar. En önemli toplumsal hareket olan Movimento dos Trabalhadores Sem Terra da (MST), ki Lula tarafından çok kötü yüzüstü bırakılmıştır, Rousseff’in seçilmemesi durumunda işlerin daha da kötüye gideceğini düşünerek benzer bir pozisyon aldı.

ABD’de, Al Gore ile George W. Bush arasında belirgin bir fark olmadığını hissettiklerinden 2000′de Ralph Nader’ın üçüncü parti adaylığını desteklemiş olan aydınlar, bu yaklaşımları dolayısıyla kamuoyu önünde nedamet getirdiler ve senato seçimlerinde Demokratları desteklemeyi savundular. Obama’nın vaatlerini sınırlı şekilde yerine getirmesinden duydukları memnuniyetsizliğe rağmen, toplumsal hareketlerin – Afro Amerikalılar, Latinler ve eşcinseller – liderleri de aynını yaptı.

Tüm bunlar çarpıcı şekilde benzerlik gösteriyor, ama sonuç çok farklı olamazdı. Rousseff Brezilya’da kolayca kazandı ve Obama, kendi sözleriyle, “kesin bir yenilgi” aldı. Neden? Daha açık olamazdı. İki durum arasında devasa bir fark vardı. Brezilya’nın ekonomik durumu, son birkaç yılda belirgin şekilde iyileşme sağladı ve ABD ekonomisinin durumu ise belirgin şekilde kötüleşti. Carville’in tezinin daha açık bir göstergesi olamazdı: “Mesele ekonomi, seni aptal.”

Seçmenlerin neden onu terk ettiğini açıklayan, Obama’nın “merkezciliği” değil. Lula, politikalarında dibine kadar “merkezciydi”. Mesele Obama’nın karizma eksikliği değildi. 2008′de son derece karizmatik görünmüştü. Lula popülerdi çünkü işler iyi gidiyor görünüyordu. Ve Obama’nın popüler olmamasının sebebi, işlerin kötü gidiyor görünmesiydi. Mesele birinin satıp diğerinin satmaması değildi. Gerçek siyasi kanaatleri değildi mesele. Bazen, genel yapısal durum, yetenekli politikacıların bu konuda bir şey yapma becerilerini aşar.

15 Kasım 2010

http://fbc.binghamton.edu/commentr.htm
Çeviri: dunyadanceviri (http://dunyadanceviri.wordpress.com/2010/11/24/brezilya-ve-abd-secimleri-zit-sonuclar-immanuel-wallerstein/)

Posted in Brezilya, Seçimler | Etiketler: , , , , , | 1 Comment »

Brezilya ‘yerli Palin’e kanmadı, doğru adayı seçti-Mark Weisbrot

Posted by lahy 04/11/2010

MARK WEISBROT/ The Guardian

Comedy Central’dan Jon Stewart ve Stephen Colbert’in öncülüğünü yaptığı ve yüz binlerce insanı Washington caddelerine döken gösteri gibi, Brezilya da seçimlerde ‘Sağduyuyu Tesis Etmek’le ‘Korkuyu Canlı Tutmak’ arasında bir yarışa sahne oldu. Fakat ikincisinde milyonlarca Brezilyalının kaderi ciddi bir riskle karşı karşıyaydı. İktidardaki İşçi Partisi’nden Dilma Rousseff, muhalefetin adayı Jose Serra’yı açık farkla geride bırakıp zafer kazandı. Her iki tarafta yolsuzluk suçlamalarının damgasını vurduğu ve Serra’nın eşinin Dilma’ya ‘bebek katili’ demesiyle zirveye çıkan nahoş ve çirkin bir kampanya yürütüldü.

Dini gruplar ve liderler Serra için seferber oldu ve Dilma’yı kürtajı yasallaştırmak, dini simgeleri yasaklamak, ‘anti-Hıristiyan’ ve askeri diktatörlüğe direnişinden dolayı ‘terörist’ olmakla suçladı. Kampanya, ABD’deki Cumhuriyetçilerin stratejlerini andırıyordu.

‘Serra Palin’

Serra, bir muhalifinin kendisine, ABD’deki Cumhuriyetçi lider Sarah Palin’e atıfla ‘Serra Palin’ lakabını takmasına vesile olan sağcı bir dış politika stratejisine sahipti. Kampanyası boyunca söyledikleri Brezilya’yı komşularından uzaklaştırma tehlikesine işaret ediyordu; Bolivya’yı uyuşturucu kaçakçılığının ‘suç ortağı’ olmakla ve Venezüella’yı Kolombiya’daki başlıca gerilla grubu olan FARC’a ‘sığınak sağlamakla’ suçladı.

Görevi bırakacak olan Başkan Lula da Silva’ya, Honduras hükümetini tanımadığı için saldırdı. Honduras hükümeti geçen yıl askeri darbenin ardından ‘seçilmişti’; sansür ve insan hakları ihlalleri koşullarında yapılan seçimi sadece ABD ve büyük çoğunluğu sağcı olan bir avuç müttefiki ‘özgür ve adil’ olarak tanıdı.

Fakat sağduyu korkuya galip geldi, zira seçmen Lula döneminde hayat koşullarındaki hatırı sayılır iyileşmeleri Serra’nın önerdiği her şeyden daha ikna edici buldu.

İktisatçı Serra’nın, çoğu Brezilyalının hayatını etkileyen en önemli ekonomik meselelerden kaçınmanın bir yolunu araması şaşırtıcı değildi. Ekonomi Lula döneminde, Serra’nın Sosyal Demokrat partisinin (PSDB) sekiz yıllık iktidarından çok daha güçlü bir performans gösterdi; kişi başı ulusal gelir 2002-2010 arasında yüzde 23 oranında arttı, 1994-2002 arasında bu oran sadece yüzde 3.5’ti. İşsizlik yüzde 6.2 gibi düşük bir oranda seyrediyor, ki bu ülke tarihinde bir rekor.

Belki daha da önemlisi, çoğu Brezilyalı ciddi kazanımlar elde etti: Enflasyona göre ayarlanan asgari ücret Lula’nın döneminde yüzde 65 oranında arttı. Yani Serra’nın partisinden Fernando Henrique Cardoso’nun başkan olduğu önceki sekiz yıla kıyasla üç kat artış var. Bu sadece asgari ücretle çalışanları değil, maaşları asgari ücret üzerinden ayarlanan on milyonlarca çalışanı da etkiliyor.

Hükümet yoksul ailelere çocuklarını okula ve aşılama programlarına gönderme karşılığında mali katkı sağlayan Bolsa Familia programını genişletti. Program okur yazarlığı artırdı ve 13 milyon aileye ulaşıyor. 2003’ten beri 19 milyon insan yoksulluk sınırının üzerine çıktı. Ve ev sahipliği için yeni bir destek planından şimdiden yüz binlerce aile faydalanıyor.

Seçkinler bastırıyor

Serra’nın ödünç aldığı Cumhuriyetçi stratejisi ABD’de son 40 yılın çoğunda etkili olduysa da, bir ihraç ürünü olarak o kadar işe yaramadı. Brezilyalı seçmen atılan çamurdan çabuk bıktı ve kararsız seçmenler Serra’nın kendileri için neyi İşçi Partisi’nden daha iyi yapacağını öğrenmek istediler. Serra cevap veremeyince onların oylarını kaybetti.

Öte yandan olumsuz kampanya tarzı, seçim sürecinin genelinde Brezilya’nın geleceğine dair bazı hayati meselelerin ele alınmasını engelledi. Merkez bankasına hâkim olan seçkinler, ekonomi politikaları üzerinde en az Wall Street kadar etkili. Brezilya’nın Lula iktidarında bile yıllardır dünyadaki en yüksek faiz oranlarına sahip olmasının nedeni bu. Brezilya’nın büyüme performansı hâlâ diğer ‘yükselen ekonomiler’ düzeyinde değil ve ülke bu potansiyele ulaşmak için önceki hükümetlerin neoliberal politikalarının bazılarından uzaklaşmak zorunda kalacak.

Lula dönemindeki sermaye oluşumu Cardoso döneminden çok farklı değildi ve birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla düşüktü. Kamu yatırımları daha da düşük düzeydeydi. Ülkenin bir kalkınma stratejisine ihtiyacı olacak; bu strateji, Brezilyalıların çoğunluğunun çıkarlarını ileriye taşıyacak yeni yatırım ve tüketim tarzları oluşturmalı.

Nükleer takas unutulmadı

Seçimin batı yarıküre için de çok önemli sonuçları var; Obama’nın Dışişleri Bakanlığı, Bush yönetiminin Güney Amerika’daki sol hükümetlerin son 10 yılda elde ettiği beklenmedik bağımsızlığı ‘geriletme’ stratejisine tereddütsüz devam ediyor. İşçi Partisi’nin yenilgisi, Washington’daki gericiler için büyük bir zafer olacaktı.

Dünyanın kalanı için de sonuçları olacak. Mayısta Brezilya ve Türkiye, İran’la nükleer ihtilafı sözme çabası çerçevesinde bir nükleer takas anlaşması bağlayarak uluslararası diplomaside kendilerine çok mühim bir yer açtı. ABD muhtemelen bundan dolayı düş kırıklığına uğradı. Serra’nın İran’la yapılan anlaşmaya saldırması boşuna değildi.

Velhasıl Rousseff’in Lula’nın başarılarını pekiştiren seçim zaferi Washington dışında iyi haber olarak karşılanacaktır. (1 Kasım 2010)

Brezilya ilk kadın devlet başkanını seçti

Brezilya Sol’undan ikinci turda seçimleri ‘boykot’ çağrısı

Brezilya:Dilma Rousseff’in inanılmaz başkalaşımı

Brezilya Devlet Başkanı seçimi ikinci tura kaldı

Brezilya: Yeşillerin adayı Marina Silva 3.üncü sırada

Brezilya: Kızgın bir şeçmenin düşünceleri-Frei Betto

Lula’nın Mirası: İki Brezilya – James Petras

Lula, Amazon’da devasa bir baraj yapımı anlaşmasını imzaladı

Posted in Brezilya, Makaleler, Seçimler | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Brezilya ilk kadın devlet başkanını seçti

Posted by lahy 01/11/2010

Brezilya’da Pazar günü yapılan başkanlık seçimlerinde oyların yüzde 56’ya yakınını alan Dilma Rousseff Brezilya’da başkan seçilen ilk kadın oldu.

”Çok mutluyum ve bu an için Brezilyalılara teşekkür ediyorum” dedi.

José Serra ise oyların yüzde 44’ünü aldı.

Seçmenlerin yüzde 21’i oy kullanmazken yüzde 7’ye yakını geçersiz oy kullandı.

Brezilya Sol’undan ikinci turda seçimleri ‘boykot’ çağrısı

Brezilya:Dilma Rousseff’in inanılmaz başkalaşımı

Brezilya Devlet Başkanı seçimi ikinci tura kaldı

Brezilya: Yeşillerin adayı Marina Silva 3.üncü sırada

Brezilya: Kızgın bir şeçmenin düşünceleri-Frei Betto

Lula’nın Mirası: İki Brezilya – James Petras

Lula, Amazon’da devasa bir baraj yapımı anlaşmasını imzaladı

Posted in Brezilya, Seçimler | Etiketler: , , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: