latin amerikan haber yorum

Archive for Şubat 2011

Lula’ya kamu fonları soruşturması

Posted by lahy 27/02/2011

Brezilya’da savcılar eski Cumhurbaşkanı Luiz İnacio Lula da Silva’ya kamu fonlarının kötüyle kullanılması suçlamasıyla dava açtı.

Eski cumhurbaşkanının mektup göndermek için 3.5 milyon dolar harcadığı iddia edildi
Savcılar, eski Cumhurbaşkanı’nın 2004 yılında 10 milyon emekliye düşük faizli kredileri öven mektuplar gönderdiğini söylüyor.

Mektupların kamu yararına olmadığı ve başka bir yolsuzluk skandalında adı geçen BMG isimli bankaya yarar sağladığı da savcıların iddiaları arasında.
Soruşturmaya Lula da Silva’nın bakanlar kurulu üyelerinden eski Sosyal Güvenlik Bakanı Amier Lando’da dahil edildi.

10.6 milyon dolarlık mektup

İddialara göre Lula da Silva ve Lando, 2004 yılında 10.6 milyon emekliye mektup gönderdi.
Mektupların gönderilmesi için kamu fonlarından 3.5 milyon dolar harcandı.
Mektuplarda, emekliler düşük faizle kredi almalarına olanak sağlayacak bir program hakkında bilgilendiriliyordu.
Mektupların gönderildiği dönemde ise bu programı sunan tek Brezilya bankası BMG idi.
Savcılara göre, mektupların sosyal, bilgilendirici ya da eğitici bir amacı yoktu.
Savcılar, Lula da Silva ve Lando’dan mektupların gönderilmesinde harcanan 3.5 milyon doları geri ödemelerini istedi.
Lula da Silva henüz iddialar hakkında açıklama yapmadı.
Lando ise, yaptığı açıklamada mektupların yalnızca bilgilendirme amaçlı olduğunu ve herhangi bir bankanın ismini kullanmadığını söyledi.

Reklamlar

Posted in Brezilya | Etiketler: , | Leave a Comment »

Chavez:”Yaşasın Libya ve onun bağımsızlığı! Kaddafi iç savaş ile karşı karşıya!”

Posted by lahy 25/02/2011

Karakas, 25 Şubat – Libya’nın karşılaştığı iç savaş tehlikesi karşısında Başkan Hugo Chávez Frías,  bu ülkeye ve bağımsızlığına destek sundu.

Chavez, Twitter hesabında, “Yaşasın Libya ve onun bağımsızlığı! Kaddafi bir iç savaş ile karşı karşıya!”, diye yazarak Dişişleri Bakanı Nicolás Maduro’nun Ulusal Meclis’de yaptığı konuşmaya destek verdi.

Maduro konuşmasında, “ Libya’da ayrılık ve bölünmenin ilk adımları atıldı.. Sivil savaş süreçine giden yol OPEC üyesi olan bu ülkenin petrolüne el koymak için açıldı” dedi.

Libya’da ki olaylardan dolayı soruşturma açılmasını talep edenleri çifte stantardlar uygulamakla suçlayan Maduro, ”7 milyon Iraklının ölümünden ve Filistini bombalayanlar neden soruşturulup, cezalandırılmıyor” diye sordu.

Maduro ayrıca, emperyal merkezlerdeki haber ajanslarını güvenilmeyeceğini vurgulayarak, Venezüella ve Libya’nın 1960’lı yıllardan beri yakın ilişkilere sahip olduğunu söyledi.

Posted in Venezuela | Etiketler: , | Leave a Comment »

Venezuela’dan ağır hastalıklara ücretsiz tedavi güvencesi

Posted by lahy 25/02/2011

Karakas, (Prensa Latina) Venezuela Sosyal Güvenlik Enstitüsü Başkanı Carlos Rotondaro, Venezuela Devleti’nin, AİDS, kanser, MS ve diğer bozukluklar gibi düzinelerce kez işlem gerektiren hastalıkların tedavilerinin ücretsiz gerçekleştirileceğini açıkladı.

1999’daki devrimin ilk eylemlerinden birisinin bu tür hastalıklar taşıyan hastaların ihtiyaç duyduğu tıbbi yardımı sağlama sorumluluğu ve sözü olduğunu hatırlattı.

Hükümetin, kendi kaynaklarını kullanmanın yanı sıra, Küba, Portekiz ve Uruguay ile de, ilaç ve kötü koşullarda yaşayan insanların yaşam kalitesini yükseltme üzerine antlaşmalar imzaladığını söyledi.

Önceki hükümetlerin, sayıları yaklaşık 650.000’i bulan Venezuelalıları AİDS, kanser ve diğer hastalıkların tedavilerinden mahrum bıraktığını sözlerine ekledi.

Yalnızca 2010’da, en az 242.142 kanserli hasta, 204.324 bağışıklık sistemi hastası, 8.185 anemi ve 28.138 organ nakli olmuş kişi, 60’ı aşkın kamusal ilaç dağıtım merkezinden yaralandı.

Rotondano’ya göre, hükümet bu hastaları tedavi etmeye ve yaşam koşullarını iyileştirmeye daha da hızla devam edecek

Posted in Venezuela | Leave a Comment »

Sabah Yıldızı: Romantizmden Gerçeküstücülüğe Yeni Mit – Michael Löwy

Posted by lahy 25/02/2011

Dünyayı yeniden büyülemeye dair romantik stratejiler arasında mite başvurunun özel bir yeri vardır. Çeşitli geleneklerin sihirli kavşağında, mit, tükenmez bir semboller ve alegoriler, fanteziler ve iblisler, tanrılar ve yılanlar haznesi sunar. Bu tehlikeli defineden beslenmenin çeşitli biçimleri vardır: eski mitlere şiirsel veya edebi atıflarda bulunmak, mitolojiyi “bilimsel” açıdan incelemek, ve yeni bir mit yaratmaya girişmek. Bu üç durumda da, mitin dinî özünden bir şeyler yitirmesi, onu, dünyayı yeniden büyülemenin dünyevi bir aracı, ya da daha doğrusu kutsal olana kavuşmanın dinî olmayan bir yolu haline getirir.

Mitlerin Alman faşizmi tarafından tehlikeli bir biçimde yolundan saptırılması, ulusal ve ırksal simgelere dönüştürülerek manipüle edilmesi, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından mitolojinin gözden düşmesine büyük oranda katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte, Ernst Bloch* gibi kimi antifaşist Alman entelektüelleri, miti –“geleceğin ütopik ışığıyla” aydınlatıldığı taktirde– Nazilerin kirli ellerinden kurtarmanın mümkünâtına inanıyorlardı (Frank, 1982).

Önceleri, ilk romantizm döneminde, bu ütopik ışık varlığını yoğun biçimde hissettiriyordu; 19. yüzyılın şafağında Friedrich Schlegel tarafından yaratılan “yeni mit”i, içinden aydınlatan gizli bir lamba gibiydi. Karşılaştırıldığında, bu yüce kaynak ile Üçüncü Reich’ın peydahladığı o karanlık mitolojik taklitler arasındaki karşıtlık göz çarpar.

Frühromantik* için yeni mit “milli-germanik” değil insani-evrenseldir. Alman romantizminin muhtemelen en hayalci/sezgisel[1] görüşler barındıran, “kuramsal” olarak tabir edilen metinlerinden biri olan Mitoloji üzerine Söylev’inde (1800) Friedrich Schlegel yalnızca Avrupa geleneklerinden değil, “Doğu’nun hazineleri”nden de beslenen sınırsız bir mitsel-şairane [mythopoétique] kainâtın hayalini kurar. Ve de özellikle, eskisinin soluk bir taklidi olmayan ve bizzat doğası gereği, yahut daha doğru bir ifadeyle, tinsel dokusu itibariyle ondan kökten biçimde farklılaşan yeni bir mitolojinin hayalini kuruyordu: eski mitoloji, duyusal dünyadaki en yakın ve en canlı olana dolaysız biçimde bağlanırken, yenisi, tam tersine, “tinin en mahrem derinliklerinden” (tiefsten Tiefe des Geistes) yola çıkarak oluşturulmalıydı. Bu iç kaynağın bir ürünü olan yeni mitoloji, dolayısıyla, tinden yola çıkarak bizzat tinin kendisi tarafından yaratılacaktı; kendisi de “hiçbir şeyden” yaratılan (aus Nichts entstanden) idealist felsefeyle arasındaki seçmeci yakınlık da bundan ileri gelir (Schlegel bu konuda özellikle Fichte’ye atıfta bulunuyordu). Derinliklerden gelen bu mitsel-şairane içsellik, akıl yürüten aklın dayattığı sınırları kabul edemez: o, “bilincin bir türlü kavrayamadıklarının”, “hayalgücünün o güzel dağınıklığının”, “insan doğasının ilksel kaosunun” krallığıdır. Fakat bu dış dünyayı görmezden geldiği anlamına gelmez: yeni mit aynı zamanda “hayalgücü ve aşkın dönüştürdüğü, insanı çevreleyen doğanın hiyeroglifsi ifadesi”dir (Schlegel, 1984). Schlegel’in bu satırlarda, Freud’ün bir yüzyıl sonra bilinçdışı kategorisiyle kavramaya çalışacağı alana sezgisel biçimde işaret ettiği izleniminden sıyrılmak zordur.

Ve kimi zaman psikanalizi, kimi zaman gerçeküstücülüğü önceliyor gibi görünen bu şaşırtıcı ve parlak sezgiler içeren metnin sonuç kısmında, Schlegel bakışını geleceğe yöneltir: bir gün, insanlar tanrısal güçlerini (divinatorischen Kraft) yeniden keşfedecek ve “hâlâ gelmesi beklenen” altın çağı tanıyacaklardır: “İşte mitolojiden anladığım budur”. Altın çağı geçmişe değil de geleceğe yerleştirerek, Schlegel miti ütopik bir enerjiye dönüştürür ve mitsel-şairaneliğe sihirli bir güç yükler (Schlegel, 1984).

Yüz elli yıl sonra, mağaranın karanlık köşelerini aydınlatmak üzere, gerçeküstücüler yeniden bu köze üfleyeceklerdir. Breton ve dostları için, mit değerli bir ateş kristalidir: onu faşist mitomanlara[2] terk etmeyi reddederler. 1942’de, savaşın en korkunç günlerinde, Breton bu alandaki bir karşı saldırının gerekliliğine her zamankinden çok inanmaktadır: “bugün dünyayı sarsan bu çatışma karşısında, en zor zihinler, Odin’in ve diğerlerininkinin karşısına çıkarılabilecek bir mitin yaşamsal gerekliliğini kabullendiler” (Breton, 1965).[3]

Breton, ilk kez olarak, 1937 tarihli “Gerçeküstücülüğün sınırsız hudutları” metninde, gerçeküstücülüğün “çağımızın kolektif mitinin tasarlanması” görevini önüne koyması gerektiğini ileri sürer. Bu mitin, hem yıkıcı, hem erotik rolü, 18. yüzyılın sonunda, Fransız İhtilali’nden kısa zaman önce “kara” romantizmin oynadığı rolün benzeri olmalıydı (Breton, 1973).

Bunun yanı sıra gerçeküstücüler açısından mitin önemi, rasyonel-olmayan üzerindeki dinî etkiye, (ezoterik geleneklerle birlikte) dünyevi bir alternatif oluşturmasından kaynaklanır. Breton’un, Çılgın Aşk kitabının, dostu Armand Hoog’a gönderdiği nüshasındaki imzalı sözleri –ki bunları kışkırtıcı ve putkırıcı bir imge olarak okumak gerekir– de bu çerçevede yorumlamalı: “Kiliseleri, hem de en güzel olanlarından başlayarak yıkmalı, taş üzerinde taş kalmayana dek. Ve işte o zaman, yaşasın yeni mit!” (Beaujour)

Gerçeküstücülüğün Üçüncü bir Manifestosunun Olması veya Olmaması Hakkında Önbilgiler’de Breton şu soruyu (kendisine de) sorar: “Bizler için arzu edilir olan toplumla ilişkili bir miti ne ölçüde seçebilir yahut benimseyebilir ve de dayatabiliriz?” (Breton 1994)[4]. Bu sözler, kendisi için mitle ütopyanın ayrılmaz olduğunu gösterir: bu ikisi özdeş değilse de, her iki alan, arzunun birinden diğerine geçişini sağlayan bir bitişik kap sistemiyle birbirine bağlıdır.

Gerçeküstücüler kolektif bir mit “dayatmayı” başaramadılarsa da, romantik yöntemi izleyerek, yani “tinin en mahrem derinliklerinden” beslenerek yahut, Breton’un sözleriyle “insan varlığının, reel dünya çerçevesinde kendini gösteremeyen ve tezcanlılığı içerisinde sembollerin ve mitlerin sonsuz isteklerine yanıt vermekten başka çıkar yolu olmayan en derin duygularına” başvurarak bunu yaratabildiler. “Genel bir sembolikle donatılmış evrensel bir mitoloji” (Schelling*) oluşturamadılarsa da, gerçeküstücüler, modern kültürün kapalı gökyüzünün içinden alev alev yanan bir kuyruklu yıldız misali geçen yeni bir mit –kelimenin simyasal anlamıyla- icat ettiler.

Peki nedir bu mit? Bu soruya cevap verebilmek için Breton’un en “mitolojik” eseri Arcane 17’ye bakmak gerekir. Şair bu metinde, İsis ve Osiris mitlerinden, Mélusine mitinden, Kadın tarafından sağlanan Dünyevi Selamet mitinden, Arcane 17 astrolojik mitinden, Özgürlük Meleği Satan’ın mitinden ve de özellikle – Breton’un “beni kendine bağlamaya devam eden en güçlü mitlerden” dediği– “tüm iktidarı eline alan aşk”ın mitinden, “bünyesinde dünyanın tüm yenilenme gücünü barındıran” çılgın aşk mitinden söz eder. Kitabın sonucunda –ki gerçeküstücülüğün en parıltılı kitaplarından biridir– tüm bu mitsel simalar, birer ateş nehri gibi, hepsini içinde tutacak bir imgeye doğru akarlar, o imge ki Breton’un gözünde “romantik düşüncenin en üstün ifadesi” ve “bizlere bıraktığı en canlı sembol”dür: bu “melek Lusifer’in alnından düşmüş” büyük sabahın yıldızıdır. Bu yıldız, boyun eğmeyişin en yüksek alegorik imgesini temsil eder: bizlere “bizzat isyanın, yalnızca isyanın ışık yaratabildiğini” öğretir. “Ve bu ışık ancak üç yoldan tanınabilir: şiir, özgürlük ve aşk ile” (Breton, 1944, 1965).

O halde, isyanı, şiiri, özgürlüğü ve aşkı (modern biçimleri altında) kapsayan, (aralarındaki seçmeci yakınlıklar sayesinde) onları bir araya getiren, (herhangi bir hiyerarşi kurmadan) bunları birleştiren bu yeni mit nedir? Bu, “tanrısal gücüyle”, “hâlâ gelmesi beklenen altın çağa” yönelmiş ütopik bakışıyla ancak gerçeküstücülüğün kendisi olabilir. Şiirsel bir mit olarak gerçeküstücülük, yüz elli yıl önce Frühromantik’in ilan ettiği programın varisidir. Bununla birlikte şöyle bir özelliği vardır ki, hiçbir zaman tamamlanmamış ve her daim yeni mitolojik imgelerin ve simgelerin yaratımına açık, hareket halinde bir mittir. Her şeyden önce tinin bir faaliyeti olan gerçeküstücülük, kendini “son mit”, yeniden keşfedilecek bir Kutsal Kâse veya şeyleşmiş bir “gerçeküstülük” olarak donduramaz: daimi tamamlanmayışı onun ölümsüzlük iksiridir.

Yale öğrencileri karşısında 1942’de yaptığı konuşmada, Breton gerçeküstücülüğün hedeflerinden biri olarak “mitsel hayata yapılacak ve ilk başta büyük kapsamlı bir temizlik şeklini alacak olan müdahalenin pratik düzeyde hazırlanışını” gösterir (Breton 1942). Bu görev, bizim çağımızda da, yakıcı güncelliğini korumaktadır. Esasında, 20. yüzyılın sonunda yalnızca ahırlara değil fakat tüm odalara ve salonlara yerleşmiş olan mitolojik vebayı temizleyebilmek için tüm bir nehrin akışını değiştirmek gerekir.

Dinî ve milliyetçi karanlıkçılık mitleri, bataklıklarda sonsuza dek boğulduğu düşünülen bu kurbağa kafalı putlar (kurbağalara duyduğumuz tüm saygıyla birlikte), bilinçlere yeniden yerleşmek ve ruhları dogmaların aşırı ısıtılmış sıvı kurşununda boğmak üzere çamurlu derinliklerinden çıkıyor.

Fakat bu putların ardında, bambaşka bir ihtişama sahip, yüzyılımızın her yerde hazır ve nazır bulunan, kadiri mutlak, koca göbekli Büyük Miti dikiliyor: Tüm tanrıları yutan Tanrı, tüm fetişlere hâkim Fetiş, istediği tüm kurbanları elde eden efendi Moloch*, önüne çıkan her şeyi ezen at arabası Juggernauth*, kâh ruhun tüm ürünlerini yutan bir çekirge bulutu şeklinde, kâh her yere işleyen ve zamanın havasını solunmaz yapan, görünmez ve leş bir koku biçiminde beliren, hiçbir hasmı kalmamış Üstün Varlık: Mammon*.

Kökenlerinden bugüne, gerçeküstücülük hiçbir vakit sihirli bir direniş mekânı, şeffaf bir reddiye ışığı olmaktan, tüm bu vıcık vıcık mitolojik kulluk gösterilerinin ironik bir biçimde olumsuzlanışının ruhunu taşımaktan vazgeçmemiştir.

Sabahın Lusiferci yıldızı, aynı zamanda bunlardır da.

(Bu yazı Michael Löwy’nin şu kitabında yer alır: Sabah Yıldızı. Gerçeküstücülük ve Marksizm, çev. Aslıhan Aydın-U. Uraz Aydın, Versus, 2009.)

*Bloch Ernst (1885-1997) : Yahudi/Alman felsefeci, romantik eğilimli marksist, ütopyanın kuramcısı. Nazizm döneminde Birleşik Devletler’e sürülmüş, savaş sonrasında Doğu Almanya’ya dönmüş ama bu ülkeyi de 1961’de terk ederek Kıta Almanya’sına yerleşmiştir. En önemli yapıtları şunlardır: L’Esprit de l’Utopie (1918) (Ütopya Ruhu, çn), Thomas Münzer, théologien de la révolution (19219 (Thomas Münzer, Devrimin İlahiyatçısı, çn) Héritage de notre temps (1935) (Günümüzün Mirası, çn), Le Principe Espérance (1959) (Umut İlkesi, çn). 30’lu yıllardaki yazılarında gerçeküstücülükle ilgilenir.

* Frühromantik : Edebiyat tarihinde, Athenäum dergisinin (1789-1800) etrafında, aralarında Novalis (Friedrich von Hardenberg), Friedrich ve Wilhelm Schlegel kardeşler, Ludwig Tieck, Caroline von Günderrode da bulunan genç yazar ve şairleri toplayacak olan ilk Alman romantizmini belirten terim. Romantik hassasiyet ve geçmişe özlem bu ilk dönem süresinde (1789-1804) Fransız Devrimine ve cumhuriyetçi fikirlere belli bir yakınlık duyulmasını engellememiştir.

*Schelling, Friedrich Wilhelm Joseph von (1775-1854) : 19. yüzyıl başında Alman romantik Okulu’nun en önemli felsefecilerinden biri. Gençliğinde Fransız devrimine karşı sempati besler ama daha sonra epeyce muhafazakâr olur. Ruh ve doğa arasındaki mutlak özdeşliği ve içgüdünün saf akılcılık üzerindeki hâkimiyetini ifade eden romantik doğa felsefesinin esinlendiği kişidir.

*Moloch: İbranice ha-Moléch’den gelir, muhtemelen “Kral” anlamına gelen ha-Méléch sözcüğünden türemiştir. Chanaan halklarının (Kenaniler, İ.Ö. 3. yüzyılda, İsraillilerden önce Chanaan – Lübnan, Filistin– ülkesinde yaşayan halklar, çn) insanların korkunç şekilde kurban edilmesini, özellikle çocukların diri diri yakılmasını isteyen putu. Eski Ahid peygamberleri tarafından lanetlenir. Marx’ta Sermaye’nin istiaresidir.

*Juggernauth: Hint dilindeki Dshagannat’tan gelir, tanrı Wishnu’nun görünümlerinden biri. Büyük kutlamalar öncesinde Wishnu-Juggernauth idolünü taşıyan arabanın devasa ve ağır tekerlekleri altına insanlar atılır, kurban edilirdi. Marx’ta Sermaye’nin alegorisidir.

Mammon: Aram dilinde Mamna, “servet”, zenginliklerin biriktirilmesine önderlik eden Suriye tanrısı. Yeni Ahid’de haksızca elde edilmiş zenginlikleri sembolize eden put.

Çev. U.Uraz Aydın


[1] Orijinal metinde kullanılan “visionnaire” kelimesi hem hayalci ve çılgınca düşüncelere, hem de doğru sezgileri nedeniyle ileride benimsenecek fikirlere işaret eder -çn.

[2] Mythomane : yalan söyleme hastalığına kapılmış kişi –ç.n..

[3] Breton, mite yönelik ilgisini paylaşan “zor zihinler” içinde Bataille, Caillois, Duthuit, Mason, Mabille, Léonora Carrington, Max Ernst, Etiemble, Péret, Calas, Seligmann, Hénein’i sayar (Prolégomène à un troisième manifeste du surréalisme ou non, 1942)

[4] Breton, özellikle “naif” denilen ressamlarda mitsel bir boyut seziyor gibi: “ Genel anlamı, bir çok yönüyle bizler için karanlık kalan modern mitolojide, eczacı Csontvary, gümrük görevlisi Rousseau ile postacı Cheval arasında oturur, “profesyonellerden” oldukça uzaklarda” (Breton 1965, s.238).

Posted in Makaleler | Etiketler: | 1 Comment »

Guatemala: Maya yerlileri 5127’inci yılın gelişini kutladı

Posted by lahy 23/02/2011

GUATEMALA CITY – Guatemala’da Maya yerli halkı Salı günü yıl 5127’nin başlangıcını kutladı; bu yılın ”otorite değişikliği” yılı olduğuna inanılıyor.

Maya din adamları ve toplum liderleri , “Barış için, uyum için, halkların birliği için,” dualar okuyarak ateş etrafında dans ettiler ve 4 ana noktada toplanarak, tanrılardan ” daha iyi zamanların şafağını ” getirmelerini dilediler.

Hükümet üyelerininde katıldığı ana kutlama başkentin batısındaki Kaminal Juyu’da yapılarken Mayalar tarafından kutsal olarak kabul edilen diğer yerlerdede kutlamalar yapıldı.

Kutlamalar Mayaların Wayeb olarak nitelediği 5 günlük bir önceki yılı değerlendirme ve yeni yıl amaç ve eylemlerini karşılaştırma döneminin sonunda yapıldı.

Maya anlayışına göre yıl 5127, 12.nci yol tarafından yönlebndirlecek ve yeni yıl bir ”otorite değişikliği”ni temsil ediyor.

Maya yaşlılarından Juan Axtij EFE’ye “Kutsal kitap Popol Wuj’un bu yıl olacaklarla ilgili varsayımları bir basit öngörü değil, ümit ve yön bulmamız için bir araçtır”.

Yaşlı adam bu sözleri, söylerken, Guatemala’da Eylül ayında yapılacak Başkanlık, Meclis ve belediye seçimlerine gönderme yaptı.

Yerli halklar 14.4 milyon nüfusa sahip olan Guatemala’da nüfusun yüzde 42’sini oluşturuyorlar.

Mayalar, son yirmi yıl içinde, 1960 ve 1996 yılları arasında süren iç savaş sırasından askeri hükümetler tarafından tahrip edilip unuturulmaya çalışılan kültürlerini yeniden canlandırmayı başardılar.

En doğru ve en eski takvimlerden biri olarak kabul edilen Maya takvimi bir yılda 365 güne sahip ancak, bir yılda herbiri yirmi günden oluşan 18 ay ve 5 günlük Wayeb bulunuyor. EFE

Posted in Guatemala, Yerli Hareketleri | Etiketler: , | Leave a Comment »

Fidel Castro’dan insanlığa uyarı

Posted by lahy 17/02/2011

Havana, (Prensa Latina) Küba Devrimi lideri Fidel Castro yaptığı açıklamada, insanlığın yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun önlenmesi için acilen harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.

Salı günü 20. Havana Kitap Fuarında aydınlarla sohbet eden Castro şöyle konuştu:

“Bence derhal bu konuda adım atmalıyız, bu temel konuyla ilgili buradaki katılımcılarla görüş alıverişinde bulunmak istiyorum.”

Yapılan sohbet toplantısını daha sonra Yuvarlak Masa adlı televizyon programında yayınlandı. Castro toplantıda şunları belirtti:

“Eğer karşı karşıya kaldığımız tehlikenin yakıcılığına akademisyenleri ikna edebilirsek belki de ancak onlar dünyadaki en kendini beğenmiş ve beceriksiz yaratık türü olan siyasetçileri konunun aciliyetine ikna edebilirler.”

Fidel Castro yaklaşık 20 yıl önce Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansında yapmış olduğu konuşmayı hatırlatarak, o dönemde insanlığın karşı karşıya olduğu tehlikeyi hatırlattığını ifade etti:

“O sırada bugünkü kadar yakıcı olmasa da tehlikenin varlığından bahsettiğimde beni hayretle ve dikkatle dinlediler.” Castro konuşmasının devamında 1945 yılında Japonya’daki Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombalarını hatırlatmış ve bir anda yüzbinlerce sivili öldüren saldırıları kınamıştı.

Bugün dünyayı tehdit eden en önemli başlığın, ilerleyen bilimin sayesinde elde edilen güçle birlikte yaşanan savaşlar olduğunu vurgulayan Castro, yüz adet nükleer silahın kullanılmasının gezegeni nükleer kış olarak tanımlanan ve dünyada güneşin kesinlikle görülemeyeceği bir felakete itmek için yeterli olacağını hatırlattı.

Posted in Küba | Etiketler: , | Leave a Comment »

Küba açık yazılıma geçiyor

Posted by lahy 14/02/2011

Havana, (Prensa Latina) Bilgisayar Bilimleri Üniversitesi’nden profesör Abel Firvida’nın verdiği bilgiye göre okulda 8 bin bilgisayar açık kodlu GNU/Linux platformuna geçiyor. Bu, ülkede Linux’un daha geniş kullanımı yönünde atılmakta olan adımlardan biri.

Üniversite, ülkede bu kadar geniş çapta Linux’a geçen ilk kurum olacak.

Firvida, bilgisayarların Ubuntu uyumlu NOVA 3.0 işletim sisteminin kullanılacağını söyledi.

Okulda açık kodlu yazılıma geçiş sürecinin sorumlusu olan Firvida, Küba yazılım fabrikasıyla yapılan bir anlaşmayı da övdü. Anlaşma uyarınca Küba’da monte edilen bilgisayarlarda NOVA ve Windows beraber yer alacak.

Profesör, bu sayede ülkenin en az birkaç milyon dolar tasarruf edeceğini söyledi.

Bu yeterli sebep sayılmazsa, Linux ‘daha güzel’ diyen Firvida, diğer işletim sistemleriyle aynı işlemleri gerçekleştirmenin ötesinde, Linux’un geliştirilmeye açık olduğunu vurguladı.

Öte yandan Linux’a geçiş basit bir işlem değil ve ciddi araştırma, planlama ve eğitim gerekiyor.

Firvida, şimdiden Gümrük Kurumu’nun ve çeşitli polikliniklerin açık kodlu sisteme geçtiklerini de ekledi.

Posted in Genel Haberler | Leave a Comment »

Venezüella gençliğinin bolivarcı devrim için yürüyüşü

Posted by lahy 13/02/2011

Karakas, (Prensa Latina) 12 Şubat Venezüella Gençlik Günü kutlamaları kapsamında Kuzey Venezuela’nin Aragua eyaletinde yer alan Maracay’da binlerce Venezüellalı genç, 1999’da başlayan devrimci süreci desteklemek için yürüyecekler.

Cumartesi günü şehir içinde yapılacak gösteriye ülkenin farklı yerlerinden ve kesimlerden birçok insanın katılması bekleniyor.

Şehrin sembolik anlamı, bağımsızlık kahramanı Jose Felix Ribas’ın (1775-1815) çoğunlukla öğrenciler ve gençlerden oluşan Cumhuriyetçi birliklerine 12 Şubat 1814’te La Victoria Savaşı’nda önderlik yaptığı ve kendilerinden çok daha güçlü sömürgeci güçleri yendiği mekan olmasından ileri geliyor.

Fidel Rodrigez “Muhalefete, Bolivarcı devrim için savaşmaya hazır olan bir gençlik olduğunu göstermek istiyoruz” diyerek gösteriye katılım davetinde bulundu.

Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi Gençlik Kanadı’nın beyanına göre, Başkan Hugo Chavez’in de yürüyüşe katılması bekleniyor.

Bir kaç gün önce binlerce işçi, başkanı ve hükümet politikalarını desteklemek için sokaklardaydı.

Gençler ve işçiler 2012 Aralık genel seçimleri de dahil olmak üzere, gelecekteki zorluklarla mücadelede başarıyı sağlamak için Chavez tarafından oluşturulan Yurtsever Cephe’nin bel kemiğini oluşturuyor.

Posted in Venezuela | Leave a Comment »

Brezilya’da kamu harcamalarında kesinti

Posted by lahy 12/02/2011

Brezilya hükümetinden yapılan açıklamada kamu harcamalarında 50 milyar reallik (30 milyar dolar) kesintiye gidileceği açıklandı.

Hükümet, kesintinin enflasyona karşı bir hamle olduğunu, ayrıca ekonomideki aşırı hararetin düşürülmesini hedeflediğini bildirdi.

Maliye bakanı Guido Mantega tarafından açıklanan kesintilerin uygulamaya girmesiyle, ekonomik kriz sonrası uygulanan diğer ekonomiyi canlandırma paketlerinin geçerliliği kalmayacak.

Maliye Bakanı kesintilerin sosyal hizmetler alanında yapılan harcamaları ve altyapı harcamalarını etkilemeyeceğini belirtti.

Brezilya’da geçen ay merkez bankası faiz oranlarını yükselterek enflasyonu düşürmeye çalışmıştı.

Faiz oranı yüzde 10,75’ten 11,25’e çıkarılmıştı.

Brezilya’da geçen yılın enflasyon oranı yüzde 5,91 olmuştu.

2011 enflasyon öngörüleri ise, yüzde 5’in üzerinde seyrediyor.

Brezilya ekonomisi Güney Amerika’daki en büyük ekonomi.

2010 yılında yüzde 7 oranında büyüyen ülke ekonomisinin, 2011’deki büyüme oranının yüzde 4,5 ile yüzde 5 arasında olması bekleniyor.

Ülkenin yeni Cumhurbaşkanı Dilma Rouseff döneminde açıklanan kesinti paketi, Bulltick Capital Markets şirketinden Kathryn Rooney’e göre, “doğru yönde atılmış bir adım”.

Rooney, böylece Merkez Bankasının başka faiz artırımlarına gitmek zorunda kalmayacağını söyledi.

Posted in Brezilya, Genel Haberler | Etiketler: , | Leave a Comment »

Tutsak gerillalardan FARC’ın salıverme kararına destek

Posted by lahy 11/02/2011

Bogota, (Prensa Latina) Bogota’nın La Picota hapishanesinde tutulan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) gerillaları, partilerinin elinde tuttuğu beş tutsağı tek taraflı olarak serbest bırakma kararını desteklediklerini açıkladılar.

Nueva Colombia Haber Ajansı (Anncol) tarafından yayınlanan bir basın açıklamasında siyasi mahkumlar isyancı grubun kararını barışa ve iç savaşı sona erdirecek bir müzakereye yönelik örnek bir jest olarak nitelendirdi.

Basın açıklamasında ayrıca, Kolombiya devleti tarafından gerillalara, sözde ‘Adalet ve Barış Yasası’ uyarınca teslim olmaya yönelik yapılan baskılar eleştirildi ve hükümet önerileri ‘sahte’ olarak nitelendi.

Açıklamada tutsak FARC üyeleri, Kolombiya devletinin siyasi yanlışlarını ve Kolombiya halkının sorunlarına çözüm bulamama halini gizlemeye çalıştığını belirttiler. (Raquel Maria Garcia Alvarez)

Posted in Kolombiya | Etiketler: , | Leave a Comment »

Brezilya: Polis favela işgallerine devam ediyor

Posted by lahy 10/02/2011

RIO DE JANEIRO – Rio de Janeiro polisi, ordu ve güvenlik güçlerinin desteğinde giriştiği bİr operasyonla 9 gecekondu bölgesi veya “favelayı ” işgal etti. Operasyon sırasında herhangi bir çatışma yaşanmadı.

Operasyona 526 polis, 105 deniz komandosu, askeri bir helikopter ve 21 zırhlı araç katıldı.

Rio’nun merkezinde bulunan 9 favela pazar sabahının erken saatleirnde işgal edildi; bölgede faaliyet gösterdiği iddia edilen çeteler bir direniş göstermedi.

Polis yetkilileri işgalin ardından bölge halkından alacakları bilgiler doğrultusunda operasyonlara girişerek kriminal kişileri tutuklayacaklarını söyledi.

İşgal edilen favelelarda 20.000 kişi yaşıyor.

Polis işgal edilen bölgelerde özel polis birliklerinin görev yapacağını ve kalıcı polis istasyonları kurulacağını açıkladı.

Operasyon, Kasım ayında Complexo do Alemao ve diğer favelelara karşı girişilen operasyonların devamı niteliğindedir

Rio de Janeiro’da gecekondu bölgelerinde kirli savaş sürüyor

Rio de Janeiro: gecekondulara polis baskınlarında en az 23 ölü


Posted in Brezilya, İnsan Hakları | Etiketler: | Leave a Comment »

Rio Karnavalı öncesi hayaller kül oldu

Posted by lahy 09/02/2011

Brezilya’nın dünyaca ünlü Rio karnavalına sayılı günler kala, geçit töreninde boy gösterecek binlerce kostümün tutulduğu binalarda yangın çıktı.

Nedeni henüz belirlenemeyen yangın, dün sabah saatlerinde başladıktan kısa süre sonra atölye ve samba okullarının bulunduğu diğer yapılara da sıçradı. Olayda can kaybı olmaması sevindirirken, aylardır organizasyona hazırlananlar kül olan hayallerini göz yaşları içinde izledi:

“Yangınla birlikte herşey gitti. Altı aylık emeğimiz bir anda kül oldu. Karnavala bir ay kala şimdi herşeye sıfırdan başlamamız gerek.”

“Bütün çalışmalarım alevler arasında kayboldu. O güzel okulumuz da yangında heba oldu… Fakat bizler azimliyizdir, Rioluların zorluklarla mücadeleye yatkın bir karakteri var. Dolayısıyla yeni bir başlangıç yapacağız.

“Yedi, sekiz aylık emeğin ürünü olan eserler bir yangınla kül oldu. Hasarı telafi edebilmek gerçekten sıkı bir çalışma gerektiriyor; geri sayım başladı.”

Rio de Janeiro kentine her yıl on binlerce turist çeken karnavalın 4 Mart tarihinde başlaması planlanıyordu. Brezilya’nın bu renkli etkinliğini organize eden Samba Okulları Birliği, işlerinin çok zor olmasına karşın, Rio karnavalının ertelenmeyeceğini duyurdu

Posted in Brezilya | Leave a Comment »

Başkan Chavez:”Coca Cola’ya ihtiyacımız yok “

Posted by lahy 08/02/2011

Tamara Pearson – Venezuelanalysis.com

Mérida,  (Venezuelanalysis.com) –  Başkan Hugo Chavez, 1992’de kendisi tarafından gerçekleştirilen başarısız darbe teşebbüsünün 19.uncu yıldönümünde  Cuma günü TV’den yayınlanan konuşmasında Venezüella’da Coca Cola firması ile işçiler arasındaki uzlaşmazlıkta işçilerin yanında olduğunu bildirdi.

Chavez, “Eğer Coca Cola anayasa ve yasalara uymak niyetinde değilse bizde Coca-Cola’sız yaşarız.” dedi.

“Coca-Cola vazgeçilmez değidir…..Yaşamak için Coca Cola’nın gerekli olduğunu kim söylüyor” diye soran Chavez guava meyve suyu gibi bazı venezüella içeceklerinin daha iyi olduğunu söyledi.

Chavez konuşmasını, Valencia şehrinde 1,230 işçinin grevde olduğu Coca Cola Femsa fabrikasından yaptı. İşçiler grevlerine 15 Ocak’da başlayan işçiler adil bir toplu sözleşme, maaş artışı, gece çalışma ödemesi ve yiyecek kuponları ve bir yemek salonu talep ediyorlar.  Günde 78 bolivar kazanan işçiler maaşlarının 45 bolviar artırılmasını talep ediyorlar.

Ulusal İşçi Sendikaları  (Unete) grevi destekliyor ve Çalışma Bakanlığı işveren ve işçilerle görüşmeleri sürdürüyor.

Venezüella’da yayınlanan özel yayın organlarinın bildirdiğine göre grev dolayısıyla bu ürünü bulmak zorlaşıyor. Ancak, suyu bir gereklilik olarak gören işçiler su şişeleme faaliyetlerini sürdürüyorlar.

İşyerindeki sendika temsilcileri bakanlığın da katıldığı toplantılarda işverenle görüşmeler yaptıklarını ancak, firmanın, cenaze dolayısıyla yapılan ödemenin artırılması dışında  işçileirn taleplerini karşılamayı red ettiğini bildirdi.

Bir kaçgün önce firma enflasyon oranının biraz üzerinde olan yüzde 30 maaş artışı önerdi, ancak bu teklif sendika tarafından red edildi.

Venezüella: Coca Cola işçileri grevde

İngiltere: ‘Coca Cola’nın Vitaminli Su’yu Besleyici Değil’

Coca Cola’nın Meksika, Guatemala ve El Salvador’da ki suçları

Bir Bardak Kola’nın Zararları

Coca Cola’nın Vitaminli Suyu Sağlığa Zararlıdır! 15 Agustos 2010

Kola Öldürür

Katil Coca Cola’nın Kurbanları

Coca Cola’nın Guatemala’da ki Geçmişi ve Bugün

Posted in Venezuela | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Başkan Chavez, Bolivarcı devrimin 12.inci yılını kutladı

Posted by lahy 07/02/2011

Venezüella devlet başkanı Hugo Chávez, iktidara gelişinin 12.inci yıldönümünde halkın ve militanların sosyalist devrimi ileri götürmek için ”ümit ” ve ”mücadele kapasitelerini” artırmalarını istedi. Chavez, halk kendisinin iktidardan ayrılmasını isteyinceye kadar görevine devam edeceğini söyledi.

Chavez, 12.inci yılı kutlamak için sosyal misyonları ve fakir halkın yaşadığı bölgeleri ziyaret etti. Karakas’da bir okulu ziyaret eden Chavez, işledikleri hatalar ve eksikliklerden dolayı özür diledi.

Chavez, “..bugün hergün biraz daha iyi, daha güzel ve mükemmel bir ülke için mücadelemizi ileri götürüyoruz. Sosyalizmin inşası için güçümüz, moralimiz ve ileri gitmek için mücadele kapasitemizi yeniliyoruz” dedi..

“Bolivarcı hükümetin iktidara gelişinin 12.inci yılını, kutsal bir yer gibi olan bu okulu ziyaret ederek kutlamak istedim.” diyerek, eğitimin devrimin başarılarından biri olduğunu söyledi.

Televizyonda yayınlanan mesajında Chavez, Venezüella halkına gösterdikleri ”inanç, güven, sabaatkarlık, güç ve bilinç ” için teşekkür etti.

Posted in Venezuela | Etiketler: , , | Leave a Comment »

‘Amazon karbondioksit emme gücünü kaybediyor’

Posted by lahy 06/02/2011

Bilimadamları geçen yıl Amazon’da yaşanan kuraklığın bölgenin karbondioksit emme kapasitesiyle ilgili kaygılar yarattığını açıkladı.

Araştırmalarının sonuçlarını Science adlı bilim dergisinde yayımlayan İngiliz ve Brezilyalı uzmanlara göre, Amazon’da 2010’da, 2005’tekine göre daha büyük bir kuraklık yaşandı ve muhtemelen daha fazla ağaç kaybedildi.

2005’teki sıcak hava dalgası son bir asrın en büyük kuraklığına neden olmuştu.

Kuraklığın yaşandığı yıllarda Amazon, karbondioksit emen değil, yayan bir bölge haline geliyor.

Bilimadamlarına göre bu veriler, Amazon’un küresel ısınma karşısındaki kırılganlığını ortaya koyuyor. Uzmanlar “Amazon ormanlarının sera etkisi yaratan gazları sınırladığı günler geride kalabilir” diyor.

2010’da Amazon nehrinde su seviyesi son yarım asrın en düşük düzeyine indi. Bölgedeki 20’den fazla belediye olağanüstü hal ilan etti.

Leeds Üniversitesi’nden Simon Lewis, iki kuraklık ölçümünün gidişatı görmek için yeterli olmayabileceğini ancak yine de bunun kaygı verici bir tablo olduğunu söylüyor.

İki kuraklık da Brezilya açıklarındaki Atlas Okyanusu sularının alışılmadık derecede ısınmasıyla ilişkilendiriliyor.

‘Kuraklık devam edecek’

Dr. Lewis, “Eğer bunun nedeni atmosferdeki sera gazları yoğunlaşması ise, yakın gelecekte yine kuraklık göreceğiz demektir” diyor.

Simon Lewis şöyle devam ediyor:

“Eğer bu tür olaylar daha sık yaşanırsa, Amazon ormanları, karbon emerek küresel ısınmayı yavaşlatan değerli bir bölge olmaktan çıkarak önemli bir sera gazı kaynağı olabilir.”

Ağaçlar kuraklıktan ölüyor ve çürüyor. Ağaçların sayısı azaldıkça bölgenin karbondioksit emme kapasitesi de azalıyor.

Uzmanlar bu araştırmaları için Tropical Rainfall Measuring Mission (Tropikal Yağmur Ölçüm Misyonu) adlı bir Amerikan-Japon uydusunun sağladığı verileri kullandı. Bu uydu, Ekvator’un iki tarafını kapsayan bir kuşakta yağmur ölçümleri yapıyor.

Bu ölçümlere göre, 2005’teki kuraklık yaklaşık 2 milyon, 2010’daki ise 3 milyon kilometrekarelik bir alanda etkili oldu.

Bu bölge yılda atmosferden ortalama bir-buçuk milyar ton karbondioksit emiyor.

Ancak buna tezat bir şekilde, 2005’teki kuraklığın yıllara yayılan sonucu olarak bölge atmosfere beş milyar ton karbon saldı.

2010’da bölgeden yayılan karbon miktarının sekiz milyar ton olarak tahmin ediliyor. Bu, Çin ve Rusya’nın karbon salımlarının toplamından daha büyük bir miktar.

Posted in Brezilya | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Haíti:Eski Başkan Jean-Bertrand Aristide geri dönmeye kararlı

Posted by lahy 06/02/2011

Eski başkan Guardian’da yayınlanan makalesinde 7 yıllık sürgünün sonuna geldiğini vurguladı.

Haiti eski başkanı Jean-Bertrand Aristide ülkesine geri döneceğine dair kararlı bir açıklama yaptı. Geri dönüşün politik kriz ortamını etkilemesi bekleniyor.

The Guardian’da ki yazısında, Aristide en son olarak Güney Afrika’da sürdürdüğü 7 yıllık sürgünlüğün sonuna geldiğini belirtti. ” Haiti’ye geri döneceğim ” diye yazdı.

Aristide’nin açıklaması Haiti hükümeti kendisine pasaport verilerek seyahat etmesinin sağlanacağını belirtmesinden bir kaç gün sonra geldi. Geçtiğimiz haftalarda gerek Haiti gerekse de uluslararası çevrelerde eski başkanın geri dönmesine izin verilmesi için çağrılar yapılıyordu.

Aristide’nin Haiti’ye geri dönüşü potansiyel olarak mevcut krizi derinleştirebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Ülke kasım ayında yapılan hileli ve usulsüz seçimlerden bu yana paralize olmuş durumdadır.

Bu hafta hükümetin desteklediği aday Jude Celestin seçime girmekten alıkondu. Gelecek ay yapılacak seçimlerin son turunda M. Manigat ve müzisyen Michel Martelly önde gelen adaylar arasındadır.

Bu hafta Haiti’ye giden Hillary Clinton ABD’nin taleplerini yerel yöneticilere açıkladı ve destek aradı.

Eski başkan Aristide’nin partisi, Famni Lavalas, teknik nedenlerden dolayı seçimlere girmekten alıkondu. Famni Lavalas özellikle fakir seçmenler arasında büyük bir güçe sahip bulunuyor.

1991 yılında ilk defa olarak iktidara gelen eski katolik rahip Aristide 1994=96 ve 2001-2004 yılları arasında başkanlık yaptı ve her iki seferde de askeri darbeler sonucu görevinden alındı.

Guardian’da ki makalesinde eski başkan Aristide,tedbirli davranak. ülkesine dönerek bir eğitimci olarak hızmet etmek istediğini yazdı.

 

Posted in Genel Haberler, Haiti, İnsan Hakları | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: