latin amerikan haber yorum

Archive for the ‘Şili’ Category

Latin Amerikalı öğrenciler 12 ülkede ilk uluslararası yürüyüşü gerçekleştirdi

Posted by lahy 06/12/2011

24 Kasım’da 12’den fazla Latin Amerika ülkesinde onbinlerce öğrenci aynı anda yürüyerek parasız ve kaliteli kamu eğitimi talebinde bulundu.

Kolombiya ve Şilili öğrenciler 24 Kasım da her iki ülkede aynı anda yapılacak bir yürüyüş pplanlamış idi; bu yürüyüşe yürüyüşe Arjantin, Brazil, Kosta Rica, Ekvador, Guatemala, Honduras, Meksika, Paraguay, Peru, Uruguay ve Venezuela’dan öğrenciler aynı talepler ile katılarak Şili’de süren öğrenci hareketine desteklerini teyit ettiler.

24 Kasım’da Şili’nin başkenti Santiago’da yapılan yürüyüş sırasında polis öğrencilere saldırarak 58 öğrenciyi tutukladı. Darío Salas lisesini işgal eden öğrencilere saldıran polis burada 30 liseli öğrenciyi gözaltına aldı..

Kolombiya’da yoğun yağmur yağımasına rağmen onbinlerce öğrenci değişik şehirlerde yürüdü; polis yer yer çıkan olaylarda 11 öğrenciyi gözaltına aldı.

5,000 Honduraslı öğrenci Tegucigalpa caddelerinde yürüdü; yürüyüş eski başkan José Manuel (“Mel”) Zelaya Rosales (2006-2009) ve Ulusal Kurtuluş Cephesi ( National Popular Resistance Front -FNRP), tarafından desteklendi.

Reklamlar

Posted in Öğrenci Hareketleri, Honduras, Kolombiya, Şili | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Şili ve Kolombiyalı Öğrenciler birlikte yürüyüş planlıyor

Posted by lahy 17/11/2011

Şilili öğrenciler, Kolombiyalı öğrencilerle biraraya gelerek 24 Kasım’da  ortak bir yürüyüş düzenleme kararı aldı.  Şili Öğrenci Konfederasyonu (CONFECH)  Antofagasta şehrinde Katolik Üniversitesinde yaptıkları 12 saat süren toplantı sonrasında 24 Kasım’da aynı anda düzenlenecek uluslararası yürüyüşünün yanı sıra, Kasım ayının 14, 17 ve 18’inde ülke çapında gösteriler düzenlenmesi kararını aldı.

Altı aydır dersleri boykot eden ve eylemler düzenleyen Şilili öğrenciler General Pinochet’in 1973-1990 yılları arasında süren diktatörlüğü sırasında yaratılan özel ve merkezi olmayan eğitim sisteminin ortadan kaldırılması ve kaliteli bir kamu eğitiminin sağlanmasını talep ediyor; Kolombiyalı öğrencilerde Ekim’in 11 ve 12’sinden itibaren benzer taleplerle boykot ve kitle eylemlerine başladı. Şili ve Kolombiyalı öğrencilerin boykot eylemleri Porto Rico’da 2010’da gerçekleşen öğrenci eylemlerinin ardından, Latin Amerika’da gerçekleşen en büyük ve önemli öğrenci direnişleri oldu.

Gerek Şili gerekse de Kolombiya’da sağcı hükümetlerin öğrencilerle bir uzlaşmaya varması ihtimaller dahilindedir: 9 Kasım’da Şilili öğrenci liderleri ve lise öğrencileri Valparaiso şehrinde muhaletten milletvekilleri ile bir toplantı düzenledi. Muhalefet liderleri kamu üniversitelerinde fakir öğrencilerin yüzde 70’i için parasız eğitimi önerirken, özel üniversitelerde de aynı çözümün uygulanmasından yana gözüküyorlar ve ilk-orta okul öğretimin tamamıyla kamu tarafından karşılanmasını talep ediyorlar.

Gerek öğrenci gerekse de muhalefetin baskısıyla karşılaşan Başkan Sebastián Piñera  2012 yılında eğitime ayrılan bütçeyi artırmayı teklif etti: 60 milyar dolarlık bütçenin 11.65 milyar doları eğitime ayrılacak. Öğrenci örgütleri bu artışı yetersiz bulurken, Maliye Bakanı Felipe Larraín yeni vergi düzenlemelerinden söz etmeye başladı. Hükümet daha önce vergi artışının söz konusu olmadığını ilan etmişti.  (La Tercera (Chile) 11/13/11EFE 11/13/11 via El Nuevo Herald (Miami); La Jornada (Mexico) 11/10/11 )

Şili öğrencilerde altı aylık okul boykotu sonrasında bir anlaşmaya varmaları için baskıyla karşılaşıyorlar: Eylül ayında yüzde 79 olan kamu desteği Kasım ayından yüzde 67’ye düştü, Başkan  Piñera’yı destekleyenleri oranı ise yüzde 31%. (Bloomberg 11/7/11)

Kolombiya’da bir aydır süren öğrenci eylemleri sonrasında Başkan  Juan Manuel Santos uzlaşma arayışı içine girerek,öğrenciler eylemlerine son verirse yeni eğitim yasasının geri çekileceğini duyurdu. 12 Kasımda bu teklifi tartışan öğrenciler eylemlerini sona erdirmek için 3 koşul öne sürdü: yasanın geri çekilmesi, yeni eğitim sisteminin inşası için öğrencilerle görüşmeler yapılması ve akademik yılın tamamlanmasının garanti altına alınması. (LJ 11/11/11 AFP, DPA, Notimex; Europa Press 11/14/11)

Görünüşte öğrencilerle uzlaşmak için adımlar atan sağcı hükümetler öğrencilere karşı şiddet kullanmaya devam ediyorlar; gözaltı ve tutuklamalar sürüyor. (Adital (Brazil) 11/11/11  TeleSUR)

Kolombiya’da güvenlik kuvvetleri 11 Kasım’da Popayán kasabasında yapılan bir yürüyüşe saldırdı.

Posted in Öğrenci Hareketleri, Kolombiya, Şili | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Şili’de öğrencilerden referandum çağrısı

Posted by lahy 09/10/2011

Öğrenci hareketinin liderlerinden Camila Vallejo

Şili’de eğitim reformu talep eden öğrenci hareketi, gayri resmi bir referandum düzenleyeceklerini açıkladı.

Dört aydır süren eylemlerde dile getirilen ücretsiz eğitim talebinin halkoyuna sunulacağı referandumun bağlayıcı bir özelliği olmasa da öğrenci hareketinin isteklerinin yaygınlaşması hedefleniyor.

BBC’ye konuşan öğrenci hareketi liderlerinden Jaime Gajardo hafta sonu düzenlenecek oylamayla hükümet üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Halk oyuna sunulacak talepler özetle ücretsiz ve kaliteli eğitim ile kar amaçlı kuruluşların eğitim alanından uzak tutulmaları olacak.

Polis müdahalesi

Bu arada dün başkent Santiago’da öğrencilerle polis arasında çatışmalar yaşandı.

Çarşamba günü hükümetle öğrenci hareketi temsilcileri arasındaki görüşmelerin uzlaşma çıkmadan sona ermesi ardından, dün sokaklara dönen öğrenciler sert polis müdahalesiyle karşılaştılar.

Polisin tazyikli su kullanarak dağıtmaya çalıştığı öğrencilerden bazı gruplar barikatlar kurarak polisle çatıştılar.

Öğrenci hareketinden yapılan açıklamada, dünkü müdahale dört ay boyunca polis tarafından sergilenen en sert tavır oldu.

“Şili Kışı”

“Arap Baharı” sloganından esinlenilerek “Şili Kışı” olarak adlandırılan ülkedeki öğrenci eylemleri Mayıs ayından beri devam ediyor.

Eğitim kalitesinin ve eğitime ayrılan bütçenin artırılmasını talep eden öğrenci eylemleri sonucunda devlet başkanı Sebastian Pinera reform sözü vermiş, eğitim bütçesinin artırılacağını vaat etmiş ve öğrenci liderleriyle görüşmeyi önermişti.

Öğrenci hareketi ise devlet başkanının söz verdiği reformların yeterli olmayacağını, 1973 ile 1990 arasında yaşanan askeri yönetim sırasında kurulmuş eğitim sistemini düzeltemeyeceğini savunuyorlar.

Şili’deki öğrenci hareketinin liderlerinden Camila Vallejo hükümetten öncelikli taleplerinin 2012 bütçesinin detaylarının, özellikle de eğitime ayrılan kaynağın açıklanması olduğunu belirtti (BBC) 

Şili: Öğrenci Hareketi üzerine resimlerle yapılan bir deneme = Shalini Adnani

 

 

Posted in Öğrenci Hareketleri, Şili | Leave a Comment »

Şili: Öğrenci Hareketi üzerine resimlerle yapılan bir deneme = Shalini Adnani

Posted by lahy 06/10/2011

La Moneda Başkanlık Sarayı ile aynı bölgede olması nedeniyle Şili Üniversitesi kampüsü öğrenci eylemlerinin merkezi haline geldi. Afişte, “Mücadele bütün toplumun mücadelesi, Herkese bedava eğitim”  diye yazıyor. Mayıs ayından bu yana sokaklara dökülen öğrenciler köklü reformlar yapılarak eşitsiz gelir dağılımının yarattığı sistemin değiştirilmesini talep ediyorlar. Lise ve Üniversite öğrencileri okul kampüslerini işgal ettiler ve sürekli olarak destek kazandılar. Otoriteler, yeni okul yılı yaklaşırken Pinochet döneminde uygulamaya sokulan neoliberal eğitim sistemini değiştirmeyi red ediyor.

Okul girişlerini kapatan masa ve sandalyeler okulun işgal altında olduğunun simgesi oldu.

Eski Başkan Michelle Bachelet’in resminin olduğu bir  afis, “Onlar neredeler?” diye soruyor.

27 Eylül’de şehir merkezindeki gösteri, pankart: ”Piñera Eğitimin bedava olduğunu anla.”

Şehir merkezinde ana caddede polisler öğrencilerin yanı sıra yürüyor.

Anne ve babalar öğrencileri desteklemek için yürüyor – bir anne taşıdığı pankartta ‘Bilinçsiz bir çocuğum olmasını değil bütün bir yılı kaybetmesini tercih ederim” diyor.

Köstümler giyerek gösteri yapan bir grup. bir pankart, ”Şirketlerin Diktatörlüğü” diyor.

Köstümlü Göstericiler yolda dans ediyor.

Pinochet döneminde ‘kayıp edilenlerin! anneleri politik tutuklu ve kayıpların resimlerini taşıyarak adalet talep ediyor.

Carabineros, Şili Çevik Polisi yolu bloke edip öğrencilerin yürüyüşünü engelliiyor.

Polise yaklaşan bir öğrenci onların düşmanca tavır ve varlıkları ile şiddet olaylarına yol açmamalarını istiyor.

Bir gösteri sırasında olaylar çıkınca Molotov kokteyleri atılyor, kafatası ve kemik resimleri yamanan bir ABD bayrağı yakılıyor.

Yürüyüşcüler limon kullanarak polisin kullandığı gözyaşartıcı gazın etkilerini azaltmayı deniyor.

Polis barışcıl bir göstericiyi tutukluyor.

Maskeli yürüyüşcüler polis aracına taş yağdırıyor. Otoriteler tazyikli su ve göz yaşartıcı bombalar kullanarak ‘kapşonlular’ olarak adlandırdıkları göstericilere saldıyor.

Geleneksel 11 Eylül’ü anma töreni sırasında =kayıplar için bir anıtın bulunduğu=  polis güçleri merkezi mezarlığa gelerek göstericileri tutuklamayı deniyor.

Shalini Adnani Santago da yaşayan ve serbest çalışan bir gazetecidir.

Posted in Öğrenci Hareketleri, Şili | Etiketler: , | 1 Comment »

Şili’de öğrenciler ile hükümet anlaşamadı

Posted by lahy 06/10/2011

Şili’de ücretsiz ve eşit eğitim isteyen öğrenciler ile hükümet arasındaki görüşmelerden sonuç çıkmadı.

Aylardır sürdürdükleri protestolar ile ülkede eğitim sisteminin durmasına yol açan öğrenciler, yetkililer ile konuyu görüşmek için oturdukları masadan kalktı.

Şili Öğrenci Konfederasyonu (CONFECH) sözcüsü Camila Vallejo, hükümettin konu üzerine hiç bir iyi niyetinin olmadığını belirtti.

Vallejo, “Herkes için özgür ve kaliteli bir eğitim konusunda hiçbir iyi niyet yok. Devlet bu eğitimi vermek ile sorumlu. Onlar ise şu anda yürürlükte olan sistem üzerine ısrar etmeye devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Hükümet görüşme sonrası konuyu komisyona havale ederken, gergin bir ortamda başlayan toplantı sonrası öğrenciler tarafından işgal edilen okullarda olaylar tekrar alevlendi.

Şili’de öğrenciler eğitim masraflarının yüzde 85’ini karşılarken devletin katkısı ise sadece yüzde 15 oranında bulunuyor.

Şili, Amerikan kıtasında Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en pahalı eğitim sistemine sahip ülke konumunda. (euronews)

Posted in Öğrenci Hareketleri, Şili | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Şili:Öğrenci sözcülerinden Camila Vallejo’yla röportaj

Posted by lahy 09/09/2011

‘Komünistim ve gurur duyuyorum’

CHRİSTİNA PALMA-ŞİLİ

*Bu kadar yoğun destek alırken bile her şeyin sonunda yola başlarken Şilili öğrenciler için belirlediğimiz hedeflere ulaşamazsak eğer, bu bizim değil, sağ partileri destekleyen ekonomik olarak çok güçlü olan bir azınlığın ve hükümetin işleri yokuşa sürmesinden ve ülkenin geleceğine ve halkın isteklerine ihanet etmesinden dolayı olacaktır. Eğer böyle olursa bunu tolere etmemiz beklenemez.

*Şililer artik bu siyasi hareketin derdinin Piñera hükümeti olmadığını anladılar. Bizim değiştirmeye çalıştığımız şey yıllardır devam eden, adaletsiz ve günden güne daha fazla sanki bir ürünmüş gibi piyasaya pazarlanan eğitimdir. Bizim istediğimiz şey eğitime gerçek anlamını yeniden kazandırmak demokratik bir sistem çerçevesinde algılanmasını sağlamaktır.

*Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki eğitim ve daha bir çok temel hizmet örneğin sağlık veya konut ihtiyacı akıl almaz bir pahalılıkta. Bu gibi hizmetlerde kalite aramak sadece yüksek gelirli insanlara sağlanmış bir hak. Bu yüzden bugün verdiğimiz mücadeledeki en önemli prensibimiz parasız kaliteli eğitimi, hiç bir ayrım gözetmeksizin bütün Şilililere kazandırmak.

Camila Vallejo’yla röportaj yapabilmek için randevu almak hiç de düşünüldüğü gibi kolay değil. Bir çok Şilili ve yabancı gazetecinin beklediği upuzun bir kuyruğa girip Camila’nın ajandasında boş kalan bir zamana denk gelmek için çok çaba sarf etmek gerekiyor. Camila’nın Şili basının, en çok da popülist sağcı basının dostu olmadığı kesin. Onunla konuşmaya başlar başlamaz bunun nedenini anlamakta gecikmiyorsunuz. 23 yaşındaki bu genç kadın sorulara verdiği net cevaplarla, size nasıl Sebastian Piñera hükümetinin uyguladığı neoliberal politikalardan hoşnutsuz olan ve her türlü sömürüye karşı bıkkınlığını belirtmekten çekinmeyen öğrencilerin, onlara destek sunan profesörlerin, işçilerin ve de binlerce Şililinin gücüyle yürütülen büyük bir sosyal hareketin başını çektiğini kanıtlıyor.

Şili Üniversitesi Universidad de Chile coğrafya bölümünden mezun Camilia ve onun gibi diğer bir çok azimli genç, her ne kadar büyükleri gibi diktatörlük döneminin şiddetine maruz kalmasa da şimdi ki yöneticilerin karşısına üç defa geçip, Şili kongresinde, sosyal ağlarda ve yine büyük tartışma programlarında kendi ideallerini savunma cesaretini gösterebildi. Camila Vallejo sağcı basın tarafından fikirlerindeki sağlamlık ve ideallerine olan bağımlılığı nedeniyle uzlaşmaya katiyen yanaşmayan, dik kafa bir solcu gibi lanse edile dursun. Bütün bu karalama kampanyasının sonuç vermeyeceği oldukça açık. Çünkü bu genç kadın yıllarını Devrimci Sol Harekete adamış bir anneannenin torunu ve yine Komünist Parti’ye senelerce emek vermiş bir annenin kızı. Her şeyin sonunda, kim ne derse desin Camilia ve arkadaşları hükümetin acımasız eğitim politikalarına sessiz kalmayarak birlikte binlerce kişiyi sokaklara çıkmaya ikna etmeyi başardı.

Birçok Şilili öğrenci eğitimdeki pahalılık nedeniyle komşu Arjantin’de yükseköğrenim görmeyi tercih ediyor. Şili’den Arjantin’e Üniversite eğitimi için gitmiş, başta Buenos Aires Üniversitesi olmak üzere, La Plata Üniversitesi ve yine IUNA da yaklaşık 4500- 5000 Şilili öğrenci bulunuyor!

Bu verdiğiniz rakam bence içinde bulunduğumuz durumun vahametini en iyi şekilde özetliyor. Biz bu durumu düzeltmek adına zaten yola çıktık. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki eğitim ve daha bir çok temel hizmet örneğin sağlık veya konut ihtiyacı akıl almaz bir pahalılıkta. Ayrıca bu gibi hizmetlerde kalite aramak sadece yüksek gelirli insanlara sağlanmış bir hak. Bu yüzden bugün verdiğimiz mücadeledeki en önemli prensibimiz parasız kaliteli eğitimi, hiç bir ayrım gözetmeksizin bütün Şilililere kazandırmak.

Sizce arkadaşlarınızla öncülüğünü ettiğiniz “Eğitimde Eşitlik Hareketi” hem sağ hem de sol yelpazede yer alan siyasi partilerle ve hükümet üzerinde bir etki yaratmayı başarıp amaçlarına ulaşabilecek bir dayanaklılığa sahip mi?

Hareketimiz sadece eğitimde eşitsizliğe isyan edip bunu protesto etmekle kalmıyor. Yavaş yavaş çok daha büyük çapta bir sosyal harekete doğru evirildi. Bu hareket içerisinde–eğitim dünyasından çok önemli insanlar bize destek oldular. Yine de şunu söyleyebilirim ki bir çok farklı sesi bir araya getirip Şilili yurttaşların tam anlamıyla temsil edebilmek, ancak uzunca bir süreye yayılan demokratik tartışma ortamlarında mümkün oldu. Ve sonuç olarak Bachelet’in (eski devlet başkanı) döneminde büyük bir umutla başlanmış ama amaçlarına ulaşamayan Penguenler Hareketi ve onun gibi Şili tarihindeki birçok sosyal hareketin izinden giderek kendi stratejimizi güçlendirdik. Böylece şimdiye kadar her türlü farklı tartışma ortamında hem sağ partiler karşısında hem de hükümetin karşısında kendimizi savunabilmeyi başardık.

Hükümetin yaşananlara tepkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hükümet hiç bir şekilde sizin talepleriniz doğrultusunda pozitif bir adım atmakla kalmayıp ayrıca sokaklara çıkıp yaptığınız protesto ve yürüyüşleri de şiddet olayları olarak lanse etmeye devam ediyor.

Hükümet kendi yurttaşını dinlemiyor. Açıkça görünen o ki kendi eğitim modelini dayatmak için kendi yurttaşlarının fikirlerini ve isteklerini dahi gözardı etmeye hazır. Yaklaşık üç aydır sağcı basından tutun, diğer bütün medya yayın organlarını ülkede oldukça etkili olan çıkar gruplarını ve orduyu kullanarak hareketimizin meşruluğunu görmezlikten gelmeye ve engellemeye çalıştılar. Fakat halkın baskısı Piñera hükümetinin aslında neyi temsil ettiğini, kendi ekonomik menfaatleri için demokrasiyi görmezden gelebileceklerini göstererek aslında onlara büyük bir zarar verdi. Son yapılan anketlerin de gösterdiği gibi Piñera hükümetinin halktan aldığı desteğin oldukça azaldı. Öğrencilerin parasız eğitim hakkını savunmak için sokaklara çıktığında onlara şiddet kullanarak bastırmaya çalışması bizlere Piñera hükümetinin Şili’nin en büyük sorunlarından biri olan eğitim sorunu çözüm getirmekteki kapasitesizliğini kanıtlamaktadır. Bu son üç ayda polisin görev ahlakını hiçe sayarak, İçişleri bakanı Rodrigo Hinzpeter’in kontrolünde orantısız güç kullanımına defalarca tanık olduk ve geçen hafta bir arkadaşımız ne yazık ki bu olaylar sırasında yaşamını yitirdi.

Halkın size bu kadar destek olmasını neye bağlıyorsunuz?

Arkadaşlarım ve daha birçok öğrencinin birlikte çok çaba sarf ederek başlattığı bu hareket Şili’de demokrasinin ilan edilmesinden bu yana en çok destek bulan siyasi harekettir. Son seçimlerde Piñera’ya inanmış ve ona oy vermiş Şililer artik bu siyasi hareketin derdinin Piñera hükümeti olmadığını anladılar. Bizim değiştirmeye çalıştığımız şey yıllardır devam eden, adaletsiz, günden güne sanki piyasada bir ürünmüş gibi pazarlanan eğitimdir. Bizim istediğimiz şey eğitime gerçek anlamını yeniden kazandırmak demokratik bir sistem çerçevesinde algılanmasını sağlamaktır. Bu yüzden bugün seçimlerde Pinera’ya oy vermiş bir çok Şilili hareketimiz sayesinde hükümetin eğitim politikalarını sorgulamaya başladı. Kitleler bizim amacımızın onlar gibi ekonomik çıkarlara hizmet etmek yerine eğitim hakkının eşit bir şekilde herkese tanınmasını Şili toplumunu ve geleceğini değiştirmek olduğunu gördüler.

Sizce Şili’de su an kutuplaşma var mı?

Bu durumu incelemek için iki açıdan bakmamız gerekiyor. Birincisi toplumda birçok sektör artık eğitimde reformu desteklemeye başladı. Fakat diğer yandan yine önümüzde eğitimin ticarileşmesinden memnun, bundan gelir sağlayan egemen bir sınıf var. Bu küçük azınlık için kötü eğitim almış bir çoğunluk büyük bir avantaj. O yüzden eğitimin parasız olması ve onlara sağlandığı kalitede çoğunluğa da sağlanması sadece ceplerine giren paranın azalmasına değil, bugüne kadar sahip oldukları ayrıcalıklı pozisyonu da tehlike altına atılması demek olacaktır.

Sorunuzun cevabı ise evet kutuplaşma olduğunu söyleyebilirim çünkü bu son bahsettiğim azınlık eğitim reformuna karşı çıkıyor ve ülkeyi eğitim konusunda kutuplaşmaya sürüklüyor. Fakat birçoklarının düşündüğünün aksine öğrenci hareketinin kendi içerisinde kutuplaşma olduğunu düşünmüyorum. Başından beri, öğrenci birlikleri hepimizin geleceği için bir bütün olarak hareket etmenin gerekliliğinin bilincinde oldu. Kısaca özetlemek gerekirse bugün, hızla ilerleme içerisinde olduğumuz bir zamanda Şili hükümeti ve ayrıcalıklı azınlık kendi çıkarlarını korumak adına halkın büyük bir çoğunluğunun değişime ayak uydurma ve parasız kaliteli eğitim taleplerini görmezlikten gelmeye devam ediyor.

Siz birçok eleştiriye maruz kaldınız. Komünist Parti tarafından kullanıldığınızı iddia ettikleri zaman ne düşündünüz ?

Ben halen Şili Komünist Partisi Genlik kolu üyesiyim. Ve bu partinin gençlik kollarında aktif olarak yer almaktan ötürü de gurur duyuyorum bunu da asla inkar etmedim. Çünkü Sili Komünist Partisi benim için bir okul oldu. Benim siyasi fikirlerimin gelişimi burada başladı ve burada devam etmeyi sürdürüyor. Eğitim açmazı gibi çok önemli bir konuyla ülke her gün çalkalanırken, benim şahsıma ve KP’nin önde gelen yöneticilerine saldırmak için fırsat kolluyorlar. Ama bilmeleri gereken tek birşey var o da benim bugün sadece Şilili öğrenciler federasyonu değil bu ülkedeki bu federasyona üye olmayan bütün öğrencileri de temsil ettiğimdir. Ve şahsıma karşı yapılan bütün bu saldırıları fikir bazında benimle veyahut arkadaşlarıma söyleyecek hiç bir şeyleri olmayan, sağlam argümanlarla karşımıza geçmek yerine pis stratejiler üzerine kafa yoran insanların ucuz numaraları olarak görüyorum.

Şili gibi yeterli sayıda genç liderden yoksun bir ülkede gelecekte siyasi olarak aktif bir rol oynamayı düşünüyor musunuz?

Şili gibi ülkelerde, medya genel olarak çok büyük ekonomik güçlerin elinde bulunuyor, bu yüzden de medya bütün sosyal hareketleri ve onların liderlerini yıpratmak ve bu hareketleri durdurmak için ellerinden geleni yapıyor. Aynı durumu Meksika’da gözlemleyebiliriz. Ama şu an Şili de medya istediği kadar bizi yıpratmaya ve karalamaya çalışsın, biz öğrenciler olarak eğitimde reform hareketin her şeye rağmen devam ettirmesini başardık halk bize her gün çok daha yoğun bir şekilde destek oluyor, arkamızda duruyor. Ve benim geleceğime gelirsek birkaç kez başka yerlerde de söylediğim gibi gelecekte akademisyen olmak istiyorum. Fakat bu sosyal sorumluluklarımı bir kenara bırakacağım ve yeni görevleri reddedeceğim anlamına gelmez.

Peki sosyal sorumluluk hakkında genel fikriniz nedir?

Bence parasız ve kaliteli eğitimi Şili’ye getirmek isteyen ve öğrencilerin başlattığı bu harekete katılmış, veyahut destek vermiş herkes bu sosyal sorumluluğu paylaşıyor. Benim gibi bir çok öğrencinin emeğiyle başlatılmış bu hareketten sadece benim şahsım üzerinde yoğunlaşıp beni ikonlaştırmaya başlatıp hareketi sığlaştırmaya çalışanlara sadece şunu hatırlatmak istiyorum şu ana kadar bu hareketle başardığımız, başaracağımız her şeyin arkasında binlerce öğrencinin emeği var. Bu hareket hepimizin hareketidir. Öğrenci Konfederasyonu olarak bazı şeyleri başardığımızın kanıtını da halktan bize gelen yoğun destekte görebiliriz. Üç ay geçmesine rağmen hala bu destek günden güne artıyor. Fakat bugün bu kadar yoğun destek alırken bile her şeyin sonunda yola başlarken Şilili öğrenciler için belirlediğimiz hedeflere ulaşamazsak eğer bu bizim değil, sağ partileri destekleyen ekonomik olarak çok güçlü olan bir azınlığın ve hükümetin işleri yokuşa sürmesinden ve ülkenin geleceğine ve halkın isteklerine ihanet etmesinden dolayı olacaktır. Eğer böyle olursa bunu tolere etmemiz beklenemez.

Peki merkez solda yer alan Demokratik Sol Koalisyon Partisi’nin eğitim hareketindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Demokratik Sol Koalisyon’un eğitim hareketini başlattığımızdan beri oldukça fırsatçı davrandığını düşünüyorum. Başından beri hiç bir şekilde hareketimizin içerisinde olmamalarına rağmen bundan siyasi bir çıkar sağlamaya çalıştılar. Bugün bazen eski başkan Ricardo Lagos gibi kişilerin sanki kendi dönemlerinde bu ülkedeki eğitim problemini kendileri daha da derinleştiren kararlara imza atmamışlar gibi, eğitimin daha da ticarileşmesini kendileri onaylamamış gibi “Eğitim sistemimiz içinde bulunduğumuz koşullara uygun değildir ve daha fazla sürdürülemez” gibi açıklamalarda bulunup, yaptıklarını unutmalarına anlam veremiyorum. Fakat yine de Demokratik Sol Koalisyon’un parlamentodaki, önemini düşünürsek eğer harekete destek vermeleri ve bu sefer 2006’daki “Penguenler Hareketi”ne ihanet ettikleri gibi bize de sırtlarını çevirmemelerini ümit ediyoruz.

Arjantin’de yayınlanan “Pagina12” gazetesinden BirGün için çeviren SENA AKALIN- FLACSO

Posted in Öğrenci Hareketleri, Söyleşi ve Görüşmeler, Şili | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

Şili Kışı’nda Yükselen Öğrenci Hareketi – Önder Eren Akgül

Posted by lahy 08/09/2011

Bizimki de dahil olmak üzere dünya medyasında Şili bugünlerde öğrenci lideri Camila Vallejo’nun güzelliği ile konuşuluyor olup oradaki büyük gençlik hareketi magazinleştirilmiş olsa da Şilililer için içinde bulunduğumuz günlerin bambaşka bir anlamı var. 1973’te Allende’nin darbe ile devrilip yerine diktatör Pinochet’nin getirilmesinden sonra Şili dünya kapitalist sisteminin adeta bir laboratuvarıymışçasına neoliberal iktisat poitikalarının vahşi biçimde uygulandığı ve bu politikaların Şili toplumsal kompozisyonunda derin eşitsizlikler ortaya çıkardığı bir yere dönüştü. Neoliberal hegemonya Pinochet döneminde zorun son derece pervasız ve yoğun kullanımıyla kurumsallaşıp 1990 sonrası “demokrasi” döneminde gayet otoriter politikaların rahat bir şekilde uygulanabileceği bir zemin yarattı. Neoliberal politikaların son derece kolay uygulanmasını sağlayan en önemli meselelerden biri ise Şili’de bu politikalara direnecek toplumsal güçlerin de yenilgiye uğratılmış olmasıydı.

Bu tablo içinde 2006 yılında “Penguen Devrimi” diye tabir edilen, sonra 2008 yılında tekrar yükselen öğrenci hareketleri, bu yılın Mayıs ayından itibaren büyük bir ivme kazanmakla beraber bambaşka bir muhteva da kazanmış durumda. Şili için “istikrarı” ya da müesses nizamın stabile etmeye çalıştığı toplumsal ivmeyi bozguna uğratma potansiyelinin öğrenci gençlik kesiminden gelmesi hiç de şaşırtıcı değil. Allende döneminin eşitlikçi sosyal refah politikalarını “Chicago çocuklarının” önerileriyle tasfiye eden ve yeni bir sermaye birikim rejimini inşa eden ve bu rejimi diğer kuşaklara da miras bırakan neoliberal Pinochet diktatörlüğünün eğitim alanına dönük başlattığı saldırılar 90’lı yıllarda hızını kaybetmeden devam etti. Eğitim alanından devlet desteğinin geri çekilip bu alanı tamamen sermayenin nüfuzuna tabi kılan politikalar eğitim alanında ciddi bir sınıfsal eşitsizlik yaratmış durumda. Pinochet döneminden beri hiçbir yeni kamu üniversitesi açılmaması, özel üniversitelerin sayısının hızla artması, mevcut kamu üniversitelerinde de devlet sübvansiyonlarının azalması üniversite eğitimine ulaşımın kendisine sosyal bir içerik kazandırdı. Aşağıdaki sınıfların ve yoksulların üniversite eğitimini alamaması ya da almasına rağmen eğitim sırasında hayatlarını idame ettirmelerinin zorlaşması Şili için sıradan bir hale gelmiş durumda. Keza liselerin de merkezi bir kontrole değil de yerel yönetimlerin nüfuzu dahiline alınması, yereldeki sermaye gücünün lise eğitimi alanına müdahalesine olanak vermiş, bu durum da o yerel bölge içindeki çocukların sosyal sınıfsal pozisyonlarına tekabül eden eğitim kalitesine ulaşmalarına neden olan çarpık, eşitsiz bir eğitim süreci yaratmıştır.

Lise ve üniversite eğitiminin piyasalaşması demin dediğimiz gibi bu eğitime ulaşmanın kendisini sınıfsallaştırmış ayrıca neoliberal politikaların yarattığı yapısal işsizlikle beraber gençlik kesimleri yoğun bir geleceksizlik endişesine sevk edilmiştir. 1990’lı yılların iktisadi politik düzeni yeni orta sınıflar yaratarak, eğitimli beyaz yakalıları var olan sistemin motor gücü haline getirerek kendini ayakta tutabilmişse de 2000’li yıllarda bu düzen tüm dünya ölçeğinde olduğu gibi sarsılmaya başladı. Eğitimli mezunların da işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalmaları henüz eğitim yıllarında esnek, güvencesiz, düşük maaşlı, her an işsiz kalma olasılığının olduğu işlerde çalışmaları, buna denk düşen prekarya diye tabir ettiğimiz yeni toplumsal kategori içerisine dahil olmaları henüz eğitim süreci içindeyken huzursuzlanmalarına neden olmuş durumda. Bu nedenle Şili’de Mayıs ayından itibaren ortaya çıkan öğrenci gençlik hareketi eğitimin piyasalaşması ve geleceksizlik temalarının ortaklaştığı bir yerden yükselmekte.

Şili Kışı denilen bu hareketi 2006’daki Penguen Devrimi’nden ve 2008’deki öğrenci hareketlerinden ayırt eden yanı, toplumun diğer kesimleriyle de ilişki kurabilmesi ve bundan da güç alarak hızını kesmemesi ve en azından bugüne kadar bir süreklilik kazanmış olması. Pinera hükümetinin de yükselen bu hareket karşısında belli tavizler vermesi hareketin gücüne dair çıkarsamalardan biri olabilir. Şili Öğrenci Federasyonları Konfederasyonu öncülüğünde Mayıs ayında Santiago şehrinde başlayan sonra diğer kentlere de yayılan üniversitelere devlet desteği, eğitime ulaşmada eşit koşulların sağlanması ve yoksul öğrencilere geri ödemesiz burs, liselerdeki yerel yönetim kontrolünün son bulması gibi acil somut talepler üzerinden ortaya çıkan öğrenci gençlik hareketi, yaratıcı eylemleriyle hızla radikalleşti.

18 Temmuz’da hükümet Eğitim Bakanı Joaquin Lavin’i görevinden alarak yerine Felipe Bulnes’i geçirdi. Hükümetin bu manevrası sembolik düzeyde de olsa öğrenci hareketine karşı verdiği ilk tavizdi. Yine Ağustos ayı içerisinde hükümetin öğrenci kredilerinin faiz oranlarının düşürülmesi, okullarda öğrenci katılımının sağlanması gibi açıklamalarda bulunmasına rağmen öğrenci hareketi hız kesmeden radikalleşmeye devam etti. Hareketi başka bir ivmeye taşıyacak hamle ise 24-25 Ağustos’ta işçilerin genel grev ilan etmesi oldu. Yaklaşık 600.000 kişinin protestolara katıldığı bu iki günde hükümetin karşılığı polis şiddeti oldu. Polis şiddeti hareketin hızını kesmek bir yana onu daha da radikalleştirmiş durumda. Salt öğrenci hareketi olarak kalmayıp özellikle maden ve liman işçilerinin desteğini almış olan hareket özgüvenini de tazelemiş halde.

Hareketin nasıl seyredeceğini ya da Şili ve hatta Latin Amerika düzeyinde ne gibi sonuçlar yaratacağını kestirmek henüz zor görünse de bu harekete bakarken atlanmaması gereken şey onun Mısır ve Tunus’ta başlayan Arap Baharı’nın, İspanya ve Yunanistan’daki hareketlerin içinde bulunduğu aynı zamansallığı paylaştığı. Zamansallık derken yakın zamanlarda ortaya çıkmış olmalarından öte kastettiğimiz, öğrenci gençlik kesimlerinin tüm bu deneyimlerde en ön sıralarda yerini almış olmaları. Elbette yeni dönem gibi iddialı sözler söylemekten her zaman tereddüt etmek gerekse de tüm bu deneyimlerde öğrenci gençlik kesimlerin motor bir güç almış olması, devrimci hareketler içinde bu kesimlerin kendini özne olarak ortaya koyması yeni bir döneme işaret etmekte.

Öğrenci gençlik kesimlerinin kendilerini geleceksiz ve güvencesiz hissetmeleri ve tam da bu noktadan hareketle kendilerini özne olarak tarif etmeleri neoliberalizmin bu kesimler üzerinde yarattığı tahribattan kaynaklanmakta. Eğitimli işsiz kategorisinin oluşumunun hızlanması, ve mezun olduktan sonra neoliberalizmin bir dönem için vaadettiği ayrıcalıklı, konfrormlu beyaz yakalı işlere erişimin skalasının daralması, aksine prekarya dediğimiz kategori içinde var olmaları bu kesimleri huzursuzlandırmakta ve toplumun diğer aşağıdaki kesimleriyle yaklaşmalarını sağlamakta. Tunus ve Mısır’daki devrimci süreçte de Avrupa’nın güneyindeki hareketlerde de ortaya çıkan bu yeni özne, Şili’de de kendini sokaklara ve meydanlara atmış durumda.

Prekaryalaşan, güvencesiz bir geleceğe mahkum bırakılan öğrenci gençlik kesimi, Arap dünyasında diktatörlüklerin devrilmesinde, Avrupa’da siyasal krizlerin oluşmasında etkiliydi. Şimdi ise Şili’de 90’lı yıllardan beri neoliberal politikaları “darbe sonrası demokrasi” yalanı ile uygulayan otoriter hükümeti tavizler vermeye zorlamakta. Tarihin 1990’ların başından itibaren oluştuğu iddia edilen sabit ritmini aksatmakta. Tüm bunların ortaya koyduğu şey, aynı dünya-zamansallığının içerisinde bulunduğumuz ve artık dünyanın herhangi bir yerinde yükselen toplumsal hareket ve direnişlerin egzotik ya da normal dışı bölgelere has istisnalar olmadığıdır.

Türkiye’de öğrenci gençlik hareketinin uzun zamandır bir fetret devrinde bulunması ya da zaman zaman (geçtiğimiz kış AKP’nin polis şiddetine karşı üniversitelerde ya da liselerde şifre skandalına karşı olduğu gibi) artçı biçimde yükselip hemen sönükleşmesi, bizi biraz da dünyada yaşanan diğer deneyimlere dair düşünmeye sevk etmeli ve bu deneyimlerle dayanışmak ötesinde onlarla aynı zamansallığı yaşadığımızı idrak ettirmeli. Özellikle de bu hareketlerde gözlenen güvencesizliğe, geleceksizliğe karşı duran damarı burada da öğrenci hareketinin inşasında temel tartışma konularından biri haline getirmenin gereği önümüzde durmakta
Kaynak:Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol

Posted in Öğrenci Hareketleri, Şili | Etiketler: , , | 1 Comment »

Şili’de 48 saatlik genel grev başladı

Posted by lahy 24/08/2011

Şilili çalışanlar Augusto Pinochet diktatörlüğünden beri ilk kez 48 saat sürecek bir genel greve Çarşamba günü başladı. Grevin ilk gününde polisin Santiago’da yürüyüşçülere saldırması üzerine çatışmalar çıktı.

Tüm sendikaların bağlı olduğu alan Şili Merkez İşçi Sendikaları Konfederasyonu, tüm çalışanların isteklerinin göz önünde bulundurulması ve Üniversite ve lise öğrencilerinin taleplerinin desteklenmesi için iki günlük greve gittiklerini belirtti.

Çalışanların istekleri arasında yeni anayasa, yeni bir vergi sistemi ve ücret eşitliği var.

Ancak sendikalar bunun yanında haftalardır sokaklarda parasız eğitim için gösteri yapan öğrencilere de destek veriyor. Gerek Öğrenciler gerekse de sendikalar Başkan Pinera’nın yaptığı burs verilmesi ve oğrencilere verilen borçların faizlerinin düşürülmesi teklifini red ettiler.

Şili’de haftalardır devam eden öğrenci eylemlerinde 500’e yakın kişi gözaltına alınırken, işçi eylemlerinin ilk gününde de 35 kişi gözaltına alındı.

Başkent Santiago’nun sokaklarına bariyerler kuran eylemciler, lastik yakarak polislerin hareketini zorlaştırıyor.

17 aydır görevde bulunan Sebastian Pinera hükümeti ise protesto ve grevlerin bir günlük zararının 138 milyon Euro’yu bulduğunu söyledi. Pinera’nın kamuoyu yoklamalarındaki destek oranı yüzde 28’e geriledi.

 

Posted in Şili, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: | Leave a Comment »

Şili’de işkenceci general hala görevde

Posted by lahy 03/02/2011

Santiago, (Prensa Latina) 1973-1990 yılları arasındaki Augusto Pinochet diktatörlüğü sırasında gizli polis üyesi olduğunu itiraf eden Şili Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay İkinci Başkanı General Guillermo Castro’nun görevinden istifa etmesi için parlamenterler, muhalefet liderleri ve insan hakları örgütleri baskılarını artırıyor.

Kayıp Yakınları Birliği Başkanı Lorena Pizarro, Şili Ordusunun en önemli komutanlarından sayılan Guillermo Castro’nun insan haklarını ihlal etme suçu işlediğini belirtti.

Askeri diktatörlük döneminde yaşananları ADN Radyo Şili muhabirine anlatan Pizarro, ortaya çıkan bu gibi gelişmelerin Şili halkını dehşete düşürmemesi durumunda o ülkenin mahvolmaya layık olduğunu belirtti.

Santiago’nun güneyindeki Paine köyünde 1973 yılında köylülerin katledildiği olayın araştırılması sırasında yazılı açıklama yapan general, kötü şöhretli gizli polis örgütü DINA’nın devamı niteliğindeki CNI üyesi olduğunu açıklamıştı.

Sosyalist Parti milletvekili Marcelo Diaz, generalin halka baskı uygulayan bir örgütün üyesi olması kabul edilemeyeceğini söylerken, Komünist Parti milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Hugo Gutierrez de bu fikirlere katıldığını belirtti.

Sosyalist Parti Başkanı Osvaldo Andrade ise bir generalin insanları öldüren yasadışı bir terörist örgüte üye olduğunu itiraf ettiğini vurgularken, silahlı kuvvetlerin onuru için istifa etmesi gerektiğini açıkladı.

Posted in Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

Şili Adaleti ilk kez Salvador Allende’nin ölümünü soruşturuyor

Posted by lahy 28/01/2011

Savcılığın hazırladığı, 1973-1990 yılları arasındaki insan hakları ihlallerini konu alan 726 dava dosyası içinde eski devlet başkanının dosyası da bulunuyor.

Şili eski devlet başkanı Salvador Allende, 11 Eylül 1973’de ki ölümü uzun yıllardır soruşturma ve dava konusu yapılmadı. Birçokları Allnede’nin başkanlık sarayını darbeci subaylara karşı elinde silahla savunurken vurularak öldürüldüğüne inanıyor. Bazı kaynaklar da General Auguste Pinochet’in darbesi karşısında bir direniş şans olmadığını görerek kendi silahından çıkan bir kurşunla intihar ettiğini iddia ediyorlar.

Şimdiye kadar resmi bir soruşturma yapılmadığı için Allende’nin nasıl öldüğü belirlenememişti. İlk defa olarak 26 Ocak’da, Şili’li savcılar hazırlanan dava dosyasını incelemeye başladılar.

Allende’nin ölümü günümüze kadar mahkemelere intikal etmeyen 721 insan hakları ihlali davası ile birlikte gündeme geldi. Dava süreci geçtiğimiz yıl Yüksek Mahkeme savcılarından Sergio Muñoz tarafından başlatıldı.

Allende’nin ölümünü konu alan dava dosyasında 11 Eylül’de La Moneda (Başkanlık Sarayı) meydana gelen olaylar konu ediliyor. Dava dosyasında sanık olarak gösterilenlerin çoğunluğu General Auguste Pınochet dahil

Posted in Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Şili’de gaz zamlarına tepki

Posted by lahy 09/01/2011

Santiago de Chile,(Prensa Latina) Şili hükümetinin, ülkenin en soğuk bölgesi Magallanes’de hanelerde kullanılan gaz fiyatlarını yüzde 17 artırma kararı ciddi gösterilere yol açtı.

Hükümet yetkililerinin sükunet çağrılarına rağmen Perşembe günü hem vekillerden hem de sokaktan tepki aldı.

Zam kararına Ulusal Petrol Şirketi ve Gasco Dağıtım Şirketi arasındaki anlaşmada varılmıştı.

Sendikalar ve vatandaşların çağrısıyla Magallanes’in başkenti Punta Arenas’ın ana kara ve hava yolları bloke edilirken, 5 bin kişi bölge hükümeti binalarının önünde protesto amacıyla bir araya geldi.

Posted in Şili | Etiketler: | Leave a Comment »

Victor Jara’nın katillerine 37 yıl sonra mahkeme yolu

Posted by lahy 25/12/2010

Santiago, Şili, (Prensa Latina) Şili İçişleri Bakanlığı İnsan Hakları Programı, dünyaca ünlü komünist müzisyen Victor Jara’nın 1973 yılında kaçırılması ve öldürülmesinde rol oynayan dört askerin tutuklanmasını emretti.

Avukat Cristian Cruz, 1973-1990 arasında hüküm süren Augusto Pinochet diktatörlüğü sırasında orduda subay olan Edwin Dimter, Hugo Sanchez ve Raul Jofre ile emekli savcı Rolando Melo hakkında tutuklama isteminde bulundu.

Çarşamba günü açıklama yapan Cruz, olay sırasında er olarak görev yapan Jose Paredes dışında cinayetle ilgili kimsenin yargılanmamış olduğunu belirterek, cinayetin gerçek sorumlularının bulunması gerektiğine dikkat çekti.

Jara, Salvador Allende’ye karşı darbenin yapıldığı 11 Eylül 1973 günü Devlet Teknik Üniversitesi’nde gözaltına alınmıştı.

Şu anda Victor Jara Stadyumu olarak anılan Şili Stadyumu’na götürülen sanatçı, 72 saat işkence gördükten sonra kurşunlanarak öldürülmüştü.

Jara ile beraber gözaltına alınan Osiel Nunez’in ve eski er Victor Pontigo’nun verdikleri bilgilere göre, aynı zamanda Komünist Parti üyesi olan Şilili müzisyeni üniformalı kişilerce öldüresiye dövülmüştü.

Posted in Kültür - Sanat, Şili, İnsan Hakları | Etiketler: , | 1 Comment »

Şili: Mapuche tutukluları yeniden açlık grevine gidebilir

Posted by lahy 21/12/2010

Bu yılın ortalarında başlattıkları 70 gün süren açlık grevini hükümetin anti-terörist yasayı uygulama konusunda verdiği sözler üzerine sona erdiren mapuche tutukluları, hükümetin verdiği sözü tutmaması üzerine yeniden açlık grevine başlamayı tartışıyor.

Yerli Halkların Hakları savunucularından Rubén Sánchez,  hükümet’in anti-terörist yasayı uygulamaya devam etmesi nedeniyle açlık grevlerinin yeniden başlayabileceğini duyurdu.

Antiterörist yasa mapuche tutuklularını üç şekilde etkiliyor: mahkeme süreci boyunca, tutukluluk, gizli şahitlerin kullanımı ve hem sivil hem de askeri mahkemelerde aynı anda yargılama.

Sánchez, geçen hafta Salı günü Cañete bölgesinde yapılan bir duruşmada gizli şahit kullanımı nedeniyle 12 tutuklu Mapuchenin mahkeme salonu dışına çıkarıldığını söyledi.

Tutukluların sözcüsü, Rodrigo Curipán’da bakanlığın anti-terörist yasayı Mapuche tutuklularına karşı uygulamaya devam ettiğini söyledi.

Diktatör General Augusto Pinochet (1973-1990) döneminde yürürlüğe giren, anti-terörist yasa Mapuche tutuklularına karşı yaygın bir şekilde kullanılıyor.

Hükümet, açlık grevine son verilmesi halinde anti-terörist yasanın uygulanmayacağı konusunda söz vermiş idi. Hükümet ile tutuklular arasında arabulucuk yapan katolik psikopos Ricardo Ezzati, yeniden açlık grevine başvurulmamasını istedi.

Hükümet Mapucheleri yasadışı toprak işgalleri, tarım ve kereste işletmelerinin yakılması gibi eylemlere girişmekle suçlamaya devam ediyor. Mapucheler, atalarına ait olan toprakları yeniden elde etmek için mücadelelerini sürdürüyorlar.

kaynak: teleSUR – Pl – Radio Universidad de Chile / ld-PR

Posted in Yerli Hareketleri, Şili | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Şili’de kamu çalışanları grevde

Posted by lahy 09/12/2010

Santiago de Chile,(Prensa Latina) Şili’de kamu çalışanları hükümetin uygulamaya koymayı planladığı ücret düzenlemelerini ve işten çıkarmaları protesto amacıyla süresiz greve başladılar.

Merkez İşçi Sendikası Başkanı Arturo Martinez ve Ulusal Kamu İşçileri Birliği Başkanı Raul de la Puente yaptıkları açıklamayla yetkililerin meclis tarafından reddedilen yüzde 4.2’lik ücret düzenlemesi planlarında ısrar etmelerini eleştirdiler.

Martinez, işgüvenliği ve çalışma koşullarının yanısıra talep ettikleri yüzde altılık zammın bile daha önce öngörülen yüzde 8.9’luk oranın da altında olduğunu belirtti.

Santiago kentinde bakanlık, gümrük ve vergi çalışanlarıyla, profesörler Plaza de los Heroes’ da bir toplantı planlarken kamu çalışanları ulusal çapta gösteriler düzenleyecekler.

Posted in Şili, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Şili’de kadın işçiler açlık grevine son verdi

Posted by lahy 25/11/2010

Santiago, Şili,(Prensa Latina)Şili’de çalışma ve iş koşullarına tepki olarak kendilerini bir maden ocağına kilitleyen 33 kadın işçi kendilerine iş sözü verilmesinden sonra açlık grevi eylemlerine son verdiler.

El Chiflon del Diablo maden ocağında bir hafta geçiren 33 kadının bulunduğu Şili’nin güney bölgelerinden Bio Bio yetkililerinden Francisco Ibieta yeni istihdamların yaratılacağı sözünü verdi.

Pazartesi gece yarısı grevcilerle anlaşma sağlayan vali Jacqueline Van Rysselberghe, 2000 kişilik yeni bir istihdam yaratılacağını ve işçilerin yeni çalışma alanlarıyla ve iş ile ilgili eğitim alacağını da açıkladı.

33 kadın, 2010’un başlarında orta ve güney Şili’yi vuran 8.8’lik depremden zara görenler için yaratılan binlerce iş olanakları çerçevesindeki kamu çalışanlarını kapsayan çalışma programının gözden geçirilmesini ve işgüvencesi talep ediyordu.

Posted in Şili, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

Şilili eylemciler tehdit altında

Posted by lahy 24/11/2010

Santiago, (Prensa Latina) Şili’de işlerine geri alınmak için eylem yaparak kendilerini madene zincirleyen 30 kadın işçiyle dayanışma içinde bulunan gruplardan yapılan açıklamada kadın işçilerin bulundukları yerden zorla uzaklaştırılmalarından endişe edildiği belirtildi.

Grup sözcüsü Monica Torres, madenin çevresinde artan polis sayısının ve olay yerine gelen ambulansların müdahale ihtimalini artırdığını belirtti.

Sözcü ayrıca Pazartesi günü madenin girişine gelerek eylemcilere destek veren 300 kişinin polis tarafından zorla dağıtılmasını kınadığını belirtirken eylemcilere de benzer bir müdahale olabileceği uyarısını yaptı.

Torres, And Şili Radyosuna yaptığı açıklamada “Evet, bence kadın işçileri madenden zorla çıkartacaklar” dedi.

Eylemcilerin çok kararlı olduklarını belirten Torres, tek amaçlarının iş güvencesi olduğunu belirtti.

Eylemciler başkentin 500 km güneyinde bulunan Bio Bio bölgesindeki El Chiflon del Diablo madeninde bulunuyorlar.


Posted in Şili, İnsan Hakları, İşçi Hareketleri-Sendikalar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: